açıklamak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

açıklamak



Bedeutungen von dem Begriff "açıklamak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 79 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
açıklamak make public v.
açıklamak clarify v.
açıklamak explain v.
General
açıklamak enucleate v.
açıklamak impart v.
açıklamak express v.
açıklamak unclose v.
açıklamak represent v.
açıklamak make something clear v.
açıklamak plead v.
açıklamak let on v.
açıklamak show forth v.
açıklamak explain v.
açıklamak verbalise v.
açıklamak account v.
açıklamak verbalize v.
açıklamak assert v.
açıklamak certify v.
açıklamak get across v.
açıklamak construe v.
açıklamak put v.
açıklamak release v.
açıklamak elucidate v.
açıklamak lay open v.
açıklamak intimate v.
açıklamak expound v.
açıklamak put across v.
açıklamak publish v.
açıklamak develop v.
açıklamak account for something v.
açıklamak dot the i's v.
açıklamak enlighten v.
açıklamak explicate v.
açıklamak profess v.
açıklamak divulge v.
açıklamak announce v.
açıklamak evidence v.
açıklamak declare v.
açıklamak disclose v.
açıklamak interpret v.
açıklamak denunciate v.
açıklamak define v.
açıklamak clear v.
açıklamak divulge something to someone v.
açıklamak state v.
açıklamak render v.
açıklamak indicate v.
açıklamak get v.
açıklamak unfold v.
açıklamak set up v.
açıklamak resolve v.
açıklamak deliver oneself of v.
açıklamak paraphrase v.
açıklamak dilate v.
açıklamak gloss v.
açıklamak unveil v.
açıklamak account for v.
açıklamak attest v.
açıklamak declassify v.
açıklamak show v.
açıklamak demonstrate v.
açıklamak give something publicity v.
Phrasals
açıklamak let on
açıklamak give out
Colloquial
açıklamak make clear
açıklamak come into the open
Idioms
açıklamak bring into open
açıklamak let on about
Trade/Economic
açıklamak elucidate
açıklamak reveal
açıklamak disclose
açıklamak declare
açıklamak explain
Law
açıklamak disclose
Politics
açıklamak display
açıklamak proclaim
açıklamak clear up
Technical
açıklamak interpret
Aeronautic
açıklamak illustrate

Bedeutungen, die der Begriff "açıklamak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 146 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(bir şey) hakkında şüphelerini açıklamak/belirtmek express doubts about v.
(sınav vb) sonuçları açıklamak announce the results v.
(sınav vb) sonuç açıklamak announce the results v.
anlamını açıklamak interpret v.
aydınlatma amacıyla açıklamak demystify v.
ayrıntılarıyla açıklamak circumstantiate v.
ayrıntılarıyla açıklamak explain in details v.
başka resimlerle açıklamak grangerise v.
başka resimlerle açıklamak grangerize v.
başka sözcüklerle açıklamak paraphrase v.
bir şeyi etkili bir şekilde açıklamak/söylemek put something over v.
birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak spell something out v.
birine bir şeyi ayrıntılarıyla açıklamak spell something out for v.
çizerek açıklamak delineate v.
daha fazla resimle açıklamak grangerize v.
daha fazla resimle açıklamak grangerise v.
desteklediğini açıklamak (resmi bir toplantıda bir fikri) second v.
doğrusunu açıklamak straighten v.
doğrusunu açıklamak straighten out v.
dövmesinin anlamını açıklamak explain the meaning of his tattoo v.
düşüncesini açıklamak make a remark v.
düşüncesini açıklamak comment v.
geniş olarak açıklamak amplify v.
gerçek kimliğini açıklamak reveal one's true identity v.
gizli bir bilgiyi açıklamak take the lid off v.
görüşlerini açıklamak pass a remark v.
görüşlerini açıklamak pass an opinion on v.
halka açıklamak roll out v.
-i açıklamak throw light on v.
-i açıklamak account for v.
-i açıklamak shed light on v.
-i tekrar açıklamak go over v.
inandırıcı bir biçimde açıklamak drive the point home v.
insanların bildiklerinin yanlış olduğunu göstermek amacıyla durum ile ilgili doğruları açıklamak set the record straight v.
kabaca açıklamak sketch v.
kamuoyuna açıklamak declare to the public v.
kamuoyuna açıklamak publish v.
kamuoyuna açıklamak announce something to the public v.
kamuya açıklamak promulgate v.
kamuya açıklamak declare to the public v.
kamuya açıklamak announce something to the public v.
kararı açıklamak pass sentence on v.
kararı açıklamak announce the decision v.
kısa ve öz biçimde açıklamak encapsulate v.
kısa ve öz biçimde açıklamak encapsule v.
mahkeme kararını açıklamak pass sentence on v.
mantığa göre açıklamak rationalise v.
mantığa göre açıklamak rationalize v.
mitlerin gerçek olay veya kişiler üzerine kurulduğunu ileri süren teoriyle açıklamak euhemerise v.
mitlerin gerçek olay veya kişiler üzerine kurulduğunu ileri süren teoriyle açıklamak euhemerize v.
mitolojinin kişilerin ilahlaştırılmasından doğduğunu kabul eden kuramla açıklamak euhemerise v.
mitolojinin kişilerin ilahlaştırılmasından doğduğunu kabul eden kuramla açıklamak euhemerize v.
nedenini açıklamak account for v.
niyetini açıklamak show one's hand v.
notlarla açıklamak annotate v.
önceden açıklamak premise v.
örnekle açıklamak demonstrate v.
örneklerle açıklamak illustrate v.
örneklerle açıklamak exemplify v.
sınav sonuçlarını açıklamak announce/declare the test scores/results v.
sır açıklamak reveal a secret v.
sır açıklamak disclose a secret v.
sırrını açıklamak give away v.
tam olarak açıklamak set out in full v.
tekrar açıklamak go over v.
üstüne basa basa açıklamak imply v.
zarar açıklamak declare loss v.
zarar açıklamak announce loss v.
Phrasals
(birine bir şey) sunmak/açıklamak represent something to someone
ayrıntılarına kadar açıklamak break down
ayrıntılarıyla açıklamak expand on
ayrıntılarıyla/çizerek vb açıklamak plot something out
ayrıntılı biçimde açıklamak expand on
bir şeyi açıklamak lay something out
birisine bir şeyi her yönüyle açıklamak walk somebody through something
biriyle ilgili karar/fikir açıklamak pronounce something on someone or something
göstermek/açıklamak point something up
göstermek/açıklamak point up something
kısaca anlatmak/açıklamak sketch out something
kısaca anlatmak/açıklamak sketch in something
resimli örneklerle göstermek/açıklamak illustrate something with something
yüksek sesle açıklamak call out
Phrases
açıklamak gerekirse just to clarify
açıklamak gerekirse to clarify
açıklamak gerekirse to make it clear
Idioms
(bir haberi/sırrı) açıklamak/ifşa etmek/sağda solda/uluorta konuşmak/etrafa duyurmak put something on the street
(özellikle ünlü birisiyle olan) ilişkisini açıklamak kiss and tell
(sırrı vb) açıklamak spill the works
(sırrı vb) açıklamak spill the beans
(sorulmadan) görüşünü açıklamak put in/stick in your two penn'orth
(sorulmadan) görüşünü açıklamak stick in your two penn'orth
(sorulmadan) görüşünü açıklamak put in your two penn'orth
açıklamak durumunda kalmak give an account of
adaylığını açıklamak throw one's hat in the ring
adaylığını açıklamak toss one's hat into the ring
ayrıntılarıyla açıklamak map out
ayrıntılarıyla açıklamak explain at great length
ayrıntılı/detaylı açıklamak flesh out something
ayrıntılı/detaylı açıklamak flesh something out
bir sırrı açıklamak let the cat out of the bag
birine desteğini açıklamak come out in favor of someone
birine desteğini açıklamak come out for someone
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let somebody in on something
birine gizli/herkesin bilmediği bir sırrı açıklamak let in on
en anlaşılır veya ayrıntılı biçimde açıklamak spell out
gerekçesini açıklamak make a case for something
gizini çözmek/açıklamak take the wraps off something
görüşünü açıklamak take up a position
gününü açıklamak name the day
hiçbir şeyi gizlemeden açıklamak make no bones about
iyi açıklamak put something across (to someone)
iyi açıklamak get something across (to someone)
kamuya açık bir yerde insanlara ulaşmak amacıyla görüşlerini açıklamak speak from a soapbox
kamuya açıklamak take something public
kararı açıklamak hand a decision down (to someone)
kararı açıklamak hand a verdict down (to someone)
kısaca belirtmek/açıklamak put something in a nutshell
olup biteni açıklamak put in the picture
resmi olarak beyan etmek/açıklamak go on record
sırrı açıklamak blow the gaff
umut olmadığını açıklamak close the doors
uzun uzadıya açıklamak labour the point
uzun uzun açıklamak explain at great length
Speaking
açıklamak zor it's hard to explain
açıklamak zorunda değilsin you don't have to explain
bunu açıklamak zor it's hard to explain
Slang
eşcinsel olduğunu açıklamak come out
her şeyi açıklamak spill guts
Trade/Economic
hisse senedi ve tahvil ihraç eden şirketlerin açıklamak zorunda oldukları bilgileri içeren belge prospectus
kamu oyunda tartışmalı bir konu hakkında bilgi sunmak veya belirli bir görüşü açıklamak üzere verilen reklam advocacy advertising
kamuya açıklamak disclose
kar açıklamak declare profits
kar açıklamak announce profits
umuma açıklamak publish
Law
bir yasanın anlamını açıklamak amacıyla çıkarılan kanun declaratory statute
davasını açıklamak to state a case
masumiyetini açıklamak exculpate
Politics
bir yoğunlaşmanın hukuka aykırı olduğunu açıklamak declare a concentration unlawful
hükümetin politikasını açıklamak maksadıyla yayınlanan belge state paper
kamuya açıklamak make public
kamuya açıklamak make a proclamation
resmen açıklamak nuncupate
resmen açıklamak declare publicly
Technical
anlamını açıklamak interpret
Computer
parametreler ile açıklamak parameterise
parametreler ile açıklamak parameterize