dikkatli - Türkisch Englisch Wörterbuch

dikkatli

Bedeutungen von dem Begriff "dikkatli" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 125 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
dikkatli watchful adj.
The entrance of the tent was guarded by a watchful soldier.
Çadırın girişi dikkatli bir asker tarafından korunuyordu.

More Sentences
dikkatli attentive adj.
Kevin Hart has an attentive audience today.
Kevin Hart'ın günümüzde dikkatli bir seyircisi var.

More Sentences
dikkatli careful adj.
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
General
dikkatli observant adj.
I think I'm very observant.
Sanırım çok dikkatliyim.

More Sentences
dikkatli alert adj.
Be alert and do not trust your surroundings too much.
Dikkatli olun ve çevrenize çok fazla güvenmeyin.

More Sentences
dikkatli mindful adj.
We are very mindful, Minister, of the practical side.
İşin pratik yönü konusunda çok dikkatliyiz Sayın Bakan.

More Sentences
dikkatli selective adj.
Landon is very selective about the clothes she wears.
Landon giydiği kıyafetler konusunda çok dikkatlidir.

More Sentences
dikkatli conscientious adj.
A conscientious researcher should avoid mistakes and omissions.
Dikkatli bir araştırmacı hatalardan ve ihmallerden kaçınmalıdır.

More Sentences
dikkatli intent adj.
The child was overwhelmed with intent curiosity.
Çocuk dikkatli bir merak duygusuyla dolup taşıyordu.

More Sentences
dikkatli wary adj.
We certainly need to be a little wary here.
Burada kesinlikle biraz dikkatli olmamız gerekiyor.

More Sentences
dikkatli vigilant adj.
People who have cancer should be extra vigilant about what they eat or drink.
Kanser hastası olan kişiler yedikleri ve içtikleri konusunda daha dikkatli olmalıdır.

More Sentences
dikkatli attentive adj.
Kevin Hart has an attentive audience today.
Kevin Hart'ın günümüzde dikkatli bir seyircisi var.

More Sentences
dikkatli careful adj.
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
dikkatli cautious adj.
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
dikkatli thorough adj.
Tom is thorough.
Tom dikkatli.

More Sentences
dikkatli hard adj.
I also hope we will look very hard at our relationship with the Gulf Cooperation Council in this regard.
Ayrıca bu bağlamda Körfez İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize de çok dikkatli bir şekilde bakacağımızı umuyorum.

More Sentences
dikkatli sharp adj.
Stay sharp.
Dikkatli ol.

More Sentences
dikkatli cautiously adv.
She should act very cautiously for her plans.
O, planları konusunda çok dikkatli davranmalı.

More Sentences
Law
dikkatli cautious adj.
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
Technical
dikkatli careful adj.
You should be careful when speaking with your elders.
Büyüklerinizle konuşurken dikkatli olmalısınız.

More Sentences
dikkatli cautious adj.
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
General
dikkatli rigorous adj.
dikkatli regardful adj.
dikkatli diligent adj.
dikkatli meticulous adj.
dikkatli scrupulous adj.
dikkatli studious adj.
dikkatli chary adj.
dikkatli solicitous adj.
dikkatli shy adj.
dikkatli tender adj.
dikkatli thoughtful adj.
dikkatli narrow adj.
dikkatli close adj.
dikkatli intense adj.
dikkatli sleepless adj.
dikkatli assiduous adj.
dikkatli heedful adj.
dikkatli canny adj.
dikkatli prudent adj.
dikkatli particular adj.
dikkatli circumspect adj.
dikkatli strict adj.
dikkatli calculating adj.
dikkatli deliberate adj.
dikkatli gingerly adj.
dikkatli punctilious adj.
dikkatli advertent adj.
dikkatli painstaking adj.
dikkatli lidless adj.
dikkatli argus-eyed adj.
dikkatli eagle-eyed adj.
dikkatli diplomatic adj.
dikkatli minute adj.
dikkatli punctual adj.
dikkatli intentive adj.
dikkatli cagy adj.
dikkatli calculating adj.
dikkatli acute adj.
dikkatli adviceful adj.
dikkatli catlike adj.
dikkatli tentful [scottish] adj.
dikkatli tentie [scottish] adj.
dikkatli tentif [obsolete] adj.
dikkatli tenty [scottish] adj.
dikkatli remindful adj.
dikkatli thoughty [dialect] adj.
dikkatli arrect [obsolete] adj.
dikkatli attentional adj.
dikkatli aviseful [obsolete] adj.
dikkatli ententive [obsolete] adj.
dikkatli erect adj.
dikkatli mature adj.
dikkatli wide-awake adj.
dikkatli respective adj.
dikkatli measured adj.
dikkatli hoful [obsolete] adj.
dikkatli hooly adj.
dikkatli hooly [scotland] adj.
dikkatli listful adj.
dikkatli loving adj.
dikkatli observative adj.
dikkatli ginger [dialect] adj.
dikkatli choice adj.
dikkatli guardful [obsolete] adj.
dikkatli heedy [obsolete] adj.
dikkatli off your guard adj.
dikkatli conny adj.
dikkatli circumspective adj.
dikkatli compunctive [obsolete] adj.
dikkatli penible [obsolete] adj.
dikkatli prayerful adj.
dikkatli scrutinous adj.
dikkatli skittish adj.
dikkatli snack adj.
dikkatli softly-softly adj.
dikkatli solicitate adj.
dikkatli pointed adj.
dikkatli scotch adj.
dikkatli solicitate adj.
dikkatli squeasy adj.
dikkatli stewardly adj.
dikkatli stinting adj.
dikkatli superstitious [obsolete] adj.
dikkatli surveillant adj.
dikkatli conscious adj.
dikkatli respectful [obsolete] adj.
dikkatli carefully adv.
Colloquial
dikkatli a fast worker n.
Idioms
dikkatli on (one's) guard adj.
dikkatli soft-shoe adj.
dikkatli on the ball expr.
dikkatli on toes expr.
dikkatli on watch expr.
Law
dikkatli prudent adj.
Archaic
dikkatli present adj.
dikkatli considerate adj.
dikkatli intentive adj.
dikkatli attent adj.
dikkatli curious adj.
dikkatli fearful adj.
dikkatli serviceable adj.
dikkatli painful adj.
Slang
dikkatli with-it adj.
dikkatli with it expr.

Bedeutungen, die der Begriff "dikkatli" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
dikkatli olma being careful n.
dikkatli inceleme scrutiny n.
dikkatli olma vigilance n.
dikkatli olma carefulness n.
dikkatli olma thoughtfulness n.
bakış (uzun ve dikkatli) stare n.
dikkatli sürücü careful driver n.
dikkatli bir şekilde söylenen ifade cautious statement n.
dikkatli olma laboriousness n.
dikkatli gözlemleme avisement [obsolete] n.
dikkatli değerlendirme avisement [obsolete] n.
dikkatli düşünme excogitation n.
dikkatli olma vigilancy n.
dikkatli yönetim husbandry n.
dikkatli incelemeyle öğrenilmiş şey gleaning n.
dikkatli bakış glower [dialect] [uk] n.
dikkatli göz gimlet eye n.
dikkatli inceleme going-over n.
dikkatli denetim going-over n.
(para, malzeme, iş gücü) kaynakların dikkatli ve tutumlu yönetimi oeconomy n.
dikkatli inceleme double check n.
dikkatli işçilik curiousness n.
dikkatli okuma perusing n.
dikkatli okuma poring over n.
dikkatli olma outlook n.
dikkatli ve canlı olma sharp-sightedness n.
dikkatli göz keen eye n.
dikkatli göz sharp eye n.
dikkatli kimse painstaker [obsolete] n.
dikkatli gözetim patrol n.
dikkatli olmak watch one's step v.
birisini son derece dikkatli bir biçimde izlemek watch someone with eagle eye v.
dikkatli olmak pay heed to v.
dikkatli olmak keep one's eyes skinned v.
dikkatli olmak take care v.
dikkatli olmak be careful v.
dikkatli olmak watch out v.
birisini son derece dikkatli bir gözle incelemek watch someone with an eagle eye v.
dikkatli olmak take heed v.
dikkatli olmak reck v.
dikkatli bakmak look carefully v.
dikkatli olmak give heed to v.
dikkatli olmak mind v.
dikkatli olmak be watchful v.
dikkatli olmak keep one's eyes open v.
dikkatli olmak keep one's eyes peeled v.
dikkatli okumak read carefully v.
dikkatli olmak be on the ball v.
dikkatli düşünmek think carefully v.
dikkatli olmak watch out for v.
dikkatli bulunmak have care v.
dikkatli kullanmak use cautiously v.
daha dikkatli olmak be more careful v.
dikkatli olmamak be unwary v.
dikkatli olmak recche [obsolete] v.
(fare) hızlı ve dikkatli hareket etmek dib v.
dikkatli hale getirmek invigilate v.
dikkatli olmak perpend v.
çok dikkatli precise adj.
dikkatli ve devamlı çalışan assiduous adj.
çok dikkatli meticulous adj.
çok dikkatli cagey adj.
dikkatli ve kuralcı prim and proper adj.
pek dikkatli olmayan casual adj.
kadar dikkatli as watchful as adj.
çok dikkatli ve ağırbaşlı prim adj.
çok dikkatli religious adj.
dikkatli ve devamlı (bir çalışma) assiduous adj.
sözcük seçiminde dikkatli quibbling adj.
-e karşı dikkatli careful of adj.
-e karşı dikkatli heedful of adj.
-e dikkatli observant of adj.
(söz) dikkatli guarded adj.
dikkatli harcama yapan frugal adj.
aşırı derecede gözü açık ve dikkatli hypervigilant adj.
aşırı dikkatli overcautious adj.
aşırı dikkatli narrow adj.
gereğinden fazla dikkatli overcareful adj.
gereğinden fazla dikkatli too-careful adj.
dikkatli bakıldığında fark edilen underlying adj.
çok dikkatli ve titiz ultrafastidious adj.
aşırı dikkatli ultracautious adj.
aşırı dikkatli ultracareful adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unwatchful adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unalert adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unvigilant adj.
dikkatli olmayan unexacting adj.
çok dikkatli envious adj.
dikkatli olmayan unobservant adj.
dikkatli olmayan unthorough adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unalert adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unwatchful adj.
tehlikelere karşı dikkatli olmayan unvigilant adj.
dikkatli ve titiz white-glove adj.
çok dikkatli ve ağır başlı mim [dialect] adj.
çok dikkatli ve ağırbaşlı missish adj.
aşırı dikkatli hypercautious adj.
aşırı dikkatli hyperconscious adj.
aşırı dikkatli overexquisite adj.
aşırı dikkatli overscrupulous adj.
aşırı dikkatli overwary adj.
incelikli ve dikkatli (davranış, bakış açısı) go-slow adj.
çok dikkatli close adj.
(konuşma bakımından) dikkatli ve net close-grained adj.
(konuşma bakımından) dikkatli ve net close-grain adj.
dikkatli bir şekilde inşa edilmiş clever adj.
dikkatli harcayan scotch adj.
dikkatli bir şekilde rigorously adv.
çok dikkatli bir şekilde just so adv.
dikkatli bir şekilde watchfully adv.
dikkatli bir şekilde observantly adv.
dikkatli bir şekilde over adv.
dikkatli bir şekilde heedfully adv.
dikkatli bir şekilde shyly adv.
çok dikkatli ve tam olarak minutely adv.
dikkatli bir şekilde mindfully adv.
dikkatli bir şekilde vigilantly adv.
dikkatli bir şekilde advertently adv.
dikkatli bakıldığında fark edilerek underlyingly adv.
tehlikelere karşı dikkatli olmadan unwatchfully adv.
dikkatli bir şekilde lovingly adv.
dikkatli bir şekilde busily adv.
dikkatli, özenli ve uyanık bir şekilde observingly adv.
dikkatli bir şekilde close adv.
dikkatli bir şekilde scrutinously adv.
dikkatli bir şekilde stewardly adv.
-e karşı dikkatli attentive to prep.
dikkatli ol! take care! interj.
dikkatli ol! watch your step! interj.
dikkatli ol! pas op [south africa] interj.
dikkatli izleme lookout N.
Phrasals
dikkatli dokunuşlarla silmek dab off v.
dikkatli dokunuşlarla uygulamak dab on v.
dikkatli kullanmak ease back v.
dikkatli olmak leave up v.
dikkatli çıkmak venture out v.
(birine/bir şeye) karşı dikkatli olmak wise up to (someone or something) v.
(birine/bir şeye) karşı dikkatli olmasını sağlamak wise up to (someone or something) v.
(bir şeyi ve kişiyi) dikkatli ve eleştirel bir şekilde incelemek vet out v.
Phrases
istikrarlı ve dikkatli steady as she goes expr.
alıcı dikkatli olsun let the buyer beware expr.
ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur) (be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr.
dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur) (be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr.
Colloquial
dikkatli bakış weather eye n.
dikkatli davranmak play it safe v.
dikkatli davranmak play safe v.
dikkatli hareket etmek/konuşmak watch (oneself) v.
(bir şeyle ilgili) dikkatli careful (with something) adj.
aşırı dikkatli supercautious adj.
öğretmenini dikkatli dinle listen to your teacher carefully expr.