rake - Turco Inglés Diccionario

rake

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rake — Definition

Significado:
tırmık, hovarda
Pronunciación (IPA):
(AmE /reɪk/ – BrE /reɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: rake (rakes); Fiil: rake (rakes – raked – raking)
Sinónimo:
tool, scoundrel
Antónimos:
virtue

Significados de "rake" en diccionario turco inglés : 73 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
rake n. tırmık
She entered her garden with a rake and shove.
Tırmık ve kürekle bahçesine girdi.

More Sentences
rake v. tırmıkla toplamak
rake v. tırmıklamak
rake v. tırmıkla düzeltmek
General
rake n. zampara
Tony is famous for being a rake.
Tony zamparalığıyla ünlüdür.

More Sentences
rake n. çapkın
Tom is a rake.
Tom bir çapkın.

More Sentences
rake v. tırmıklamak (toprağı)
Mr. Lopez raked over a large area of soil for planting fruit.
Bay Lopez meyve dikmek için geniş bir toprak alanını tırmıkladı.

More Sentences
rake v. taramak (gözle)
I'm raking the leaves.
Yaprakları tarıyorum.

More Sentences
rake v. incelemek
The police officers raked the room with a flashlight.
Polisler el feneriyle odayı incelediler.

More Sentences
rake v. göz gezdirmek
She raked through her bag for her phone.
Telefonunu bulmak için çantasına göz gezdirdi.

More Sentences
Technical
rake n. eğim
The rake of the street was not high.
Sokağın eğimi yüksek değildi.

More Sentences
rake n. tırmık
She entered her garden with a rake and shove.
Tırmık ve kürekle bahçesine girdi.

More Sentences
Automotive
rake n. eğim
The rake of the street was not high.
Sokağın eğimi yüksek değildi.

More Sentences
General
rake n. eğiklik
rake n. uçarı
rake n. tarak
rake n. hergele
rake n. fırın tarağı
rake n. çapkın adam
rake n. bahçıvan tarağı
rake n. hovarda
rake n. harç karma gelberisi
rake n. ateş süngüsü
rake n. gelberi
rake n. meyil
rake n. sürü
rake n. dizi
rake n. eğilim
rake n. sıra (katır, at, tay vb.)
rake n. şapkayı yan koyma/takma
rake v. taramak
rake v. taramak (silahla)
rake v. meyletmek
rake v. taraklamak
rake v. araştırmak
rake v. taraklamak (toprağı)
rake v. yan yatmak
rake v. arayıp taramak
rake v. taramak (silah)
rake v. eğrilmek
rake v. eğimlenmek
rake v. gelberi yapmak
rake v. üstünden şöylesine geçmek
rake v. tırmıkla toplamak
rake v. hızlıca göz atmak
rake v. tırmıklamak
rake v. makaslamak (sansürlemek)
rake v. sıyırmak
rake v. tırmık kullanmak
rake v. sıyırıp geçmek
rake v. ateşi karıştırmak
rake v. gözden geçirmek
Technical
rake n. ateş süngüsü
rake n. basınç sensörü
rake n. eğim açısı
rake n. fırın küsküsü
rake n. gelberi
rake v. gelberi yapmak
Construction
rake n. çatı eğim açısı
rake n. eğimli bir çatının kenarı
Railway
rake n. (yeni zelanda) katar (vagon)
Aeronautic
rake n. uçağın kanatları ve uçağın simetri çizgisi arasındaki açı
rake n. pervane kanadı bölümünün kütle merkezini birleştiren çizgi ile eksene dik gelen çizgi arasındaki açı
Marine
rake n. çalım
rake v. meyletmek
rake v. yan yatmak
Agriculture
rake n. tırmık veya benzeri bir aletle düzeltmek
Geography
rake n. lake district'te dik ve sivri kayalık boyunca uzanan eğimli kaya tabakası
rake n. iowa eyaletinde şehir
Military
rake v. ateşle taramak
Hunting
rake n. koklayarak avlanmak (av köpeği)
rake v. çok hızlı bir şekilde avını takip etmek (şahinle avlanma)
Theatre
rake n. sahne yokuşu

Significados de "rake" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
rake-off n. rüşvet
rake-off n. kazançtan alınan (yasadışı) pay
garden rake n. tırmık
hay rake n. çayır tırmığı
rake-off n. komisyon (yasadışı)
fire rake n. gelberi
rake-off n. kazançtan alınan pay
hand rake n. el tırmığı
rake-off n. anafor
rake-off n. avanta
rake handle n. tırmığın sapı
rake handle n. tırmığın tutma yeri
rake handle n. tırmık sapı
croupier's rake n. krupiyer sopası
rake about v. taramak
rake someone over the coals v. birini haşlamak
rake in money v. çok para kazanmak
rake up the past v. maziyi kurcalamak
rake together v. toplamak
rake over v. tırmıklamak
rake around for something v. arayıp taramak
rake up v. aydınlatmak
rake it in v. vurgun vurmak
rake together v. bir araya getirmek
rake up v. canlandırmak
rake someone over the coals v. birini şiddetle azarlamak
rake in money v. para kırmak
rake up v. kurcalamak
rake up the past v. eski defterleri karıştırmak
rake in money v. para kesmek
rake about for something v. arayıp taramak
rake around v. taramak
rake it in v. voli vurmak
rake something up v. kurcalamak
rake through v. taramak
rake together v. toparlamak
rake through v. dikkatle gözden geçirmek
rake out v. küremek
rake out v. dışarı atmak
rake off v. yasal olmayan yollardan para kazanmak
rake (up) v. bol bol toplamak
rake-off v. avanta vermek
rake-off v. avanta almak
rake (up) v. (skandalı vb.) gözler önüne sermek
rake-off v. rüşvet almak
rake-off v. rüşvet vermek
rake (up) v. (skandalı vb.) ortaya çıkarmak
rake (up) v. biriktirmek
rake [dialect] v. ileri atılmak
rake [dialect] v. hızla koşmak
rake [dialect] v. gezinmek
rake [dialect] v. boş boş dolaşmak
rake [dialect] v. aylaklık yapmak
rake the leaves v. tırmıkla yaprakları temizlemek
rake the leaves v. yaprakları tırmıklamak
as thin as a rake adj. bir deri bir kemik
as thin as a rake adj. çok zayıf
as thin as a rake adj. değnek gibi
as thin as a rake adj. dal gibi
as thin as a rake adj. çöp gibi
Phrasals
rake in v. büyük para kazanmak
rake in v. avanta kazanmak
rake in v. yolunu bulmak
rake in v. parayı bulmak
rake something out v. tırmıkla dışarıya süpürmek
rake something in v. tırmıkla içeriye çekmek/süpürmek
rake something out of something v. tırmıkla dışarıya süpürmek
rake something off (of) something v. tırmıkla dışarıya süpürmek
rake something off v. tırmıkla dışarıya süpürmek
rake something up v. tırmıkla temizlemek
rake something around v. tırmık ile yaymak
rake up v. tırmıkla toplamak
rake up v. tırmıkla temizlemek
rake off v. haksız elde etmek
rake off v. yolsuzluk yapmak
rake over v. dikkatle gözden geçirmek
rake up v. toplamak
rake up v. tırmıkla temizlemek
rake over v. dikkatlice incelemek
rake over v. dikkatlice araştırmak
rake up v. güçlükle bir araya getirmek
rake up v. toparlamak
rake up v. bir araya getirmek
rake up v. (skandalı vb.) ortaya çıkarmak
rake up v. (skandalı vb.) gözler önüne sermek
rake out v. (şahin) sahibinden çok uzağa uçmak
rake away v. (şahin) sahibinden çok uzağa uçmak
rake off v. (şahin) sahibinden çok uzağa uçmak
rake up v. ateşi canlandırmak
rake (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir şeyden) sıyırıp almak
rake (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir şeyden) tırmıkla alır gibi almak
rake out of v. tırmıkla dışarıya süpürmek
rake in (something) v. parayı bulmak
rake through (something) v. (bir şeyi) eşeleyerek aramak
rake on (one) v. (birine) fırça çekmek
rake on (one) v. (birini) eleştirip durmak
rake on (one) v. (biriyle) alay etmek
rake on (one) v. (birinin) başının etini yemek
rake out of v. sıyırıp almak
rake on (one) v. (birini) fırçalayıp/azarlayıp durmak
rake in (something) v. (çok bir şey) kazanmak
rake out of v. tırmıkla almak/temizlemek
rake on (one) v. (birinin) kafasını ütülemek
rake in (something) v. yolunu bulmak
rake out of v. tırmıkla alır gibi almak
rake on (one) v. (birine) vırvır etmek
rake (something) out of (something else) v. (bir şeyi) tırmıkla (bir şeyden) dışarıya süpürmek
rake on (one) v. (biriyle) dalga geçmek
rake on (one) v. (birine) dırdır etmek
rake on (one) v. (birini) paylamak
rake on (one) v. (biriyle) kafa bulmak
rake in (something) v. büyük para kazanmak
rake through (something) v. (bir şeyi) dikkatle gözden geçirmek
rake (something) out of (something else) v. (bir şeyi bir yerden) tırmıkla almak/temizlemek
rake on (one) v. (birine) sataşmak
rake in (something) v. avanta kazanmak
rake on (one) v. (birine) söylenip durmak
rake through (something) v. (bir şeyi) taramak
Idioms
tall enough to hunt geese with a rake n. ortalamanın çok üzerinde boylu olan kimse
as thin as a rake n. aşırı zayıf
thin as a rake n. aşırı zayıf
a rake's progress n. zevkusefa alemlerine dalma
a rake's progress [old-fashioned] n. zevkusefa alemlerine dalma
a rake's progress [old-fashioned] n. hovardalık peşinde koşma
a rake's progress n. hovardalık peşinde koşma
rake in the shekels v. para kırmak
rake up the past v. eski defterleri açmak
rake someone over the coals v. birine ağzının payını vermek
be as thin as a rake v. bir deri bir kemik kalmak
rake up the past v. eski defterleri karıştırmak
rake over the ashes v. geçmişin küllerini eşelemek
rake over the coals v. geçmişi deşmek
rake over the coals v. geçmişten söz etmek
rake over the coals v. kimsenin hatırlamak istemediği konulardan bahsetmek
rake over the coals v. eskiyi deşmek
rake someone over the coals v. birini acımasızca eleştirmek
rake someone over the coals v. birisini azarlamak
rake over the coals v. eskileri deşmek
rake someone over the coals v. eskiyi deşmek
rake over the coals v. eski defterleri açmak
rake it in v. çok para yapmak/kazanmak
rake on someone v. birine rahatsızlık vermek
rake on someone v. birini rahatsız etmek
be as thin as a rake (brit/aus) v. bir deri bir kemik olmak
be as thin as a rake (brit/aus) v. kemikleri sayılacak kadar zayıf olmak
rake something up v. (hoş olmayan bir şeyi) gün yüzüne çıkarmak/gündeme getirmek
rake something up v. kurcalamak
be as thin as a rake v. çöpe dönmek
be as thin as a rake v. çok zayıflamak
rake over the coals v. birini paylamak