yanmak - Turco Inglés Diccionario

yanmak

Significados de "yanmak" en diccionario inglés turco : 59 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yanmak burn v.
He felt his cheeks burning as he got roasted by his friends.
Arkadaşları tarafından azarlanırken yanaklarının yandığını hissetti.

More Sentences
General
yanmak light v.
Tom struck the match, but it didn't light.
Tom kibriti çaktı ama yanmadı.

More Sentences
yanmak sting v.
My eyes are stinging from all these onions.
Bu soğanlar yüzünden gözlerim yanıyor.

More Sentences
yanmak go on v.
Push the green button and the light will go on.
Yeşil düğmeye basarsan ışık yanar.

More Sentences
yanmak smart v.
My eyes were smarting from the onions.
Soğandan gözlerim yanıyordu.

More Sentences
yanmak burn out v.
The tubes burned out easily and had to be constantly replaced.
Tüpler kolayca yanıyordu ve sürekli değiştirilmeleri gerekiyordu.

More Sentences
yanmak be on v.
The red light above the door was on.
Kapının üstündeki kırmızı ışık yanıyordu.

More Sentences
yanmak light up v.
From where I sit it is like the radar screen is lighting up all over the House.
Oturduğum yerden sanki radar ekranı Meclis'in her yerinde yanıyor gibi.

More Sentences
yanmak be on fire v.
The whole world is on fire.
Bütün Dünya yanıyor.

More Sentences
yanmak burn v.
He felt his cheeks burning as he got roasted by his friends.
Arkadaşları tarafından azarlanırken yanaklarının yandığını hissetti.

More Sentences
yanmak catch fire v.
The car caught fire.
Araba yandı.

More Sentences
Phrasals
yanmak go up v.
The ship went up in flames.
Gemi alev alev yandı.

More Sentences
Technical
yanmak come on v.
The warning symbol can also come on in conjunction with other symbols.
Uyarı sembolü diğer sembollerle birlikte de yanabilir.

More Sentences
yanmak burn v.
He felt his cheeks burning as he got roasted by his friends.
Arkadaşları tarafından azarlanırken yanaklarının yandığını hissetti.

More Sentences
General
yanmak feel grieved v.
yanmak be hot v.
yanmak swelter v.
yanmak be out v.
yanmak flank v.
yanmak fuze v.
yanmak be ruined v.
yanmak glow v.
yanmak conflagrate v.
yanmak get sunburnt v.
yanmak fall in love with v.
yanmak ignite v.
yanmak consume v.
yanmak become invalid v.
yanmak take v.
yanmak fuse v.
yanmak blow v.
yanmak flame v.
yanmak have high temperature v.
yanmak fire v.
yanmak sidelong v.
yanmak scorch v.
yanmak on v.
yanmak toast v.
yanmak hurt v.
yanmak be done for v.
yanmak kindle v.
yanmak broil v.
yanmak inflame v.
yanmak out v.
yanmak coal v.
yanmak take fire v.
yanmak tind [dialect] v.
yanmak bren [dialect] [uk] v.
yanmak brenne [obsolete] v.
yanmak combust v.
yanmak parch v.
yanmak scald v.
yanmak strike v.
yanmak outburn v.
yanmak sweal [dialect] v.
yanmak alight v.
yanmak fried adj.
Colloquial
yanmak be cooked v.
Archaic
yanmak teend v.

Significados de "yanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
derdine yanmak pity one's fate v.
alev alev yanmak flame v.
tamamen yanmak burn up v.
için için yanmak rankle v.
alev alev yanmak burn up v.
canı yanmak be hurt v.
ağzı yanmak burn one's fingers v.
dert yanmak complain about one's troubles v.
için için yanmak burn internally v.
için için yanmak smolder v.
boğazı yanmak have a sore throat v.
titreyerek yanmak (ateş) flicker v.
ciğeri yanmak suffer great hardship v.
yanmak (çocuk oyunlarında) be out v.
kundaklanarak yanmak burn by arson v.
yeniden yanmak rekindle v.
parlak bir alevle yanmak flare v.
bağrı yanmak be very thirsty v.
alev alev yanmak blaze v.
tamamıyla yanmak go up in smoke v.
kötü kaderine yanmak bewail one's bad fate v.
alevsiz yanmak glow v.
güneşte yanmak get a sunburn v.
ağzı yanmak get one's fingers burnt v.
dumansız yanmak smoulder v.
yanmak (güneşte) tan v.
ateşte yanmak burn in fire v.
alev çıkarmadan yanmak smolder v.
güneşte yanmak tan v.
ateşine yanmak fall in love with v.
dumansız yanmak smolder v.
cayır cayır yanmak burn furiously v.
tamamıyla yanmak go up in flames v.
birine dert yanmak cry on someone's shoulder v.
bağrı yanmak suffer v.
fazla pişerek yanmak burn v.
(bir şeyden) ağzı yanmak get one's finger burn v.
dert yanmak pour out one's troubles v.
ışık yanmak (the light) be on v.
dert yanmak unburden one's troubles to somebody v.
derdine yanmak feel sorry for oneself v.
lamba yanmak (the lamp) to burn v.
lamba yanmak (the lamp) to shine v.
lamba yanmak (the lamp) to glow v.
cehennemde yanmak burn in hell v.
sürekli yanmak (ışık) flash v.
cildi güneşten yanmak sunburn v.
midesi yanmak have heartburn v.
vücudunun %30'u yanmak be burned over 30 % of one’s body v.
canı yanmak get hurt v.
alev çıkarmadan yanmak smoulder v.
için için yanmak smoulder v.
içi yanmak be extremely thirsty or dry v.
dert yanmak natter [dialect] v.
eli yanmak burn one's hand v.
tutuşup yok olana kadar yanmak burn up v.
duygularıyla yanmak glow v.
patlama ile yanmak detonize [us] v.
patlama ile yanmak detonise [uk] v.
cılız cılız yanmak gutter v.
tamamen yanmak incinerate v.
hafif yanmak parch v.
güneşte yanmak parch v.
(içten yanmalı motor veya silah) içten yanmak pop v.
canı yanmak pang v.
dert yanmak peenge [scotland] v.
'-den daha fazla yanmak outglow v.
güneşte yanmak suntan v.
içten içe yanmak smoulder v.
ışığı yanmak burn v.
lambası yanmak burn v.
güneşten yanmak brown v.
fazla yanmak outburn v.
uzun süreli yanmak outburn v.
titrekçe yanmak sweal v.
beyni yanmak fuck up v.
Phrasals
alev alev yanmak blaze with something v.
alev alev yanmak blaze with (something) v.
… ile yanmak blaze with something v.
cayır cayır yanmak blaze with something v.
… ile yanmak blaze with (something) v.
(ışık) yanmak come on v.
(biri veya bir şey hakkında) dert yanmak groan about (someone or something) v.
(birine) dert yanmak unload on (someone) v.
(birinden/bir şeyden) dert yanmak beef about (someone or something) v.
birinden/bir şeyden dert yanmak beef about someone/something v.
alev alev/cayır cayır yanmak blaze with v.
ile yanmak blaze with v.
(belli bir şekilde) yanmak burn with (something) v.
ateşler içinde yanmak burn up v.
(bir şeyle) yanmak burn with (something) v.
(birine) dert yanmak carp at (one) v.
(birine) dert yanmak cavil at (one) v.
(biri/bir şey) hakkında dert yanmak complain about (someone or something) v.
birine dert yanmak complain to someone v.
'-e dert yanmak complain to v.
(bir şeyden) dert yanmak complain of (something) v.
(birine/bir şeye) dert yanmak complain to (someone or something) v.
birinin/bir şeyin üstüne yanmak (ışık) flash on someone or something v.
aniden yanmak (ışık) flash up v.
hakkında dert yanmak groan about v.
hakkında dert yanmak rant about v.
(bir şey) hakkında dert yanmak rant about (something) v.
yüksek sesle (birinden/bir şeyden) dert yanmak squawk about (someone or something) v.
Colloquial
yüreği yanmak hurt so bad in one's heart v.
gözü yanmak get freezer burn v.
bir anda yanmak (ışık) flash on v.
(kendi) derdine yanmak be sorry for (oneself) v.
Idioms
dili yanmak burn one's fingers v.
ağzı yanmak (bir şeyden) burn one's fingers v.
dili yanmak get one's fingers burnt v.
ağzı yanmak (bir şeyden) get one's fingers burnt v.
alev alev yanmak go up in flames v.
bir şeyden ağzı yanmak burn one's fingers v.
bir şeyden ağzı yanmak get one's fingers burnt v.
derdine yanmak cry in one's beer v.
ağzı yanmak get one's fingers burned v.
ağzı yanmak have one's fingers burned v.
ağzı yanmak have one's fingers burnt v.
tamamen yanmak be burned to a crisp v.
tamamen yanmak be burnt to a crisp v.
ağzı yanmak get one's fingers burnt v.
dili yanmak get one's fingers burned v.
ağzı yanmak burn one's fingers v.
ciğeri yanmak tear your heart out v.
yüreği yanmak tear your heart out v.
içi yanmak tear your heart out v.
ciğeri yanmak cut someone to the quick v.
içi yanmak cut someone to the quick v.
yüreği yanmak cut someone to the bone v.
yüreği yanmak cut someone to the quick v.
ciğeri yanmak cut someone to the bone v.
içi yanmak cut someone to the bone v.
aşırı yanmak (bronzlaşmak) burn to a cinder v.
sürekli söylenmek/sızlanmak/yakınmak/dert yanmak run on v.
alev alev yanmak blaze down on (someone or something) v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak a light bulb goes off in (one's) brain v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak have a light bulb go off in (one's) brain v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak a light bulb goes on in (one's) head v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak a light bulb goes off in (one's) head v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak have a light bulb go on (in (one's) head) v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak have a light bulb go on in (one's) brain v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak have a light bulb go off (in (one's) head) v.
kafasında birden bir ışık yanmak/çakmak a light bulb goes on in (one's) brain v.
ateşler içinde yanmak be hot and cold v.
kafasında ampul yanmak a light bulb goes off in someone's head v.
kafasında ampul yanmak a light bulb goes on in someone's head v.
(güneşte) yanmak catch a tan v.
ciğeri yanmak come home by weeping cross v.
dert yanmak cry the blues v.