son - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

son



Bedeutungen von dem Begriff "son" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 7 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
son n. oğul
General
son n. evlat
son n. mahdum
son n. kancık
son n. çocuk
son n. erkek evlat
son interj. oğlum

Bedeutungen von dem Begriff "son" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 98 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
son end n.
son recent adj.
son latest adj.
son ultimate adj.
son final adj.
son last adj.
General
son extreme n.
son heel n.
son farewell n.
son terminus n.
son full stop n.
son denouement n.
son ending n.
son finis n.
son curtains n.
son tail n.
son aftermath n.
son outcome n.
son secundine n.
son lag end n.
son afterbirth n.
son finishing n.
son top end n.
son result n.
son close n.
son desistence n.
son ruination n.
son sequel n.
son extremity n.
son tail end n.
son breakup n.
son omega n.
son bottom n.
son expiry n.
son expiration n.
son lag n.
son issue n.
son culmination n.
son fate n.
son sunset n.
son death n.
son foot n.
son epilogue n.
son termination n.
son end n.
son quietus n.
son stop n.
son finish n.
son conclusion n.
son end-all n.
son kiss-off n.
son desition n.
son terminal n.
son tip n.
son epilog n.
son tag end n.
son tail-end n.
son afterword n.
son full adj.
son firm adj.
son nth adj.
son utter adj.
son latter adj.
son dernier adj.
son concluding adj.
son conclusive adj.
son late adj.
son supreme adj.
son lattermost adj.
son bedrock adj.
son definitive adj.
son final adj.
son last adj.
son terminatory adj.
son inappellable adj.
son definite adj.
son acmatic adj.
son all in all adv.
Idioms
son fag-end
son the end of the road
son the end of the line
Trade/Economic
son limit
Technical
son tip
son termination
son terminal
son conclusion
son ultimate
Computer
son to
son end
son in the last
Automotive
son sone
Medical
son sone
son secundines
Anatomy
son placenta
Biology
son placenta
Biochemistry
son resultant
Marine Biology
son boundary
British Slang
son curtains

Bedeutungen, die der Begriff "son" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
son vermek end v.
son vermek cease v.
son vermeK put an end v.
son bir çaba göstermek spurt v.
son bulmak end v.
son vermek terminate v.
son ek suffix n.
son verme termination n.
son bulma termination n.
son ek/ön ek affix n.
son teslim tarihi deadline n.
son söz final say n.
son söz final word n.
son söz last word n.
son dönemlerde recently adv.
son zamanlarda lately adv.
son zamanlarda recently adv.
General
en son olaylardan haberdar etmek update v.
oturuma son vermek adjourn v.
son sürat gitmek hurtle v.
son vermek wrap up v.
son vermek make an end of v.
son vermek drop v.
son vermek dissolve v.
son raddeye varmak plumb the depths v.
son kuruşuna kadar harcamak spend to the last penny v.
bir ilişkiye son vermek through with someone v.
son vermek call off v.
son çare olarak başvurmak fall back up v.
son yolculuğuna uğurlanmak final farewell to v.
en son teknikleri uygulamaya geçmek update v.
son vermek conclude v.
ağır hasta son günlerini yaşamak sink fast v.
son derece ters gelmek be abhorrent to v.
birine maaşını verip işine son vermek pay someone off v.
son bir hazırlık yapmak (konserden/temsilden önce) warm up v.
son vermek shut down upon v.
son nefesini vermek expirer v.
son yolculuğuna uğurlamak bid farewell to v.
son modaya uymak be up to date v.
son vermek stop v.
son vermek discontinue v.
son derece güvenilir olmak be as good as one's bond v.
mezatta çekici vurup malı son fiyatı verenin üzerine bırakmak knock down v.
son vermek call a halt v.
en son teknolojiye sahip olmak be up to date v.
son vermek (bir konuşmaya) put an end to v.
son kozunu oynamış olmak be at the end of one's tether v.
görevine son verilmek be dismissed v.
son vermek fetch up v.
son vermek break something off v.
son elemeyi yapmak üzere listeye almak shortlist v.
son vermek wind up v.
ırk ayırımına son vermek desegregate v.
(son gelişmeler hakkında) bilgi sahibi olmak keep abreast of v.
son vermek cut off v.
son nefesini vermek draw one's last breath v.
en son değişiklikleri yansıtmak update v.
son söz birinin olmak (bir tartışmanın/ağız kavgasının sonunda) have the last word v.
son nefesini vermek gasp one's life out v.
son vermek chuck v.
son bulmak doom v.
ile son bulmak eventuate in v.
son noktaya varmak come to a head v.
ile son bulmak culminate in v.
son çare olarak kullanmak resort to v.
en son noktaya erişmek culminate v.
maaşına zam işine son vermek pay somebody off v.
en son değişiklikleri kapsamak be up to date v.
son derece aykırı gelmek be abhorrent to v.
son nefesini vermek give up the ghost v.
son vermek raise v.
son vermek finish v.
son modaya uygun bir duruma getirmek update v.
son vermek için bir şeyin üstüne gitmek crack down on v.
son yolculuğuna uğurlamak için toplanmak gather to bid farewell to v.
en son gelişmelerden haberdar etmek update v.
son vermek top off v.
işine son vermek turn off v.
tv yayına son vermek go off the air v.
nihai karar/son söz birinin olmak (bir konuda) have the last word in v.
birisini son derece dikkatli bir gözle incelemek watch someone with an eagle eye v.
faaliyetine son vermek shut v.
son vermek stash v.
son hızda gitmek career v.
son bulmak end up v.
son haddine varmak go all the way v.
son nefesini vermek expire v.
son nefesini vermek breathe one's last v.
gitgide azalıp son bulmak taper off v.
son derece öfkelenmek see red v.
son vermek shut down on v.
son vermek end off v.
hayvanı öldürerek acılarına son vermek put an animal out of its misery v.
birisini son derece dikkatli bir biçimde izlemek watch someone with eagle eye v.
birine ücretini verip işine son vermek pay someone off v.
en son teknolojiyle donatmak update v.
son bulmak come to an end v.
son vermek close v.
bir hayvanın hayatına son vermek put an animal down v.
son vermek (henüz başlanmışken) abort v.
son çare olarak başvurmak fall back on v.
son vermek sign off v.
son yolculuğuna uğurlamak pay one's final respects v.
en son gelişmelerden haberdar olmak be up to date v.
son vermek call a halt to v.
son vermek put an end to v.
son vermek the close of the day v.
(son gelişmelerden) haberdar olmak keep abreast of v.
son vermek put a stop to v.
birine ücretini verip işine son vermek pay off (someone) v.
konuşmaya son vermek ring off v.
öldürerek acılarına son vermek put someone out of one's misery v.
son derece kararlı olmak be adamant on v.
en son duruma uygun hale getirmek update v.
son noktayı koymak have the last word v.
son sözü söylemek have the last word v.
son noktayı koymak put an end v.
onaylamaya son vermek unrecognize v.
kabul etmeye son vermek unrecognize v.
onaylamaya son vermek unrecognise v.
kabul etmeye son vermek unrecognise v.
son vermek terminate v.
son sözü söylemek have the final word v.
son onarımını yapmak touch up v.
bir son vermek put an end v.
görevine son verilmek be relieved of one's duties v.
son gelişmelerden haberdar olmak keep abreast v.
son sesiyle bağırmak shoot at the top of one's voice v.
son vermek termine v.
işine son verilmek get the sack v.
toplantıya son vermek declare closed the meeting v.
toplantıya son vermek close the meeting v.
en son gelmek bring up the rear v.
acı son ile bitmek result in a tragedy v.
acı son ile bitmek result in a calamity v.
acı son ile bitmek end in a tragedy v.
acı son ile bitmek have a bitter end end in a calamity v.
son ana bırakmak leave something to the last minute v.
son haddine varmak come to a head v.
görevine son vermek remove from office v.
görevine son vermek discharge v.
son yolculuğuna uğurlanmak be sent off on an eternal journey v.
son yudumuna kadar içmek drink up v.
son elemeye kalan adaylar listesine konulmak be short-listed v.
son vermek put an end v.
birinin son arzusunu yerine getirmek honour one's dying wish v.
son noktaya kadar gitmek land up v.
yayına son vermek go off the air v.
son duruma getirmek update v.
işlere son vermek close the business v.
işlere son vermek give up the business v.
son bulmak come to the conclusion v.
son bulmak arrive at the conclusion v.
linç edilmekten son anda kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
son gelişmeleri anlatmak bring up to date v.
son gelişmelerle ilgili bilgilendirmek bring up to date v.
son gelişmeleri bildirmek bring up to date v.
son vermek defeat v.
son bulmak run out v.
son halini almak take its final form v.
son ürünü geliştirmek improve the end product v.
son derece tartışmalı bir konu halini almak become a highly controversial topic v.
son yapılan işlemi geri alma undo v.
son kararı vermek make the final decision v.
son sözü söylemek get the final word v.
son gelişmeleri takip etmek keep oneself informed of the latest developments v.
son gelişmeleri takip etmek keep oneself updated on the latest developments v.
son gelişmeleri takip etmek follow the latest developments v.
son gelişmeleri takip etmek keep oneself up-to-date with the latest developments v.
gözyaşları içinde son yolculuğuna uğurlamak bid farewell to someone in tears v.
son yolculuğuna gözyaşlarıyla uğurlamak bid farewell to someone in tears v.
son şeklini almak take its final shape v.
son süratle çalışmak work at high pressure v.
varlığına son vermek cease to exist v.
son derece önemli bulmak find it very/extremely important v.
(bir şeyi yapacak) son kişi olmak be the last person (to do something) v.
son anda gelmek come at the last minute v.
son dakikada gelmek come at the last minute v.
son yolculuğuna uğurlamak pay one's last respects v.
son anda migreni tutmak get a migraine at the last moment v.
elindeki son fırsatı kaçırmak miss one’s last opportunity v.
babasını son bir kez görmek see one’s father for the last time v.
annesini son bir kez görmek see one’s mother for the last time v.
son zamanlarda biraz garip davranmak act a little strange lately v.
tüm bu çılgınlığa bir son vermek put an end to all the madness v.
(gemi) son yolculuğunda çok mesafe/deniz mili katetmek log many nautical miles up on its last voyage v.
son günlerde garip davranmak act weird lately v.
son günlerde bir garip davranmak act weird lately v.
son bir görüşme için çağırmak call someone for a final interview v.
son bir görüşme için çağırmak call someone down for a final interview v.
son teslim günü yaklaşmak be a bit of a deadline v.
son rötuşlarını yapmak put the finishing touches to v.
son rötuşları yapmak put the finishing touches to v.
son derece sıkıcı olmak be extremely boring v.
son dakikada gelmek/varmak arrive at the last minute v.
son şeklini vermek finalise v.
üyeliğe son vermek revoke the membership v.
üyeliğe son vermek end/terminate membership v.
son şeklini vermek put into final form v.
son şeklini vermek make final v.
son halini vermek finalize v.
son şeklini vermek finalize v.
son halini vermek put the last touches on v.
son halini vermek put into final form v.
son halini vermek make final v.
son şeklini vermek put the last touches on v.
son haline getirmek put the last touches on v.
son haline getirmek put into final form v.
son haline getirmek finalize v.
hayatına son vermek put an end to one's life v.
konuşurken son heceyi incelterek soru sorulmadığı halde cümleye soru havası vermek uptalk v.
son derece bağlı/sadık olmak be fiercely loyal v.
son vermek abscise v.
son sürat hareket etmek festinate v.
son bulmak cease [obsolete] v.
ölüm acısına son veren darbe coup de grace n.
kötü son (talihin belirlediği) doom n.
son şey last n.
son aşama homestretch n.
son durum development n.
son ek postfix n.
son kullanım tarihi expiration date n.
son ürün afterproduct n.
son bölüm tail n.
son darbe deathblow n.
son çare last resort n.
son boş koltuk last seat availability n.
son verme discontinuance n.
kaçınılmaz son doom n.
son verme calling off n.
son dakika eleventh hour n.
yılın son gecesi watch night n.
son durak terminal n.
son derece azimli dogged perseverance n.
son başvurulan mahkemeler courts of last resort n.
son eleman last element n.
bir sanatçının son eseri swan song n.
son verme discontinuation n.
son dakika golü last minute goal n.
son içki ve kadehi grace cup n.
son söz epilogue n.
son moda olan newfangledness n.
ırk ayırımına son verme desegregation n.
son durulama final rinse n.
son derece saçma highly odd n.
korkunç son doom n.
son istasyon terminus n.
son dördün last quarter n.
son radde boil n.
en son the very last n.
son melas black strap molasses n.
ani son abscission n.
son teknoloji cutting edge technology n.
son bir hamle last throw of the dice n.
son derece hoş overnice n.
son gelişmeler recent developments n.
son durum final situation n.
son veren terminator n.
son rötuşlar finishing touches n.
son kullanıcı programları end user programmes n.
son çare last ditch n.
son dakika last minute n.
son derece soğuk olma durumu frigidity n.
son mühlet deadline n.
martensit son bulma sıcaklığı martensite finish temperature n.
son teknolojik ürünler premium products n.
son dakika uçuşu last minute flight n.
disipline son derece önem veren amir martinet n.
son derece beceriksizce yapılmış bir taklit travesty n.
son kat boya finish n.
son baskı final n.
son ürün last product n.
son verme closure n.
son nüfus artış eğilimleri current population growth trends n.
bardağı taşıran son damla the final straw n.
son söz final say n.
son arzusu one's last will n.
son liste shortlist n.
son model the last word n.
günün son duası compline n.
son hece ultima n.
son teslim tarihi deadline n.
son ödeme final payment n.
belirli bir konuya son derece yabancı olan insan topluluğu (bihaber kitle) uninitiate n.
son kat boya (boyanmış yüzeyde) topcoat n.
son söz settler n.
son kat topcoat n.
son hece terminal n.
efsaneye göre kuğunun ölmeden önceki son ve güzel ötüşü swan song n.
son evreler evening n.
son yıllar last years n.
son kullanma tarihi expire date n.
son kullanma tarihi best before n.
ilk ve son alpha and omega n.
son sınıf öğrencisi senior n.
son dil final language n.
son rötuş final touch n.
son senet final act n.
son darbe settler n.
son hece termination n.
son durum finality n.
son durak terminus n.
son söz afterword n.
son karar final decision n.
son derece sesli müzik sistemi (araba vb) king kong n.
listenin son hali shortlist n.
son ürün end result n.
ilk başta son derece mantıklı gelen sonrasında anlamsızlaşan düşünce epiphanot n.
bir taşıtta yer edinebilmek için son dakikaya kadar beklemeye hazır yolculara sunulan indirimli tarife standby fare n.
son söz say n.
incil'in son bölümü apocalypse n.
son yolculuğuna uğurlama final farewell to n.
son derece extremity n.
son başvuru tarihi deadline n.
son taş parting shot n.
acı son tragic end n.
kitapta son okunan sayfayı bulmak için araya konulan karton, kurdele vb bookmark n.
son teknolojiler leading edge technologies n.
son uç tail end n.
en son noktaya erişme culmination n.
son durak last stop n.
son kuruş bottom dollar n.
işe son verme shutdown n.
son ve sondan önceki the last two n.
bir nutuğa son kısım ekleme epiloguing n.
son hız final velocity n.
smokin ve beyaz papyondan oluşan son derece resmi erkek akşam kıyafeti white tie n.
son söz final decision n.
bardağı taşıran son damla the last straw n.
son cemaat yeri narthex n.
son yargı final judgment n.
son çeyrek last quarter n.
yunan alfabesinin son harfi omega n.
son dönem recent epoch n.
konu hakkında son ve kesin söz the last word on the matter n.
son plak end plate n.
son kullanım tarihi expire date n.
isa'nın son olarak terini sildiği mendil sudarium n.
son nokta utmost n.
mecliste konuşmaların son bulması gag n.
son derece cazip ya da dikkat çekici kişi veya şey showstopper n.
son bölüm final section n.
son katılma tarihi entry deadline n.
son katılım tarihi latest participation date n.
son katılma tarihi latest participation date n.
son katılma tarihi final participation date n.
son katılım tarihi final participation date n.
son katılma tarihi deadline for applications n.
son katılım tarihi deadline for participation n.
son katılım tarihi entry deadline n.
son katılma tarihi deadline for participation n.
son katılım tarihi deadline for applications n.
sayfadaki ilk veya son kelime (sözlük) catchword n.
son perde last act n.
son doğum günündeki yaş age at last birthday n.
üyeliğe son verme termination of membership n.
son dört ay last four n.
borcun son taksidi payoff n.
son söz the latest n.
son model the latest n.
üniversite son sınıf öğrencisi final year undergraduate student n.
son sınıf öğrencisi a final year student n.
son sınıf öğrencileri final year students n.
son kullanma tarihi expiration date n.
son tarih due n.
son yedi gün last seven days n.
son kayıt tarihi last saved time n.
son gün deadline n.
son veriliş günü deadline n.
son tarih due date n.
son teslim günü deadline n.
mutlu son happy ending n.
son dakika haberi newsbreak n.
son dakika haberi newsflash n.
son bildirim final notice n.
son yolculuk final journey n.
son sürat giden blue streak n.
son durumu final situation n.
son gelişmeler latest news n.
son sözler final words n.
son bölüm final chapter n.
son haberler latest news n.
son mektup final letter n.
son mektup last letter n.
son ölçüm last measure n.
son çağrı last call n.
son moda latest fashion n.
son peygamber last prophet n.
en son the latest n.
okulun son günleri last days of school n.
son alıcı end buyer n.
olağandışı son abnormal end n.
kullanımı son zamanlarda yaygınlaşmış dillere pelesenk olmuş yeni kelime buzzword n.
son kullanma tarihi date of expiry n.
hazin son dramatic end n.
son teslimat final delivery n.
erken son bulma early termination n.
son söz last word n.
son şans last chance n.
en son forum haberleri latest forum news n.
boru son ucu dead end n.
son moda dernier cri (fr) n.
son fiyat final price n.
son teknoloji high technology n.
son rötuş final retouch n.
son temizleme afterpurification n.
son arıtma afterpurification n.
son haberler recent news n.
son arzu last wish n.
son arzu last will n.
son arzu closing speech n.
son arzu dying wish n.
son değerlendirme final evaluation n.
son müşteri end customer n.
en son işe başlama tarihi latest start date n.
son bitiriliş tarihi latest finish date n.
son yayım current release n.
son söz cue n.
sayfadaki ilk veya son kelime guideword n.
son nokta end point n.
son kullanıcı end user n.
son deyiş epilogue n.
son bölüm epilogue n.
son kullanım tarihini denetleme expiration check n.
son kurgu final editing n.
son sonuç final result n.
son çıkış final exit n.
son tamamlama final completion n.
son rapor final report n.
son temizleme final purification n.
son denetim final inspection n.
son denetim öğesi final controlling element n.
son maç final n.
son keşif final estimate n.
son basınç final pressure n.
son hesap final account n.
son kabul final acceptance n.
son deneme last-ditch n.
son dakika golü last-minute goal n.
son şans last-ditch n.
yapılacak bir şeyin konfirme edilmesi veya tamamlanması gereken son tarih cut-off date n.
son kullanıcı sertifikası end-user certificate n.
son teknoloji cutting-edge technology n.
son derece üzücü tear-jerker n.
son derece enerjik kimse self-starter n.
son had extreme n.
son derece extreme n.
son elemeye kalanların listesi short list n.
son safha extremity n.
son işlem olarak tarlayı sürüp ekme lay-by n.
son ihtar last warning n.
son darbe knockdown n.
son zamanlarda yapılmış bir araştırma a recent study n.
son arzusu one’s death wish n.
en son fiyat the lowest price n.
son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını crown fire n.
son kabul tarihi final acceptance date n.
son çağrı emphatic plea n.
son hız full blast n.
önemle vurgulanmış son çağrı emphatic plea n.
son söz the last word n.
son yaş günündeki yaş last birthday age n.
son merci last resort n.
(satranç vb) oyunu bitiren son hamle checkmate n.
(satranç vb) oyunu bitiren son hamle the final move n.
son söz concluding remark n.
son gelişmeler latest developments n.
bir son dakika gelişmesi a flash news n.
bir son dakika gelişmesi a breaking news n.
bir son dakika gelişmesi a last minute development n.
son ziyaret last visit n.
son iş günü last work day n.
haftanın son günü last day of the week n.
son değişiklikler recent changes n.
son hazırlıklar final preparations n.
son sözleri one's final words n.
son işlem finishing n.
son hal final state n.
son üç yıl last three years n.
son iki yıl last two years n.
son model araba top model car n.
son zamanlarda yapılan bir çalışma a recent study n.
son teknoloji ürünü state of the art technology product n.
ncaa'da son 16'ya kalan takımlar sweet sixteen n.
son hatırlatma final reminder n.
son uyarı final reminder n.
son kullanma tarihi use by date n.
son siyah kuşak ultimate black belt n.
son bir veda one last goodbye n.
son bir elveda a last goodbye n.
son bir veda a last goodbye n.
son bir elveda one last goodbye n.
en son araştırmalar recent searches n.
son sinir last nerve n.
üniversite veya lisenin son iki sınıfında olan öğrenci upperclassman n.
yılın son yarısı the final half of the year n.
son tatil last holiday n.
son soru last question n.
paris'te son tango ultimo tango a parigi n.