kanca - Turco Inglés Diccionario

kanca

Significados de "kanca" en diccionario inglés turco : 36 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
General
kanca peg n.
I hung my hat on the peg.
Şapkamı kancaya astım.

More Sentences
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
Technical
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
Textile
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
Automotive
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
Marine
kanca hook n.
The result should be a small hook.
Sonuç küçük bir kanca olmalıdır.

More Sentences
General
kanca barb n.
kanca crampon n.
kanca grapple n.
kanca grapnel n.
kanca gudgeon n.
kanca crook n.
kanca catch n.
kanca grappling iron n.
kanca hanger n.
kanca clasp n.
kanca gudgeon rail n.
kanca crampiron n.
kanca gimmer [dialect] n.
kanca gimmor [dialect] n.
kanca crapnel n.
kanca crome [dialect] [uk] n.
Technical
kanca snap hook n.
kanca staple n.
kanca dog n.
kanca crampon n.
kanca coat hook n.
kanca grappling iron n.
kanca clam n.
kanca rosette n.
kanca steeple n.
Medical
kanca coronoid adj.
Zoology
kanca crochet n.
Archaic
kanca tache n.
kanca tache n.

Significados de "kanca" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
kanca burun nutcracker n.
sustalı kanca eyehook n.
sustalı kanca spring hook n.
tahta kanca trenail n.
kanca burun hooknose n.
küçük kanca hamulus n.
kanca ve gözü hook and eye n.
kaptan kanca captain hook n.
et çengeli kanca ucu mourne n.
koşum eyeri üzerindeki kanca check hook n.
kanca kullanarak hırsızlık yapan kimse nuthook [obsolete] n.
şöminede tencerenin asıldığı kanca trammel n.
ilkel tahta kanca halibut hook n.
helikopterden sarkıtılmış ve birilerini veya bir şeyleri havada taşımaya yarayan kanca skyhook n.
küçük kanca hamule n.
sapı uzun olan kanca meak [obsolete] n.
atlı arabada araba ile koşum takımı arasına takılan demir kanca holdback n.
kanca işareti hook n.
kanca şeklindeki çeşitli tarım aletlerine verilen ad hook n.
kanca kelimesinden türetilmiş bir soyisim hooke n.
kanca gibi kıvrık olma hookedness n.
küçük kanca hooklet n.
kanca korsan eli hook n.
barlardaki bilardo masalarında bulunan mantar şeklinde kanca mushroom n.
kargo taşımak veya et asmak için kullanılan güçlü kanca hock [uk] n.
kavrama bağında ipin kanca geçirilen bölümü rove n.
kanca bağı rove n.
pastırma dilimlerinin tütsülenme için asıldığı kanca comb n.
uçları kanca gibi bükülü çubuk şeklindeki hanedan arması figürü crampon n.
karabina kanca pompier n.
küçük kanca crotchet [obsolete] n.
s biçimli kanca pot hanger n.
yangın söndürmede kullanılan bir kanca türü fire hook n.
kapıyı kapatmaya yarayan kanca biçimli parça gate hook n.
kilitli kanca carabiner n.
kanca ile tutunmak grapple v.
kanca atmak accroach v.
kanca takmak barb v.
kanca biçimi vermek barb v.
kanca şekli vermek hook v.
(kanca veya misina) sudan çekip çıkarmak snag v.
kanca şekli vermek steeple v.
kanca haline getirmek steeple v.
kanca gibi hooklike adj.
kanca gibi hooked adj.
kanca biçiminde falciform adj.
kanca biçiminde falcate adj.
kanca gibi adunc adj.
kanca gibi aduncous adj.
kanca şekilli ancistroid adj.
kanca şeklinde uncinate adj.
kanca gibi uncous adj.
kanca şeklinde olmayan unfalcated adj.
kanca gibi olmayan unfalcated adj.
kanca burunlu hawk-nosed adj.
kanca şeklinde olan hooky adj.
anca beraber kanca beraber for better for worse adv.
Phrasals
kanca ile tutturmak hook on v.
Phrases
anca beraber kanca beraber all for one, and one for all expr.
Idioms
kanca gibi burun cheese-cutter [obsolete] n.
anca beraber kanca beraber one for all, (and) all for one expr.
Trade/Economic
kanca riski hooks risk n.
Technical
oynak kanca articulated hook n.
büyük kanca veya çengel cleek n.
yaylı kanca snap hook n.
fırdöndü kanca hook swivel n.
kanca hızı hook speed n.
kanca kapak hook gate n.
kanca semeri yükseklik farkı headroom n.
kanca bağlantısı hook attachment n.
halat yapımında kullanılan döner kanca whirler n.
döner kanca hook swivel n.
vidalı kanca screw hook n.
çifte kanca clip hook n.
kanca yük kopilyası hook load pin n.
döner kanca swirl hook n.
kanca yerleştirici hook inserter n.
gözlü kanca eye hook n.
kanca mili hook-bar n.
kanca pernosu hook pin n.
aşırı yük sonucu eğilmiş kanca bent hook n.
et kanca askı putreli meat hanger n.
azami kanca yüksekliği maximum hook height n.
kanca ankraj loop anchorage n.
sırıklı kanca pike pole n.
döner kanca swivel hook n.
kanca bloku hook block n.
şapka asacak kanca hatpag n.
kanca boşaltma declutching n.
kanca makarası hook block n.
ayakda mahmuzlu kanca climbing irons n.
gözlü kanca eyehook n.
kanca bağlayıcı hook tier n.
dövme çelik kendinden kilitlemeli kanca forged steel self-locking hook n.
kanca kullanılarak yapılmış birleştirmenin deformasyon özelliği deformation characteristic of stapled joint n.
vinç kanca yüksekliği height of crane hook n.
mekanik kanca tipi bağlantılar mechanical hook-type connections n.
mekanik kanca tipi bağlantı mechanical hook-type connection n.
mandallı dövme çelik kanca forged steel hook with latch n.
kendinden kilitlemeli dövme çelik kanca forged steel self-locking hook n.
kanca gözü/deliği eye plate n.
karabina (dağcılıkta kullanılan bir çeşit kanca) carabiner n.
kanca yanaşması hook approach n.
kanca mesafesi hook approach n.
kolayca veya otomatik çözülebilecek şekilde ayarlanmış kanca slip hook n.
kolayca veya otomatik çözülebilecek şekilde ayarlanmış kanca trip hook n.
çekme halatının bağlandığı demir kanca tug iron n.
kanca veya makara takılı vinç whirl n.
kabartma veya dövme işinde kullanılan kanca biçimli alet horse n.
asılan şeyin kurtulmasını önlemesi için parça eklenmiş kanca mousing hook n.
saatteki vuruş mekanizmasının kilidini açıp kapayan kanca detent n.
pirinç dökümünde maden eritme kabını kaldırmaya yarayan kanca grunter [dated] n.
sereni direğe bağlayan demir kanca goose neck n.
büyük kanca cleik [scotland] n.
kupa kanca cup hook n.
demir kanca başlığı singletree hook and ferrule n.
demir kanca sling dog n.
Computer
sistem kanca durumu system hooks n.
kanca türü hook type n.
(programlamada) kanca hook n.
Telecom
kanca sonlanma hook terminal n.
antende düğme kanca tipinde besleme buttonhook feed n.
Mechanic
içinden ip, kanca geçen delik eyehole n.
kopçanın kanca ve delikten oluşan bölümü hook and eye n.
ikili kanca sister hooks n.
ikili kanca match hook n.
Textile
gövde genişliği ve kanca yüksekliği shank width and hook height n.
düğmeyi yakalayıp düğme deliğinden geçirmek için kullanılan kanca button hook n.
Woodworking
kanca kullanılarak yapılmış birleştirme stapled joint n.
Automotive
kanca anahtar c-spanner n.
üniversal kanca universal hook n.
aracın çekme braketi üzerindeki bağlantı cıvatası, kanca veya pim pintle n.
Aeronautic
uçak durdurma kanca halatı aircraft arresting hook wire n.
uçağı hareket ettirmek için tow barın tutturuldğu bağlandığı uçak yapısındaki halka veya kanca towing eye n.
açılmayan oksijen maske kapaklarını açmak için kullanılan kanca ve iğne uçlu alet manual release tool n.
Marine
yük sapanının bağlandığı kanca crane hook n.
kanca hasarı hook damage n.
süngerleri kanca ile ayıran sünger avcısı hooker n.
elin sıkışması riski olmadan kullanım için kanca kıvrımına tutturulan ip parçası monkeytail n.
gemide çapa olarak kullanılan dayanıklı ve iki uçlu bir kanca devil's claw n.
çifte kanca sister hook n.
liman mafsallarına takılan demir kanca porthook n.
(yelken yapımında) dikişleri tutturmaya yarayan ufak kanca sail hook n.
Petrol
kanca bloğu hook block n.
Mining
cevher, taş gibi materyalleri koparmaya yarayan kanca benzeri alet ripper n.
sondaj deliği temizleme çubuğunun ucundaki spiral kanca drag twist n.
Medical
amniyo kanca amnio-hook n.
amniyo kanca amniohook n.
tahlil için canlı dokuyu almaya yarayan kanca uçlu bir tıbbi alet harpoon n.
cerrahi kanca hook n.