coal - Turco Inglés Diccionario

coal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

coal — Definition

Significado:
kömür
Pronunciación (IPA):
(AmE /koʊl/ – BrE /kəʊl/)
Categoría gramatical:
İsim: coal (uncountable)

Significados de "coal" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
coal n. kömür
Bring me some coal, these sticks won't last long.
Bana biraz kömür getirin, bu çıtalar uzun süre dayanmaz.

More Sentences
General
coal n. kömür
Bring me some coal, these sticks won't last long.
Bana biraz kömür getirin, bu çıtalar uzun süre dayanmaz.

More Sentences
Technical
coal n. kömür
Bring me some coal, these sticks won't last long.
Bana biraz kömür getirin, bu çıtalar uzun süre dayanmaz.

More Sentences
General
coal n. maden kömürü
coal n. taşkömürü
coal n. bir yakımlık kömür
coal n. karaelmas
coal n. kor
coal v. kömür vermek
coal v. kömür almak
coal v. yanmak
coal v. kömürleştirmek
coal v. kömüre dönüştürmek
coal v. kömürleştirmek
coal v. kömüre dönüştürmek
coal v. kömürle işaretlemek
coal v. kömürle çizmek
Technical
coal n. mangal kömürü
coal n. taş kömürü
Marine
coal v. kömür vermek
coal v. kömür yüklemek

Significados de "coal" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wood coal n. odun kömürü
General
coal mines and mining n. kömür madenleri ve madenciliği
wood coal n. odunkömürü
white coal n. hidroelektrik
coal mine n. kömür ocağı
lean coal n. zayıf kömür
ottoman coal mine regulations n. dilaver paşa nizamnamesi
raw coal n. tüvenan
fine coal n. ince kömür
cannel coal n. ince taneli donuk renkli kömür
coal gas n. hava gazı
coal tit n. çam baştankarası
lump coal n. parça kömür
bituminous coal n. madenkömürü
stone coal n. antrasit
coal miners n. kömür madencileri
coal dealer n. kömürcü
hard coal n. madenkömürü
coal black n. kömür karası
coal drawing n. kömür çıkarma
white coal n. beyazkömür
hard coal n. antrasit
coal tar n. katran
clinkering coal n. dışıklı kömür
coal trade n. kömür ticareti
pit coal n. taşkömürü
small coal n. ince kömür
candle coal n. uzun alevli kömür
boghead coal n. yosunkömürü
cherry coal n. yarı yağlı kömür
soft coal n. yumuşak maden kömürü
coal oil n. gazyağı
coal ash n. kömür külü
coal gasification n. kömürün gazlaştırılması
coal liquefaction n. kömürün sıvılaştırılması
coal bunker n. kömür kazanı
brown coal n. linyit kömürü
brown coal n. yağız kömür
brown coal n. linyit
coal plant n. kömür santrali
coal delivery n. kömür sevkiyatı
coal firing n. kömür yakma
coal bunker n. kömürlük
coal cellar n. kömürlük
coal bin n. kömürlük
coal tongs n. ateş maşası
fat coal n. yağlı kömür
fat coal n. ziftli kömür
coal-gas n. havagazı
coal-black n. kapkara
coal-scuttle n. kömür kovası
coal-fired power plant n. kömür santrali
coal-hole n. kömürlük
coal-tar soap n. katranlı sabun
coal-mining machinery n. kömür madeni makineleri
coal-water fuel n. kömür-su yakıtı
pit coal n. madenkömürü
vegetable coal n. bitkisel kömür
coal mine reserve n. kömür rezervi
coal reserve n. kömür rezervi
indian coal n. hint kömürü
coal bag n. kömür çuvalı
coal black n. kapkara
coal tongs n. kömür maşası
brown coal n. kahverengi maden kömürü
coal yard n. kömür deposu
coal car n. kömür vagonu
coal hole n. kömürlük
coal wharf n. kömür iskelesi
sack of coal n. kömür torbası
coal sack n. kömür torbası
coal shed n. kömürlük
kennel coal n. isli kömür
kennel coal n. linyit
coal-meter n. (londra'da) lisanslı kömür ölçümcüsü
coal merchant n. kömür tüccarı
coal oil lamp n. gaz lambası
gathering coal n. önceki akşamdan kalmış ve sabahleyin çıra ile yeniden yakılacak olan köz birikintisi
small coal [obsolete] n. kömür
small coal [obsolete] n. mangal kömürü
small coal [obsolete] n. karakalem
take in coal v. kömür almak
as black as coal adj. kirli
coal black adj. simsiyah
as black as coal adj. kömür gibi
coal-fired adj. kömür yakmalı
coal-black adj. kömür gibi
coal-derived adj. kömürden elde edilen
coal-fired adj. kömürlü
Phrases
a day as black as coal expr. kapkara bir gün
Colloquial
coal in (one's) stocking n. kömür dolu bir noel çorabı (noel baba'nın yaramaz çocuklara hediye yerine vereceği söylenir)
coal in (one's) stocking n. noel baba'dan hediye yerine kömür dolu bir noel çorabı
Idioms
canary in a coal mine n. felaket habercisi
canary in a coal mine n. felaket tellalı
canary in the coal mine n. felaket tellalı
coal in (one's) stocking n. yaptıklarının bedeli
coal in (one's) stocking n. yaptıklarının ceremesi
drop like a hot coal v. bağları koparmak
try to find a black cat in a coal mine v. samanlıkta iğne aramak
pour on coal [old-fashioned] v. hızını artırmak
pour on coal [old-fashioned] v. hızlanmak
pour on coal [old-fashioned] v. enerjiyi yükseltmek
pour on coal [old-fashioned] v. gayreti artırmak
as black as coal expr. kömür gibi kara
black as coal expr. simsiyah
black as coal expr. kömür kadar siyah
black as coal expr. kömür gibi siyah
black as coal expr. kapkara
as black as coal expr. kapkara
as black as coal expr. simsiyah
Trade/Economic
nuclear fuel and refined petroleum and coke coal industry n. nükleer yakıt ve rafine petrol ve kok kömür üretimi sanayii
pit coal mining n. taşkömürü ocağı işletmeciliği
pit coal n. maden kömürü
coal dealer n. kömür satıcısı
coal dealer n. kömürcü
coal deposit n. kömür depozitosu
industrial coal n. sanayi kömürü
merchantable coal n. satılabilir kömür
clean coal systems n. temiz kömür sistemleri
coal producers n. kömür üreticileri
European Coal and Steel Community n. avrupa kömür ve çelik topluluğu
electricity and coal-gas consumption tax n. elektrik ve havagazı tüketim vergisi
Politics
european coal and steel community n. avrupa kömür ve çelik topluluğu
treaty establishing the european coal and steel community n. avrupa kömür ve çelik topluluğunu kuran antlaşma
european coal and steel community n. avrupa kömür ve çelik birliği
coal aid n. kömür yardımı
european coal and steel community agreement n. avrupa kömür ve çelik topluluğu antlaşması
european coal and steel community agreement n. avrupa kömür ve çelik topluluğu anlaşması
distribute free coal to the citizens v. vatandaşa bedava kömür dağıtmak
distribute free coal to the public v. halka bedava kömür dağıtmak
coal (coalition) abrev. koalisyon
Institutes
turkish hard coal authority n. taşkömürü işletmeleri kurumu
general directorate of turkish coal n. türkiye kömür işletmeleri kurumu
presidency of ereğli coal region workers n. ereğli kömür havzası amele birliği
european coal and steel community n. avrupa kömür ve çelik birliği
turkish coal enterprise n. türkiye kömür işletmeleri kurumu
general directorate of turkish coal enterprises n. türkiye kömür işletmeleri genel müdürlüğü
turkish hard coal enterprise institution n. türkiye taşkömürü kurumu genel müdürlüğü
turkish coal enterprises institution n. türkiye kömür işletmeleri kurumu genel müdürlüğü
savings and charity fund of eregli coal basin workers union n. ereğli kömür havzası amele birliği biriktirme ve yardımlaşma sandığı başkanlığı
world coal association n. dünya kömür birliği
ecsc (european coal and steel community) n. avrupa kömür ve çelik topluluğu
Industry
coal tower n. kömür kulesi
Technical
pulverized coal n. pülverize toz kömür
coal hod n. kömür taşımak için kullanılan kova
bituminous coal n. taş kömür
coal analysis n. kömür analizi
bitumen coal n. bitümlü kömür
coal pulverizer n. kömür püskürten makine
coal burner n. kömür brülörü