yakalamak - Turco Inglés Diccionario

yakalamak

Significados de "yakalamak" en diccionario inglés turco : 130 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yakalamak grab v.
He grabbed the opportunity to go backpacking in Europe.
Sırt çantasıyla Avrupa'ya gitme fırsatını yakaladı.

More Sentences
yakalamak catch v.
The police are working hard to catch the thief.
Polis hırsızı yakalamak için çok uğraşıyor.

More Sentences
General
yakalamak hook v.
It looks like you've hooked a big one.
Görünüşe göre büyük bir tane yakalamışsın.

More Sentences
yakalamak tackle v.
The police tackled the burglar.
Polis hırsızı yakaladı.

More Sentences
yakalamak catch up v.
It is we who need to catch up, not the other way round.
Bizi yakalaması gereken biziz, tersi değil.

More Sentences
yakalamak intercept v.
Tom intercepted a pass.
Tom bir pas yakaladı.

More Sentences
yakalamak catch up on v.
We must catch up on America, or overtake them, if we want to achieve the Lisbon objectives in this area.
Bu alanda Lizbon hedeflerine ulaşmak istiyorsak Amerika'yı yakalamalı ya da geçmeliyiz.

More Sentences
yakalamak take v.
Death can take us at any time.
Ölüm bizi her an yakalayabilir.

More Sentences
yakalamak arrest v.
Everyone was waiting for the criminals to be arrested.
Herkes suçluların yakalanmasını bekliyordu.

More Sentences
yakalamak nab v.
The robber was nabbed this morning.
Hırsız bu sabah yakalandı.

More Sentences
yakalamak acquire v.
It is a chronic health issue and has considerable effects on the quality of life of those who acquire this disease.
Kronik bir sağlık sorunudur ve bu hastalığa yakalananların yaşam kalitesi üzerinde önemli etkileri vardır.

More Sentences
yakalamak collar v.
I was trying to avoid him, but he collared me in the kitchen.
Ondan kaçmaya çalışıyordum ama mutfakta yakama yapıştı.

More Sentences
yakalamak grasp v.
The drowning man grasped at the rope.
Boğulan adam ipi yakaladı.

More Sentences
yakalamak snatch v.
The police snatched the suspicious man from the park.
Polis şüpheli şahsı parkta yakaladı.

More Sentences
yakalamak get v.
They will eventually get him.
Eninde sonunda onu yakalayacaklar.

More Sentences
yakalamak apprehend v.
The police successfully apprehended the gang members.
Polis çete üyelerini başarıyla yakalamıştır.

More Sentences
yakalamak corral v.
NASA wants to corral an asteroid.
NASA bir asteroid yakalamak istiyor.

More Sentences
yakalamak catch hold of v.
Tom caught hold of the rope.
Tom ipi yakaladı.

More Sentences
yakalamak catch v.
The police are working hard to catch the thief.
Polis hırsızı yakalamak için çok uğraşıyor.

More Sentences
yakalamak seize v.
There you made a clear plea to the institutions to seize that moment and act.
Burada kurumlara o anı yakalamaları ve harekete geçmeleri için açık bir çağrıda bulundunuz.

More Sentences
yakalamak capture v.
The shark was captured after the beach was evacuated for safety.
Köpekbalığı, plajın güvenlik için boşaltılmasının ardından yakalanmıştır.

More Sentences
yakalamak catch up with v.
Greece and Spain are rapidly catching up with the EU average, while starting from a relatively low base.
Yunanistan ve İspanya, nispeten düşük bir temelden başlamalarına rağmen hızla AB ortalamasını yakalamaktadır.

More Sentences
yakalamak strike v.
Parliament was represented, I was present, and I think you struck exactly the right note for Parliament.
Parlamento temsil edildi, ben de oradaydım ve bence Parlamento için tam olarak doğru notu yakaladınız.

More Sentences
yakalamak achieved v.
Mr. Roy has achieved perfection in his project.
Bay Roy projesinde mükemmeliyeti yakaladı.

More Sentences
Phrasals
yakalamak catch up to v.
Experts say that it catches up to ten times more mistakes than your word processor.
Uzmanlar, kelime işlemcinizden on kat daha fazla hata yakaladığını söylüyor.

More Sentences
yakalamak catch in v.
The impact on the lives of those caught in the crossfire, both literally and metaphorically, has been devastating.
Hem gerçek hem de mecazi anlamda çapraz ateşe yakalananların hayatları üzerindeki etkisi yıkıcı olmuştur.

More Sentences
yakalamak catch with v.
Fishing for haddock and whiting should also be suspended because too many cod are caught with them.
Mezgit ve mezgit avcılığı da askıya alınmalıdır çünkü bunlarla çok fazla morina balığı yakalanmaktadır.

More Sentences
Colloquial
yakalamak collar v.
I was trying to avoid him, but he collared me in the kitchen.
Ondan kaçmaya çalışıyordum ama mutfakta yakama yapıştı.

More Sentences
Idioms
yakalamak catch hold of v.
Tom caught hold of the rope.
Tom ipi yakaladı.

More Sentences
Law
yakalamak apprehend v.
The police successfully apprehended the gang members.
Polis çete üyelerini başarıyla yakalamıştır.

More Sentences
yakalamak seize v.
There you made a clear plea to the institutions to seize that moment and act.
Burada kurumlara o anı yakalamaları ve harekete geçmeleri için açık bir çağrıda bulundunuz.

More Sentences
Technical
yakalamak trap v.
This greenhouse effect traps radiation from the sun and warms the planet’s surface.
Bu sera etkisi güneşten gelen radyasyonu yakalar ve gezegenin yüzeyini ısıtır.

More Sentences
yakalamak snag v.
I was able to snag a seat on the bus.
Otobüste bir koltuk yakalamayı başardım.

More Sentences
yakalamak seize v.
There you made a clear plea to the institutions to seize that moment and act.
Burada kurumlara o anı yakalamaları ve harekete geçmeleri için açık bir çağrıda bulundunuz.

More Sentences
yakalamak grab v.
He grabbed the opportunity to go backpacking in Europe.
Sırt çantasıyla Avrupa'ya gitme fırsatını yakaladı.

More Sentences
yakalamak catch v.
The police are working hard to catch the thief.
Polis hırsızı yakalamak için çok uğraşıyor.

More Sentences
Military
yakalamak seize v.
There you made a clear plea to the institutions to seize that moment and act.
Burada kurumlara o anı yakalamaları ve harekete geçmeleri için açık bir çağrıda bulundunuz.

More Sentences
Card
yakalamak make v.
Moreover, at this rate, we will not make 1 January with the notification in the Official Journal practically speaking.
Ayrıca, bu gidişle Resmi Gazete'deki tebliğ ile 1 Ocak'ı pratikte yakalayamayacağız.

More Sentences
General
yakalamak kep [uk] n.
yakalamak grapple v.
yakalamak gripe v.
yakalamak overtake v.
yakalamak lay v.
yakalamak lay hands on v.
yakalamak snap up v.
yakalamak get one's hands on v.
yakalamak take hold of v.
yakalamak hand v.
yakalamak pull up to v.
yakalamak entoil v.
yakalamak grip v.
yakalamak get hold of v.
yakalamak cop v.
yakalamak seize on v.
yakalamak nail v.
yakalamak nobble v.
yakalamak clutch v.
yakalamak claw hold of v.
yakalamak take up v.
yakalamak embrace v.
yakalamak bag v.
yakalamak pinch v.
yakalamak entrap v.
yakalamak become up-to-date v.
yakalamak pick up v.
yakalamak get one's hooks into v.
yakalamak seise v.
yakalamak hent v.
yakalamak nap [dialect] v.
yakalamak nip v.
yakalamak atake [obsolete] v.
yakalamak attain [obsolete] v.
yakalamak attrap [obsolete] v.
yakalamak engrasp [obsolete] v.
yakalamak upcatch v.
yakalamak kep [uk] v.
yakalamak knab [obsolete] v.
yakalamak lime-twig v.
yakalamak lumber [australia] v.
yakalamak glaum [dialect] [uk] v.
yakalamak clam [dialect] [uk] v.
yakalamak claucht [scotland] v.
yakalamak claught [scotland] v.
yakalamak claw v.
yakalamak deprehend [obsolete] v.
yakalamak gripple [obsolete] v.
yakalamak hitch v.
yakalamak overcatch v.
yakalamak overhent [obsolete] v.
yakalamak pop v.
yakalamak cleek [scotland] v.
yakalamak click [dialect] [uk] v.
yakalamak pounce v.
yakalamak save v.
yakalamak shake v.
yakalamak sic v.
yakalamak foul v.
yakalamak smittle [dialect] [uk] v.
yakalamak beclap v.
yakalamak span v.
yakalamak sue [obsolete] v.
yakalamak bust v.
Phrasals
yakalamak head off v.
yakalamak glaum at v.
yakalamak fetch up v.
yakalamak lay hold on v.
yakalamak clutch at v.
yakalamak bail up [australia] v.
yakalamak hold back v.
yakalamak ensnare in v.
yakalamak latch onto v.
yakalamak latch on to v.
Colloquial
yakalamak crack [australia] v.
yakalamak freeze onto v.
Idioms
yakalamak cop hold of [uk] v.
yakalamak come up with v.
yakalamak put salt on the tail of v.
yakalamak take ahold v.
yakalamak take hold v.
Law
yakalamak seise v.
Technical
yakalamak seise v.
Military
yakalamak seise v.
Sport
yakalamak receive v.
yakalamak choke v.
Archaic
yakalamak fathom v.
yakalamak beclip v.
Slang
yakalamak run in v.
yakalamak glom v.
yakalamak roust v.
British Slang
yakalamak do v.

Significados de "yakalamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
rüzgardan vs korunup özellikle güneş ışınlarını yakalamak üzere tasarlanmış yer suntrap n.
avcıların kuşları yakalamak için çıkardıkları ses call note n.
ses ve müzik kayıtlarında mükemmelliği yakalamak için yüksek kaliteli ekipmanla dinleme hali audiophilia n.
kaçak birini yakalamak için düzenlenen organize arama manhunt n.
kuş yakalamak için kullanılan bir çeşit ağ hallier n.
kuş yakalamak için üzerine ökse sürülmüş ince dal lime rod n.
kuş yakalamak için üzerine ökse sürülmüş ince dal lime twig n.
hayvanları canlı yakalamak için kullanılan tuzak live trap n.
hayvanları canlı yakalamak için kullanılan tuzak livetrap n.
(ingiltere'de) ormanlardaki açıklıklarda çulluk gibi kuşları yakalamak için kullanılan ağ glade net n.
hayvan yakalamak için kullanılan uzun ilmekli ip riata n.
av yakalamak üzere eğitilmiş köpek seizer n.
açığını yakalamak circumvent v.
birini suçüstü yakalamak catch someone in the act v.
sıkıca yakalamak clench v.
frikik yakalamak happen to see naked legs v.
tuzakla yakalamak snare v.
balık yakalamak catch fish v.
kıskıvrak yakalamak catch tightly v.
arkasından koşup yakalamak run down v.
yakalamak (konuşmak/konuşturmak için) corner v.
kementle yakalamak rope in v.
yakalamak (suçluları) round up v.
avantaj yakalamak catch an advantage v.
kıskıvrak yakalamak collar v.
yolunu kesip yakalamak intercept v.
baskın yaparak birini yakalamak take someone by surprise v.
kapanla yakalamak ensnare v.
yalanını yakalamak trip up v.
birden inip/çıkıp yakalamak (birini) swoop down on v.
hata yakalamak debug v.
çengel ile yakalamak hook v.
açığını yakalamak uncover one's fraud v.
birini hazırlıksız yakalamak catch someone napping v.
yakalamak (cezalandırmak/dövmek için) lay one's hands on v.
hazırlıksız yakalamak blindside v.
kıskıvrak yakalamak hold tightly v.
sezdirmeden yaklaşıp yakalamak stalk v.
kapan ile yakalamak trap v.
sıkıca yakalamak tackle v.
yakalamak (cezalandırmak/dövmek için) lay hands on v.
kancayla yakalamak hook v.
kapanla yakalamak trap v.
hazırlıksız yakalamak catch unawares v.
ağ ile yakalamak net v.
zıpkın ile balık yakalamak gig v.
kementle yakalamak rope v.
suçüstü yakalamak find somebody out v.
kementle yakalamak lasso v.
ensesinden yakalamak seize by the neck v.
trend yakalamak catch the trend of v.
büyük ikramiyeyi yakalamak hit the jackpot v.
gagasından yakalamak have someone by the short and curlies v.
gagasından yakalamak have (someone) at one's mercy v.
ağ ile yakalamak nett v.
birini yanlış bir şey yaparken yakalamak nab v.
elle balık yakalamak guddle v.
çağı yakalamak catch the era v.
başarısını yakalamak achieve the success of v.
ünü yakalamak gain fame v.
ünü yakalamak win fame v.
ivme yakalamak be on increase v.
ivme yakalamak gain acceleration v.
ünü yakalamak find fame v.
ivme yakalamak gain speed v.
ünü yakalamak shoot to fame v.
ivme yakalamak gather speed v.
ünü yakalamak rise to fame v.
kaliteyi yakalamak attain the quality v.
şans yakalamak grasp a chance v.
şans yakalamak jump at a chance v.
şans yakalamak seize a chance v.
şans yakalamak take a chance v.
şans yakalamak grab a chance v.
fırsat yakalamak take the opportunity v.
şansını yakalamak have the chance v.
şansını yakalamak get the chance v.
bakışlarını yakalamak catch someone's eyes v.
şans yakalamak get a chance v.
ipucu yakalamak find a clue v.
bakışları yakalamak catch the glances v.
topu yakalamak catch the ball v.
ağla (balık vb) yakalamak mesh v.
birini suçüstü yakalamak catch someone red-handed v.
suçüstü yakalamak catch somebody red-handed v.
-in izlerini takip edip yakalamak track down v.
hazırlıksız yakalamak wrong-foot v.
zamanı yakalamak get up to date v.
suçluyu yakalamak pick up v.
yakalamak (av) account v.
ansızın yakalamak overtake v.
yeniden yakalamak recapture v.
büyük bir başarı yakalamak go from strength to strength v.
uygunsuz bir biçimde yakalamak catch out v.
suçüstü yakalamak catch out v.
kötü bir şey yaparken yakalamak catch out v.
şans yakalamak grab the chance v.
tanıma fırsatı yakalamak get the chance to know somebody v.
tanıma fırsatı yakalamak get the chance to meet somebody v.
tanıma fırsatı yakalamak have the chance to meet someone v.
tanıma fırsatı yakalamak have the chance to know someone v.
fare yakalamak catch a mouse v.
kuş yakalamak catch a bird v.
sorumluları yakalamak arrest the suspects v.
şüphelileri yakalamak arrest the suspects v.
şüphelileri yakalamak arrest the alleged offenders v.
sorumluları yakalamak arrest the alleged offenders v.
anı yakalamak seize the moment v.
suçluları yakalamak catch the criminals v.
çocuk yaşta şöhreti yakalamak become famous at a young age v.
şöhreti yakalamak become popular v.
küçük yaşta şöhreti yakalamak become famous at a young age v.
şöhreti yakalamak become famous v.
dengeyi yakalamak achieve the balance v.
eski gücünü yakalamak regain one's strength v.
balık yakalamak catch a fish v.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak catch her husband in bed with another woman v.
kocasını yatakta başka bir kadınla yakalamak find her husband in bed with another woman v.
büyük fırsat yakalamak take a great opportunity v.
(çocuğu vb) kaçıran kişiyi kaçırdığı gün yakalamak catch the abductor by day one v.
birini sigara içerken yakalamak catch someone smoking v.
arkasından yakalamak grope after someone v.
denizanası yakalamak catch a jellyfish v.
gelinin buketini yakalamak catch the bride's bouquet v.
uçuşu/uçağı yakalamak catch the plane v.
uçuşu/uçağı yakalamak catch a flight v.
hırsızı yakalamak catch the thief v.
başarıyı yakalamak achieve success v.
başarıyı yakalamak be successful v.
birini saatte yüz mil hız yaparken yakalamak clock someone at speeds of up to one hundred miles per hour v.
diğerlerini yakalamak catch up with the others v.
önemli noktaları yakalamak catch the main points v.
otobüsü yakalamak catch a bus v.
başarı yakalamak attain success v.
başarı yakalamak succeed v.
okul otobüsünü yakalamak catch the school bus v.
suçlu yakalamak capture a criminal v.
suçlu yakalamak catch a criminal v.
topu yakalamak catch the ball v.
top yakalamak catch a ball v.
tavşan yakalamak rabbit v.
trend yakalamak keep up with trend v.
tekrar yakalamak recatch v.
yeniden yakalamak recatch v.
tam zamanında yakalamak nick v.
kementle yakalamak noose v.
ayna kullanarak şahin yakalamak dare larks v.
kapanla yakalamak trepan v.
kuşları gözlerini ışıkla kamaştırarak yakalamak batfowl v.
dişlerle yakalamak knab [obsolete] v.