bottom - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bottom

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "bottom" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 50 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
bottom n. dip
bottom n. alt
General
bottom v. bir temel üzerine yerleştirmek
bottom v. temeline inmek
bottom v. kurmak
bottom v. değmek
bottom v. ulaşmak
bottom v. dip koymak
bottom v. dibe ulaşmak
bottom v. dibe dokunmak
bottom n. etek
bottom n. son
bottom n. temel
bottom n. tekne
bottom n. dayanma gücü
bottom n. gemi
bottom n. alt
bottom n. oturak
bottom n. taban
bottom n. esas
bottom n. kaynak
bottom n. vadi
bottom n. dip
bottom n. bir şeyin en alt kısmı
bottom n. en alt
bottom n. kıç
bottom n. popo
bottom n. ilişkide pasif olan eşcinsel
bottom adj. alttaki
bottom adj. aşağı
bottom adj. dipteki
bottom adj. asıl
bottom adv. altta
bottom adv. aşağıya
bottom adv. en alta
bottom adv. alttan
bottom adv. alta
Slang
bottom göt
bottom popo
bottom kıç
Trade/Economic
bottom dip
Technical
bottom zeminlemek
bottom şişe dibi
bottom alt
Automotive
bottom alt
bottom diplemek
Marine
bottom gemi omurgası
bottom karina
bottom gemi
bottom tekne

Bedeutungen, die der Begriff "bottom" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be at the bottom of the heap v. diğerlerine göre daha kötü durumda olmak
bottom out v. iyice düşmek
sink to the bottom v. dibine çökmek
get to the bottom of v. işin kökenine inmek
bottom out v. dibe vurmak
be at the bottom of something v. başının altından çıkmak
touch bottom v. en kötü aşamaya gelmek
touch bottom v. ayaklarını suyun dibine değdirmek
bottom out v. azalmak
get the bottom of v. derinlemesine araştırmak
get the bottom of v. derinine inmek
touch bottom v. en alt düzeye inmek (fiyat)
get to the bottom of v. bir şeyin asıl sebebini bulmak
bottom out v. en düşük seviyeye ulaşmak
get to the bottom of v. meselenin özünü öğrenmek
sink to the bottom v. dibe çökmek
get to the bottom of v. iyice incelemek
get to the bottom of v. temeline inmek
be at the bottom of the pile v. diğerlerine göre daha kötü durumda olmak
hit bottom v. dibe vurmak
bottom out v. en aşağı düzeye indirmek
hit rock bottom v. çok moralsiz hissetmek
hit rock bottom v. en alt seviyeye düşmek
hit rock bottom v. kendini çok şanssız hissetmek
strike the bottom v. dibe vurmak
be at rock bottom v. morali çok bozuk olmak
get to the bottom of v. nedenini bulmak
get to the bottom of v. kaynağına inmek
get to the bottom of v. nedenini bulup çözmek
get to the bottom of v. kökenine inmek
strike the bottom v. karaya oturmak
cut at the bottom (level) v. dibinden kesmek
cut at the bottom (level) v. dipten kesmek
touch the bottom v. boy vermek (denizde vb)
drag the nets along the bottom v. ağları dipten sürümek
see the bottom of the sea v. denizin dibini görmek
bottom sample n. dip örneği
rock bottom n. en aşağı nokta
ship's bottom n. döşek
the bottom line n. gerçek sonuç
flat bottom boat n. tongarto
bottom drawer n. çeyiz
ocean bottom n. okyanus dibi
bottom ash n. dip külü
bottom line n. sonuç
flat bottom n. dibi düz
lake bottom n. göl dibi
bottom end n. taban
bottom land n. ovalık arazi
rock bottom n. kaya tabakası
bottom printing n. alt baskı
bottom dollar n. son kuruş
the bottom line n. bir işin sonu
valley bottom n. vadi tabanı
valley bottom n. koyak tabanı
bottom corner n. alt köşe
bottom boom n. alt başlık
bottom wage n. en düşük ücret
bottom view n. alttan görünüş
bottom wage n. asgari ücret
bottom edge n. alt kenar
pit bottom n. kuyu dibi
rock-bottom n. en aşağı nokta
rock-bottom n. en düşük düzey
rock-bottom n. taban
rock-bottom n. en aşağı düzey
rock-bottom n. en düşük nokta
bottom ice n. dip buz tabakası
bottom ice n. taban buzu
bottom right-hand corner n. sağ alt köşe
bottom left-hand corner n. sol alt köşe
bottom-right corner n. sağ alt köşe
flanged bottom n. kayık taban
bottom feeder n. çıkarcı
bottom feeder n. fırsatçı
bottom fish n. dip balığı
bottom fish n. dipte yaşayan balık
false bottom n. gizli bölme
bottom of the sea n. deniz dibi
bottom of the sea n. denizin dibi
bottom drawer n. alt çekmece
bottom bunk n. alt ranza
bottom ash n. taban külü
bottom lip n. dudak büzme
rock bottom adj. asgari
including a bottom piece adj. altlı
rock-bottom adj. asgari (fiyat)
at bottom adv. aslında
bottom to top adv. aşağıdan yukarıya
from the bottom of one's heart adv. en kalpten
from the bottom of one's heart adv. çok samimi bir şekilde
from top to bottom adv. baştan başa
at bottom adv. esasında
at the bottom line adv. en olmadı
from top to bottom adv. baştan aşağı
from top to bottom adv. tümüyle
from the top of the head to the bottom of the feet adv. tepeden tırnağa
Phrases
call the number on the bottom of your screen ekranınızın altındaki numarayı arayın
Proverb
he who would climb the ladder must begin at the bottom yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir
he who would climb the ladder must begin at the bottom bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin
he who would climb the ladder must begin at the bottom merdiven ayak ayak çıkılır
every tub must stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
let every tub stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
Colloquial
at bottom aslında
at bottom esasında
from the bottom of one's heart samimiyetle
from the bottom of one's heart içtenlikle
from the bottom of one's heart can-ı gönülden
from the bottom of one's heart candan
from the bottom of one's heart tüm kalbiyle
clean baby's bottom/bum bebeğin altını almak
clean baby's bottom/bum bebeğin altını değiştirmek
clean baby's bottom/bum bebeğin altını temizlemek
Idioms
hit rock bottom dibe vurmak
from top to bottom tepeden tırnağa kadar
as soft as a baby's bottom kadife gibi yumuşak
as smooth as a baby's bottom kadife gibi yumuşak
as soft as a baby's bottom pamuk gibi
bet one's bottom dollar her bahse varım
bet one's bottom life her bahse varım
hit bottom dibe vurmak
knock the bottom out of temelinden sarsmak
reach rock bottom dibi görmek
reach rock bottom tepetaklak inmek
start at the bottom of the ladder sıfırdan başlamak
scrape the bottom of the barrel bir şeyin gözünü çıkarmak
from the bottom of one's heart can-ı gönülden
knock the bottom out of foyasını meydana çıkarmak
knock the bottom out of temelini sarsmak
rock bottom olabilecek en düşük düzey
rock bottom en az
rock bottom varılabilecek en düşük düzey
rock bottom minimum (ücret vb)
at the bottom of one's heart yürekten
at the bottom of one's heart canı gönülden
at the bottom of one's heart yüreğinin en derin köşesinden
at the bottom of one's heart tüm içtenliğiyle
at the bottom of one's heart içten
at the bottom of one's heart içtenlikle
from the bottom of one's heart yüreğinin en derin köşesinden
from the bottom of one's heart içten
from the bottom of one's heart yürekten
from the bottom of one's heart içtenlikle
from the bottom of one's heart canı gönülden
from the bottom of one's heart tüm içtenliğiyle
from the bottom of one's hearts gerçekten
from the bottom of one's hearts yürekten
from the bottom of one's hearts içten
from the bottom of one's hearts kalpten
from the bottom of one's hearts içten duygularla
scrape the bottom of the barrel sıfırı tüketmek
get to the bottom of temeline inmek
get to the bottom of esasını anlamak
be bumping along the bottom durma noktasına gelmek
be bumping along the bottom dibe vurmak
I can bet my life bottom dollar bahse girerim
I can bet my bottom dollar bahse girerim
I can bet my bottom dollar bahse varım
I can bet my life bottom dollar bahse varım
be on the bottom rung of the ladder daha yolun başında olmak
be at the bottom of the ladder daha yolun başında olmak
be on the bottom rung of the ladder kariyerinin ilk basamaklarında olmak
be at the bottom of the ladder kariyerinin ilk basamaklarında olmak
at the bottom of the hour buçukta
scrape the bottom of the barrel kalan en kötü malzemelerin arasından seçmek
scrape the bottom of the barrel en kötüsünü seçmek
lie at the bottom of something temelinde yatmak (neden vb.)
be at the bottom of something temelinde yatmak (neden vb.)
at the bottom of the pile durumu diğerlerine göre daha kötü olan
at the bottom of the heap durumu diğerlerine göre daha kötü olan
as soft as a baby's bottom pamuk kadar yumuşak
as soft as a baby's bottom yumuşacık
on the bottom rung daha yolun başında
on the bottom rung kariyerinin ilk basamaklarında
bottom of the heap kötünün kötüsü
bottom of the barrel en kötü
bottom of the heap en kötü
bottom of the barrel en kalitesiz
bottom of the barrel kötünün kötüsü
bottom of the heap en kalitesiz
scrape the bottom of the barrel en kötüleri arasından seçmek
the bottom of the barrel bir grubun en kötü ve yeteneksiz üyeleri
somebody's bottom drawer birisinin çeyizi
you bet your bottom dollar emin olabilirsin!
you can bet your bottom dollar kesinlikle!
you bet your bottom dollar kesinlikle!
reach rock bottom dibe vurmak
you can bet your bottom dollar emin olabilirsin!
learn something from the bottom up bir şeyi sıfırdan öğrenmek
learn something from the bottom up bir şeyi temelinden öğrenmek
learn something from the bottom up bir şeyi baştan sona öğrenmek
the bottom drops out of the market piyasa/pazar çöktü
bottom drop out en dibe vurmak
the bottom falls out of the market piyasa/pazar çöktü
bottom fall out of something dibe vurmak
bottom fall out en dibe vurmak
bet one's bottom dollar çok emin olmak
bet one's bottom dollar hayatına bahse girmek
knock the bottom out of something (planlarını) alt üst etmek
knock the bottom out of something (plan) suya düşürmek
be/lie at the bottom of something (neden olarak) temelinde yatmak
the bottom of the heap (başarı anlamında) (bir listenin/oluşumun) en altında
the bottom of the pile (başarı anlamında) (bir listenin/oluşumun) en altında
bottom line sözün özü
bottom line uzun lafın kısası
bottom line (asıl) önemli olan
rock bottom en düşük seviye
come bottom en düşük notu almak (sınav)
as smooth as a baby's bottom kadife gibi pürüzsüz
as smooth as a baby's bottom ipek gibi yumuşak
smooth as a baby's bottom kadife gibi pürüzsüz
smooth as a baby's bottom ipek gibi yumuşak
scrape the bottom of the barrel dibini sıyırmak (mecazi)
bottom of the ninth son şans
bottom of the ninth oyunun sonu
bottom of the ninth bir beyzbol maçındaki son vuruş sırasının 2. yarısı
Speaking
at the bottom line en olmadı
you can bet your bottom dollar emin olabilirsin
you can bet your life bottom dollar her iddiasına girmek
you can bet your bottom dollar her iddiasına girmek
i hit rock bottom dibe battım
i hit rock bottom dibe vurdum
Slang
bell-bottom denizci
bottom-dweller yeraltı dünyasından tip
bottom-dweller toplumun alt kesiminden kimse
Trade/Economic
bottom line genellikle kar ve zarar tablosuna son satır olarak kaydedilen ve firmanın kar veya zararını gösteren rakam
rock bottom price ölü fiyat
all time bottom fiyatların veya ekonomik faaliyetlerin en düşük olduğu dönem
rock bottom en düşük fiyat düzeyi
rock bottom price düşük fiyat
bottom asset belirli bir sürede en düşük kur
bottom price en düşük fiyat
rock bottom price çok düşük fiyat
rock bottom en düşük düzey
bottom price dip fiyat
bottom-up test dip-zirve testi
bottom-up test esastan başlayarak sonuca gidilen test
all-time bottom iktisadi faaliyetlerin en düşük olduğu zaman
double bottom çifte karine
rock bottom price asgari fiyat
rock bottom price en düşük fiyat
rock bottom price en ucuz fiyat
rock bottom price minimum fiyat
hit rock bottom dibe vurmak
hit rock bottom dip yapmak
race to the bottom dibe doğru yarış
bottom- up test esastan başlayarak sonuca gidilen test
double bottom çift dip
triple bottom line üçlü kar hanesi
race to the bottom şirketlerin veya devletlerin birbiriyle rekabet ederken birbirine karşı avantaj elde etmek amacıyla bazı avantajlarını veya karlarını düşürecek eylemlere yönelmesi
race to the bottom aşağı çeken rekabet
bottom fishing (wall street slang) borsanın düşmesi sonrası değeri düşen hisse senetlerinin satın alınması
bottom line (bilançoda) nihai kar-zarar hanesi
bottom-line position kabul edilen en alt teklif
triple bottom line üçlü bilanço sistemi
Insurance
any one bottom gemi karinası başına
limit any one bottom bir sevkiyat için açık teminat olarak beyan edilen maksimum meblağ
Tourism
rack-bottom price en düşük fiyat
Technical
bottom up aşağıdan yukarıya
bottom printing ön baskı
fastlock bottom box hızlı kilitlenir alt kutu
slab bottom plak altı
bucket bottom kepçe altı
slab bottom döşeme altı
bottom current alt akım
rock bottom en alt düzey
bottom layer alt katman
bottom up alabora
bottom contraction taban daralması
box bottom kutu dibi
alignment ofp and bottom rollers eksen paralelliği
bottom plating karina levhası
bottom weir dip savak
bottom of the injector aperture enjektör yuvası
bottom line alt çizgi
bottom apron nose bar alt apron burun çubuğu
bottom plug alt tapa
bottom outlet dip savak
false bottom çifte taban
bottom plate alt plaka
slab bottom döşeme alt yüzeyi
bottom heat taban ısısı
bottom up altüst olma
bottom current taban akımı
bottom roller extension alt silindir başlangıç parçası
bottom outlet gate chamber dip savak vana odası
bottom planking farş tahta düzeni
hopper bottom huni ağzı
bottom printing zemin baskı
spring bottom yay altı
bottom clearance alt boşluk
bottom layer alt tabaka
bottom connected crane sökülebilir köprü tipi vinç
slab bottom plak alt yüzeyi
bottom water pressure alt basınç
cylinder bottom silindir altı
rock bottom ana kaya
bottom section alt bölüm
bottom clearance volume alt boşluk hacmi
bottom bend anot dirseği
bottom plate dip plakası
bottom dead center alt ölü noktası
bottom lid alt kapak
bottom clearance diş dibi boşluğu
bottom door joint alt kapı contası
bottom dump dipten boşaltmalı
bottom dump bucket alttan boşaltmalı kova
bottom flange alt flanş
bottom rail alt başlık
bottom pivot bearing alt boji göbeği
bottom pouring alttan yukarı beton dökme
bottom lining plank alt tahta
bottom guide alt yatak
bottom flange alt başlık
bottom level taban düzeyi
bottom lever guide stiffener alt yatak takviyesi
bottom dump wagon alttan boşaltmalı vagon
bottom discharge dipten boşaltım
bottom dump truck alttan boşaltmalı kamyon
bottom plate taban sacı
bottom hinged panel alt alın duvar kapağı
bottom surface of the slab döşemenin alt yüzeyi
bottom bracket alt yatak bilyeli
bottom margin alt kenarlık
bottom heave taban kabarması
bottom joint conta kuşağı
bottom leaf weather strip kapı iç bandı
bottom distribution alttan dağıtma
bottom catch üst damak karşılığı
bottom plate taban plakası
bottom chord alt başlık
bottom bracket alt kapı yatağı
bottom centre board taban orta tahtası
bottom bearing yağ kutusu alt yatağı
bottom sample temel örneği
bottom level temel düzeyi
bottom dump bucket alttan kapaklı kova
bottom road taban yolu
bottom gutter alt yağmur oluğu
bottom seal alt conta
bottom discharge alttan boşaltma
bottom dead center alt ölü nokta
bottom auxiliary spring washer yay (susta) tablası
car bottom furnace araba tabanlı fırın
doorframe bottom rail kapı alt çerçeve parçası
drop bottom açılır kapanır dip
bottom-up forecasting tümevarım tahmin
bottom balance-spring cord pencere çerçevesi tel halatı
bottom bolt-bearing alt damak
flat-bottom tappet düz yüzeyli itici
false bottom gizli dip
false bottom sahte dip
doorway bottom sill kapı mili
seat bottom cushion angle adjustment koltuk oturma minderi ön kısmının ayarı
bottom dump alttan boşaltmalı
front bottom roller çıkış alt silindiri
bottom apron alt apron
bottom roller alt silindir
bottom margin alt boşluk
central setting device for bottom rollers alt silindirler için merkezi ayar cihazı
bottom apron guide bar alt apron rehber çubuğu
bottom roller bearing alt silindir yatağı
back bottom roller giriş alt silindiri
middle bottom roller orta alt silindir
bottom mordant ön mordan
cloud bottom bulut tabanı
light bottom ince dip
heavy bottom kalın dip
top and bottom process üst-alt süreci
monolithic bottom tek parça taban
conveyor-bottom furnace taşıyıcı tabanlı fırın
bottom tapping tabandan fırın dökümü
bottom running tabandan döküm
bottom pouring tabandan döküm
bottom tapping tabandan döküm alma
bottom glass taban camı
bottom pour ladle tabandan dökümlü pota
bottom patching materials taban yamama gereçleri
bottom heat taban sıcaklığı
rocker bottom taban oturmazlığı
close bottom ingot mould kapalı tabanlı tomruk kalıbı
bottom pouring ladle tabandan dökümlü pota
bottom tapping furnace tabandan dökümlü ocak
bottom poured tabandan dökülmüş
bottom pressure casting tabandan basınçlı döküm
bottom tapping electric arc furnace tabandan dökümlü elektrik ark ocağı
bottom blowing tabandan üfleme
bottom teeming tabandan döküm
basic bottom bazlı taban
bottom claywork cam altı refrakteri
round bottom yuvarlak dipli
false bottom yalancı takoz
round bottom yuvarlak dip
flat bottom düz dipli
bottom pipe alt çıkıntı
bottom bubbling alttan kabarcıklandırma
bottom blowing system alttan üfleme dizgesi
car-bottom furnace araba tabanlı fırın
bottom stirring converter alttan karıştırmalı çevirteç
bottom cast alttan dökülmüş
flat bottom düz dip
acid bottom and lining asit taban ve astar
eccentric bottom electric arc furnace merkezden kaçık tabanlı elektrik ark ocağı
sunken bottom çökük dip
bottom gate alttan girişli yolluk
bottom blown basic oxygen process alttan üflemeli alkali oksijen süreci
bottom blowing alttan üfleme
bottom blown converter alttan üflemeli konvertör
bottom stirring alttan karıştırma
bottom blown oxygen steelmaking alttan üflemeli oksijen çelik yapımı
bottom casting alttan döküm
oxygen and lime bottom blowing process alttan oksijenle kireç üfleme süreci
eccentric bottom tapping furnace merkezden kaçık tabanlı fırın
bottom stirring converter alttan karıştırımlı konverter
eccentric bottom tapping merkezden kaçık tabandan döküm
eccentric bottom tapping electric arc furnace merkezden kaçık tabandan dökümlü elektrik ark ocağı
bottom pinch rolls alt kapma merdaneleri
bottom flask alt derece
bottom blown processes alttan üflemeli süreçler
sloping bottom yamuk dip
bottom block fırın taban bloğu
tank bottom fırın tabanı
flanged bottom çıkıntılı taban
basic bottom alkalili taban
false bottom sahte taban
open bottom big-end-up ingot mould açık tabanlı geniş başlı tomruk kalıbı
rocker bottom çıkıntılı dip
cracked bottom çatlak dip
bottom plate müldefon
dished-bottom electric arc furnaces çanak tabanlı elektrik ark fırınları
pit bottom kuyu dibi
bottom pinch roller kavrayıcı alt merdane
pushed-up bottom dip çukurluğu
bottom plate dip kalıbı
bottom pour ladle dipten dökümlü pota
bottom pouring dipten döküm
lettering on bottom dip markası
bad bottom plate match kaymış müldefon
bottom poured dipten dökülmüş
plug bottom ingot mould dibi tapalı tomruk kalıbı
bottom pinch roller kavrayıcı alt role
closed bottom taper plug valve kapalı konik tapalı vana
closed bottom taper plug valve dipten yataklı konik tapalı vana
bottom sediments dip sedimentleri
resistance of the skis to change of bottom camber height kayağın alt kavis yüksekliğindeki değişikliğe direnci
bottom bracket bearing orta göbek yatağı (bisiklet)
bottom bracket (bisiklette) orta mil veya göbek
bottom circumference taban çevresi/genişliği
flat-bottom thermoplastic tank tabanı düz termoplastik tank
bottom loading and unloading alttan yükleme ve boşaltma
bottom piece alt parça
bottom section alt parça
bottom shell alt kabuk
bottom-fired furnace alttan yakıcılı yanma odası
bottom half casing gövde alt yarısı
bottom high-pressure casing centralizing key yüksek basınç türbini alt gövdesi merkezleme şimi
loss due to carbon in bottom ash curufta yanmamış karbon kaybı
bottom casing gövde alt tarafı
bottom-supported boiler yukarı yönde genleşen kazan
bottom half outer casing dış gövde alt yarısı
bottom liner system dip sızdırmazlık sistemi
bottom liner system çöp dökme ve depolama sahalarının en altına inşa edilen sızdırmaz katman
bottom emptying device alttan boşaltma cihazı
bottom filling and emptying devices alttan doldurma ve boşaltma tertibatları
wet-bottom boiler sıvı cüruflu kazan
bottom ashes of incinerator yakıcının alt kısmındaki küller
bottom entry filling valve alttan su girişli iç takım
bottom entry float valve alttan su girişli iç takım
bottom hole kuyu dibi
bottom hole temperature kuyudibi sıcaklığı
bottom bracket axle orta göbek mili
Computer
sort top to bottom yukarıdan aşağıya sırala
top and bottom alt alta
top bottom centers üst alt merkezler
top to bottom üstten alta
top to bottom yukarıdan aşağıya
top bottom üst alt
top and bottom üst ve alt
top and bottom üste ve alta
bottom up parsing aşağıdan yukarıya ayrıştırma
bottom up programming aşağıdan yukarıya programlama
right bottom sağ alt
align bottom alta hizala
align controls bottom denetimleri alta hizala
adjust bottom alta ayarla
at the bottom altta
bottom centered alta ortalı
bottom row alt satır
bottom centers alt merkezler
bottom tray alt tepsi
bottom left alt sol
bottom double altta çift
bottom of the screen ekranın altı
bottom of page sayfa altı
bottom of table tablonun altı
bottom margin alt kenar boşluğu
bottom edges alt kenarlar
bottom margin alt kenarlık
bottom footer alt altbilgi
bottom centered alta orta