hooked - Turco Inglés Diccionario

hooked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hooked — Definition

Significado:
bağımlı, takılmış
Pronunciación (IPA):
(AmE /hʊkt/ – BrE /hʊkt/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
addicted
Antónimos:
detached

Significados de "hooked" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
General
hooked adj. kanca gibi
The bird has a huge, hooked beak.
Kuşun, devasa kanca gibi bir gagası var.

More Sentences
hooked adj. bağlanmış
Tom was hooked immediately.
Tom hemen bağlandı.

More Sentences
hooked adj. çengelli
The hooked design allows you to hang your bags.
Çengelli tasarım, çantalarınızı asmanıza olanak tanıyor.

More Sentences
hooked adj. bağımlı
The poor boy was hooked on weed.
Zavallı çocuk uyuşturucu bağımlısıydı.

More Sentences
hooked adj. kendini kaptırmış
Generally, I get hooked on the computer at night.
Genellikle geceleri bilgisayara kendimi kaptırmış oluyorum.

More Sentences
Technical
hooked adj. çengelli
The hooked design allows you to hang your bags.
Çengelli tasarım, çantalarınızı asmanıza olanak tanıyor.

More Sentences
Slang
hooked adj. (birine) kapılmış
Tom was hooked immediately.
Tom hemen kapılmıştı.

More Sentences
General
hooked adj. çengel şeklindeki
hooked adj. çengelsi
hooked adj. düşkün
hooked adj. kancayla yakalanmış
hooked adj. kancalı
hooked adj. bağlı
hooked adj. yakalanmış
hooked adj. kapana kısılmış
hooked adj. tuzağa düşürülmüş
hooked adj. kafayı takmış
hooked adj. saplantı haline getirmiş
hooked adj. takılmış
Technical
hooked adj. çengel biçiminde
Textile
hooked adj. tığ ile yapılmış
Slang
hooked adj. büyülenmiş
hooked adj. madde bağımlısı
hooked adj. evli

Significados de "hooked" con otros términos en diccionario inglés turco: 35 resultado(s)

Inglés Turco
General
hooked nose n. gaga burun
multi-hooked fishing line n. parakete
be hooked on v. kendini kaptırmak
be hooked on v. bağımlısı olmak
be hooked v. kelepçelenmek
become hooked on drugs v. uyuşturucu müptelası olmak
hooked on adj. tutkun
Colloquial
become hooked on drugs v. uyuşturucuya düşmek
be hooked on v. çılgınca aşık olmak
be hooked on v. fazlasıyla düşkün olmak
be hooked on v. müptelası olmak
Speaking
we hooked up expr. bir ara birlikteydik
we hooked up expr. bir dönem takıldık
we hooked up expr. bir ilişki yaşadık
she hooked up with a guy expr. bir adamla takıldı
Technical
hooked knife n. kancalı bıçak
hooked nail n. kampin çivi
hooked nail n. kancalı yapma çivi
hooked joint n. s-lambalı kanat birleşmesi
Computer
hooked by expr. kancalayan
Textile
hooked needle n. çengelli iğne
Automotive
hooked cut ring n. çengel kesimli (ağızlı) segman
Ornithology
hooked beak n. kanca gibi aşağıya doğru kıvrıma sahip olan gaga
Slang
get hooked on v. bir şeyin bağımlısı olmak
hooked (on something) adj. kandırılmış
hooked (on something) adj. oltaya gelmiş
hooked on (someone or something) adj. (birine/bir şeye) abayı yakmış
hooked (on something) adj. aldatılmış
hooked on (someone or something) adj. (birine/bir şeye) bağımlı
hooked on (someone or something) adj. (birine/bir şeye) vurgun
hooked on (someone or something) adj. (birine/bir şeye) tutkun
hooked (on something) adj. bağımlı
hooked (on someone/something) adj. (birine/bir şeye) düşkün
hooked (on something) adj. oyuna gelmiş
I'm not hooked expr. bağımlı değilim