extreme - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

extreme

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "extreme" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
extreme adj. aşırı
General
extreme n. son derece
extreme n. kenar
extreme n. son had
extreme n. ölçüsüzlük
extreme n. çıkmaz
extreme n. sınır
extreme n. uç noktada
extreme n. son
extreme n. aşırı derece
extreme n. aşırılık
extreme n. en uç
extreme n. tezat
extreme n.
extreme n. en uzak nokta
extreme n. en uç nokta
extreme adj. en büyük
extreme adj. müfrit
extreme adj. olağanüstü
extreme adj. uçta olan
extreme adj. mutlak
extreme adj. en uçtaki
extreme adj. uç nokta
extreme adj. sonda
extreme adj. sivri
extreme adj. kesin
extreme adj. çok
extreme adj. şiddetli
extreme adj. aşırı
extreme adj. koyu
extreme adj. çok büyük
extreme adj. en sondaki
extreme adj. zorlu
extreme adj. ölçüsüz
Technical
extreme ekstrem
extreme en uzak
extreme son derece
Computer
extreme uçdeğer
Meteorology
extreme uç değerler
Ottoman Turkish
extreme müfrit

Bedeutungen, die der Begriff "extreme" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 151 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be an extreme optimist v. polyannacılık oynamak
execute with extreme prejudice v. yargısız infaz yapmak
suffer extreme hardship v. büyük zorluk çekmek
terminate with extreme prejudice v. yargısız infaz yapmak
undergo extreme stress v. aşırı strese girmek
an extreme example n. uç bir örnek
either of the extreme ends of the political spectrum n. aşırı uç
excessive/extreme busyness n. aşırı yoğunluk
extreme behaviour n. aşırı davranış
extreme care n. büyük itina
extreme case n. olağanüstü bir örnek
extreme changes n. köklü değişiklikler
extreme changes n. geniş kapsamlı değişiklikler
extreme changes n. büyük değişiklikler
extreme climate n. sert iklim
extreme close-up n. ayrıntı çekimi
extreme cold n. aşırı soğuk
extreme concentration n. aşırı yoğunluk
extreme cruelty n. aşırı acımasızlık
extreme cruelty n. aşırı zalimlik
extreme danger n. büyük tehlike
extreme density n. aşırı yoğunluk
extreme end n. aşırı uç
extreme hazard n. büyük felaket
extreme hazard n. büyük tehlike
extreme increase n. aşırı yükseliş
extreme increase n. aşırı yükselme
extreme jealousy n. aşırı kıskançlık
extreme manifestation n. belirgin kanıt
extreme opinion n. uç fikir
extreme point n. bitiş noktası
extreme poverty n. fakru zaruret
extreme poverty n. sefalet
extreme poverty n. aşırı yoksulluk
extreme poverty n. fakr u zaruret
extreme provocation n. ağır tahrik
extreme self-confidence n. aşırı özgüven
extreme sport n. macera sporu
extreme sport n. aksiyon sporu
extreme sport n. ekstrem spor
extreme sports n. uç sporlar
extreme sports n. tehlikeli sporlar
extreme unction n. ölmekte olan bir kimsenin vücuduna rahip tarafından kutsal bir yağın sürüldüğü katolik kilisesi ayini
extreme value n. sınır değer
extreme value n. uç değer
extreme value theory n. uç değer teorisi
extreme weather conditions n. şiddetli/ağır/sert hava şartları
extreme world-wide ambient temperatures n. tüm dünyadaki en uç ortam sıcaklıkları
taking extreme risk n. aşırı risk alma
temperature extreme n. aşırı sıcaklık
the extreme n.
the extreme cold n. aşırı soğuk
ignorant in the extreme adj. aşırı derecede cahil/bilgisiz
in one's extreme old age adv. ilerlemiş yaşında
in one's extreme old age adv. son yaşlarında
in the extreme adv. son derece
in the extreme adv. aşırı derecede
in the extreme adv. ziyadesiyle
Phrases
at either extreme her iki uçta da
at either extreme her iki aşırı durumda da
at one extreme bir uçta
at the other extreme diğer uçta
Idioms
be an extreme optimist polyannacılık oynamak
be an extreme optimist aşırı iyimser olmak
go from one extreme to the other uçlar arasında dolaşmak
go from one extreme to the other günü gününü tutmamak
go from one extreme to the other bir öyle bir böyle olmak
go to any extreme her yolu denemek
go to any extreme çok uğraşmak
go to any extreme elden gelen her şeyi yapmak
go to any extreme tüm yolları denemek
go to any extreme elinden geleni yapmak
go to any extreme her yola başvurmak
Trade/Economic
extreme case aşırı durum
extreme competition aşırı rekabet
extreme competition environment aşırı rekabet ortamı
extreme leverage aşırı kaldıraç
extreme limit azami vade
Politics
extreme left aşırı sol
extreme left winger aşırı solcu
extreme leftist aşırı solcu
extreme lefty aşırı solcu
extreme poverty aşırı yoksulluk
extreme poverty aşırı yoksulluk
extreme right aşırı sağ
extreme right winger aşırı sağcı
extreme rightist aşırı sağcı
extreme right-winger aşırı sağcı
extreme righty aşırı sağcı
Technical
extreme conditions of use aşırı kullanım şartları
extreme infrared uç kızılötesi
extreme or deviant case sampling aşırı veya aykırı durum örneklemesi
extreme point geçirimsiz perde
extreme pressure aşırı basınç
extreme pressure fluid lubricant aşırı basınç sıvı yağlayıcı
extreme ultraviolet uç morötesi
extreme values ekstrem değerler
extreme values uç değerler
individuals exposed to extreme hot or cold environments aşırı sıcak veya soğuk çevrelere maruz kalan bireyler
safety and reliability at extreme temperatures yüksek sıcaklıklarda emniyet ve güvenilirlik
Computer
extreme value uç değer
Construction
extreme moisture conditions uç rutubet şartları
Automotive
extreme pressure lubricant yüksek basınçlı yağ
Aeronautic
extreme values aşırı değerler
extreme values limit değerler
Marine
extreme statistics analysis maksimum değerler istatistiği analizi
extreme storm waves nadir  fırtına dalgaları
extreme type-i distribution maksimum i-tipi dağılımı
extreme type-ii distribution maksimum ii-tipi dağılımı
extreme type-iii distribution maksimum iii-tipi dağılımı
extreme value analysis uç değer analizi
extreme value distribution uç değer dağılımı
extreme wave aşırı büyük dalga
extreme wave en yüksek dalga
extreme wave uç değerli dalga
extreme-severity disaster çok şiddetli afet
laws for special financial support for extreme severity disaster çok şiddetli felaket durumunda yapılacak mali destek yasaları
sample with censored extreme data uç veri dikkate alınarak elde edilen örnek
sample with uncensored extreme data uç veri dikkate alınmayarak elde edilen örnek
Petrol
extreme-pressure and anti-wear properties of fluids akışkanların aşırı basınç ve aşınma önleme özellikleri
Medical
extreme fatigue aşırı yorgunluk
extreme growth retardation ileri derecede büyüme geriliği
extreme leukocytosis and thrombocytosis aşırı lökositoz ve trombositoz
extreme systemic toxicity aşırı sistemik toksisite
Pathology
extreme obesity with alveolar hypoventilatn alveoler hipoventilasyonla birlikte olan aşırı obezite
Math
extreme point aşıt noktası
extreme point en-uç nokta
extreme point ekstremum noktası
extreme point ekstrem nokta
extreme subset aşıt altkümesi
extreme subset ekstrem altkümesi
extreme' value ekstremum değeri
Statistics
extreme mean uç değer ortalaması
extreme rank sum test uç sıra toplam sınaması
extreme studentized deviate uç student sapma
extreme value distributions uç değer dağılımlar
extreme values aşırı değerler
extreme values uç değerler
Environment
disaster of extreme severity çok üzücü afet
extreme hot or cold environments aşırı sıcak veya aşırı soğuk ortamlar
extreme value distribution aşırı değer dağılımı
extreme wave aşırı dalga
Geography
extreme drought şiddetli kurak
Military
extreme range azami menzil
Cinema
extreme aperture en son açıklık
extreme close up detay çekimi
extreme long shot uzak çekim
extreme long shot çok uzak çekim
Photography
extreme close-up en yakın çekim
extreme long shot çok uzak çekim
extreme long shot uzak çekim