intense - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

intense

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "intense" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 17 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
intense adj. yoğun
General
intense adj. gergin
intense adj. istekli
intense adj. aşırı
intense adj. dikkatli
intense adj. koyu
intense adj. keskin
intense adj. kuvvetli
intense adj. çarpıcı
intense adj. hararetli
intense adj. güçlü
intense adj. ciddi olan (kimse)
intense adj. yeğin
intense adj. son derece
intense adj. şiddetli
intense adj. etkileyici
Technical
intense yüksek derecede vukubulan

Bedeutungen, die der Begriff "intense" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 40 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
become intense v. yoğunlaşmak
draw intense interest v. yoğun ilgi görmek
suddenly become intense v. birden yoğunluk kazanmak
suffer from intense pain v. acılar içinde kıvranmak
an intense heat n. yoğun bir sıcaklık
intense black n. doygun siyah
intense colour n. koyu renk
intense course n. yoğun kurs
intense darkness n. koyu karanlık
intense hunt n. yoğun arama
intense hunt n. sıkı takip/kovalamaca
intense industrialization n. yoğun sanayileşme
intense interest n. yoğun ilgi
intense interest of the public n. kamuoyunun yoğun ilgisi
intense interest of the public n. toplumun yoğun ilgisi
intense jealousy n. aşırı kıskançlık
intense light n. kuvvetli ışık
intense look n. yüreğe işleyen bakış
intense mobility n. yoğun hareketlilik
intense pleasure n. yoğun zevk
intense pleasure n. büyük zevk
intense sorrow n. derin üzüntü
intense sorrow n. yoğun üzüntü
intense traffic n. yoğun trafik
intense work environment n. yoğun çalışma ortamı
intense work pressure n. yoğun iş baskısı
intense work pressure n. yoğun iş temposu
intense blue adj. masmavi
Slang
intense look sinirli bakış
intense look delici bakış
Trade/Economic
intense competition aşırı rekabet
intense competition yoğun rekabet
intense competition environment aşırı rekabet ortamı
Aeronautic
area of intense aerial activity yoğun hava aktivitesi olan hava sahası
Medical
an intense pain yoğun acı
intense inflammatory cell yoğun inflamatuar hücre
intense pain şiddetli ağrı
intense pain yoğun ağrı
intense reproduction yoğun üreme
Military
intense care unit yoğun bakım ünitesi