sprawl - Turco Inglés Diccionario

sprawl

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

sprawl — Definition

Significado:
yayılmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /sprɔːl/ – BrE /sprɔːl/)
Categoría gramatical:
Fiil: sprawl (sprawls – sprawled – sprawling)
Sinónimo:
spread
Antónimos:
contract

Significados de "sprawl" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
sprawl v. yayılmak
You can sprawl on the couches in front of the fire and enjoy the winter.
Şöminenin karşısındaki kanepeye yayılıp kışın tadını çıkarabilirsiniz.

More Sentences
sprawl v. yayılıp yatmak
General
sprawl n. yayılma
The suburban sprawl and car culture have become increasingly in demand worldwide.
Banliyöye doğru yayılma ve araba kültürü dünya genelinde giderek daha fazla rağbet görüyor.

More Sentences
sprawl v. genişlemek
The transport infrastructure isn't sufficient as the city keeps sprawling.
Şehir genişlemeye devam ettiği için taşımacılık altyapısı yetersiz kalıyor.

More Sentences
sprawl v. uzanmak
Tom is sprawled out on the sofa.
Tom kanepeye uzandı.

More Sentences
sprawl n. gelişigüzel yayılma
sprawl n. serilme
sprawl n. dağılma
sprawl n. dağınıklık
sprawl n. düzensiz dağılmış grup
sprawl n. dağınık grup
sprawl v. sere serpe uzanmak
sprawl v. serilmek
sprawl v. çok geniş bir alana yayılmak
sprawl v. yayılarak oturmak
sprawl v. sürünerek tırmanmak
sprawl v. sürünerek ilerlemek
sprawl v. acemice ilerlemek
sprawl v. acemice tırmanmak
sprawl v. düzensiz yayılmak
sprawl v. düzensiz gelişmek
sprawl v. dağınık olmak
sprawl v. yoldan sapmak
sprawl v. (bacak veya kollarını) gelişigüzel ayırmak
sprawl v. düzensizce hareket ettirmek
sprawl v. dağıtmak
sprawl v. dağınık bir şekilde saçmak
Geography
sprawl n. dağınık yayılma
sprawl n. (bir şehrin kırsal kesime genişlemesi ile şekillenen) kentsel alan

Significados de "sprawl" con otros términos en diccionario inglés turco: 25 resultado(s)

Inglés Turco
General
urban sprawl n. kentin düzensiz yayılması
urban sprawl n. çarpık kentleşme
urban sprawl n. çarpık şehirleşme
sprawl [dialect] n. girişkenlik
sprawl [dialect] n. yüreklilik
sprawl [dialect] n. cesaret
sprawl [dialect] n. coşkunluk
sprawl out v. germek
sprawl out v. uzatmak
sprawl out v. serilmek
sprawl out v. yaymak
Phrasals
sprawl around v. (oturup) yayılmak
sprawl about v. (oturup) yayılmak
Trade/Economic
urban sprawl n. kentsel yayılma
Law
anti-sprawl law n. şehirlerin merkezden banliyölere ve ötesine doğru genişlemelerini önleyici yasa
Architecture
urban sprawl n. kentsel yayılma
Construction
urban sprawl n. çarpık kentleşme
urban sprawl n. kentsel boşalma
urban sprawl n. uygunsuz kentsel gelişme
urban sprawl n. düzensiz gelişme
Environment
urban sprawl n. kentsel saçılma
Star Wars
sprawl 18 n. serilim 18
sprawl 34 n. serilim 34
sprawl 41 n. serilim 41
upper sprawl n. üst serilim