açıklamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

açıklamak



Bedeutungen von dem Begriff "açıklamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 97 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
açıklamak clarify v.
açıklamak explain v.
açıklamak make public v.
General
açıklamak impart v.
açıklamak enucleate v.
açıklamak represent v.
açıklamak make something clear v.
açıklamak plead v.
açıklamak lay open v.
açıklamak intimate v.
açıklamak expound v.
açıklamak elucidate v.
açıklamak publish v.
açıklamak develop v.
açıklamak express v.
açıklamak unclose v.
açıklamak account for something v.
açıklamak dot the i's v.
açıklamak explicate v.
açıklamak profess v.
açıklamak divulge v.
açıklamak announce v.
açıklamak evidence v.
açıklamak declare v.
açıklamak dilate v.
açıklamak gloss v.
açıklamak unveil v.
açıklamak account for v.
açıklamak denunciate v.
açıklamak get v.
açıklamak unfold v.
açıklamak set up v.
açıklamak resolve v.
açıklamak deliver oneself of v.
açıklamak paraphrase v.
açıklamak clear v.
açıklamak state v.
açıklamak render v.
açıklamak attest v.
açıklamak declassify v.
açıklamak show v.
açıklamak give something publicity v.
açıklamak show forth v.
açıklamak explain v.
açıklamak account v.
açıklamak verbalize v.
açıklamak get across v.
açıklamak put across v.
açıklamak assert v.
açıklamak certify v.
açıklamak construe v.
açıklamak define v.
açıklamak enlighten v.
açıklamak demonstrate v.
açıklamak let on v.
açıklamak put v.
açıklamak interpret v.
açıklamak disclose v.
açıklamak divulge something to someone v.
açıklamak verbalise v.
açıklamak indicate v.
açıklamak release v.
açıklamak talk v.
açıklamak addeem [obsolete] v.
açıklamak addoom [obsolete] v.
açıklamak air v.
açıklamak rede v.
açıklamak remean [obsolete] v.
açıklamak tell v.
açıklamak comment v.
açıklamak unbosom v.
açıklamak eclaircise v.
açıklamak unbreast v.
açıklamak uncloud v.
Phrasals
açıklamak set forth v.
açıklamak let on v.
açıklamak give out v.
açıklamak cue in v.
Colloquial
açıklamak make clear v.
açıklamak come into the open v.
Idioms
açıklamak let on about v.
açıklamak bring into open v.
açıklamak lift the curtain (on something) v.
açıklamak raise the curtain (on something) v.
açıklamak raise the curtain v.
açıklamak lift the curtain v.
Trade/Economic
açıklamak explain v.
açıklamak declare v.
açıklamak disclose v.
açıklamak reveal v.
açıklamak elucidate v.
Law
açıklamak disclose v.
Politics
açıklamak clear up v.
açıklamak proclaim v.
açıklamak display v.
Technical
açıklamak interpret v.
Aeronautic
açıklamak illustrate v.

Bedeutungen, die der Begriff "açıklamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 178 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
aydınlatma amacıyla açıklamak demystify v.
doğrusunu açıklamak straighten out v.
mitlerin gerçek olay veya kişiler üzerine kurulduğunu ileri süren teoriyle açıklamak euhemerize v.
örneklerle açıklamak illustrate v.
niyetini açıklamak show one's hand v.
önceden açıklamak premise v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili doğruları açıklamak set the record straight v.
kabaca açıklamak sketch v.
nedenini açıklamak account for v.
birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak spell something out v.
birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak spell something out for v.
notlarla açıklamak annotate v.
doğrusunu açıklamak straighten v.
kamuoyuna açıklamak publish v.
çizerek açıklamak delineate v.
mantığa göre açıklamak rationalize v.
kısa ve öz biçimde açıklamak encapsule v.
bir şeyi etkili bir şekilde açıklamak/söylemek put something over v.
kısa ve öz biçimde açıklamak encapsulate v.
tekrar açıklamak go over v.
mitolojinin kişilerin ilahlaştırılmasından doğduğunu kabul eden kuramla açıklamak euhemerize v.
gizli bir bilgiyi açıklamak take the lid off v.
halka açıklamak roll out v.
sırrını açıklamak give away v.
başka resimlerle açıklamak grangerize v.
daha fazla resimle açıklamak grangerize v.
zarar açıklamak declare loss v.
zarar açıklamak announce loss v.
ayrıntılarıyla açıklamak circumstantiate v.
kararı açıklamak announce the decision v.
ayrıntılarıyla açıklamak explain in details v.
sır açıklamak disclose a secret v.
sır açıklamak reveal a secret v.
kamuya açıklamak declare to the public v.
inandırıcı bir biçimde açıklamak drive the point home v.
örneklerle açıklamak exemplify v.
-i açıklamak account for v.
-i tekrar açıklamak go over v.
-i açıklamak throw light on v.
-i açıklamak shed light on v.
anlamını açıklamak interpret v.
üstüne basa basa açıklamak imply v.
başka sözcüklerle açıklamak paraphrase v.
kararı açıklamak pass sentence on v.
görüşlerini açıklamak pass an opinion on v.
görüşlerini açıklamak pass a remark v.
mahkeme kararını açıklamak pass sentence on v.
kamuya açıklamak promulgate v.
kamuya açıklamak announce something to the public v.
tam olarak açıklamak set out in full v.
(bir şey) hakkında şüphelerini açıklamak/belirtmek express doubts about v.
kamuoyuna açıklamak announce something to the public v.
kamuoyuna açıklamak declare to the public v.
geniş olarak açıklamak amplify v.
düşüncesini açıklamak comment v.
örnekle açıklamak demonstrate v.
başka resimlerle açıklamak grangerise v.
daha fazla resimle açıklamak grangerise v.
mitlerin gerçek olay veya kişiler üzerine kurulduğunu ileri süren teoriyle açıklamak euhemerise v.
mitolojinin kişilerin ilahlaştırılmasından doğduğunu kabul eden kuramla açıklamak euhemerise v.
mantığa göre açıklamak rationalise v.
gerçek kimliğini açıklamak reveal one's true identity v.
düşüncesini açıklamak make a remark v.
dövmesinin anlamını açıklamak explain the meaning of his tattoo v.
(sınav vb) sonuçları açıklamak announce the results v.
(sınav vb) sonuç açıklamak announce the results v.
sınav sonuçlarını açıklamak announce/declare the test scores/results v.
desteklediğini açıklamak (resmi bir toplantıda bir fikri) second v.
yeniden göstererek açıklamak redemonstrate v.
yeniden açıklamak re-explain v.
özelliğini açıklamak characterize v.
özelliğini açıklamak characterise v.
yeniden anlamını açıklamak reinterpret v.
düşüncelerini açıklamak unbosom v.
bir şeyle ilgili olduğunu açıklamak declare an interest v.
bir şeyle ilgili olduğunu açıklamak declare one's interest v.
kandırılan birine gerçekleri açıklamak unbeguile v.
nihayet açıklamak unbotton v.
doğruları açıklamak undeceive v.
Phrasals
kaba hatlarıyla açıklamak chalk out v.
herkese açıklamak put forth v.
baştan sona açıklamak block out v.
etraflıca açıklamak block out v.
etraflıca açıklamak block something out v.
(birine bir şeyi) anlatmak/söylemek/açıklamak/göstermek run by v.
eşcinsel, biseksüel olduğunu açıklamak come out v.
tutumunu açıklamak come out v.
açıklamak/izah etmek account for v.
ayrıntılarına kadar açıklamak break down v.
ayrıntılarıyla açıklamak expand on v.
ayrıntılarıyla/çizerek vb açıklamak plot something out v.
ayrıntılı biçimde açıklamak expand on v.
birisine bir şeyi her yönüyle açıklamak walk somebody through something v.
bir şeyi açıklamak lay something out v.
biriyle ilgili karar/fikir açıklamak pronounce something on someone or something v.
göstermek/açıklamak point something up v.
göstermek/açıklamak point up something v.
kısaca anlatmak/açıklamak sketch out something v.
kısaca anlatmak/açıklamak sketch in something v.
resimli örneklerle göstermek/açıklamak illustrate something with something v.
(birine bir şey) sunmak/açıklamak represent something to someone v.
yüksek sesle açıklamak call out v.
bir şeyin gerçek değerini/önemini açıklamak get (something) in perspective v.
bir şeyin gerçek değerini/önemini açıklamak get (something) into perspective v.
birine bir şeyi açıklamak disclose something to someone v.
Phrases
açıklamak gerekirse to make it clear expr.
açıklamak gerekirse just to clarify expr.
açıklamak gerekirse to clarify expr.
Colloquial
sırasıyla anlatmak/açıklamak break it down v.
gerçekleri açıklamak fack v.
Idioms
konuyu ana hatlarıyla açıklamak be in a nutshell v.
bir haberi açıklamak put (out) on the street v.
bütün detayları açıklamak cite (something) chapter and verse v.
fikrini açıklamak air (one's) opinion v.
açıklamak durumunda kalmak give an account of v.
adaylığını açıklamak throw one's hat in the ring v.
adaylığını açıklamak toss one's hat into the ring v.
ayrıntılarıyla açıklamak map out v.
ayrıntılarıyla açıklamak explain at great length v.
ayrıntılı/detaylı açıklamak flesh something out v.
ayrıntılı/detaylı açıklamak flesh out something v.
birine desteğini açıklamak come out in favor of someone v.
bir sırrı açıklamak let the cat out of the bag v.
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let somebody in on something v.
birine desteğini açıklamak come out for someone v.
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let in on v.
gerekçesini açıklamak make a case for something v.
gizini çözmek/açıklamak take the wraps off something v.
en anlaşılır veya ayrıntılı biçimde açıklamak spell out v.
görüşünü açıklamak take up a position v.
hiçbir şeyi gizlemeden açıklamak make no bones about v.
gününü açıklamak name the day v.
iyi açıklamak get something across (to someone) v.
iyi açıklamak put something across (to someone) v.
olup biteni açıklamak put in the picture v.
kamuya açıklamak take something public v.
kararı açıklamak hand a verdict down (to someone) v.
kamuya açık bir yerde insanlara ulaşmak amacıyla görüşlerini açıklamak speak from a soapbox v.
kararı açıklamak hand a decision down (to someone) v.
kısaca belirtmek/açıklamak put something in a nutshell v.
resmi olarak beyan etmek/açıklamak go on record v.
sırrı açıklamak blow the gaff v.
(sorulmadan) görüşünü açıklamak put in your two penn'orth v.
(özellikle ünlü birisiyle olan) ilişkisini açıklamak kiss and tell v.
umut olmadığını açıklamak close the doors v.
uzun uzadıya açıklamak labour the point v.
(sorulmadan) görüşünü açıklamak stick in your two penn'orth v.
(sırrı vb) açıklamak spill the works v.
uzun uzun açıklamak explain at great length v.
(sorulmadan) görüşünü açıklamak put in/stick in your two penn'orth v.
(sırrı vb) açıklamak spill the beans v.
(bir haberi/sırrı) açıklamak/ifşa etmek/sağda solda/uluorta konuşmak/etrafa duyurmak put something on the street v.
Speaking
açıklamak zor it's hard to explain expr.
açıklamak zorunda değilsin you don't have to explain expr.
bunu açıklamak zor it's hard to explain expr.
Slang
eşcinsel olduğunu açıklamak come out v.
her şeyi açıklamak spill guts v.
Trade/Economic
kar açıklamak declare profits v.
kamuya açıklamak disclose v.
kar açıklamak announce profits v.
umuma açıklamak publish v.
hisse senedi ve tahvil ihraç eden şirketlerin açıklamak zorunda oldukları bilgileri içeren belge prospectus n.
kamu oyunda tartışmalı bir konu hakkında bilgi sunmak veya belirli bir görüşü açıklamak üzere verilen reklam advocacy advertising n.
Law
resmen açıklamak testify v.
davasını açıklamak to state a case v.
masumiyetini açıklamak exculpate v.
bir yasanın anlamını açıklamak amacıyla çıkarılan kanun declaratory statute n.
Politics
bir yoğunlaşmanın hukuka aykırı olduğunu açıklamak declare a concentration unlawful v.
kamuya açıklamak make public v.
kamuya açıklamak make a proclamation v.
resmen açıklamak declare publicly v.
resmen açıklamak nuncupate v.
hükümetin politikasını açıklamak maksadıyla yayınlanan belge state paper n.
Technical
anlamını açıklamak interpret v.
Computer
parametreler ile açıklamak parameterize v.
parametreler ile açıklamak parameterise v.
Linguistics
başka sözcüklerle açıklamak turn v.
Religious
inancını açıklamak testify v.