yatmak - Turco Inglés Diccionario

yatmak

Significados de "yatmak" en diccionario inglés turco : 60 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yatmak go to bed v.
I finished the book and went to bed.
Kitabı bitirdim ve yattım.

More Sentences
yatmak go to sleep v.
Nobody wants to go to sleep in an uncomfortable bed.
Hiç kimse rahatsız bir yatakta uyumak istemez.

More Sentences
yatmak lie down v.
The rest of the brigade was lying down just behind the road.
Tugayın geri kalanı yolun hemen arkasında yatıyordu.

More Sentences
yatmak lie v.
Here lies Prince Philip, Duke of Edinburgh.
Burada Edinburgh Dükü Prens Philip yatıyor.

More Sentences
General
yatmak sleep with v.
If you and your pet are both healthy, it’s absolutely safe to sleep with your companion in the same bed.
Siz ve evcil hayvanınız sağlıklıysanız, arkadaşınızla aynı yatakta uyumak kesinlikle güvenlidir.

More Sentences
yatmak bed with v.
Please note that children are strictly not allowed to stay in the same bed with an adult.
Çocukların bir yetişkinle aynı yatakta kalmasına kesinlikle izin verilmediğini lütfen unutmayın.

More Sentences
yatmak hit the hay v.
We hit the hay early in order to get up at dawn.
Şafakta kalkmak için erkenden yattık.

More Sentences
yatmak have sex v.
He probably didn't have sex with her.
Muhtemelen adam da onunla yatmadı.

More Sentences
yatmak be in bed v.
I'll be in bed by the time you get home.
Sen eve dönene kadar ben yatmış olurum.

More Sentences
yatmak lie on v.
What lies on the basis of this passion?
Bu tutkunun temelinde ne yatıyor?

More Sentences
yatmak hit the sack v.
I'm going to hit the sack early.
Erken yatacağım.

More Sentences
yatmak turn in v.
He glanced over the newspaper before turning in.
Yatmadan önce gazeteye bir göz attı.

More Sentences
yatmak sleep v.
She slept on the floor because she did not have a bed.
Yatağı olmadığı için yerde yatıyordu.

More Sentences
Phrasals
yatmak bed down v.
We bedded down at the roadside park for the night.
Gece yol kenarındaki parkta yattık.

More Sentences
Colloquial
yatmak hit the hay v.
We hit the hay early in order to get up at dawn.
Şafakta kalkmak için erkenden yattık.

More Sentences
yatmak hit the sack v.
I'm going to hit the sack early.
Erken yatacağım.

More Sentences
Technical
yatmak lie v.
Here lies Prince Philip, Duke of Edinburgh.
Burada Edinburgh Dükü Prens Philip yatıyor.

More Sentences
General
yatmak lie up v.
yatmak stay in prison v.
yatmak be buried v.
yatmak become flat v.
yatmak couch v.
yatmak have a screw v.
yatmak go by the board v.
yatmak repose oneself v.
yatmak bang v.
yatmak kip down v.
yatmak rest v.
yatmak kip v.
yatmak be couched v.
yatmak recline v.
yatmak repose v.
yatmak lay oneself down v.
yatmak indine v.
yatmak doss v.
yatmak make love v.
yatmak accumb v.
yatmak conk (off) v.
yatmak conk (out) v.
yatmak dwell v.
yatmak sit v.
yatmak snug v.
Phrasals
yatmak doss down v.
yatmak bunk down v.
Colloquial
yatmak pack it in v.
yatmak have v.
Idioms
yatmak bunk down (for the night) v.
yatmak take to one's bed v.
yatmak get your head down v.
yatmak take to bed v.
Technical
yatmak incline v.
Marine
yatmak lie at anchor v.
Slang
yatmak crap out v.
yatmak play hide the pickle v.
yatmak play hide the salami v.
yatmak play hide the sausage v.
yatmak play hide the sausage v.
yatmak get some action v.
yatmak cork off v.
yatmak scrog v.

Significados de "yatmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yayılıp yatmak sprawl v.
kuluçkaya yatmak incubate v.
yatağa yatmak go to bed v.
yatağa yatmak go to sleep v.
General
üstüne yatmak impropriation n.
yan yatmak list v.
yan yatmak gemi careen v.
bıçak altına yatmak have an operation v.
kuluçkaya yatmak sit v.
pusuya yatmak ambush v.
bir yana yatmak tip v.
sarılıp yatmak snuggle v.
kuluçkaya yatmak (dişi kuş) set v.
kuluçkaya yatmak brood v.
üstüne yatmak not to give back v.
yana yatmak tilt over v.
hapis yatmak serve time v.
yana yatmak tip v.
pusuya yatmak lurk v.
gece uykusuna yatmak üzere yatmak go to bed v.
hasta yatmak lie sick v.
yana yatmak tilt v.
erken yatmak keep early hours v.
gülmekten yerlere yatmak be doubled up with laughter v.
ardında yatmak lie behind v.
pusuya yatmak waylay v.
yaz uykusuna yatmak estivate v.
yana yatmak lean v.
altında ... yatmak smack of v.
hastaneye yatmak hospitalize v.
mağdura yatmak pile on the agony v.
kış uykusuna yatmak hibernate v.
üstünde yatmak repose on v.
ayağına yatmak pretend to be v.
yüzükoyun yatmak welter v.
hapis yatmak be in prison v.
salağa yatmak feign ignorance v.
yana yatmak list v.
bir şeye aklı yatmak bend towards v.
yana yatmak heel v.
aklı yatmak be convinced of v.
hapis yatmak serve one's time v.
temelinde yatmak underlie v.
kuluçkaya yatmak (tavuk) sit v.
ayağına yatmak masquerade as v.
sırt üstü yatmak lie on one's back v.
kıvrılıp yatmak roll in v.
pusuya yatmak couch v.
mazluma yatmak pile on the agony v.
salağa yatmak act the fool v.
koyun koyuna yatmak cuddle up together in bed v.
üstüne yatmak appropriate v.
yüzüstü yatmak welter v.
pusuya yatmak be in ambush v.
aklına yatmak sound plausible to (somebody) v.
arka üstü yatmak lie on one's back v.
yaz uykusuna yatmak aestivate v.
pusuya yatmak lie in wait for v.
yatmak (yatakta) occupy v.
açıkta yatmak camp out v.
arkaya yatmak recline v.
sırtüstü yatmak lie on one's back v.
çamura yatmak not to pay one's debts v.
ranzada yatmak bunk v.
altında yatmak underlie v.
erken yatmak go to bed early v.
bir yana yatmak (hızla giderken) careen v.
pusuya yatmak skulk v.
sırt üstü yatmak lie back v.
secdeye yatmak prostrate v.
pusuya yatmak lie in ambush v.
kıvrılıp yatmak snuggle down v.
hapis yatmak serve v.
yüzükoyun yatmak lie face downwards v.
sarınıp yatmak snuggle v.
yan yatmak tilt v.
üstüne yatmak pocket v.
sarılıp yatmak cuddle up v.
bir şeye aklı yatmak bend to v.
sırtüstü yatmak lie back v.
üzerine yatmak overlie v.
çamura yatmak break one's promise v.
yan yatmak rake v.
kıvrılıp yatmak snuggle v.
altında yatmak lie behind v.
yatakta yatmak bunk v.
pusuya yatmak ambuscade v.
yan gelip yatmak sit back v.
eli işe yatmak be skilful v.
yan gelip yatmak unwind v.
yan gelip yatmak wind down v.
yoğun bakımda yatmak be in intensive care unit v.
mezarda yatmak lie under the sod v.
aklına yatmak find logical v.
aklına yatmak find reasonable v.
birbirine sokularak yatmak nestle v.
masmavi gökyüzünün altında uzanıp yatmak lie down under blue sky v.
hastaneye yatmak go into hospital v.
hastanede yatmak be in hospital v.
temelinde yatmak lie behind v.
hastaneye yatmak stay in hospital v.
hastanede yatmak stay in hospital v.
çıplak yatmak sleep naked v.
aç yatmak sleep hungry v.
kış uykusuna yatmak go into hibernation v.
hastalıktan yatmak bedfast v.
hastalıktan yatmak be confined to bed (by illness) v.
nur içinde yatmak rest in peace v.
hapiste yatmak be in the jail v.
birlikte yatmak sleep together v.
kafayı vurup yatmak hit the sack v.
kol ve bacakları yana açılmış olarak yatmak spread-eagled v.
kol ve bacaklarını yana açarak yatmak spread-eagle v.
-in altında yatmak underlie v.
hastalıktan yatmak sick-abed v.
-in temelinde yatmak underlie v.
yana yatmak lobe v.
kazancının üzerine yatmak rest on one's laurels v.
(yolu bir şeyde) yatmak lay v.
hapiste yatmak do time v.
kanlar içinde yerde yatmak lie in a pool of blood v.
müebbet hapis yatmak serve a life sentence v.
gripten yatmak sick in bed with the flu v.
sokaklarda yatmak sleep on the streets v.
kaldırımda yatmak sleep on the sidewalk v.
yerde yatmak sleep on the ground v.
ameliyat olmak için hastaneye yatmak go in for an operation v.
rol kapmak için bir yönetmenle yatmak sleep with a director to get a part v.
pusuya yatmak scupper v.
pusuya yatmak bushwhack v.
pusuya yatmak lie in wait v.
üstüne yatmak stiff v.
çok geç yatmak go to bed too late v.
kol ve bacaklar yanlara açılmış olarak yatmak lay spread-eagle on the floor v.
hareketsiz yatmak lie still v.
hastaneye yatmak hospitalise v.
hesaba yatmak be deposited into the account v.
düz yatmak lie flat v.
salağa yatmak play stupid v.
kış uykusuna yatmak lie dormant v.
kanlar içinde yatmak welter v.
yan yatmak cant v.
yana yatmak cant over v.
virajda/dönüşte bir yana yatmak career v.
kanepeye yeniden yatmak recouch [obsolete] v.
saklanmak için yere yatmak tapish [obsolete] v.
yana yatmak trip v.
pusuya yatmak await [obsolete] v.
pusuya yatmak embush v.
önüne gelenle yatmak bed–hop v.