dikkatli - Turkish English Dictionary
History

dikkatli



Meanings of "dikkatli" in English Turkish Dictionary : 58 result(s)

Turkish English
Common Usage
dikkatli watchful adj.
dikkatli careful adj.
dikkatli attentive adj.
General
dikkatli intent adj.
dikkatli wary adj.
dikkatli advertent adj.
dikkatli meticulous adj.
dikkatli cautious adj.
dikkatli careful adj.
dikkatli vigilant adj.
dikkatli gingerly adj.
dikkatli regardful adj.
dikkatli attentive adj.
dikkatli studious adj.
dikkatli prudent adj.
dikkatli shy adj.
dikkatli punctual adj.
dikkatli minute adj.
dikkatli narrow adj.
dikkatli observant adj.
dikkatli strict adj.
dikkatli close adj.
dikkatli solicitous adj.
dikkatli lidless adj.
dikkatli conscientious adj.
dikkatli diplomatic adj.
dikkatli intentive adj.
dikkatli thoughtful adj.
dikkatli punctilious adj.
dikkatli deliberate adj.
dikkatli assiduous adj.
dikkatli mindful adj.
dikkatli chary adj.
dikkatli particular adj.
dikkatli alert adj.
dikkatli scrupulous adj.
dikkatli rigorous adj.
dikkatli circumspect adj.
dikkatli thorough adj.
dikkatli sleepless adj.
dikkatli canny adj.
dikkatli selective adj.
dikkatli eagle-eyed adj.
dikkatli heedful adj.
dikkatli intense adj.
dikkatli calculating adj.
dikkatli argus-eyed adj.
dikkatli painstaking adj.
dikkatli diligent adj.
dikkatli tender adj.
Idioms
dikkatli on the ball
Law
dikkatli cautious
dikkatli prudent
Technical
dikkatli cautious
dikkatli careful
Archaic
dikkatli considerate
dikkatli present
dikkatli intentive

Meanings of "dikkatli" with other terms in English Turkish Dictionary : 125 result(s)

Turkish English
General
birisini son derece dikkatli bir biçimde izlemek watch someone with eagle eye v.
birisini son derece dikkatli bir gözle incelemek watch someone with an eagle eye v.
daha dikkatli olmak be more careful v.
dikkatli bakmak look carefully v.
dikkatli bulunmak have care v.
dikkatli düşünmek think carefully v.
dikkatli kullanmak use cautiously v.
dikkatli okumak read carefully v.
dikkatli olmak be on the ball v.
dikkatli olmak mind v.
dikkatli olmak reck v.
dikkatli olmak watch out v.
dikkatli olmak keep one's eyes open v.
dikkatli olmak keep one's eyes peeled v.
dikkatli olmak keep one's eyes skinned v.
dikkatli olmak give heed to v.
dikkatli olmak pay heed to v.
dikkatli olmak watch out for v.
dikkatli olmak watch one's step v.
dikkatli olmak be careful v.
dikkatli olmak take care v.
dikkatli olmak take heed v.
dikkatli olmak be watchful v.
dikkatli olmamak be unwary v.
bakış (uzun ve dikkatli) stare n.
dikkatli inceleme scrutiny n.
dikkatli olma vigilance n.
dikkatli olma carefulness n.
dikkatli olma thoughtfulness n.
dikkatli olma being careful n.
dikkatli sürücü careful driver n.
dikkatli/tedbirli nöbetçi argus n.
sözcük seçiminde dikkatli quibbling n.
(söz) dikkatli guarded adj.
aşırı derecede gözü açık ve dikkatli hypervigilant adj.
aşırı dikkatli overcautious adj.
çok dikkatli precise adj.
çok dikkatli cagey adj.
çok dikkatli religious adj.
çok dikkatli meticulous adj.
çok dikkatli ve ağırbaşlı prim adj.
daima uyanık/dikkatli ever alert adj.
dikkatli harcama yapan frugal adj.
dikkatli ve devamlı (bir çalışma) assiduous adj.
dikkatli ve devamlı çalışan assiduous adj.
dikkatli ve kuralcı prim and proper adj.
-e dikkatli observant of adj.
-e karşı dikkatli heedful of adj.
-e karşı dikkatli careful of adj.
kadar dikkatli as watchful as adj.
pek dikkatli olmayan casual adj.
çok dikkatli bir şekilde just so adv.
çok dikkatli ve tam olarak minutely adv.
dikkatli bir şekilde watchfully adv.
dikkatli bir şekilde heedfully adv.
dikkatli bir şekilde mindfully adv.
dikkatli bir şekilde rigorously adv.
dikkatli bir şekilde observantly adv.
dikkatli bir şekilde shyly adv.
dikkatli bir şekilde vigilantly adv.
dikkatli bir şekilde over adv.
-e karşı dikkatli attentive to prep.
dikkatli ol! take care! interj.
dikkatli ol! watch your step! interj.
Phrases
alıcı dikkatli olsun let the buyer beware
istikrarlı ve dikkatli steady as she goes
Colloquial
(arabayı) dikkatli kullan drive safe
dikkatli davranmak play it safe
dikkatli davranmak play safe
dikkatli ol gently does it
dikkatli sür drive safely
dikkatli sürün drive safe
öğretmenini dikkatli dinle listen to your teacher carefully
Idioms
(eğer) uslu duramayacaksan,(o zaman) dikkatli ol (davran) if you can't be good be careful
(hata yapmamak adına) adımlarını dikkatli atmak put one foot in front of the other
(nehir/göl/kaygan zemin) bir yerden dikkatli geçmek/yürümek pick your way
(nehir/göl/kaygan zemin) bir yerden dikkatli geçmek/yürümek pick one's way
adımlarını dikkatli atmak pick one's way
adımlarını dikkatli atmak pick your way
birine iyi/dikkatli davranmak take it easy on someone
birini çok dikkatli izlemek watch someone like a hawk
birisiyle konuşurken çok dikkatli olmak/diken üstünde durmak like walking/treading on eggshells
çok dikkatli davranmak tiptoe around
dikkatli çıkmak venture out of (something)
dikkatli ol mind one's eye
dikkatli olmak walk on eggshells
dikkatli olmak walk on eggs
dikkatli olmak be on one's toes
dikkatli olmak walk on thin ice
dikkatli ve etraflıca incelemek take a long hard look at something
dikkatli yürümek pick one's way
dikkatli yürümek pick your way
dikkatli/temkinli yaklaşmak keep wary eye
dikkatli/uyanık/açıkgöz/canlı olmak be on the ball
dikkatli/uyanık/açıkgöz/canlı olmak have something on the ball
dikkatli/uyanık/açıkgöz/canlı olmak have on the ball
kullanırken dikkatli olmak go easy on
mevkisini kaptırmamak için dikkatli davranmak look to one's laurels
son derece dikkatli with one's eyes wide open
Speaking
beni dikkatli dinle listen to me carefully
çok dikkatli ol dot your i's and cross your t's
çok dikkatli ol have a care
dışarıda dikkatli ol be careful out there
dikkatli ol easy does it
dikkatli ol be cautious
dikkatli ol be careful
dikkatli olmalısın you must be careful
dikkatli olmalıyım I should be careful
dikkatli olun be careful
dikkatli taşıyın handle with care
dikkatli tutun handle with care
kelimelerini daha dikkatli seç choose your words more carefully
müşterilerimizi çok dikkatli değerlendirmeliyiz we have to assess our clients very carefully
ne kadar dikkatli olsan azdır you can't be too careful
sana dikkatli ol demiştim i told you to be careful
sana dikkatli olmanı söylemiştim i told you to be careful
size dikkatli olmanızı söylemiştim i told you to be careful
size dikkatli olun demiştim i told you to be careful
yerinde olsam çok dikkatli olurdum i'd be very careful if i were you
Trade/Economic
alıcı dikkatli olsun let the buyer aware
alıcı dikkatli olsun caveat emptor
Technical
dikkatli şekilde carefully
Computer
başvurunuz dikkatli bir şekilde incelenecektir your application will be carefully reviewed
Environment
dikkatli temizleme deliberate decontamination
Basketball
diskalifiye olmaya yaklaşan ve bu yüzden daha dikkatli oynaması gereken oyuncu foul trouble