tutunmak - Turco Inglés Diccionario

tutunmak

Significados de "tutunmak" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tutunmak hold on to v.
He held on to the rope.
O, ipe tutundu.

More Sentences
tutunmak cling v.
As the waves crested about them, Tom and Mary clung desperately to the gunwales of their lifeboat.
Dalgalar etraflarını sararken, Tom ve Mary umutsuzca filikalarının küpeştelerine tutundular.

More Sentences
General
tutunmak hold v.
The problem is that at the moment the peace agreement is holding in Monrovia, but less well outside.
Sorun şu ki, şu anda barış anlaşması Monrovia'da tutunuyor, ancak dışarıda daha az iyi.

More Sentences
tutunmak hang on v.
Hang on!
Sıkı tutunun!

More Sentences
tutunmak hold on v.
Hold on tight so that you don't fall.
Düşmemek için sıkı tutunun.

More Sentences
tutunmak hold to v.
Why do we hold to such things?
Neden böyle şeylere tutunuyoruz?

More Sentences
tutunmak clutch at v.
A drowning man will clutch at a straw.
Boğulan bir adam bir saman çöpüne tutunur.

More Sentences
Phrasals
tutunmak hold on to v.
He held on to the rope.
O, ipe tutundu.

More Sentences
Idioms
tutunmak hang on to v.
That is the answer I have to hang on to.
Tutunmam gereken cevap bu.

More Sentences
tutunmak hang onto v.
My uncle retired from teaching last year, but he still managed to hang onto a position at the university.
Dayım geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu ama yine de üniversitede bir pozisyonda tutunmayı başardı.

More Sentences
General
tutunmak get a grip v.
tutunmak last v.
tutunmak take root v.
tutunmak take hold of v.
tutunmak adsorb v.
tutunmak hold out v.
tutunmak take hold v.
tutunmak catch on v.
tutunmak fasten onto v.
tutunmak take on v.
tutunmak fasten on v.
tutunmak catch v.
tutunmak get a toe-hold v.
tutunmak hold up v.
tutunmak clung v.
Phrasals
tutunmak hang to v.
tutunmak last out v.
Colloquial
tutunmak uphold v.
tutunmak freeze onto v.
Idioms
tutunmak get a toehold v.
Botanic
tutunmak enroot v.

Significados de "tutunmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 90 resultado(s)

Turco Inglés
General
kanca ile tutunmak grapple v.
sıkı tutunmak hang on to v.
yüze tutunmak adsorb v.
-e tutunmak hold on to v.
hayata tutunmak hold on to life v.
sımsıkı tutunmak hold on tight v.
sıkıca tutunmak hang on tight v.
hayata tutunmak clutch onto life v.
geçmişe tutunmak hold onto the past v.
ata sıkıca tutunmak tight-leg v.
destek almak için tutunmak hang v.
hayata tutunmak linger v.
sımsıkı tutunmak hang v.
sıkıca tutunmak brace v.
bir şeye tutunmak hold v.
ağızla tutunmak muckle [dialect] [us] v.
(kas) hareket eden kemiğe tutunmak insert v.
sıkıca tutunmak cleave v.
Phrasals
birbirlerine sımsıkı tutunmak cling together v.
ellerine tutunmak cabbage onto (someone or something) v.
sıkıca tutunmak dig in v.
inatla tutunmak dig in v.
(birine/bir şeye) tutunmak glom onto (someone or something) v.
(bir şeye) tutunmak catch onto (something) v.
-e tutunmak catch onto v.
(birine/bir şeye) tutunmak cling to (someone or something) v.
(birine/bir şeye) tutunmak cling on (to someone or something) v.
(birine/bir şeye) sıkı tutunmak grab on to (someone or something) v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak grab on to (someone or something) v.
sıkı tutunmak grab on v.
(birine/bir şeye) tutunmak hang onto (someone or something) v.
(birine/bir şeye) sıkı tutunmak hang on to (someone or something) v.
(birine/bir şeye) tutunmak hang on to (someone or something) v.
(bir şeye/şeyde) tutunmak hold onto (something) v.
(bir fikre, inanca) sıkıca tutunmak latch on to (something) v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak latch on to (someone or something) v.
(bir şeye) sıkıca tutunmak seize onto (something) v.
(bir şeye) sıkıca tutunmak seize upon (something) v.
(birine/bir şeye bir şeyle) sıkıca tutunmak seize (someone or something) with (something) v.
(bir şeye) sıkıca tutunmak seize on (something) v.
Idioms
sıkı sıkıya tutunmak attach to something for dear life v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak cling on by fingernails v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak hang on by fingernails v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak cling on on by one's fingertips v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak hang on by one's fingertips v.
sımsıkı tutunmak hold on for dear life v.
sımsıkı tutunmak hang on for dear life v.
sıkıca tutunmak hang on for dear life v.
sıkıca tutunmak hold on for dear life v.
bir şeye sımsıkı tutunmak hold on like grim death (brit) v.
bir şeye sımsıkı tutunmak hang on like grim death (brit) v.
birisine tutunmak grab on to someone v.
sabit bir işte/işe tutunmak hold down a steady job v.
bir şey için kararlılıkla mücadele etmek (maça/mücadeleye) tutunmak take something by the throat v.
mesleğinde tutunmak make one's way v.
(birine) tutunmak get ahold of (one) v.
(birine) tutunmak grab ahold of (someone) v.
(birine) tutunmak grab hold of (someone) v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak be hanging on by your fingertips v.
parmak ucuyla tutunmak be hanging on by (one's) fingertips v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak be hanging on by your fingernails v.
zar zor tutunmak be hanging on by (one's) fingertips v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak be hanging on by (one's) fingertips v.
sıkı tutunmak brace oneself for something v.
tırnaklarıyla tutunmak cling on by (one's) fingernails v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak cling on by (one's) fingernails v.
düşmemek için zor tutunmak cling on by (one's) fingernails v.
parmak ucuyla tutunmak cling on by (one's) fingernails v.
zar zor tutunmak cling on by (one's) fingernails v.
(birine/bir şeye) tutunmak glom on (to someone or something) v.
önemsiz bir şeye tutunmak grab at straws v.
önemsiz bir şeye tutunmak grab at a straw v.
(birine/bir şeye) sımsıkı tutunmak hold on (someone or something) like grim death v.
(birine/bir şeye) sımsıkı tutunmak hang on to (someone or something) like grim death v.
dişiyle tırnağıyla tutunmak hang on by (one's) fingernails v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak hold on (someone or something) like grim death v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak hang on to (someone or something) like grim death v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak hold on to (someone or something) like grim death v.
(mesleğinde) tutunmak make (one's) way in (something) v.
Technical
yüze tutunmak adsorb v.
Automotive
yüze tutunmak adsorb v.
Biology
çift kabuklu yumuşakların kaya gibi yüzeylere tutunmak için kullandıkları güçlü ve ipeksi filament kütlesi byss n.
çift kabuklu yumuşakların kaya gibi yüzeylere tutunmak için kullandıkları güçlü ve ipeksi filament kütlesi byssin n.
Marine Biology
diğer balıklara ve gemilere tutunmak için kafasında emme diski bulunan balıklara verilen ad echeneididae n.
Zoology
çift kabuklu yumuşakların kaya gibi yüzeylere tutunmak için kullandıkları güçlü ve ipeksi filament kütlesi byssus n.
Sport
(kaya tırmanışında) yüzeyde tutunmak için kullanılabilecek girinti incut n.
Reptiles
ayakları tutunmak için büyük loblara genişleyen bir geko fanfoot n.
Slang
sıkıca tutunmak cling like shit to a shovel v.
sıkıca tutunmak stick like shit to a shovel v.
(birine/bir şeye) sıkıca tutunmak stick (to someone or something) like shit to a shovel v.