heel - Turco Inglés Diccionario
Historia

heel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "heel" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
heel n. topuk
General
heel v. topuk pası vermek
heel v. topuğunu yere vurarak dansetmek
heel v. dizinin dibinden ayrılmamak
heel v. ökçe takmak
heel v. yana yatmak
heel v. topuk takmak
heel n. ökçe
heel n. aşağılık kimse
heel n. arka
heel n. golf sopası ucu
heel n. alçak
heel n. son
heel n. taban
heel n. kalleş
heel n. bir şeyin arka kısmı
heel n. art
heel n. alt arka uç
heel n. ayakkabı ökçesi
heel n. ekmeğin kafası/başı
Slang
heel alçak herif
Technical
heel bir tarafa yatırmak
heel topuk
heel gövde altı
Automotive
heel lastik topuğu
heel diş topuğu
heel kam topuğu
heel platin fiberi
Marine
heel ıskaça
heel yan yatmak
heel bir geminin denizdeyken iskele veya sancak tarafına doğru eğilmesi
heel (gemiyi) bir yana yatırmak
heel (gemi) bir yana yatmak
Biochemistry
heel kalıntı
Agriculture
heel ökçe

Significados de "heel" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Inglés Turco
General
take to one's heel v. tabanları yağlamak
bring to heel v. adam etmek
come to heel v. uslanmak
come to heel v. çağırınca gelmek (köpek)
come to heel v. baş eğmek
come to heel v. dize gelmek
bring to heel v. dize getirmek
be under the heel of v. insafına kalmak
catch a heel v. topuğu bir yere takılmak
heel bone n. topuk kemiği
achilles' heel n. aşil'in topuğu
achilles heel n. zaaf
achilles' heel n. zayıf nokta
stiletto heel n. kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe
spike heel n. sivri ökçe
heel iron n. nalça
achilles' heel n. ölümcül zaaf
heel liner n. topuk astarı (ayakkabı)
achilles heel n. insanın zayıf tarafı
achilles heel n. zayıf nokta
heel-and-toe n. küçük adımlarla yürüme
achilles’ heel n. büyük zaaf
high heel n. yüksek topuk
heel cup n. topukluk
high-heel shoes n. yüksek topuklu ayakkabı
heel to toe adv. topuktan başparmağa
heel of foot ayak topuğu
Phrases
under the heel of hükmünde
under the heel of boyunduruğunda
Colloquial
bring to heel boyunduruk altına almak
bring to heel denetimi altına almak
bring to heel dize getirmek
Idioms
come to heel dize gelmek
come to heel boyun eğmek
down-at-heel pejmürde
be down at heel üstü başı dökülmek
turn on one's heel birden dönmek
turn on one's heel birdenbire dönüp gitmek
bring to heel dize getirmek
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) ahmak
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) aptal
down-at-heel üstü yırtık pırtık
down-at-the-heel üstü yırtık pırtık
down-at-the-heel pejmürde
bring someone to heel boyun eğdirmek
bring somebody to heel dize getirmek
bring someone to heel dize getirmek
bring somebody to heel boyun eğdirmek
call somebody to heel boyun eğdirmek
call somebody to heel dize getirmek
achilles' heel birinin zaafı
achilles' heel birinin zayıf noktası
under somebody's heel birinin kontrolü altında
down-at-heel (brit) sefil
down-at-the-heel (us) sefil
an achilles' heel birinin zayıf noktası
an achilles' heel birinin zaafı
down-at-the-heel (us) yırtık pırtık giymiş
turn on one's heel aniden gitmek
under somebody's heel birinin hakimiyeti altında
down-at-heel (brit) kılıksız
down-at-the-heel (us) eski püskü giyinmiş
down-at-heel (brit) hırpani
under the heel of somebody birinin kontrolü altında
under the heel of somebody birinin hakimiyeti altında
down-at-heel (brit) eski püskü giyinmiş
down-at-the-heel (us) hırpani
down-at-heel (brit) yırtık pırtık giymiş
down-at-the-heel (us) kılıksız
achilles' heel yumuşak karın
Technical
heel angle bayılma açısı
heel gudgeon dümen topuk iğneciği
rudder heel dümen topuğu
rudder heel pintle dümen topuğu iğneciği
heel of a dam baraj topuğu
heel jaw ökçe çene
heel iron nalça
heel stone topuk taşı
heel burner topuk beki
heel tap yamuk dip
heel nailing machine ökçe çivileme makinesi
heel attaching machine ökçe bağlama makinesi
Computer
stick heel çubuk topuk
Textile
kitten-heel alçak sivri ökçe
kitten-heel kısa sivri topuk
heel pin holding strength topuk çivisi tutma mukavemeti
heel pin holding strength (ökçenin) çivi tutma dayanımı
Construction
heel post kapı dikmesi
heel of dam baraj topuğu
Automotive
tooth heel dış topuğu
brake shoe heel fren pabucu burnu
bead heel damak topuğu
heel-and-toe (lastikte) merdiven aşınma
heel and toe wear (lastikte) merdiven aşınma
heel and toe wear (lastikte) testere dişli aşınma
heel and toe wear dış omzun aşınması
bead heel dış topuk
heel plate arka taban sacı ön traversi
cam heel kam ökçesi
heel dolly ökçe dayama
tooth heel diş topuğu
heel and toe technique topuk ve ayakucu tekniği
brake shoe heel fren pabucu topuğu
accelerator heel point gaz pedalı topuk noktası
Traffic
heel ditch topuk hendeği
Railway
heel block ökçe takozu
heel chair ökçe yatağı
loose heel gevşek ökçe
Marine
heel chain of the jibboom baston brakili
heel block chain baston bosası
derrick boom heel fittings dikme vinç bom taban bağlantıları
Mining
heel of coal kömür topuğu
Medical
policeman's heel topuk dikeni
heel spur topuk dikeni
heel lance topuk kanı alınması
jogger's heel topuk dikeni
heel pain topuk ağrısı
Anatomy
heel bone topuk kemiği
heel-bone ökçe kemiği
Agriculture
heel-in gömüye alma (fidanları)
Places
tar heel north carolina eyaletinde yerleşim yeri
Sport
heel kick topuk vuruşu
Football
heel pass topuk pası