decide - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

decide

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "decide" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 15 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
decide v. karar vermek
General
decide v. belirlemek
decide v. azmetmek
decide v. aklı kesmek
decide v. sonuca varmak
decide v. karar verdirmek
decide v. kararlaştırmak
decide v. karar vermesini sağlamak
decide v. hüküm vermek
decide v. karar vermek
decide v. hükme bağlamak
decide v. karar kılmak
Trade/Economic
decide karar verme
Law
decide karar vermek
Technical
decide karar vermek

Bedeutungen, die der Begriff "decide" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
decide for something v. bir şeyin lehinde karar vermek
decide on v. hükmetmek
decide up v. seçmek
be left to somebody to decide v. takdirine kalmak
decide upon v. karar vermek
cause to decide v. karar vermesini sağlamak
decide on v. beğenmek
decide up v. karar kılmak
decide on v. karar kılmak
decide up v. beğenmek
decide in favor of something v. bir şeyin lehinde karar vermek
decide against v. aleyhte karar vermek
decide on v. seçmek
decide to take the plunge v. bir şeyi yapmaya karar vermek
decide on v. karar vermek
decide against something v. bir şeyin aleyhinde karar vermek
decide by majority of votes v. oy çokluğu ile karar vermek
decide to not fly v. uçmaktan vazgeçmek
decide by majority of votes v. oy çoğunluğuyla karar vermek
decide unanimously v. oybirliği ile kararlaştırmak
decide unanimously v. oybirliğiyle kararlaştırmak
decide in favor of v. lehine karar vermek
decide to do something v. bir şeyi yapmaya karar vermek
decide to have her baby aborted v. kürtaj yaptırmaya karar vermek
decide to have an abortion v. kürtaj yaptırmaya karar vermek
decide unanimously v. oybirliğiyle karar vermek
Phrasals
decide among some people aralarında bir seçim yapmak
decide between two arasında bir seçim yapmak
decide against someone aleyhinde karar vermek
decide between two arasında bir karar vermek
Speaking
you have three hours to decide karar vermek için üç saatin var
you don't have to decide right now şu anda karar vermek zorunda değilsin
you decide sen karar ver
Trade/Economic
decide by lot kura çekerek karar vermek
Law
decide death penalty idam kararı vermek
Politics
decide to hold an early election erken seçime karar vermek
decide to hold an early election erken seçim kararı almak
decide to go for an early election erken seçime karar vermek
decide to go for an early election erken seçim kararı almak
Construction
decide to demolish yıkım kararı vermek