come on - Turco Inglés Diccionario
Historia

come on

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "come on" en diccionario turco inglés : 52 resultado(s)

Inglés Turco
General
come on v. çıkmak
come on v. yaklaşmak
come on v. başlamak
come on v. gafil avlamak
come on v. rastlamak
come on v. karşılaşmak
come on v. sahneye çıkmak
come on v. basmak
come on v. izlemek
come on v. üstüne gelmek
come on v. saldırmak
come on v. ilerlemek
come on v. gelişmek
come on v. elini çabuk tutmak
come on v. görünmek
come on v. ortaya çıkmak
come on interj. hadi
Phrasals
come on v. çabuk olmak
come on v. daha hızlı olmak
come on v. hızlanmak
come on v. flört etmek
come on v. yazılmak
come on v. asılmak
come on v. kur yapmak
come on v. sahneye çıkmak
come on v. sahne almak
come on v. rastlamak
come on v. karşılaşmak
come on v. tesadüfen bulmak
come on v. görünmek
come on v. izlenim uyandırmak
come on v. yaklaşmak
come on v. başlamak
come on v. (karanlık) çökmek
come on v. (sis) basmak
come on v. (bulut) toplanmak
come on v. nöbete başlamak
come on v. (ağrı, sızı) başlamak
come on v. (ışık) yanmak
come on v. çalışmak
come on v. (film, dizi) başlamak
come on v. (televizyon programı) yayına geçmek
come on yanmak/açılmak (lamba/ışık)
Colloquial
come on interj. hadi ama
come on expr. hadi/haydi oradan
come on expr. hadi/haydi git buradan
come on expr. hadi/haydi canım sen de
come on expr. hadi
come on expr. haydi
come on expr. hadi/haydi ama
Technical
come on v. çalışmak
come on yanmak

Significados de "come on" con otros términos en diccionario inglés turco: 159 resultado(s)

Inglés Turco
General
come down on v. sıkıştırmak
come down on v. üstüne gelmek
come on the market v. çıkmak
come out on top v. üstün gelmek
come down on v. saldırmak
come down on v. fırça atmak
come down on v. azarlamak
come down on v. cezalandırmak
come down on v. fırçalamak
come on board the ship v. gemiye binmek
come on board the ship v. gemiye çıkmak
come in on v. katılmak
come in on v. yer almak
give someone the come-on v. pas vermek
give somebody the come-on v. yeşil ışık yakmak
come to terms on something v. anlaşmak
come to terms on something v. uzlaşmak
come to the conclusion on v. görüşüne varmak
come up short on money v. parası çıkışmamak
come up short on money v. parası yetmemek
come on to something v. (belli bir konuyu) görüşmeye/müzakere etmeye başlamak
come to class on time v. derse zamanında gelmek
come up on the screen v. (telefon vb) ekranda çıkmak
come-on n. tuzak
come-on n. yeşil ışık
on a first-come first-serve basis adv. ilk gelene öncelik verilir biçiminde
on a first-come first-serve basis adv. ilk gelen önceliği alır şeklinde
come on! interj. yok canım!
come on! interj. haydi
come on! interj. hadi
come on now interj. ha
come on! interj. hadi!
come on! interj. haydi!
come on! interj. haydisene
come on then! interj. hadi bakalım!
come on! interj. olur mu öyle şey
Phrasals
come on into (some place) v. içeri buyurun demek
come on into (some place) v. buyurun demek
come on into (some place) v. '-e gelsenize demek
come on into (some place) v. (içeri) buyurmaz mısınız demek
come on into (some place) v. kibarca içeri girin demek
come out on something v. (bir girişim iyi veya kötü yönde) seyir etmek
come out on something v. (bir ticari girişim olumlu veya olumsuz biçimde) sonuçlanmak
come on someone v. birisiyle rast gelmek
come on someone v. birisine rastlamak
come in on v. katılmak
come in on yer almak
Colloquial
come on to someone v. asılmak
come-on n. flört
come-on n. kur
come-on n. asılma
come-on n. yazılma
come-on n. kampanya
please come on interj. hadi ama
oh come on interj. hadi ama
come on over expr. içeri buyurun
come on over expr. buyurun
come on over expr. '-e gelsenize
come on over expr. (içeri) buyurmaz mısınız?
c'monn (come on) expr. hadi
come on you can do it expr. haydi bunu yapabilirsin
c'mon (come on) expr. hadi
just come on! expr. haydi ama!
come on I'll buy you breakfast expr. gel sana kahvaltı ısmarlayayım
come on let's play expr. hadi gel oyun oynayalım
come on in expr. içeri gelin
come on in expr. içeri girin
come on in expr. içeri buyurun/buyurun içeriye (gelin)
Idioms
come on (too) strong v. popülerlik kazanmak
come on (too) strong v. rağbet görmeye başlamak
come on (too) strong v. yaygınlaşmaya başlamak
come out (a certain way) on (something) v. (bir şeyden belli bir sonuç) almak
come out (a certain way) on (something) v. (bir iş, proje, girişim) belli bir şekilde sonuçlanmak
come out on the side of (someone or something) v. (birinden ya da bir şeyden) taraf olmak
come out on the side of (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) destek vermek
come out on the side of (someone or something) v. (birinden ya da bir şeyden) yana olmak
come out on the side of (someone or something) v. (birine ya da bir şeye) destek vermek
come down on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden taraf olmak
come down on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
come down on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden yana olmak
come down on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
come out on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden taraf olmak
come out on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
come out on the side of somebody/something v. birinden ya da bir şeyden yana olmak
come out on the side of somebody/something v. birine ya da bir şeye destek vermek
come knocking on (one's) door v. ayağına gelmek
come knocking on (one's) door v. karşısına çıkmak
come knocking on (one's) door v. kapısını çalmak
come knocking on (one's) door v. kapısına gelmek
come on (duty) v. nöbete gelmek
come on (duty) v. işe gelmek
come on line [us] v. tam kapasiteyle çalışmaya başlamak
come on line [us] v. kullanıma hazır olmak
come on line [us] v. piyasaya sürülmek
come down on v. azarlamak
come down hard on someone v. birinin burnunu sürtmek
come down hard on someone v. birinin aklını başına getirmek
come in on the ground floor v. bir işe en başından başlamak
come on like gangbusters v. bir işe büyük bir istekle girişmek
come down on the side of somebody v. birisinden yana olmak
come in on the ground floor v. bir işe en başından katılmak
come on to someone v. birine askıntı olmak
come down on v. başına ekşimek
come on like gangbusters v. büyük bir şevkle başlamak
come on strong v. bir işe büyük bir istekle girişmek
come on to someone v. birine yazılmak
come on strong v. büyük bir şevkle başlamak
come down hard on someone v. birisini ağır biçimde eleştirmek/azarlamak
come on the heels of v. bir şeyin hemen sonrasında gerçekleşmek
come down on the side of somebody v. birisine destek vermek
come on stream v. çalışmaya başlamak
come on the heels of v. hemen ardından gitmek
come on the heels of v. hemen peşinden gitmek
come down on v. haşlamak
come on as something v. gibi görünmek
come on stream v. hizmete girmek
come on stream v. işletmeye açılmak
come on the heels of v. izlemek
come out on top v. kendinin üstünlüğünü kanıtlamak
come on strong v. kolları sıvamak
come on like gangbusters v. kolları sıvamak
come on board v. kabul edenler arasına katılmak
come on the scene v. olay yerine/mekana gelmek
come on top of expr. bir de bu eksikti
come out on top zirveye çıkmak
come out on top zirveye tırmanmak
come down on paylamak
come on top of üstüne üstlük
come on top of üstüne tüy dikti
come right on top of something tam üstüne denk gelmek
come on strong saldırganca davranmak
come in on a wing and a prayer (uçak veya araç için) düştü düşecek/her an parçalarına ayrılacakmış gibi gelmek
come on the heels of takip etmek
come down hard on someone tepesine binmek
Speaking
I'm so glad you could come on such short notice expr. bu kadar kısa sürede gelebilmenize çok sevindim
come on in the water's fine expr. gel sen de yapmaya başla
come home on time expr. eve zamanında gel
come on in the water's fine expr. gel su güzel
come on in grab a chair expr. gir içeri bir sandalye çek
come on then expr. haydi bakalım
come on! what are you smoking? expr. hadi ama! neyin kafasını yaşıyorsun sen?
come on in expr. içeri gelsene
come on in expr. içeri gel
on my signal, you come out expr. işaretimle dışarı çık
come to school on time expr. okula zamanında gel
where on earth did this come from now? şimdi durup dururken nereden çıktı bu?
Slang
come on strong v. ağzının payını vermek
come on to someone v. asılmak
come on strong v. birisine asılmak
come on to someone v. kur yapmak
come on, man expr. hadi canım
come on, man expr. hadi ama
come on, man expr. yapma ya
come on, man expr. yapma be
come on, man expr. yok artık
come on, man expr. daha neler
c'mon (come on) expr. hadi
Trade/Economic
come out on strike v. grev yapmak
come out on strike v. greve gitmek