hooked - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hooked

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"hooked" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
General
hooked s. bağlanmış
hooked s. bağlı
hooked s. düşkün
hooked s. kanca gibi
hooked s. çengel şeklindeki
hooked s. çengelli
hooked s. çengelsi
hooked s. kancayla yakalanmış
hooked s. bağımlı
hooked s. kancalı
hooked s. yakalanmış
hooked s. kapana kısılmış
hooked s. tuzağa düşürülmüş
hooked s. kafayı takmış
hooked s. saplantı haline getirmiş
Technical
hooked s. çengel biçiminde
hooked s. çengelli
Textile
hooked s. tığ ile yapılmış
Slang
hooked s. (birine) kapılmış
hooked s. büyülenmiş
hooked s. madde bağımlısı
hooked s. evli

"hooked" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 35 sonuç

İngilizce Türkçe
General
hooked nose i. gaga burun
multi-hooked fishing line i. parakete
be hooked on f. bağımlısı olmak
be hooked on f. kendini kaptırmak
be hooked f. kelepçelenmek
become hooked on drugs f. uyuşturucu müptelası olmak
hooked on s. tutkun
Colloquial
become hooked on drugs f. uyuşturucuya düşmek
be hooked on f. müptelası olmak
be hooked on f. çılgınca aşık olmak
be hooked on f. fazlasıyla düşkün olmak
Speaking
we hooked up expr. bir ilişki yaşadık
we hooked up expr. bir dönem takıldık
we hooked up expr. bir ara birlikteydik
she hooked up with a guy expr. bir adamla takıldı
Technical
hooked knife i. kancalı bıçak
hooked nail i. kancalı yapma çivi
hooked joint i. s-lambalı kanat birleşmesi
hooked nail i. kampin çivi
Computer
hooked by expr. kancalayan
Textile
hooked needle i. çengelli iğne
Automotive
hooked cut ring i. çengel kesimli (ağızlı) segman
Ornithology
hooked beak i. kanca gibi aşağıya doğru kıvrıma sahip olan gaga
Slang
get hooked on f. bir şeyin bağımlısı olmak
hooked (on something) s. aldatılmış
hooked on (someone or something) s. (birine/bir şeye) tutkun
hooked (on something) s. bağımlı
hooked (on something) s. oltaya gelmiş
hooked on (someone or something) s. (birine/bir şeye) abayı yakmış
hooked on (someone or something) s. (birine/bir şeye) vurgun
hooked (on something) s. kandırılmış
hooked on (someone or something) s. (birine/bir şeye) bağımlı
hooked (on someone/something) s. (birine/bir şeye) düşkün
hooked (on something) s. oyuna gelmiş
I'm not hooked expr. bağımlı değilim