fakir - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

fakir



Bedeutungen von dem Begriff "fakir" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 7 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
fakir n. numaracı
fakir n. dolandırıcı
fakir n. hint fakiri
fakir n. fakir
fakir n. derviş
fakir n. fakir (hindu)
fakir n. sahtekar

Bedeutungen von dem Begriff "fakir" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 25 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
fakir poor adj.
General
fakir fakir n.
fakir poor person n.
fakir arm n.
fakir pauper n.
fakir indigent adj.
fakir needy adj.
fakir destitute adj.
fakir impecunious adj.
fakir ropy adj.
fakir small adj.
fakir distressed adj.
fakir penurious adj.
fakir necessitous adj.
fakir penniless adj.
fakir lean adj.
fakir poor adj.
Colloquial
fakir badly off
Idioms
fakir poor person
fakir down and out
fakir have-not
Trade/Economic
fakir poor
Law
fakir pauper
Marine Biology
fakir depauperate
British Slang
fakir povvy

Bedeutungen, die der Begriff "fakir" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 86 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
fakir semtleri hayır için dolaşmak go slumming v.
fakir düşmek become poor v.
fakir semtleri hayır için dolaşmak slum v.
fakir olmak be poor v.
fakir/yoksul kalmak remain poor v.
fakir edebiyatı yapmak poor-mouth v.
fakir karışım poor mixture n.
fakir ve hasta kimse lazar n.
fakir borçlunun yemini poor debtor's oath n.
zengin fakir high and low n.
proteinden fakir diyet low protein diet n.
fakir (hindu) fakir n.
fakir fukara the poor n.
fakir semt slum n.
fakir olma impoverishment n.
fakir hastanesi lazaretto n.
fakir kişi pauper n.
zengin ile fakir arasındaki uçurum gap between rich and poor n.
gelişmeye çalışan fakir veya az gelişmiş ülke developing country n.
fakir semt poor quarter n.
fakir ülke poor country n.
fakir mahallesi poor neighbourhood n.
yoksul/fakir mahalle poor neighborhood n.
yoksul/fakir semt poor neighborhood n.
fakir siyah insanlar poor black people n.
çok fakir poverty-stricken adj.
çok fakir dirt poor adj.
kaynak yönünden fakir resource-poor adj.
fakir bir biçimde needily adv.
fakir bir biçimde needingly adv.
Proverb
fakir olmak suç değil poverty is not a crime
fakir olmak günah değil poverty is no sin
Colloquial
fakir anası a lady bountiful
fakir edebiyatı poor mouth
maddi açıdan fakir poor in money
Idioms
fakirin cebi fakir gönlü zengin olur the poor have empty pockets but full hearts
fakir fukara down and out
fakir fukara have-not
fakir fukara poor person
fakir olmak be down and out
zengin fakir the haves and the have-nots
fakir anası the lady bountiful
çok fakir as poor as a church mouse
çok fakir as poor as lazarus
çok fakir olmak be as poor as church mice
çok fakir olmak not have a pot to piss in
çok fakir down to chili and beans
fakir ama temiz/dürüst poor but clean
çok fakir as poor as church mice
çok fakir/yoksul olmak be as poor as church mice
şehrin yoksul/fakir bölümü wrong side of the tracks
şehrin yoksul/fakir bölümü other side of the tracks
çok fakir olmak not having a pot to piss in nor a window to throw it out of
aşırı fakir poor as a job's turkey
aşırı fakir as poor as a job's turkey
Slang
çok fakir he hasn't got a brass razoo
fakir puşt broke-ass punk
fakir görgüsüz beyaz poor white trash
fakir cahil beyaz white trash
Trade/Economic
aşırı borçlu fakir ülkeler heavily indebted poor countries
Politics
ağır borç yükleri altındaki fakir ülkeler highly indebted poor countries
kentsel dönüşüm projesi kapsamında devletin şehrin fakir ve varoş semtlerindeki binaları yıkması slum clearance
Industry
fakir gaz poor gas
Technical
fakir mahlut lean mixture
fakir karışım lean fuel mixture
Automotive
fakir karışım lean mixture
fakir karışım poor mixture
fakir karışım lean air-fuel mixture
elektronik kontrollü fakir yanma electronic lean burn
fakir karışım lean mixture
fakir karışım azot oksit katalisti lean nox catalyst
fakir karışıma bağlı tekleme lean misfire
fakir karışımla çalışan motor lean burn engine
çok fakir yanma ultra lean combustion
katmanlı fakir yanma stratified lean burn
Mining
fakir cevher poor mineral
Medical
cüzzamlı fakir insanlar için devlet hastanesi lazaretto
fakir hastanesi lazarette
fakir hastanesi lazaretto
fakir hastanesi lazar house
fakir hastanesi pest house
fakir hastanesi pesthouse
fakir hastanesi lazaret
d vitamini ve kalsiyumdan fakir diyet diet with poor vitamin d and calcium
Marine Biology
oksijence fakir tabaka oxygen-poor layer
British Slang
fakir mahalle spam valley