saman - Turco Inglés Diccionario

saman

Significados de "saman" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
Botanic
saman n. yağmur ağacı

Significados de "saman" en diccionario inglés turco : 21 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saman chaff n.
You can add some chaff to the cow's ration.
İneğin yemine biraz saman ekleyebilirsiniz.

More Sentences
saman hay n.
Hay is the most common feed given to cows during winter time.
Saman, kış aylarında ineklere verilen en yaygın yemdir.

More Sentences
saman straw n.
To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Kampta yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.

More Sentences
Printery
saman straw n.
To make a mattress for camping, we stuffed a sack with straw.
Kampta yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.

More Sentences
General
saman fodder n.
saman halm n.
saman forage n.
saman haulm n.
saman helm n.
saman mote [dialect] [uk] n.
saman fescue [obsolete] n.
saman festue n.
saman shilf n.
saman fother n.
saman stre n.
saman stree n.
saman stover [dialect] n.
Trade/Economic
saman fodder n.
Agriculture
saman fodder n.
saman tailings n.
saman fudder n.

Significados de "saman" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
saman rengi straw color n.
saman nezlesi pollinosis n.
saman çöpü straw n.
saman yığını rick n.
saman tozu chaff n.
saman sarısı straw yellow n.
saman eğesi bastard cut file n.
saman örtüsü mulch n.
saman alevi gibi bir şey flash in the pan n.
saman bıçağı chaff cutter n.
saman adam straw man n.
saman adam strawman n.
saman (dam örtüsü olarak kullanılan) thatch n.
saman gibi gıdası az yiyecek roughage n.
saman dam örtüsü thatch n.
saman nezlesi hay fever n.
saman makinesi haymaker n.
saman alevi flash in the pan n.
ufalanmış saman chaff n.
saman kağıdı detail paper n.
saman demeti truss n.
saman balyası hay bale n.
saman balyası a bale of hay n.
saman file haynet n.
saman ev sod house n.
saman yatak bed of straw n.
şiltelik saman bedstraw n.
saman günü hay day n.
saman kağıdı straw paper n.
saman ev straw house n.
saman yığını reck [dialect] n.
çeşitli saman ölçü birimlerine verilen ad truss [brit] n.
saman demeti batten [dialect] [uk] n.
arı kovanını örten saman hackle [dialect] [uk] n.
saman demeti boltin [dialect] [uk] n.
(hasır, saman) demet bolt n.
kalıcı ve genellikle doğal çayırlardan yapılan saman meadow hay n.
saman yapan kimse hayer n.
saman sapı haystalk n.
saman taşımak için arabaya eklenen çerçeve hayrig n.
saman vagonunda yapılan yolculuk hayride [us] n.
saman kırıntısı hayseed n.
saman yığınlarının üstüne örtülen tente hay cap n.
saman kancası hay hook n.
saman örtüsü hay cap n.
saman yığınına yağmur suyu girmemesi için yüzeye yakın samanları çapraz yerleştirme haystack dressing n.
arazide sığır veya saman için kullanılan basit bir barınak hemmel [dialect] [uk] n.
okçuluk hedefinin saman arkalığı boss n.
saman demeti bottle [dialect] n.
bükülmüş saman veya sepetçi söğütlerinden yapılmış şerit gad n.
küçük saman yığını cob n.
tepesi sivrilmiş saman veya tahıl yığını pike n.
saman balyası pook [dialect] n.
saman sapı pedal straw n.
saman sapı pedal n.
küçük, yuvarlak ve konimsi saman yığını coil [dialect] n.
özellikle sepet sapı olarak kullanılan saman veya kamış fettle [dialect] [uk] n.
çatı yapmak için kullanılan bir demet saman veya saz gavel [uk] n.
tahıl veya saman demeti gavel n.
saman yığınlarının hacmini kabaca hesaplamada kullanılan bir formül outlaw rule n.
saman yığını shock n.
bir tutam saman wisp of straw n.
ahşap ve saman wood-and-thatch n.
saman iplik spun hay n.
saman dolu yastık sunk [scotland] n.
ince saman döşek palliasse n.
çayırdan elde edilen saman mahsulü sweepage [dialect] [uk] n.
saman yığınında iğne aramak look for a needle in a haystack v.
saman örtüsü ile örtmek mulch v.
saman ile örtmek (dam) thatch v.
saman altından su yürütmek do something secretly v.
hayvanları yatırmak için serilen saman veya kuru ot litter v.
saman vagonunda yolculuk etmek hayride v.
rüzgara savurarak ayırmak (ekin ve saman) winnow v.
saman alevi gibi parlamak flare up v.
(damı) saman ile örtmek thack [obsolete] v.
hayvanların altına saman veya kuru ot sermek litter v.
saman yapımında veya otlak olarak kullanmak meadow v.
(saman veya sazlık) sırıklarla götürmek pole v.
(tahıl veya saman) demetler halinde toplamak gavel v.
(tahıl veya saman) demetler halinde tırmıklamak gavel v.
saman vermek straw v.
saman sarısı (saç) sandy adj.
saman gibi insipid adj.
saman renkli straw-colored adj.
saman rengi straw-coloured adj.
saman renginde straw-colored adj.
saman rengi straw-colored adj.
saman renkli straw-coloured adj.
saman renginde straw-coloured adj.
saman dolu chaffy adj.
saman dolu chafflike adj.
saman gibi chafflike adj.
saman gibi chaffy adj.
saman gibi kokan hayey adj.
saman tadında olan hayey adj.
saman dolu hay-filled adj.
saman gibi ingustable [obsolete] adj.
saman gibi saltless adj.
saman rengi stramineous adj.
saman ile ilgili straw adj.
saman gibi uyduruk straw adj.
saman için kullanılan straw adj.
saman gibi paleous adj.
saman yığını haystack N.
saman kırıntısı chaff N.
Idioms
saman alevi flash in the pan n.
saman alevi gibi yanıp sönen a flash in the pan n.
içine saman doldurulmuş yatak/döşek donkey's breakfast n.
saman doldurulmuş şey donkey’s breakfast n.
saman (döşek) donkey’s breakfast n.
saman alevi a flash in the pan n.
saman altından su yürütmek do things under the rose v.
saman altından su yürütmek play one's cards close to one's chest v.
saman altından su yürütmek keep one's cards close to one's vest v.
saman altından su yürütmek keep one's cards close to one's chest v.
saman altından su yürütmek play one's cards close to one's vest v.
saman altından su yürütmek play your cards close to your chest v.
saman altından su yürütmek keep/hold/play your cards close to your chest v.
saman altından su yürütmek play your cards close to your vest v.
saman altından su yürütmek keep your cards close to your chest v.
saman altından su yürütmek keep your cards close to your vest v.
saman altından su yürütmek play (something) close to one's vest v.
saman altından su yürütmek play cards close to chest v.
saman altından su yürütmek play (something) close to (one's) chest v.
saman altından su yürütmek play (something) close to the vest v.
saman altından su yürütmek play it close to one's chest v.
saman altından under the counter expr.
saman alevi gibi like a flash-in-the-pan expr.
sapla saman a2o (apples to oranges) expr.
sapla saman apples to oranges expr.
Speaking
inekler saman yer cows eat hay expr.
Technical
saman kesici chaff cutter n.
saman bıçağı chaff cutter n.
saman yığını haycock n.
saman döşek pallet n.
saman balyası bağlama teli bale tie n.
saman balyalama makinesi pick-up baler n.
yuvarlak balya saman presi round-bale press n.
saman yüklemeden önce samanlığın altına konulan ip ve kerestelerden oluşan tel örgü wagon sling n.
saman karıştırıcı hay conditioner n.
saman kıskacı hay grapple fork n.
saman balyalarını vagona veya kamyona yükleyen kimse bucker n.
dokuma için kesilip kurutulan odun, palmiye yaprağı, saman ve benzeri malzemeler chip n.
odun, saman gibi malzemelerden elyaf üreten bir çeşit buhar tabancası fiber gun n.
saman parçalama makinesi straw-cutter n.
saman kesme aleti straw-cutter n.
Textile
başparmağın etrafına saman veya ekin anızı sarılarak yapılan halat thumbrope [dialect] n.
Architecture
saman olarak kullanılan tek yıllık bir yabani ot bottom house n.
saman çatı chopper n.