alert - Türkisch Englisch Wörterbuch

alert

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

alert — Definition

Bedeutung:
tetikte, uyarı, uyarmak
Aussprache (IPA):
(AmE /əˈlɝːt/ – BrE /əˈlɜːt/)
Wortart:
Sıfat; İsim: alert (alerts); Fiil: alert (alerts – alerted – alerting)
Synonyme:
vigilant, warning, notify
Antonyme:
oblivious, calm, ignore

Bedeutungen von dem Begriff "alert" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 31 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
alert n. tetikte olma
You must be ever alert for the whispers of your Soul and Higher Self.
Ruhunuzun ve Yüksek Benliğinizin fısıltıları için her zaman tetikte olmalısınız.

More Sentences
alert n. uyarı
In addition, the information collected by the rapid alert system is used by the Commission.
Ayrıca, hızlı uyarı sistemi tarafından toplanan bilgiler Komisyon tarafından kullanılmaktadır.

More Sentences
alert n. alarm
A flood alert was issued this afternoon.
Bu öğleden sonra bir sel alarmı verildi.

More Sentences
alert v. ikaz etmek
Potential employees should be alerted to the potential dangers of the job.
Potansiyel çalışanlar bu işin olası tehlikeleri konusunda ikaz edilmelidir.

More Sentences
alert v. uyarmak
We must never underestimate the civil liberties implications to which Baroness Ludford has rightly alerted this House.
Barones Ludford'un haklı olarak bu Meclisi uyardığı sivil özgürlükler konusunu asla hafife almamalıyız.

More Sentences
alert v. teyakkuza geçirmek
The parents immediately alerted the school.
Ebeveynler okulu hemen teyakkuza geçirdi.

More Sentences
alert adj. dikkatli
Stay alert, choose your weapons, rescue your friends and save the world.
Dikkatli olun, silahlarınızı seçin, arkadaşlarınızı kurtarın ve dünyayı kurtarın.

More Sentences
alert adj. uyanık
He always has to stay alert behind the wheel.
Direksiyon başında her zaman uyanık olmalı.

More Sentences
alert adj. atik
She is more mentally alert and sociable than most seniors.
Zihinsel olarak çoğu yaşlıdan daha atik ve girişken biri.

More Sentences
alert adj. tetikte
Cobras are always very alert.
Kobralar her zaman çok tetiktedirler.

More Sentences
alert n. alarm işareti
alert n. alarm durumu
alert n. tehlike işareti
alert n. atiklik
alert n. bildirim
alert n. teyakkuz
alert v. alarma geçirmek
alert v. ayık kalmak
alert v. gözünü açmak
alert v. alarm vermek
alert v. fark ettirmek
alert v. harekete geçirmek
alert adj. kulağı delik
alert adj. tetik
alert adj. açıkgöz
alert adj. tetikte olan
Technical
alert v. bildirmek
Aeronautic
alert v. alarm vermek
Military
alert n. alarm işareti
Ottoman Turkish
alert n. zeyrek
Slang
alert adj. apiko

Bedeutungen, die der Begriff "alert" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
emergency alert system n. acil durum alarm sistemi
high alert n. yüksek alarm
air alert n. hava alarmı
spoiler alert n. bir kitap/filmin kilit bir olayını anlatarak seyir/okuma zevkini kaçıran açıklama uyarısı
spoiler alert n. içerik hakkında keyif kaçırıcı bilgi uyarısı
spoiler alert n. baltalayıcı/deşifre edici (yayınlaşmış) bilgi uyarısı
travel alert n. seyahat uyarısı
red alert n. kırmızı alarm
sabotage alert team n. güvenlik alarm timi
seizure-alert dog n. rehber köpek
be on the alert v. tetikte beklemek
alert to v. uyarmak
be on the alert v. teyakkuz etmek
be on the alert v. alesta beklemek
be on the alert v. tetikte olmak
be on the alert v. gözünü dört açmak
be on the alert v. uyanık olmak
feel mentally alert v. zihni açılmak
raise the alert level to phase 4 v. alarm seviyesini dördüncü düzeye çıkartmak
stay on alert v. tetikte beklemek
alert someone v. birisini uyarmak
be on the alert (for someone or something) v. tetikte olmak
go on full alert v. tam alarma geçmek
ever alert adj. daima uyanık/dikkatli
over-alert adj. aşırı tetikte olan
over-alert adj. anormal derecede atik
Phrasals
alert somebody to something v. birini bir şeye karşı uyarmak
Colloquial
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) uyanık
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) tetikte
on the alert (for someone or something) expr. (biri/bir şey için) hazırlıklı
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) gözünü dört açmış
on the alert (for someone or something) expr. (biri/bir şey için) hazırlıklı
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) tetikte
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) uyanık
on the alert (for someone or something) expr. (birine/bir şeye karşı) gözünü dört açmış
Idioms
be placed on (full) alert v. alarm durumuna geçirilmek
be on the alert for v. alarm durumuna geçmek
be on red alert v. teyakkuzda olmak
be put on red alert v. alarma geçirilmek
be on red alert v. alarma geçmek
be on full alert v. tetikte beklemek
be put on full alert v. teyakkuza geçirilmek
be put on full alert v. alarma geçirilmek
be put on red alert v. teyakkuza geçirilmek
be on full alert v. alarma geçmek
be on full alert v. teyakkuzda olmak
be on red alert v. tetikte beklemek
alert the public v. halkın gözünü açmak
alert the public v. halkın dikkatini çekmek
alert the public v. halkı alarma geçirmek
alert the public v. halkı uyarmak/uyandırmak
alert the public v. toplumu uyarmak/uyandırmak
alert the public v. halkı uyarmak/uyandırmak
alert the public v. halkı alarma geçirmek
alert the public v. halkın gözünü açmak
alert the public v. halkın dikkatini çekmek
alert the public v. toplumu uyarmak/uyandırmak
on the alert expr. teyakkuz halinde
on the alert expr. tetikte
on the alert expr. hazırlıklı
on the alert expr. uyanık
red alert expr. tam teyakkuz
full alert expr. tam teyakkuz
on red alert expr. alarmda
on red alert expr. alarma geçmiş
on red alert expr. teyakkuzda
on red alert expr. tetikte
Law
amber alert n. kayıp çocuk uyarısı
silver alert n. kayıp yaşlı uyarısı
Politics
state of alert n. alarm durumu
national responses to alert request n. alarm talebine milli cevaplar
Institutes
rapid alert system for food and feed n. gıda ve yem içim hızlı alarm sistemi
Technical
alert indicator n. alarm indikatörü
Computer
security alert n. güvenlik uyarısı
alert box n. uyarı kutusu
alert name n. uyarı adı
alert options n. uyarı seçenekleri
alert text n. uyarı metni
alert legend n. uyarı göstergesi
alert actions n. uyarı eylemleri
alert log n. uyarı günlüğü
alert message n. uyarı iletisi
an alert n. uyarı
cute alert n. şirin tehlike
error alert n. hata uyarısı
export alert n. verme uyarısı
fm synthesizer driver alert n. fm birleştiricisi sürücü uyarısı
network alert n. ağ uyarısı
print cartridge alert n. yazıcı kartuşu uyarısı
privacy alert n. gizlilik uyarısı
system tray icon alert n. sistem çubuğu uyarı simgesi
e-mail alert n. e-posta uyarısı
alert window n. uyarı penceresi
alert high expr. uyarı yüksek
alert low expr. uyarı düşük
alert with expr. uyar
alert before overwriting cells expr. hücre üzerine yazmadan uyar
Informatics
alert condition n. uyarıklık durumu
alert message n. uyarı iletisi
Telecom
emergency alert system n. acil durum uyarı sistemi
abbreviated alert n. kısa ikaz
abbreviated alert n. kısaltılmış uyarı
alert phase n. ikaz evresi
silent alert n. sessiz alarm
wireless emergency alert system n. telsiz acil alarm sistemi
vibration alert n. titreşim alarmı
alert value n. ikaz değeri
vibrating alert n. titreşimli uyarı/ikaz
wea (wireless emergency alert) abrev. telsiz acil alarm
Automotive
intelligent speed alert n. akıllı hız uyarı düzeni
distance alert n. mesafe uyarısı
voice alert system n. sesli uyarı düzeni
speed alert system n. hız uyarı düzeni
driver alert control n. sürücü uyarı kontrolü
lane keeping alert n. şerit izleme uyarısı
rear cross traffic alert n. arkadan geçen trafik uyarısı
forward alert n. ileriye yönelik uyarı
easy-fill tire alert n. kolay dolum lastik uyarısı
deer alert n. geyik uyarısı
Aeronautic
traffic alert and collision avoidance system n. trafik ikazı ve çarpışmayı önleyici sistem
alert phase n. alarm hali
conflict alert n. çatışma ikazı
deck alert n. güvertede alarm durumu
alert phase of search and rescue n. arama kurtarma çalışmasının alarm bölümü
safety alert n. emniyet ikazı
security alert phase n. güvenlik alarm durumu
conflict alert n. çakışma ikazı
airport security alert phase plan n. havaalanı güvenlik alarm durumu planı
bomb alert n. bomba alarmı
Marine
civil defence alert n. sivil savunma alarmı
certificate of type approval for ship security alert system n. gemi güvenlik alarmı uyyum sertifikası
distress alert n. tehlike mesajı
Medical
alert level n. uyarı düzeyi
alert limits n. uyarı sınırları
alert letter n. uyarı mektubu
outbreak alert n. salgın uyarısı
medical-alert bracelet n. tıbbi uyarı künyesi
medical-alert bracelet n. tıbbi uyarı kartı
Psychology
culturally alert counseling n. kültüre duyarlı danışma
Astronomy
asteroid terrestrial-impact last alert system (atlas) n. asteroit karasal etki son uyarı sistemi
Environment
boil alert n. suya yabancı madde girme tehlikesi olduğunda yayımlanan, belirli bir bölgede suyun kaynatılarak kullanılmasını salık veren hükümet bülteni
smog alert n. çevre bakanlığınca yayınlanan hava kalitesi/nemlilik uyarısı
Military
stage of reinforced alert n. takviyeli alarm safhası
air alert mission n. taktik hava kontrol görevi
tactical alert net n. taktik ikaz çevrimi
ground alert method n. yerde alarm usulü
ground alert n. yerde alarm durumu
crew alert n. mürettebat alarmı
formal alert system n. resmi alarm sistemi
sabotage alert team n. sabotaj alarm timi