gather - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

gather

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "gather" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
gather v. toplanmak
gather v. devşirmek
gather v. bir araya getirmek
gather v. toplamak
gather v. toplamak
gather v. bir araya getirmek
General
gather v. biriktirmek
gather v. irin toplamak
gather v. toparlanmak
gather v. büzdürmek
gather v. yığmak
gather v. sonuç çıkarmak
gather v. büzgü yapmak
gather v. kazanmak
gather v. iltihaplanmak
gather v. seçmek
gather v. tutmak
gather v. ölmek
gather v. bir araya getirmek
gather v. dermek
gather v. bir araya gelmek
gather v. büzmek
gather v. anlamak
gather v. birikmek
gather v. kendini toplamak
gather v. artmak
gather v. toplanmak (irin)
gather v. büyümek
gather v. çoğalmak
gather v. toplamak
gather n. büzgü
Technical
gather fiska-damla
gather fıska-damla
Telecom
gather toplamak
Apiculture
gather bal veya polen toplamak

Bedeutungen, die der Begriff "gather" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 99 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
gather up v. toplamak
gather to bid farewell to v. son yolculuğuna uğurlamak için toplanmak
gather speed v. hız kazanmak
gather up v. çitmek
gather together v. toplaşmak
gather round v. toplanmak
gather one's brows v. kaşlarını çatmak
gather mushrooms v. mantar toplamak
gather up v. biriktirmek
gather around the same table v. aynı masanın çevresinde toplanmak
gather up v. bir araya getirmek
gather oneself together v. kendine gelmek
gather moisture v. nemlenmek
gather together v. derlemek
gather information v. bilgi toplamak
gather together v. dertop etmek
gather news v. haber toplamak
gather around the same table v. aynı masada toplanmak
gather under a single roof v. tek çatı altında toplamak
gather evidence v. delil toplamak
gather strength v. toparlanmak
gather under a single roof v. çatı altında toplamak
gather under a single roof v. bir çatı altında toplamak
gather experience v. deneyim sahibi olmak
gather experience v. deneyim sağlamak
gather attention v. dikkat toplamak
gather under the same roof of v. çatısı altında toplanmak
gather strength v. güç kazanmak
gather in (a place) v. temerküz etmek
gather dust v. tozlanmak
gather speed v. ivme kazanmak
gather speed v. ivme yakalamak
gather under the roof v. çatı altında toplamak
gather evidence v. kanıt toplamak
gather spectators v. seyirci toplamak
gather speed v. hızlanmak
gather around v. etrafında toplanmak
gather one's brows v. kaşını çatmak
gather one's brows v. kaş çatmak
gather crop v. mahsul kaldırmak
gather eggs v. yumurta toplamak
gather pace v. hız kazanmak
wool-gather v. hayale dalmak
gather round v. (moral ya da maddi açıdan) destek sağlamak
gather round v. yardımcı olmak
gather oneself up v. kendini toparlamak
gather round v. el uzatmak
gather oneself up v. kendine gelmek
gather round v. kol kanat germek
gather thoughts v. zihnini toplamak
gather moss v. yosunlanmak
gather to protest v. gösteri düzenlemek
crowd to gather v. kalabalık toplanmak
gather strength v. güç toplamak
gather speed v. hız almak
gather someone together in a room v. birilerini bir odada toplamak
gather someone together in a room v. birilerini bir odaya toplamak
gather something from someone v. birilerinden bir şeyler toplamak
gather someone around oneself v. birilerini etrafında toplamak
gather someone in v. birilerini bir yerde toplamak
gather someone into somewhere v. birilerini bir yerde toplamak
gather the clothes v. (dışarıdan/oradan buradan) kıyafetleri toplamak
unite/gather under one flag v. bir/tek bayrak altında toplamak
unite/gather under a single flag v. bir/tek bayrak altında toplamak
gather information about v. hakkında bilgi toplamak
gather under the same roof v. aynı çatı altında toplanmak
gather momentum v. hız kazanmak
gather momentum v. ivme kazanmak
gather momentum v. mesafe katetmek
gather signatures v. imza toplamak
gather together v. kalabalıklar halinde toplaşmak
gather together in large numbers v. kalabalıklar halinde toplaşmak
gather one's strength v. gücünü toplamak
gather one's strength v. kuvvetini toplamak
gather steam v. hızla ilerlemek
gather steam v. hızla artmak
Phrasals
gather someone into something bir yerde/bir yere toplamak
gather someone in bir yerde/bir yere toplamak
gather someone or something to oneself etrafında toplamak/bir araya getirmek
gather someone or something to oneself yanına/önüne almak
Proverb
gather ye rosebuds while ye may gençliğinin tadını çıkar
Colloquial
rolling stones gather no moss çok gezen az bağlanır
gather up wood odun toplamak
Idioms
gather dust toz tutmak
gather one's wits aklını toplamaya çalışmak
gather one's wits serinkanlı olmaya çalışmak
gather one's wits aklını toplamak
Speaking
i gather he is ill işittiğime göre hastadır
from what i can gather toplayabildiğim kadarıyla (haber/bilgi)
Law
gather evidence delil toplamak
gather a case against someone birisi aleyhine kanıtları toparlamak
Technical
gather write birleştirerek yazma
gather guide damla tamponu
Computer
gather data data toplamak
gather data veri toplamak
gather write birleştirerek yazma
Textile
gather feeding büzgülü dikiş
gather stitch sewing molalı dikiş
Marine
gather way yol almak