evli - Turco Inglés Diccionario

evli

Significados de "evli" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
evli married adj.
This bed is for married people.
Yatak, evli insanlar için.

More Sentences
General
evli married adj.
This bed is for married people.
Yatak, evli insanlar için.

More Sentences
evli wedded adj.
evli hitched adj.
evli connubial adj.
Speaking
evli wed adj.
Law
evli covert baron adj.
Archaic
evli handfast [obsolete] adj.
Slang
evli hooked adj.

Significados de "evli" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
evli kadın married woman n.
evli olmayan kadın miss n.
General
evli adam married man n.
evli kadın senora n.
evli kişi married person n.
evli insanlar married people n.
evli bir çiftin ayrı yaşaması legal separation n.
evli olduğu kişiyi öldürme mariticide n.
evli olmayan anneler unmarried mothers n.
evli kadınlar married women n.
evli kadın matron n.
orta yaşlı evli kadın (özellikle çocuğu olan) matron n.
evli olduğu kişiyi öldüren mariticide n.
evli olmayan babalar unmarried fathers n.
evli kadın feme covert n.
yaşlı ve muhterem evli kadın matron n.
evli çiftler married couples n.
evli kadın mrs n.
evli çift married couple n.
birbirine bağlı yaşlı evli çift darby and joan n.
evli olmayan kadın miss n.
yeni evli çift newly-wed couple n.
(evli) bayan mrs n.
evli bir kadın a married woman n.
evli bir adam a married man n.
evli olma connubiality n.
yeni evli çiftin süpürge üzerinden atlamasını içeren gelenek jumping the broom n.
evli bir kadının kişisel mülkiyeti paraphernalia n.
yeni evli çiftlere tencere ve tavalarla yapılan alaycı serenat charivari n.
yeni evli kimse neogamist n.
evli olan iki kişi arasındaki bağ the bonds of holy matrimony n.
evli fransız kadın madame n.
evli erkek married man n.
yaşlı ve muhterem evli kadın maternal n.
yeni evli çiftin kadının ailesinin evinde yaşaması matrilocality n.
düğünde geline esas olarak eşlik eden evli veya dul kadın matron-of-honour n.
hintli kadınların evli olduklarını belirtmek için taktıkları kolye mangalsutra n.
evli kimse married n.
evli çiftlerin seks için geçici olarak eş değiştirmesi wife-swapping n.
avrupalı evli bir kadın için kullanılan ve saygı tabiri memsahib n.
bazı ngoni kabilelerindeki evli savaşçıların taktığı yapraklar ve hayvan tüyleriyle süslü kafa aksesuarı headring n.
yeni evli kimse honeymooner n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs [obsolete] n.
evli olmayan kadınların soyadının önüne konulan bir nezaket unvanı mrs. [obsolete] n.
evli erkek husband n.
yeni evli çifte yapılan gürültülü serenat chivari n.
evli olmayıp çift gibi yaşayan iki kişiden her biri companion n.
evli olma connubialism n.
brezilyalı evli kadın senhora n.
portekizli evli kadın senhora n.
evli bir kadının aşığı sigisbeo n.
evli asil italyan kadın signora n.
evli olmayan kimse singleton [uk] n.
evli olunmayan partnerle birlikte yaşama cohabitation n.
aldatılan evli kadın cucquean n.
amerikan yerlisi ile evli beyaz adam squaw man n.
amerikan yerlisi ile evli beyaz erkek squaw man n.
amerikan yerlisi ile evli beyaz erkek squawman n.
amerikan yerlisi ile evli beyaz adam squawman n.
kariyer sahibi evli kadın superwoman n.
kendisiyle evli olmayan biriyle bir aşk ilişkisinde bulunmak have an affair with v.
ayrı olmak (evli ise) be divorced v.
evli olmak be married v.
yeni evli çifte tencere ve tavalarla alaycı serenat yapmak charivari v.
uygunsuz bir şekilde evli olmak misyoke v.
evli hanıma yakışır uxorial adj.
evli barklı married and having a family adj.
yeni evli newlywed adj.
yeni evli recently married adj.
evli olmayan erkek wifeless adj.
yeni evli just married adj.
iki evli bigamous adj.
evli ve çocuklu married with children adj.
biriyle evli wed to someone adj.
biriyle evli wedded to someone adj.
biriyle evli married to someone adj.
birbiriyle evli joined adj.
birbiriyle evli united adj.
evli kadınla ilişkili marital adj.
evli kadına ait marital adj.
evli (kadın) maritated adj.
yeni evli çiftlere yönelik bridally adj.
ebeveynleri evli olmayan misbegot adj.
ile evli married to prep.
ile (evli) to prep.
Colloquial
evli bayan a married woman n.
evli bayan a married lady n.
evli kadın a married woman n.
evli kadın umfazi [south african] n.
çift gelirli çocuksuz evli çift dink n.
geleneksel rolleri benimseyen evli kadın stepford wife n.
birlikte yaşamak (evli olmadan) live in v.
evli kalmak stay married v.
ile evli olmak marry to v.
evli ve mutlu married and content adj.
evli ve mutlu married and happy adj.
hala evli misiniz? are you still riding the goat? expr.
Idioms
evli kadın autem mort [obsolete] n.
evli bir kadınla ilişkisi olan adam backdoor man n.
evli bir kadınla kaçamak yapan adam backdoor man n.
(özellikle evli olmayan iki insanın) hafta sonu kaçamağı dirty weekend n.
evli olmayan ana babadan dünyaya gelme wrong side of the blanket n.
evli olmayan ana babadan dünyaya gelmek be born on the wrong side of the blanket v.
(biriyle) evli kalmak not leave (one's) side v.
(biriyle) evli olmadan beraber yaşamak be shacked up with (someone) v.
evli olmayan ana babadan dünyaya gelmiş on the wrong side of the blanket expr.
Speaking
artık evli değiliz we're not married anymore n.
bekar mısın evli misin? are you single or married? expr.
bekar mısınız evli misiniz? are you single or married? expr.
o evli değildir she is not married expr.
o evli değildir he is not married expr.
evli değilim I'm not married expr.
artık evli değil she's not married anymore expr.
evli değiliz we're not married expr.
beni öpemeyeceğini çünkü evli olduğunu söyledi he said he could not kiss me because he's married expr.
evli misin? are you married? expr.
evli misiniz? are you married? expr.
evli ve üç çocukluyum I'm married with three children expr.
evli ve üç çocukluyum I'm married with three kids expr.
evli ve doğmak üzere olan bir çocuğu var he's married with a kid on the way expr.
evli olduğumu hatırlatmama gerek var mı? need I remind you that I am married? expr.
o evli mi? is he married? expr.
o evli mi? is she married? expr.
siz evli misiniz? are you married? expr.
ben evli erkeklerle takılmam I don't do married guys expr.
eğer evli olmasaydım if I weren't married expr.
Chat Usage
evli misin? are you married? expr.
evli misin bekar mısın are you married or single expr.
Trade/Economic
evli mükellefler married taxpayers n.
varlıklı, çocuksuz ve evli kimselere hitap eden dinkie adj.
varlıklı, çocuksuz ve evli kimseler için tasarlanmış dinkie adj.
Law
evli çiftlerin ayrı yaşama beyanları notarial separation n.
temelsiz bir evlilik işlemiyle evli bulunan kadın wife de facto n.
kocasından ayrı yaşayan evli kadın grass widow n.
evli bir çiftin ayrı yaşamasını hükmeden karar judicial separation n.
evli bir çiftin ayrı yaşamasını hükmeden karar legal separation n.
evli olmayan bir çiftin aynı çatı altında karı koca gibi yaşamaları lascivious cohabitation n.
evli kadının kocasından ayrı olarak sahip olduğu mülk separate estate n.
evli kadının statüsü coverture n.
aynı anda iki kişiyle evli olan kimse bigamist n.
evli bir çift gibi birlikte yaşama cohabitation n.
evli bir kadının aşığıyla kaçması elopement n.
evli bir kadının kocasından başka birisiyle kaçarak evini terketmesi elopement n.
her ikisi de evli olan kadınla yapılan zina double adultery n.
evli çiftin kanuni ikametgahı matrimonial domicile n.
evli biri ile bekar birinin yaptığı zina single adultery n.
zinada bir tarafın evli olması single adultery n.
evli olmayan bir kadınla gayrimeşru cinsel ilişki stuprum n.
yasalara aykırı biçimde birden fazla kadınla evli adam cohab n.
evli eşlerin arasını bozan üçüncü şahsa karşı açılan dava alienation of affection n.