blame - Turco Inglés Diccionario

blame

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

blame — Definition

Significado:
suçlamak, suç
Pronunciación (IPA):
(AmE /bleɪm/ – BrE /bleɪm/)
Categoría gramatical:
Fiil: blame (blames – blamed – blaming); İsim: blame (uncountable)
Antónimos:
praise, absolve, exonerate

Significados de "blame" en diccionario turco inglés : 27 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
blame v. suçlamak
I can't believe he blamed me for burning the cake.
Pastayı yaktığım için beni suçladığına inanamıyorum.

More Sentences
blame n. kabahat
blame v. ayıplamak
General
blame n. sorumluluk
Each and every one of us is to blame for the situation.
Bu durumdan her birimiz sorumluyuz.

More Sentences
blame n. suç
I won't take the blame for somebody else's mistake!
Başkasının hatasının suçunu ben üstlenmeyeceğim!

More Sentences
blame v. sorumlu tutmak
Parliament alone cannot be blamed for the present system's shortcomings, however.
Ancak mevcut sistemin eksikliklerinden sadece Parlamento sorumlu tutulamaz.

More Sentences
Law
blame v. suçlamak
I can't believe he blamed me for burning the cake.
Pastayı yaktığım için beni suçladığına inanamıyorum.

More Sentences
blame v. sorumlu tutmak
Parliament alone cannot be blamed for the present system's shortcomings, however.
Ancak mevcut sistemin eksikliklerinden sadece Parlamento sorumlu tutulamaz.

More Sentences
General
blame n. günah
blame n. kusur
blame n. ayıplama
blame n. kınama
blame n. töhmet
blame n. suçlama
blame n. mesuliyet
blame n. bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu
blame n. tekdir
blame v. suçu birinin üstüne atmak
blame v. kınamak
blame v. ayıplamak
blame v. lanet etmek
blame v. kabahat bulmak
blame adj. (pekiştirici olarak) lanet olası
Idioms
blame n. kabahatli
blame n. bir şeyin nedeni olan
blame n. bir şeyin suçlusu olan
Law
blame n. kabahat

Significados de "blame" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
blame [obsolete] n. zarar verme
blame [obsolete] n. can yakma
blame on v. birisini suçlamak
shift the blame v. suçu başkasının üstüne atmak
shift the blame v. kabahati birinin üstüne atmak
take the blame v. sorumluluğu üstlenmek
cast the blame v. suçu yüklemek
bear the blame for v. suçunu üzerine almak
lay the blame on v. üstüne atmak
lay the blame on somebody v. kabahati birinin üzerine atmak
place the blame upon v. suçu üstüne atmak
consider above blame v. üstüne toz kondurmamak
put the blame on v. suçu üstüne atmak
fasten the blame on someone v. suçu birine yüklemek
be to blame for something v. sorumlusu olmak
lay the blame on v. suçu başkasının üzerine atmak
bear the blame v. kabahati üzerine almak
put the blame on v. sorumlu tutmak
cast the blame v. iftira etmek
put the blame on v. suçu yüklemek
put the blame on somebody v. suçu yüklemek
fasten the blame on someone v. suçu birinin üstüne atmak
put the blame on somebody v. yıkmak
be to blame for v. suçlusu olmak
take the blame v. suçu üstlenmek
shift the blame onto v. suçu birinin üstüne atmak
be to blame v. sorumlusu olmak
put the blame on somebody v. suçlamak
throw the blame on v. yüklemek
be to blame for something v. suçlusu olmak
put the blame on v. suçlamak
shift the blame onto v. suçu birine yüklemek
catch the blame v. sorumluluğu üstlenmek
be to blame v. suçlusu olmak
blame for v. -den sorumlu tutmak
bear the blame for v. -in töhmeti altında kalmak
be cleared of blame v. suçtan aklanmak
be cleared of blame v. suçsuz bulunmak
be cleared of blame v. mahkemede aklanmak
blame the cows v. inekleri suçlamak
blame someone for nothing v. boşuna günahını almak
blame someone for one’s death v. birinin ölümünden birini suçlamak
blame someone for what happened v. olanlardan dolayı birini suçlamak
blame each other v. birbirlerini suçlamak
beyond all blame adv. bütün suçlamalardan uzak
blame [dialect] adv. aşırı derecede
blame [dialect] adv. fazlasıyla
blame [dialect] adv. çok
Phrasals
blame someone for something v. birisini bir şey için suçlamak
blame on (someone) v. suçu (birine) yüklemek
blame on (someone) v. kabahati (birinin) üzerine atmak
blame for (something) v. (bir şeyin) ihalesini yıkmak
blame something on someone v. bir şeyin suçunu birine atmak
blame something on someone v. bir şeyin kabahatini birinin üzerine atmak
blame on (someone) v. (birini) sorumlu tutmak
blame for (something) v. (bir şeyi) üzerine yıkmak
blame for (something) v. (bir şey) için suçlamak
blame something on someone v. bir şeyin suçunu birine yüklemek
blame something on someone v. bir şey için birini suçlamak
blame on (someone) v. suçu (birine) atmak
blame for (something) v. (bir şeyden) sorumlu tutmak
blame something on someone v. bir şeyden birini sorumlu tutmak
blame on (someone) v. (birini) suçlamak
blame on (someone) v. hesabı (birine) kesmek
Proverb
bad workers always blame their tools beceriksiz işçi aletlerini suçlarmış
bad workers always blame their tools oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş
Colloquial
blame for something n. bir şeyin sorumluluğu
blame for something n. bir şeyin suçu
blame oneself v. kendini suçlamak
not by a blame sight expr. hiçbir şekilde
not by a blame sight expr. asla
blame it on me expr. suçu benim üzerime at
blame it on me expr. suçu bana at
blame the innocent expr. vurun abalıya
don't blame (one) expr. suçu (birine) atma/yükleme
don't blame (one) expr. (birini) sorumlu tutma
don't blame me expr. beni suçlama
don't blame me expr. benim suçum değil
don't blame me expr. ben sorumlu değilim
don't blame me expr. sorumluluk kabul etmem
don't blame (one) expr. (birini) suçlama
I don't blame (someone) expr. (birinin) duygularını paylaşıyorum
I don't blame (someone) expr. (birini) suçlamıyorum/suçlayamam
I don't blame (someone) expr. (birini) anlıyorum
I don't blame (someone) expr. (birinin) halini anlıyorum
Idioms
the finger of blame n. okların hedefi
the finger of blame n. suçluyu parmakla işaret etme
the finger of blame n. suçluyu işaret etme
blame game n. suçlama oyunu
blame game n. bir tartışma ya da istemeyen bir olay karşısında iki ya da daha fazla grubun birbirlerini suçlaması
the finger of blame n. suçun sorumlusu
blame game n. suçlama savaşı
the finger of blame n. okların hedefi
blame shifting n. suçu birbirine atma
blame shifting n. birbirini suçlama
blame shifting n. karşılıklı suçlama
blame game n. suçu birbirine atma
blame shifting n. suçu ona buna atma
blame game n. birbirini suçlama
blame game n. karşılıklı suçlama
blame shifting n. suçu ondan ona atma
lay the blame at one's door v. suçu üstüne yıkmak
lay the blame at one's door v. kabahati yüklemek
lay the blame at someone's door v. kabahati başkasına yüklemek
place the blame on someone v. birisini sorumlu tutmak
place the blame on someone v. birisini suçlamak
lay the blame at somebody's door v. birisini suçlamak
lay the blame on somebody v. birisini sorumlu tutmak
lay the blame at somebody's door v. birisini sorumlu tutmak
lay the blame on somebody v. birisini suçlamak
take the blame (for doing something) v. suçu/sorumluluğu üzerine almak
place the blame on someone v. başkasını sorumlu tutmak
put the blame on someone v. suçu başkasının üzerine atmak
lay the blame on someone v. başkasını sorumlu tutmak
lay the blame on someone v. suçu başkasının üzerine atmak
put the blame on someone v. başkasını sorumlu tutmak
place the blame on someone v. suçu başkasının üzerine atmak
offload the blame v. suçu başkalarının üzerine yüklemek/atmak
offload the blame v. suçu başkasının üstüne yıkmak
look for someone to blame v. suçlu aramak
have no one to blame but oneself v. kendi sorunlarından sorumlu olmak
have (only) oneself to blame v. kendi sorunlarından sorumlu olmak
lay the blame on (one) v. suçu başkasının üzerine atmak
lay the blame on (one) v. suçu/sorumluluğu (birine) atmak
lay the blame on (one) v. başkasını sorumlu tutmak
place the blame on v. -e suç bulmak
place the blame on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) suçlamak
place the blame on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sorumlu tutmak
place the blame on (someone or something) for (something) v. (bir şeyle) ilgili (birini/bir şeyi) suçlamak
place the blame on v. -i sorumlu tutmak
place the blame on (someone or something) for (something) v. (bir şeyle) ilgili (birini/bir şeyi) suçlu bulmak
place the blame on v. suçu (birine) atmak
place the blame on (someone or something) for (something) v. (bir şey) için (birine/bir şeye) suç bulmak
place the blame for (something) on (someone or something) v. (bir şey) için (birine/bir şeye) suç bulmak
place the blame on (someone or something) for (something) v. (bir şeyin) suçunu (birine/bir şeye) atmak
place the blame on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) suçlu bulmak
place the blame for (something) on (someone or something) v. (bir şeyle) ilgili (birini/bir şeyi) suçlamak
place the blame on v. -i suçlu bulmak
place the blame for (something) on (someone or something) v. (bir şeyden birini/bir şeyi) sorumlu tutmak
place the blame for (something) on (someone or something) v. (bir şeyin) suçunu (birine/bir şeye) atmak
place the blame on (someone or something) v. (birine/bir şeye) suç bulmak
place the blame on (someone or something) v. suçu (birine/bir şeye) atmak
place the blame on (someone or something) for (something) v. (bir şeyden birini/bir şeyi) sorumlu tutmak
place the blame for (something) on (someone or something) v. (bir şeyle) ilgili (birini/bir şeyi) suçlu bulmak
put the blame on (someone or something) v. suçu (birinin/bir şeyin) üstüne yıkmak
put the blame on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sorumlu tutmak
put the blame on (someone or something) v. suçu (birine/bir şeye) yüklemek
put the blame on (someone or something) v. suçu (birinin/bir şeyin) üstüne atmak
put the blame on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) suçlamak
take the blame (for something) v. (bir şeyin) suçunu kabul etmek/üstlenmek