sonuç - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

sonuç



Bedeutungen von dem Begriff "sonuç" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 69 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sonuç outcome n.
sonuç conclusion n.
sonuç consequence n.
sonuç result n.
General
sonuç corollary n.
sonuç catastrophe n.
sonuç success n.
sonuç deduction n.
sonuç inference n.
sonuç find n.
sonuç resultant  n.
sonuç decision n.
sonuç fruit n.
sonuç upshot n.
sonuç end n.
sonuç sequence n.
sonuç resultant n.
sonuç consequent n.
sonuç event n.
sonuç fruitage n.
sonuç sequent n.
sonuç ramification n.
sonuç bottom line n.
sonuç sum n.
sonuç finding n.
sonuç bottomline n.
sonuç show n.
sonuç culmination n.
sonuç desinence n.
sonuç harvest n.
sonuç effect n.
sonuç rowen n.
sonuç aftermath n.
sonuç produce n.
sonuç denouement n.
sonuç close n.
sonuç issue n.
sonuç repercussion n.
sonuç payoff n.
sonuç determination n.
sonuç termination n.
sonuç consequence n.
sonuç after effect n.
sonuç conclusion n.
sonuç ending n.
sonuç wrap-up n.
sonuç result n.
sonuç desition n.
sonuç backwash n.
sonuç end result n.
sonuç end result n.
Colloquial
sonuç payoff
Trade/Economic
sonuç performance
sonuç score
sonuç output
sonuç product
sonuç termination
sonuç result
Law
sonuç conclusion
Politics
sonuç result
Technical
sonuç finish
sonuç result
sonuç sequel
sonuç conclusion
sonuç consequence
Computer
sonuç result at
sonuç farewell statement
Math
sonuç corollary
Sport
sonuç final result

Bedeutungen, die der Begriff "sonuç" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 395 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
sonuç almak get result v.
sonuç olarak as a result adv.
sonuç olarak consequently adv.
General
sonuç çıkarmak deduce v.
sonuç çıkarmak make inferences v.
sonuç çıkarmak draw a conclusion v.
sonuç almak be completed v.
sonuç çıkarmak induce v.
sonuç çıkarmak read v.
sonuç olarak ortaya çıkmak ensue v.
iyi sonuç vermek work v.
sonuç çıkarmak reason v.
sonuç çıkarmak infer v.
sonuç çıkarmak conclude v.
vermek (ürün/vergi/sonuç) yield v.
sonuç çıkarmak deduce from v.
sonuç çıkarmak gather v.
arasında ilişki kurmak (iki şey/sonuç/rakam) correlate v.
sonuç vermek result v.
aleyhinde olmak (sonuç) go against v.
sonuç çıkarmak educe v.
istikrarlı sonuç sağlamak provide consistent result v.
tutarlı sonuç sağlamak provide consistent result v.
sonuç vermek give result v.
sonuç almak obtain a result v.
sonuç almak get a result v.
sonuç elde etmek get a result v.
sonuç elde etmek get result v.
sonuç elde etmek obtain result v.
sonuç almak accomplish a result v.
sonuç elde etmek have result v.
sonuç almak obtain result v.
sonuç almak have result v.
sonuç elde etmek obtain a result v.
sonuç elde etmek accomplish a result v.
sonuç elde etmek receive a result v.
sonuç elde etmek attain a result v.
sonuç vermek effect v.
sonuç vermek yield results v.
sonuç vermek turn out v.
sonuç almak get a favourable result v.
sonuç vermek come up with result v.
sonuç vermek show result v.
sonuç vermek produce result v.
sonuç vermek get result v.
sonuç alamamak obtain no result v.
sonuç alamamak achieve no result v.
sonuç alamamak get no result v.
sonuç çıkarmak draw conclusion v.
sonuç vermemek yield no result v.
sonuç vermemek give no result v.
sonuç doğurmak result in v.
(sonuç olarak) ortaya çıkmak ensue v.
sonuç elde etmek reach to fruition v.
sonuç elde etmek come to fruition v.
sonuç odaklı olmak be result-oriented v.
olumsuz sonuç vermek backfire v.
sonuç çıkarmak make a deduction v.
olumlu sonuç vermek bring to a successful conclusion v.
sonuç vermek produce v.
bir sonuç vermemek come to nothing v.
faydalı sonuç vermek turn out at advantage v.
daha iyi sonuç vermek give better results v.
sonuç getirmek produce results v.
sonuç çıkarmak conclude from v.
(sınav vb) sonuç açıklamak announce the results v.
mükemmel bir sonuç almak ace v.
harekete geçmek yerine beklemekle daha iyi/yararlı sonuç almak outwait v.
(sonuç olarak) bulmak get v.
tahmine dayanan sonuç guesswork n.
önceden belli olan sonuç foregone conclusion n.
doğal bir sonuç outgrowth n.
önceden belirlenmiş sonuç fix n.
sonuç ürün outcome n.
sonuç çıkarma induction n.
gerçek sonuç the bottom line n.
iddia edilen şeyle alakası olmayan bir sonuç çıkarılmasından doğan hata ignoratio elenchi n.
neden sonuç ilişkisi cause effect relationship n.
amaçlanmamış sonuç unintended consequence n.
kötü sonuç aftermath n.
sonuç verme effectuating n.
sonuç vermeme inefficiency n.
doğal sonuç corollary n.
sonuç verme effecting n.
sonuç çıkarma deduction n.
ilgisiz sonuç non sequitur n.
ilk sonuç firstling n.
sonuç çıkartma educing n.
muhtemel sonuç probable cause n.
doğal sonuç concomitant n.
zirve sonuç bildirisi summit final declaration n.
sebep ve sonuç cause and effect n.
sonuç çıkarma inference n.
sonuç ölçümü (istatistik) outcome measure n.
çelişkili sonuç contradictory result n.
fiili sonuç actual result n.
istatistiksel sonuç statistical inference n.
doğal sonuç porism n.
hukuki sonuç legal result n.
sonuç bölümü conclusion n.
sonuç çıkarma inferring n.
yıllık sonuç annual result n.
mali sonuç financial result n.
ters sonuç adverse outcome n.
olumsuz sonuç adverse outcome n.
genel sonuç general result n.
başarısız sonuç poor result n.
başarısız sonuç failure n.
sağlıklı sonuç good result n.
iyi sonuç good result n.
sağlıklı sonuç healthy result n.
olumlu sonuç positive result n.
sağlıklı sonuç positive result n.
beklenen sonuç expected result n.
son sonuç final result n.
kötü sonuç anti-climax n.
sebep-sonuç tablosu cause-effect diagram n.
sebep-sonuç ilişkisi causal link n.
sıfır sonuç zero-sum n.
olası sonuç eventuality n.
sebep sonuç ilişkisi cause and effect relation n.
neden sonuç ilişkisi cause and effect relation n.
sebep sonuç cause and effect n.
doğal sonuç outgrowth n.
tahmini sonuç approximation result n.
tahmini sonuç approximate result n.
yaklaşık sonuç approximation result n.
takribi sonuç approximation result n.
yaklaşık sonuç approximate result n.
takribi sonuç approximate result n.
arzu edilmeyen sonuç undesired result n.
istenmeyen sonuç unwanted result n.
istenmeyen sonuç undesired result n.
sebep-sonuç ilişkisi cause and effect relationship n.
neden-sonuç ilişkisi cause and effect relationship n.
varılan sonuç conclusion n.
sebep sonuç kuralı the cause and effect principle n.
sebep sonuç kuralı the cause and effect rule n.
ciddi hukuki sonuç serious legal result n.
doğru sonuç correct result n.
sonuç ortalaması average of results n.
sonuç ortalaması mean of results n.
katastrofik/feci sonuç catastrophic consequence n.
sonuç tespitleri concluding remarks n.
uzun vadede sonuç long term outcome n.
uzun vadeli sonuç long term outcome n.
arzu edilen sonuç desired result n.
muhtemel sonuç probable outcome n.
nihai sonuç final outcome n.
giriş-gelişme-sonuç paragrafları introduction-body-conclusion paragraphs n.
uygun sonuç çıkartma teorisi correspondent inference theory n.
beklenmedik kötü sonuç backlash n.
olası sonuç implication n.
kesin sonuç decider n.
görülebilir sonuç visible result n.
olumlu sonuç favorable outcome n.
hükümsüz/geçersiz sonuç null result n.
sonuç ve öneriler conclusion and recommendations n.
tartışma ve sonuç discussion and conclusions n.
bir nesnenin çevre üzerinde bir sonuç ortaya çıkaran etkisi effectance n.
sonuç çıkarma eduction n.
olumlu sonuç positive outcome n.
siyasi sonuç political consequence n.
sonuç olarak çıkarılabilir inferential adj.
sonuç odaklılık result oriented adj.
sonuç çıkartılabilen educible adj.
sonuç çıkartılmış educed adj.
sonuç çıkarılabilir deducible adj.
sonuç çıkaran illative adj.
öncüllerden sonuç olunan a priori adj.
sonuç olarak anlaşılmış emerged adj.
sonuç çıkarılabilir deductive adj.
doğal sonuç özelliği gösteren porismatic adj.
doğal sonuç özelliği gösteren poristic adj.
sonuç itibarıyla as a result adj.
sonuç veren fruitful adj.
sonuç eğilimli result-oriented adj.
sonuç getiren productive adj.
sonuç üzerinde rol oynayan decisive adj.
sonuç getirmeyen acarpous adj.
sonuç doğuran operant adj.
sonuç odaklı result-based adj.
sonuç odaklı result-oriented adj.
sonuç odaklı outcome-oriented adj.
sonuç olarak consequentially adv.
sonuç olarak hereby adv.
kesin bir sonuç elde edemeden inconclusively adv.
sonuçta sonuç olarak in conclusion adv.
iyi sonuç vererek to good purpose adv.
sonuç çıkararak illatively adv.
sonuç olarak after all adv.
sonuç olarak herewith adv.
sonuç ne olursa olsun for good or ill adv.
doğal sonuç olarak as a natural consequence adv.
sonuç olarak eventually adv.
sonuç olarak last adv.
sonuç olarak in conclusion adv.
sonuç itibarıyla as a result adv.
sonuç olarak as a consequence adv.
sonuç itibarıyla in consequence adv.
sonuç olarak ultimately adv.
sonuç ne olursa olsun regardless of the outcome adv.
sonuç ne olursa olsun regardless of the consequence adv.
sonuç olarak as a conclusion conj.
hayal kırıklığı yaşatan sonuç disappointing result
hayal kırıklığına neden olan sonuç disappointing result
kötü sonuç disappointing result
istenmeyen sonuç disappointing result
Phrasals
bir sonuç elde etmek için uğraşmak battle it out
sonuç vermeye başlamak kick in
Phrases
bundan şu sonuç çıkar ki it follows that
sonuç yerine in lieu of conclusion
bundan şu sonuç çıkar ki from which it's concluded that
sonuç olarak to conclude
Colloquial
belli sonuç an inevitable ending
kaçınılmaz sonuç an inevitable ending
belli sonuç matter of course
kaçınılmaz sonuç foregone conclusion
kaçınılmaz sonuç matter of course
belli sonuç foregone conclusion
sonuç getirmeyen hamstrung
Idioms
sonuç vermeyen like water of a duck's back
düşünerek bir sonuç çıkarmak put two and two together
sonuç vermek bear fruit
iyi sonuç almak turn up trumps
iyi sonuç almak come up trumps
sonuç getirmek pay off
sonuç çıkarmak draw an inference
sonuç getirmeksizin to no purpose
sonuç yöntemin haklılığını ortaya koyar the end justifies the mean
sonuç getirmeksizin to no end
olağan sonuç foregone conclusion
beklenen sonuç foregone conclusion
sonuç vermek come to fruition
sonuç elde edilemeyecek duruma gelmek be at a dead end
sonuç vermeye başlamak come to fruition
kesin bir sonuç alana kadar savaşmak fight to a finish
kesin sonuç all over bar the shouting
kesin sonuç all over but the shouting
sonuç kesin all over but the shouting
artık sonuç değişmez all over but the shouting
artık sonuç değişmez it's all over bar the shouting
sonuç kesin all over bar the shouting
sonuç kesin it's all over bar the shouting
artık sonuç değişmez all over bar the shouting
sonuç çıkmamak turned out to be hot air
sonuç alamamak go away empty-handed
(sonuç üzerinde) belirleyici olmak swing the balance
(sonuç üzerinde) belirleyici olmak tip the balance
çabuk sonuç çıkarmak rush to conclusions
beklenen sonuç a foregone conclusion
sonuç getirmeyen to no avail
sonuç getirmeyen of no avail
(hikayenin sonundaki) beklenmedik durum/sonuç a twist in the tail
bir yarışmada kötü sonuç alma taking the cake
Speaking
sonuç getirmeyen not be much cop
bu muhabbetten çıkarılacak tek sonuç the only thing that comes out of this conversation
bu muhabbetten çıkacak tek sonuç the only thing that comes out of this conversation
sonuç ile (netice ile) ilgili sizleri bilgilendireceğim i will inform you of the outcome
Slang
kesin sonuç slam dunk
bir olaya sonuç alıp alamayacığını düşünmeden yaklaşma fishing expedition
kesin sonuç (almak) slam-dunk
Trade/Economic
dengeli sonuç kartı balance business scorecard
sonuç değerlendirme ölçüleri output performance measures
bağımsız değişkenin doğurduğu etki veya sonuç dependent variable
sonuç tablosu payoff table
sonuç yönelimli denetim yaklaşımı result based auditing approach
sonuç ölçüm denetimi result measurement audit
neden sonuç ilişkisi causation
sonuç çıkarma inference
en ileri sonuç maximum performance
sonuç hesapları operating accounts
kesin sonuç araştırmaları conclusive research
hüküm ve sonuç doğur have effect and bear consequence
sonuç matriksi payoff matrix
tahmini sonuç approximate result
sonuç hesabı nominal account
mülakat sonuç raporu narrative interview report
sonuç hesabı terminal account
uzun vadede sonuç long term outcome
uzun vadeli sonuç long term outcome
mali sonuç financial outcome
dengeli sonuç kartı balanced scorecard
araç-sonuç zinciri mean-end chain
ekonomik/iktisadi sonuç economic outcome
neden-sonuç zinciri teorisi means-end chain theory
sonuç raporu final report
Law
mutazammın sonuç implied consequence
aleni sonuç express consequence
hukuki sonuç legal effect
hukuki sonuç legal conclusion
sebep ve sonuç cause and effect
somut delillerden elde edilen sonuç conclusion of fact
olaylara geçerli yasal hükümleri uygulayarak sonuç bulma finding of law
olaylara geçerli yasal hükümleri uygulayarak sonuç bulma conclusion of law
nedenle sonuç arasındaki bağ relation of causality
adli sonuç judicial outcome
hukuki sonuç legal result
hukuki sonuç legal consequence
daha iyi bir sonuç alabilmek için farklı bir mahkemenin seçilmesi forum shopping
sonuç ve istem conclusion and request
sonuç ve istem prayer (relief and/or damages at the conclusion of a complaint or petition)
sonuç ve istem request for judgment
hukuki sonuç doğurmak bear legal consequences
Politics
sonuç standartlar final standards
sonuç bildirgesi final declaration
sonuç bildirisi final declaration
neden-sonuç ilişkisi cause and effect relation
zirve sonuç bildirisi summit declaration
uluslararası ilişkilerde müzakere sonucu umulan kabul edilebilir sonuç win-set
Technical
hatalı sonuç misleading
kanal sonuç belirteci channel result descriptor
bileşke sonuç resultant
düzeltilmiş sonuç corrected result
sıfır sonuç göstergesi equal-zero indicator
test-sonuç işlemcisi test-result processor
ara sonuç intermediate result
düzeltilmemiş sonuç uncorrected result
sıfır sonuç zero-sum
sonuç çıkarma inference
sonuç çıkarma elicitation
sonuç bildirim formu result notification form
hassas/kesin sonuç precise result
kantitatif/nicel sonuç quantitative result
Computer
gösterilen sonuç displayed result
sonuç hücreler result cells
sonuç hücre value
sonuç yeri result at
sonuç alanı result field
sonuç metni result text
sonuç hücreleri result cells
sonuç sayfası results page
sonuç yolu resultant path
sonuç görevleri results tasks
sonuç no results id
sonuç iletisi result message
şu anki sonuç current result
sonuç deklarasyon contract value
düzeltilmiş sonuç corrected result
en son sonuç final result
en son sonuç last result
son sonuç last result
sonuç bölmesi result pane
arama sonuç sayfası landing page
arama sonuç sayfası lead capture page
sonuç bulunamadı! no entries found!
sonuç kümesi result set
sonuç bulunamadı no results found
herhangi bir sonuç bulunamadı no results found
hiçbir sonuç bulunamadı no results found
Informatics
brüt sonuç uncorrected result
Telecom
sebep ve sonuç şeması cause and effect diagram
veriye dayalı sonuç çıkarma data-driven reasoning
sebep sonuç şeması cause and effect diagrams
Medical
fonksiyonel sonuç functional outcome
sonuç değerlendirmesi outcome assessment
uzun bir tedavi sonucunda serolojik testte negatif sonuç alamama hali seroresistance
serolojik testte negatif sonuç verme hali seronegativity
serolojik testte pozitif sonuç verme hali seropositivity
diz incinme ve osteoartrit sonuç skoru knee injury and osteoarthritis outcome score
Math
matematiksel sonuç mathematical product
ters sonuç inverse
diskriminant sonuç discriminant consequence
bayes istatistiksel sonuç çıkarma bayesian statistical inference
Statistics
öznel bayesci sonuç çıkarımı subjective bayesian inference
uyarlayıcı sonuç çıkarımı adaptive inference
güvenilir sonuç çıkarımı fiducial inference
bayesci sonuç çıkarımı bayesian inference
çok değişkenli istatistiksel dağılımlar ve sonuç çıkarım multivariate statistical distributions and inference
sıfır sonuç nil return
sonuç değişkeni dependent variable
Education
öys sonuç belgesi student placement exam result
öss sonuç belgesi student selection exam result
sonuç değerlendirme summative assessment
Linguistics
sonuç tümceciği apodosis
kesin sonuç absolute score
işlemlenmiş sonuç converted score
sonuç geçerliği consequential validity
dönüştürülmüş sonuç converted score
gözlemlenmiş sonuç observed score
sonuç dizgisi terminal string
ölçünlü sonuç standard score
sınıflandırılmış sonuç eşitlemesi scaled score equating
sınıflandırılmış sonuç scaled score
sonuç özetleyici sınav summative evaluation
ölçülmüş sonuç scaled score
gerçek sonuç true score
ölçünlendirilmiş sonuç standardised score
bölümsel sonuç çözümlemesi part-score analysis
sonuç-süreç product-process
sözdizimsel sonuç syntactic consequence
Meteorology
sonuç rüzgar resultant wind
Military
tatbikat sonuç raporu post-exercise report
sonuç alıcı silah nominal weapon
sonuç yönetimi consequence management