finding - Türkisch Englisch Wörterbuch

finding

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

finding — Definition

Bedeutung:
bulgu, sonuç
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈfaɪndɪŋ/ – BrE /ˈfaɪndɪŋ/)
Wortart:
İsim: finding (findings)
Synonyme:
result, discovery
Antonyme:
assumption

Bedeutungen von dem Begriff "finding" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 18 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
finding n. bulma
This presents you with the challenge of finding a common approach.
Bu da sizi ortak bir yaklaşım bulma zorluğuyla karşı karşıya bırakır.

More Sentences
finding n. bulgu
According to new findings, the drug is safe.
Yeni bulgulara göre, ilaç güvenlidir.

More Sentences
General
finding n. bulgu
According to new findings, the drug is safe.
Yeni bulgulara göre, ilaç güvenlidir.

More Sentences
finding n. karar
The findings of the jury will be asked soon.
Yakında jüriye kararı sorulacak.

More Sentences
Trade/Economic
finding n. tespit
It has given us an opportunity to make two findings.
Bu bize iki tespitte bulunma fırsatı verdi.

More Sentences
Law
finding n. bulgu
According to new findings, the drug is safe.
Yeni bulgulara göre, ilaç güvenlidir.

More Sentences
General
finding n. keşfedilmiş şey
finding n. sonuç
finding n. bulunmuş şey
finding n. keşif
finding n. kalıntı
finding n. buluş
finding n. bulunmuş
Law
finding n. karar (jürinin verdiği)
finding n. resmi kararı içeren belge
finding n. resmi kararı gösteren beyan
Computer
finding expr. aranıyor
finding expr. bulunuyor

Bedeutungen, die der Begriff "finding" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 104 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
case finding rate n. olgu bulma oranı
General
finding out n. anlama
finding out n. öğrenim
position finding n. yer bulma
preliminary finding n. ön bulgu
finding out n. tahsil
fault finding n. arıza bulma
finding out n. öğrenme
direction finding n. yön bulma
scientific finding n. bilimsel bulgu
finding fault with n. kusur bulma
negative finding n. olumsuz bulgu
research finding n. araştırma bulgusu
key finding n. temel bulgu
finding out n. saptama
main finding n. ana bulgu
chance of finding n. bulma şansı
fault-finding n. beğenmeme
fault-finding n. hata arama
fault-finding n. mızmızlanma
fault-finding n. kusur bulma
fault-finding n. dırdırlanma
fact-finding adj. kanıt toplayan
fault-finding adj. hata bulan
fault-finding adj. eleştirmeye meyilli
fault-finding adj. kusur bulmaya meyilli
fault-finding adj. dırdırlanmaya meyilli
fault-finding adj. mızmızlanmaya meyilli
fault-finding adj. hataları gereksiz yere göze sokan
fault-finding adj. durduk yere hataları büyüten
finding out adv. anlayarak
Phrases
in the absence of such a finding expr. bu tür bir bulgunun yokluğunda
in the absence of such a finding expr. böyle bir bulgunun yokluğunda
Proverb
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek değil öğrenmemek ayıp
Colloquial
water-finding stick n. su bulma çubuğu
trouble has a way of finding me expr. bela bir şekilde beni bulur
Idioms
be like finding a needle in a haystack v. samanlıkta iğne aramak gibi olmak
like finding a needle in a haystack expr. samanlıkta iğne aramak gibi
Speaking
are you finding this job stressful? expr. bu işi stresli buluyor musun?
Trade/Economic
audit finding n. denetim bulgusu
cost finding n. maliyet bulma
cost finding n. maliyet tespiti
fact finding board n. işçi-işveren anlaşmazlığında gerçeği araştırmak ve kamuoyuna açıklamalarda bulunmak için tarafsız kişilerden oluşturulan bir grup
cost finding n. maliyetin hesabı
fact finding mission n. bilirkişi heyeti
have difficulty in finding a market v. pazar bulmakta zorlanmak
Law
fact finding board n. soruşturma kurulu
finding of law n. olaylara geçerli yasal hükümleri uygulayarak sonuç bulma
fact-finding n. araştırma
fact-finding mission n. bilgi toplama heyeti
fact-finding mission n. araştırma heyeti
fact-finding n. bilgi toplama
finding of law n. hukuki kanıt
finding of fact n. mahkemenin sunduğu kanıt
Politics
fact-finding mission n. inceleme misyonu
Technical
analytical finding n. analitik bulgu
direction finding station n. radyo iletki istasyonu
direction finding n. yön bulma
position finding n. konum bulma
position finding n. yer bulma
direction finding system n. kestirme sistemi
Computer
direction finding station n. radyo iletki istasyonu
error finding the source directory n. kaynak dizini bulma hatası
finding user accounts n. kullanıcı adlarını hesaplarını bulma
finding site expr. site bulunuyor
finding host finding host expr. ana makine aranıyor
Telecom
direction finding n. yön bulma
Aeronautic
ground direction finding n. yer yön tayini
ground direction finding station n. yer yön tayin istasyonu
optical direction finding n. optik yön bulma
direction finding n. yön bulma
radio direction finding station n. radyo yön bulma istasyonu
automatic direction finding system n. otomatik yön bulma sistemi
Medical
intraoperative palpation finding n. intraoperatif palpasyon bulgusu
case finding n. vaka saptanması
neurological finding n. nörolojik bulgu
case-finding n. vaka saptanması
clinical finding n. klinik bulgu
a rare finding n. nadir görülen bir bulgu
dose finding study n. doz bulma çalışması
Psychology
word finding n. kelime bulma
Pathology
abnormal cytological finding n. anormal sitolojik bulgu
abnormal radiological finding n. anormal radyolojik bulgu
abnormal ultrasonic finding n. anormal ultrason bulgusu
abnormal biochemical finding n. anormal biyokimya bulgusu
abnormal chromosomal and genetical finding n. anormal kromozomal ve genetik bulgu
abnormal haematological finding n. anormal hematolojik bulgu
Archaeology
finding context n. buluntu konteksi
Environment
fact finding report n. durum tespit raporu
fact finding report (ffr) n. durum tespit raporu
Military
radio direction finding n. telsiz yön kestirmesi
radio position finding n. telsiz kestirmesi
radio direction finding database n. telsiz istikamet bulucu veri bazı
radio direction finding n. telsizle yön bulma
radio range-finding n. telsizle mesafe bulma
direction finding n. yön bulma
mobile direction finding system n. mobil kestirme sistemi
finding direction by night n. geceleyin yön tayini
fact finding mission n. keşif heyeti
height finding radar n. irtifa ölçme radarı
fact finding mission n. keşif grubu
direction finding n. istikamet bulma
position finding n. kestirme