heel - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

heel

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "heel" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 31 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
heel n. topuk
General
heel v. topuğunu yere vurarak dansetmek
heel v. topuk pası vermek
heel v. dizinin dibinden ayrılmamak
heel v. ökçe takmak
heel v. yana yatmak
heel v. topuk takmak
heel n. ökçe
heel n. aşağılık kimse
heel n. ekmeğin kafası/başı
heel n. arka
heel n. golf sopası ucu
heel n. alçak
heel n. alt arka uç
heel n. taban
heel n. ayakkabı ökçesi
heel n. kalleş
heel n. bir şeyin arka kısmı
heel n. son
heel n. art
Slang
heel alçak herif
Technical
heel gövde altı
heel topuk
heel bir tarafa yatırmak
Marine
heel ıskaça
heel yan yatmak
heel bir geminin denizdeyken iskele veya sancak tarafına doğru eğilmesi
heel (gemiyi) bir yana yatırmak
heel (gemi) bir yana yatmak
Biochemistry
heel kalıntı
Agriculture
heel ökçe

Bedeutungen, die der Begriff "heel" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 114 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be under the heel of v. insafına kalmak
bring to heel v. dize getirmek
bring to heel v. adam etmek
catch a heel v. topuğu bir yere takılmak
come to heel v. baş eğmek
come to heel v. dize gelmek
come to heel v. çağırınca gelmek (köpek)
come to heel v. uslanmak
take to one's heel v. tabanları yağlamak
achilles heel n. zaaf
achilles heel n. zayıf nokta
achilles heel n. insanın zayıf tarafı
achilles' heel n. aşil'in topuğu
achilles' heel n. zayıf nokta
achilles' heel n. ölümcül zaaf
achilles’ heel n. büyük zaaf
heel bone n. topuk kemiği
heel cup n. topukluk
heel iron n. nalça
heel liner n. topuk astarı (ayakkabı)
heel-and-toe n. küçük adımlarla yürüme
high heel n. yüksek topuk
high-heel shoes n. yüksek topuklu ayakkabı
spike heel n. sivri ökçe
stiletto heel n. kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe
heel to toe adv. topuktan başparmağa
heel of foot ayak topuğu
Phrases
under the heel of boyunduruğunda
under the heel of hükmünde
Colloquial
bring to heel boyunduruk altına almak
bring to heel denetimi altına almak
bring to heel dize getirmek
Idioms
achilles' heel yumuşak karın
achilles' heel birinin zaafı
achilles' heel birinin zayıf noktası
an achilles' heel birinin zaafı
an achilles' heel birinin zayıf noktası
be down at heel üstü başı dökülmek
bring somebody to heel boyun eğdirmek
bring somebody to heel dize getirmek
bring someone to heel boyun eğdirmek
bring someone to heel dize getirmek
bring to heel dize getirmek
call somebody to heel dize getirmek
call somebody to heel boyun eğdirmek
come to heel boyun eğmek
come to heel dize gelmek
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) ahmak
couldn't pour water out of a boot (if there was instructions on the heel) (rur.) aptal
down-at-heel pejmürde
down-at-heel üstü yırtık pırtık
down-at-heel (brit) sefil
down-at-heel (brit) eski püskü giyinmiş
down-at-heel (brit) kılıksız
down-at-heel (brit) yırtık pırtık giymiş
down-at-heel (brit) hırpani
down-at-the-heel pejmürde
down-at-the-heel üstü yırtık pırtık
down-at-the-heel (us) yırtık pırtık giymiş
down-at-the-heel (us) kılıksız
down-at-the-heel (us) eski püskü giyinmiş
down-at-the-heel (us) hırpani
down-at-the-heel (us) sefil
turn on one's heel aniden gitmek
turn on one's heel birden dönmek
turn on one's heel birdenbire dönüp gitmek
under somebody's heel birinin hakimiyeti altında
under somebody's heel birinin kontrolü altında
under the heel of somebody birinin hakimiyeti altında
under the heel of somebody birinin kontrolü altında
Technical
heel angle bayılma açısı
heel attaching machine ökçe bağlama makinesi
heel burner topuk beki
heel gudgeon dümen topuk iğneciği
heel iron nalça
heel jaw ökçe çene
heel nailing machine ökçe çivileme makinesi
heel of a dam baraj topuğu
heel stone topuk taşı
heel tap yamuk dip
rudder heel dümen topuğu
rudder heel pintle dümen topuğu iğneciği
Computer
stick heel çubuk topuk
Textile
heel pin holding strength (ökçenin) çivi tutma dayanımı
heel pin holding strength topuk çivisi tutma mukavemeti
kitten-heel alçak sivri ökçe
kitten-heel kısa sivri topuk
Construction
heel of dam baraj topuğu
heel post kapı dikmesi
Automotive
bead heel damak topuğu
brake shoe heel fren pabucu burnu
heel and toe wear (lastikte) testere dişli aşınma
heel and toe wear (lastikte) merdiven aşınma
heel-and-toe (lastikte) merdiven aşınma
tooth heel dış topuğu
Traffic
heel ditch topuk hendeği
Railway
heel block ökçe takozu
heel chair ökçe yatağı
loose heel gevşek ökçe
Marine
derrick boom heel fittings dikme vinç bom taban bağlantıları
heel block chain baston bosası
heel chain of the jibboom baston brakili
Mining
heel of coal kömür topuğu
Medical
heel lance topuk kanı alınması
heel pain topuk ağrısı
heel spur topuk dikeni
jogger's heel topuk dikeni
policeman's heel topuk dikeni
Anatomy
heel bone topuk kemiği
heel-bone ökçe kemiği
Agriculture
heel-in gömüye alma (fidanları)
Places
tar heel north carolina eyaletinde yerleşim yeri
Sport
heel kick topuk vuruşu
Football
heel pass topuk pası