show - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

show

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "show" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 61 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
show v. göstermek
show n. gösteri
Irregular Verb
show v. showed - shown/showed
General
show v. sergilemek
show v. kanıtlamak
show v. açıklamak
show v. kendini göstermek
show v. sahnelemek
show v. belli olmak
show v. öğretmek
show v. belirtmek
show v. oynatmak
show v. söylemek
show v. izhar etmek
show v. delalet etmek
show v. belli etmek
show v. dışa vurmak
show v. meydana çıkarmak
show v. anlatmak
show v. gösterimde olmak
show v. dışarı vurmak
show v. renk vermek
show v. dışavurmak
show v. ibraz etmek
show v. gözükmek
show n. nümayiş
show n. tv programı
show n. radyo
show n. gösteriş
show n. başarı
show n. şans
show n. revü
show n. sergi
show n. taklit
show n. şov
show n. temsil
show n. sahte davranış
show n. saltanat
show n. sükse
show n. izlence
show n. azamet
show n. şatafat
show n. alayiş
show n. debdebe
show n. sonuç
show n. belirti
show n. müsamere
show n. fırsat
show n.
show n. girişim
show n. temaşa
Trade/Economic
show sergi
show görünüş
show gösteriş
show teşhir
Technical
show görünmek
Computer
show göster
show gösterilecekler
show bu kişi ile ilişkili
Sport
show gösteri
Cinema
show görmelik

Bedeutungen, die der Begriff "show" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
show interest in v. rağbet göstermek
show respect v. saygı göstermek
show up v. çıkagelmek
show up v. ortaya çıkmak
show off n. gösteriş
show-off n. caka
slide show slayt gösterisi
General
act in a tv show v. dizide oynamak
appear as a guest on a tv show v. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
appear as a guest on a tv show v. konuk olmak (bir tv programına vb)
be a guest on a tv show v. konuk olmak (bir tv programına vb)
be a guest on a tv show v. konuk olarak katılmak (bir tv programına vb)
be on show v. sergilenmekte olmak
display a show v. gösteri sunmak
get the show on the road at last v. şeytanın bacağını kırmak
have a small part on a tv show v. dizde ufak bir rol oynamak
have nothing to show for it v. elinde ne yaptığını gösterecek hiçbir şey olmamak
host a tv show v. tv programı sunmak
host a tv show v. televizyon programı sunmak
make a show of v. gibi yapmak
make a show of v. numarası yapmak
make a show of v. -mişçesine davranmak
make a show of v. gösteriş yapmak
make a show of v. hava atmak
make a slide show v. slayt gösterisi yapmak
make sorry show v. becerememek
make sorry show v. başarısız olmak
not show v. göstermemek
not show any interest (in somebody/something) v. kılını bile kıpırdatmamak
not show any interest (in somebody/something) v. kılını kıpırdatmamak
not show any interest (in somebody/something) v. kılını oynatmamak
not show any interest (in somebody/something) v. kılını bile oynatmamak
not show mercy v. acımamak
not show one's age v. yaşını göstermemek
not show one's true colors v. rengini belli etmemek
not show one's true colors v. renk vermemek
not to show dirt v. kir götürmek
not to show favoritism to/towards v. ayrım gözetmemek
not to show one' true colors v. rengini belli etmemek
not to show one' true colors v. renk vermemek
not to show one's colours v. renk vermemek
not to show one's true colors v. rengi belli olmamak
not to show one's true colors v. renk vermemek
not to show one's true colors v. rengini belli etmemek
not to show something's true colors v. renk vermemek
not to show something's true colors v. rengi belli olmamak
not to show something's true colors v. rengini belli etmemek
perform a puppet show v. kukla oynatmak
play in a tv show v. dizide oynamak
present a tv show v. tv programı sunmak
present a tv show v. televizyon programı sunmak
put up a poor show v. başarılı olmamak
put up a poor show v. yaptığı iyi olmamak
roots start to show v. dip boyası gelmek
run the show v. yönetmek
run the show v. ipleri ele almak
run the show v. işletmek
run the show v. ipleri almak
show (its) effect (drug etc) v. faydasını göstermek
show (of a movie) v. gösterime sunmak
show (someone) how to get to a place v. yol göstermek
show (someone) how to solve something v. yol göstermek
show a change v. değişiklik göstermek
show a change v. değişim göstermek
show a lack of comprehension v. anlayışsızlık göstermek
show a lack of comprehension v. anlayışssızlık sergilemek
show a lack of respect v. saygısızlık göstermek
show a lack of respect for v. saygıda kusur etmek
show a little love v. biraz sevgi göstermek
show a marked improvement v. gözle görülür bir ilerleme kaydetmek
show a maximum effort v. azami gayret göstermek
show a maximum effort v. azami çaba göstermek
show a reason v. neden göstermek
show a reason v. sebep göstermek
show a strong interest in one's guests v. misafirlerine pervane olmak
show a tendency to v. eğilim göstermek
show a total lack of comprehension v. tam bir anlayışsızlık göstermek
show a valid reason v. geçerli neden göstermek
show ability v. kendini göstermek
show ability v. yetenek göstermek
show ad v. reklam göstermek
show address v. adres göstermek
show affection v. şefkat göstermek
show an alteration v. değişiklik göstermek
show an alteration v. değişim göstermek
show an approach to v. yaklaşım göstermek
show an approach to v. yaklaşım sergilemek
show an exaggerated response to something v. aşırı tepki göstermek
show an increase v. artış kaydetmek
show an increase v. artış göstermek
show an increase v. yükseliş göstermek
show an increase v. yükseliş kaydetmek
show an interest v. alaka göstermek
show an interest in v. ilgi göstermek
show an interest in v. alaka göstermek
show any interest (in) v. kılını bile kıpırdatmamak
show around v. dolaştırmak
show around v. gezdirmek
show attention v. dikkat göstermek
show attention towards v. dikkat göstermek
show awareness v. duyarlılık göstermek
show bad temper v. huysuzluk etmek
show bad temper v. aksileşmek
show behaviour v. davranış göstermek
show cause v. sebep ileri sürmek
show concern for v. yakınlık göstermek
show concern for v. arayıp sormak
show consideration v. saygı göstermek
show consideration v. anlayış göstermek
show consistency v. tutarlılık göstermek
show continuity v. devamlılık göstermek
show courage v. cesaret göstermek
show courtesy v. kibarlık göstermek
show courtesy v. nezaket göstermek
show coyness v. naz yapmak
show coyness v. naz etmek
show decisiveness v. kararlılık göstermek
show decrease v. azalma göstermek
show deference v. paye vermek
show determination v. kararlılık göstermek
show deviation v. sapma göstermek
show dirt v. kir tutmak
show dirt easily v. kir tutmak
show disease symptoms v. hastalık belirtileri göstermek
show displeasure v. memnuniyetsizlik göstermek
show displeasure v. burun kıvırmak
show displeasure v. dudak bükmek
show displeasure v. burun bükmek
show disrespect for v. saygısızlıkta bulunmak
show doggedness against something v. ayak diretmek
show empathy towards v. empati kurmak
show empathy towards v. empati göstermek
show emphaty v. empati kurmak
show evidence v. kanıt göstermek
show evidence of v. kanıtlamak
show evidence of v. kanıtını göstermek/sunmak
show exemplary behaviour v. örnek bir davranış sergilemek
show favor v. torpil yapmak
show favour v. teveccüh göstermek
show favour v. kayırmak
show favouritism to v. fark gözetmek
show firmness v. metanet göstermek
show flexibility v. esneklik göstermek
show forth v. anlatmak
show forth v. açıklamak
show generosity v. büyüklük göstermek
show goodwill v. iyi niyet göstermek
show gratitude v. minnet göstermek
show great care v. itina göstermek
show great interest v. büyük ilgi göstermek
show great performance v. iyi performans sergilemek
show great respect v. el üstünde tutmak
show heroism v. kahramanlık göstermek
show honour to v. ikram etmek
show hospitality v. ağırlamak
show hostility v. düşmanca davranmak
show humility v. boynunu bükmek
show identification v. kimlik göstermek
show in v. içeri almak
show in the balance sheet v. bilançoda göstermek
show incongruity v. uyumsuzluk göstermek
show inconsistency v. tutarsızlık göstermek
show increase v. artış göstermek
show indications v. belirti göstermek
show ingratitude v. nankörlük etmek
show interest v. alaka göstermek
show interest v. ilgi göstermek
show interest v. alakalanmak
show interest in v. alaka göstermek
show interest to v. ilgi duymak
show kindness v. şefkat göstermek
show kindness v. kibarlık göstermek
show leadership v. liderlik göstermek
show low water absorption and translucency properties v. düşük su emme ve ışık geçirgenliği özelliği göstermek
show loyalty v. sadakat göstermek
show mercy v. merhamet etmek
show mercy v. insafa gelmek
show modesty by visiting v. ayağına kadar gelmek
show no appreciation v. kıymet bilmemek
show no interest v. ilgi göstermemek
show no interest v. ilgi duymamak
show no mercy v. merhamet etmemek
show no mercy v. gözünün yaşına bakmamak
show no reaction to v. bana mısın dememek
show no signs of life v. hayat belirtisi göstermemek
show no signs of life v. herhangi bir hayat belirtisi göstermemek
show no signs of life v. hiçbir hayat belirtisi göstermemek
show no signs of tiredness v. yorgunluk belirtisi göstermemek
show no signs of tiredness v. hiçbir yorgunluk belirtisi göstermemek
show off v. hava atmak
show off v. çalım satmak
show off v. racon kesmek
show off v. gururla göstermek
show off v. şov yapmak
show off v. gösteriş yapmak
show off v. havasına girmek
show off v. fiyaka yapmak
show off v. tribünlere oynamak
show off v. göstermek
show off v. fiyaka satmak
show off v. kurum satmak
show off v. şekil yapmak
show off v. caka satmak
show on television v. televizyonda göstermek
show one to one's seat v. birine koltuğunu göstermek
show one to one's seat v. birine oturacağı yeri göstermek
show one's appreciation v. memnuniyetini göstermek
show one's appreciation v. memnuniyetini ifade etmek
show one's class v. klasını göstermek
show one's difference v. farkını ortaya koymak
show one's difference v. farkını göstermek
show one's face v. insan içine çıkmak
show one's face v. kendini göstermek
show one's face v. görünmek
show one's face v. gözükmek
show one's hand v. niyetini açıklamak
show one's hand v. niyetini açığa vurmak
show one's identity card v. kimlik göstermek
show one's kindness v. lütufta bulunmak
show one's misdeeds v. kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmak
show one's skills v. yeteneklerini göstermek
show one's teeth v. diş göstermek
show one's true colors v. rengini belli etmek
show one's true colors v. asıl karakterini açığa vurmak
show one's true colours v. maskesi düşmek
show one's underwear v. frikik vermek
show oneself v. kendisini göstermek
show oneself v. görünmek
show oneself v. kendini hissettirmek
show oneself v. gözükmek
show oneself v. piyasaya çıkmak
show oneself v. ortaya çıkmak
show oneself in one's true colours v. rengini belli etmek
show oneself up v. kendini ön plana çıkarmak
show out v. uğurlamak
show out v. kovmak
show parallelism with v. paralellik göstermek
show parallelism with v. paralellik taşımak
show passive resistance v. pasif direniş sergilemek
show patience v. sabır göstermek
show performance v. performans sergilemek
show performance v. performans göstermek
show potential v. potansiyel sergilemek
show potential v. potansiyel teşkil etmek
show potential v. potansiyel göstermek
show power v. güç göstermek
show promise v. umut vadetmek
show promise v. başarılı olacağa benzemek
show reason v. neden göstermek
show reason v. gerekçe göstermek
show reason v. sebep göstermek
show reference v. referans göstermek
show regard to v. dikkate almak
show regard to v. göz önünde bulundurmak
show regret v. üzüntüsünü göstermek
show regret v. pişmanlığını göstermek
show reluctance v. mırın kırın etmek
show remorse v. pişmanlık göstermek
show resistance v. mukavemet göstermek
show respect v. hürmet etmek
show respect v. saygılı olmak
show result v. netice vermek
show result v. sonuç vermek
show round v. gezdirmek
show sensitivity v. hassasiyet göstermek
show sign of life v. yaşam belirtisi göstermek
show signs of v. birinde belirli bir şeyin belirtileri gözükmek
show signs of life v. hayat belirtisi göstermek
show signs of something v. (yorgunluk/bıkkınlık) belirtileri göstermek
show signs of tiring v. yorgunluk belirtileri göstermek
show signs of tiring v. yorulma belirtileri göstermek
show similarities v. benzerlikler göstermek
show similarity v. benzerlik göstermek
show skill v. maharet göstermek
show skill v. beceri göstermek
show some good will towards change v. değişim yolunda biraz olsun iyi niyet göstermek
show some promise v. umut vermek
show somebody the door v. kovmak
show somebody to one's place v. yerini göstermek
show somebody up v. utandırmak
show somebody up v. rezil etmek
show someone around v. birini gezdirmek
show someone around v. birine etrafı göstermek
show someone around v. birine rehberlik etmek
show someone in v. birini içeri almak
show someone in v. birini içeriye buyur etmek
show someone in v. birini buyur etmek
show someone one's badge v. rozetini göstermek
show someone out v. birini kapıya kadar uğurlamak
show someone respect v. birine saygı göstermek
show someone round v. gezdirmek (birisini)
show someone the door v. birini kapı dışarı etmek
show someone the door v. birine kapıyı göstermek
show someone the door v. birini kovmak
show someone the way to do something v. birine bir şeyin nasıl yapıldığını göstermek
show someone to a seat v. birine koltuğunu göstermek
show someone to a seat v. birine oturacağı yeri göstermek
show someone up v. birinin foyasını ortaya çıkarmak
show someone up v. birini utandırmak
show something up v. bir şeyi açıkça göstermek
show strength v. güç göstermek
show success v. başarı göstermek
show sympathy v. halden anlamak
show teeth v. diş göstermek
show tendency to v. eğilim göstermek
show tenderness v. şefkat göstermek
show that v. haber vermek
show the door v. kovmak
show the evidence of v. kanıtlamak
show the evidence of v. kanıtını göstermek/sunmak
show the house v. evi göstermek
show the right course v. doğru yolu göstermek
show the right way v. doğru yolu göstermek
show the true way v. doğru yolu göstermek
show the way v. yol göstermek
show the white feather v. korkmak
show the white feather v. gözü korkmak
show to be irresponsible v. sorumsuz görünmek
show tolerance v. tölerans göstermek
show tolerance v. hoşgörü göstermek
show tolerance v. tolerans tanımak
show tolerance v. esneklik göstermek
show tolerance v. tolerans göstermek
show tolerance towards v. tolerans göstermek
show ultimate attention v. aşırı özen göstermek
show understanding v. anlayış göstermek
show understanding v. anlayış sergilemek
show up v. boy göstermek
show up v. görünmek
show up v. göstermek
show up v. gözükmek
show up v. ortaya çıkarmak
show up v. gelivermek
show up v. yanlışlığı kanıtlamak
show up v. meydana çıkmak
show up v. belli olmak
show up v. yüze çıkmak
show up v. sırıtmak
show up v. açığa çıkarmak
show up v. ortaya çıkmak
show up ahead of time v. (söylenenden/beklenenden/duyurulan zamandan) önce gelmek/varmak/ulaşmak
show up somebody's lies v. yalanını çıkarmak
show usefulness v. yararlılık göstermek
show weakness v. zayıflık göstermek
show weakness v. zaafiyet göstermek
show with finger v. parmağı ile göstermek
to show regard to v. göz önünde bulundurmak
want to show goodwill v. iyi niyetini göstermek istemek
watch a tv show v. dizi izlemek
a colorful show n. renkli bir gösteri
air show n. hava gösterisi
air show n. uçuş gösterisi
air show n. uçakların havada yaptığı gösteri
art show n. resim sergisi
ballet show n. bale gösterisi
bikini show n. bikini şov
catwalk show n. defile gösterisi
chat show n. sohbet programı
cooking show n. yemek programı
dance show n. dans gösterisi
dog show n. köpek yarışması
dog show n. köpek gösterisi
dumb show n. pandomim
eulogy show in ottoman culture and entertainment life n. ortaoyunu
eulogy show in ottoman culture and entertainment life n. tuluat
eulogy show in ottoman culture and entertainment life n. meddahlık
fashion show n. defile
fire eaters show n. ateş yutma gösterisi
fireworks show n. havai fişek gösterisi
flicker show n. sinema filmi
flicker show n. video
flicker show n. sinema
flicker show n. film
floor show n. eğlence programı
freak show n. ucube gösterisi
free show n. göz banyosu
galanty show n. kukla oyunu
game show n. oyun spor gösterisi
game show n. yarışma programı
horse show n. konkurhipik
ice show n. buz gösterisi
live music show n. canlı müzik gösterisi
live show n. canlı gösteri
motion-picture show n. sinema filmi
moving-picture show n. sinema filmi
music show n. müzik gösterisi
no show n. rezervasyonlu olduğu halde gitmeme
no show socks n. babet çorap
non-scripted show n. senaryosuz şow programı
one who loves to show off n. gösteriş düşkünü
one who loves to show off n. kovalak
one-man show n. tek kişilik gösteri
one-man show n. tek kişilik sergi
only for show n. göstermelik
picture show n. sinema filmi
puppet show n. kukla oyunu
puppet show n. kukla gösterisi
quiz show n. radyo bilgi yarışması
quiz show n. bilgi yarışması
quiz show n. yarışma programı
quiz show n. tv bilgi yarışması
raree show n. manzara
runway show n. mankenlerin podyumda yürümesi
show and tell n. sunum/anlatım/sunuş
show bill n. duvar ilanı
show bill n. tiyatro afişi
show bill n. afiş (tiyatro)
show biz n. oyunculuk
show biz n. artistlik
show board n. pano
show board n. ilan tahtası
show business n. oyunculuk
show business n. gösteri dünyası
show business n. artistlik
show business n. sinemacılık
show business n. eğlence dünyası
show card n. afiş (tiyatro)
show card n. afiş
show card n. duvar ilanı
show card n. tiyatro afişi
show card n. ilan
show case n. vitrin
show center n. gösteri merkezi
show flat n. örnek daire
show girl n. dansçı kız
show glass n. vitrin
show jumping n. engelli atlama
show man n. gösteri adamı
show of strength n. güç gösterisi
show of strength n. kuvvet gösterisi
show of strength n. gövde gösterisi
show off n. gösteriş
show pony n. gösteriş budalası
show pony n. gösterişçi
show tune n. gösteri müziği
show window n. vitrin
show window n. sergi
show windows n. vitrinler
show-down n. müsabaka
show-down n. karşılaşma
show-off n. cakacı
show-off n. fiyaka
show-off n. gösteriş
show-off n. afi
show-off n. gösterişçi
show-off n. gösteriş düşkünü
show-off n. fiyakacı
show-off n. gösteriş yapan kimse
show-off n. artist
show-off n. havalı
side show n. küçük şov
slide show n. saydam gösterisi
solo show n. kişisel sergi
street show n. sokak gösterisi
street show n. sokak şovu
strip-show n. striptiz
sword swallowing show n. kılıç yutma gösterisi
talent show n. yetenek/kabiliyet gösterisi
talent show n. yetenek yarışması
talk show producer n. talk show yapımcısı
the puppet show n. kukla gösterisi
variety show n. gösterim
variety show n. değişik gösteri
variety show n. varyete
wedding tv show n. evlilik programı
on show adj. gösterimde
on show adj. gösterilmekte
on show adj. sergilenmekte
show-stopping adj. hayranlık uyandıran veya şaşırtan (söz/hareket)
show-stopping adj. alkıştan oyunun (örn. bir piyesin) birkaç saniyeliğine durmasına neden olan (çok güzel bir hareket ya da söz)
show-through adj. transparan
show-through adj. saydam
for show adv. göstermelik
for show adv. gösteriş olsun diye
for show only adv. göstermelik
good show! interj. aferin!
Phrasals
show around etrafı gezdirmek
show round etrafı gezdirmek
show someone around gezdirmek (birisini)
show someone around birine etrafı gezdirmek
show someone in içeriye kadar eşlik etmek
show someone into somewhere içeriye kadar eşlik etmek
show someone up as something birinin ne mal olduğunu göstermek
show someone up as something birinin maskesini düşürmek
show someone up as something ortaya çıkarmak
show up çıkagelmek
Phrases
as we show gösterdiğimiz gibi
enjoy the show i̇yi seyirler dileriz
our findings show that bulgularımıza göre
Colloquial
(jolly) good show! mükemmel!
(jolly) good show! harika!
all show and no go kuru gürültü
all show and no go görüntü var ses yok
enjoy the show iyi seyirler (dileriz)
kick-ass show muhteşem şov
make a show of gösterişinde olmak
make a show of gibi göstermek
make a show of gösteriş yapmak
make a show of numara yapmak
make a show of gibi oynamak