detached - Türkçe İngilizce Sözlük

detached

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

detached — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kopuk, ayrılmış, mesafeli, tarafsız
Okunuş (IPA):
(AmE /dɪˈtætʃt/ – BrE /dɪˈtætʃt/)
Terim Türü:
Sıfat
Fiziksel olarak ayrılmış olmayı veya duygusal olarak mesafeli, nesnel bir tutumu niteleyen sözcüktür; bağlama göre nötr ya da eleştirel tınlayabilir. Fransızca détacher (“ayırmak, çözmek”) kelimesinden gelen detach fiilinin ortaç biçimidir; modern kullanımda “detached analysis” ifadesi, duygudan arınmış gözlem gücünü vurgular.
Eş Anlamlılar:
separated, impartial
Zıt Anlamlılar:
attached, involved

"detached" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 37 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
detached s. müstakil (ev)
There is a detached garage behind our house.
Evimizin arkasında müstakil bir garaj var.

More Sentences
detached s. ayrılan
Small parts may be easily detached from the toy.
Küçük parçalar oyuncaktan kolayca ayrılabilir.

More Sentences
detached s. tarafsız
Police should have a detached approach to the incidents.
Polis olaylara tarafsız bir şekilde yaklaşmalıdır.

More Sentences
detached s. ayrı
Human rights cannot be detached from wider political developments in the region.
İnsan hakları, bölgedeki daha geniş çaplı siyasi gelişmelerden ayrı tutulamaz.

More Sentences
Bilgisayar
detached s. ayrı
Human rights cannot be detached from wider political developments in the region.
İnsan hakları, bölgedeki daha geniş çaplı siyasi gelişmelerden ayrı tutulamaz.

More Sentences
Genel
detached s. müstakil olan
detached s. objektif
detached s. ayrık
detached s. yansız
detached s. bağımsız
detached s. kendi ayakları üzerinde duran
detached s. ayrılmış
detached s. ilişkisi koparılmış
detached s. sökülmüş
detached s. müstakil
detached s. bağlantısız
detached s. mesafeli
detached s. duygularından veya kişisel çıkarlarından etkilenmeyen
detached s. duygusal olarak kendini kaptırmamış
detached s. ilgisiz
detached s. kayıtsız
detached s. yalnız
detached s. çözülmüş
detached s. sabitlenmemiş
detached s. bulunduğu yerden çıkmış
detached s. yerinden oynamış
detached s. ayrı duran
detached s. kopuk
Sanayi
detached s. kendi ofisi yerine müşterilerin ofislerinde çalışan
detached s. hizmet vermek için şirket binasına veya tesise ihtiyaç duymayan
Teknik
detached s. sökülmüş
Bilgisayar
detached s. ayrılmış
detached s. ilişkisi koparılmış
İnşaat
detached s. müstakil
Medikal
detached s. gözün damar tabakasından ayrılmış (retina)
detached s. yırtılmış (retina)
Askeri
detached s. müfrez

"detached" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
detached building i. müstakil bina
detached building i. ayrı bina
detached house i. müstakil ev
detached garage i. ayrık garaj
detached house i. ayrı ev
detached building i. ayrık bina
detached house i. müstakil bina
detached dwelling i. ayrık konut
detached house i. ayrık ev
semi-detached house i. yarı müstakil ev
detached section i. bağımsız bölüm
single-detached dwelling i. müstakil ev
single-family detached home i. müstakil konut
single-detached dwelling i. müstakil konut
single-family detached home i. müstakil ev
be detached from life f. hayattan kopmak
semi-detached s. yarı müstakil
Deyim
detached from the (outside) world s. dış dünyayla bağı kesilmiş
detached from reality s. gerçeklikle ilgisi olmayan
detached from the (outside) world s. dış dünyadan kopmuş
detached from the (outside) world s. dış dünyayla ilgisi olmayan
detached from reality s. gerçekle/gerçeklikle alakası olmayan
detached from reality s. gerçekle/gerçeklikle bağı kesilmiş
detached from the (outside) world s. dış dünyayla alakası olmayan
detached from reality s. gerçeklikten kopmuş
Teknik
detached house i. tek ev
detached program i. bağımsız program
Tekstil
detached chain with bullion knot i. zincirli rokoko düğümü
Mimarlık
semi-detached i. yarı müstakil ev
İnşaat
single-family detached home i. müstakil konut
detached house i. müstakil konut
detached house i. müstakil ev
single-detached dwelling i. müstakil konut
semi-detached s. yarı müstakil
semi-detached s. ikiz nizam
Havacılık
detached shock wave i. değmeyen şok dalgası
Denizcilik
auxiliary detached breakwater i. tali ayrık dalgakıran
detached wharf i. ayrık rıhtım
detached pier i. ayrık iskele
Medikal
detached retina i. retinanın gözün arkasındaki damar tabakasından ayrılması ile meydana gelen görme kaybı
detached retina i. retina dekolmanı
detached retina i. retina yırtılması
Gökbilim
detached binary i. ayrık çiftyıldız
Çevre
detached breakwater i. ayrık dalgakıran
Askeri
detached enlisted men's list i. müessese eratı
detached service i. müfrez hizmet
detached unit i. müfrez birlik
detached officer's list i. müessese subayları
detached duty i. müfrez görev
detached post i. sabit keşif kolu