collar - Turco Inglés Diccionario

collar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

collar — Definition

Significado:
yaka, tasma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈkɑːlər/ – BrE /ˈkɒlə/)
Categoría gramatical:
İsim: collar (collars); Fiil: collar (collars – collared – collaring)

Significados de "collar" en diccionario turco inglés : 45 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
collar n. yaka
There is something that I don't like about this shirt's collar.
Bu gömleğin yakasında hoşuma gitmeyen bir şeyler var.

More Sentences
General
collar n. yaka
There is something that I don't like about this shirt's collar.
Bu gömleğin yakasında hoşuma gitmeyen bir şeyler var.

More Sentences
collar n. tasma
Are you searching for a new collar for your dog?
Köpeğiniz için yeni bir tasma mı arıyorsunuz?

More Sentences
collar v. yakalamak
I was trying to avoid him, but he collared me in the kitchen.
Ondan kaçmaya çalışıyordum ama mutfakta yakama yapıştı.

More Sentences
collar v. kıskıvrak yakalamak
He tried to escape, but the police collared him.
Kaçmaya çalışıyordu ama polis onu kıskıvrak yakaladı.

More Sentences
Colloquial
collar v. yakalamak
I was trying to avoid him, but he collared me in the kitchen.
Ondan kaçmaya çalışıyordum ama mutfakta yakama yapıştı.

More Sentences
Trade/Economic
collar n. tasma
Are you searching for a new collar for your dog?
Köpeğiniz için yeni bir tasma mı arıyorsunuz?

More Sentences
Technical
collar n. yaka
There is something that I don't like about this shirt's collar.
Bu gömleğin yakasında hoşuma gitmeyen bir şeyler var.

More Sentences
Textile
collar n. yaka
There is something that I don't like about this shirt's collar.
Bu gömleğin yakasında hoşuma gitmeyen bir şeyler var.

More Sentences
Forestry
collar n. yaka
There is something that I don't like about this shirt's collar.
Bu gömleğin yakasında hoşuma gitmeyen bir şeyler var.

More Sentences
General
collar n. hamut
collar n. kuşak
collar n. gerdanlık
collar n. damaklı çubuk yalağı
collar n. damak yalağı
collar n. rakor
collar n. çember
collar n. kolye
collar n. bilezik
collar n. halka
collar n. hortum kelepçesi
collar n. kelepçe
collar n. sıkma bileziği
collar v. yakasına yapışmak
collar v. tasma takmak
collar v. durdurmak
collar v. yürütmek
collar v. yaka takmak
Colloquial
collar n. gözaltına alma
collar n. enseleme
collar n. yakalama
collar v. gözaltına almak
collar v. enselemek
Trade/Economic
collar n. değişken oranlı bir borç senedinde faiz oranının alt ve üst sınırları
Technical
collar n. bilezik
collar n. halka
collar n. maşon
collar n. manşon mandrel ucu
collar n. manşon
collar n. matkap ayar bileziği
collar n. tork ayar bileziği (matkap)
Mechanic
collar n. bir parçanın etrafını saran blok bilezik
collar n. yanal hareketi önlemek ve parçaları bağlamak için kullanılan flanş
Automotive
collar n. manşon
Forestry
collar n. gerdanlık

Significados de "collar" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
dog collar n. köpek tasması
General
white collar workers n. enformasyon işçileri
horse collar n. hamut
white collar crimes n. güçlülerin suçları
collar bearing n. bilezikli yatak
white collar workers n. hizmet işçileri
white collar employees n. hizmet personeli
white collar employees n. enformasyon işçileri
white collar employees n. hizmet işçileri
white collar employees n. beyaz yakalılar
white collar workers n. müstahdemler
collar stud n. yakalık düğmesi
white collar employees n. müstahdemler
white collar workers n. hizmet personeli
white collar employees n. fikir işçileri
white collar crimes n. beyaz yakalı suçları
turndown collar n. devrik yaka
white collar workers n. fikir işçileri
grandad collar n. hakim yaka
white collar workers n. beyaz yakalılar
white collar n. ofiste çalışan
white collar workers n. beyaz yakalı işçiler
roman collar n. cüppe yakası
clerical collar n. cüppe yakası
dog collar n. rahip yakası
roman collar n. rahip elbisesi yakası
clerical collar n. rahip elbisesi yakası
blue-collar workers n. fabrika çalışanları
white-collar workers n. yazıhane çalışanları
white-collar worker n. fikir işçisi
white-collar worker n. kafa işçisi
white-collar worker n. memur
round collar n. bebek yaka
round collar n. bebe yaka
collar button n. yaka düğmesi
radio collar n. radyo vericili tasma
collar badge n. yaka rozeti
collar card n. yaka kartı
collar name tag n. yaka kartı
pet collar n. evcil hayvan tasması
pork collar n. domuz gerdanı
collar name tag n. yaka isimliği
collar tag n. yaka isimliği
collar tip n. yaka ucu
collar point n. yaka ucu
anchor and collar n. ağır kapılar için kullanılan bir menteşe tipi
breast collar n. göğüs tasması
choke collar n. zincirli köpek gezdirme tasması
choke collar n. köpek zinciri
choke collar n. köpek tasması
iron collar n. kurbanı boğan bir idam aleti
polo-neck collar n. balıkçı yaka
polo-neck collar n. polo yaka
reversed collar n. arkadan düğmeli dik ve beyaz yaka
reversed collar n. rahip yakası
dog collar n. çok sayıda değerli taş ve boncuklardan oluşup boyun kısmına oturan esnek kolye
dog collar n. tasma kolye
shawl collar n. elbisenin boyun hattını kesintisiz şekilde ve daralarak gövdeye doğru takip eden takma yaka
shawl collar n. şal yaka
thrall collar n. esaret tasması
sweat collar n. hamut
seize by the collar v. yakasından tutmak
get hot under the collar v. öfkelenmek
put a collar on v. tasma takmak
get hot under the collar v. kızmak
hold the dog by the collar v. köpeği tasmasından tutmak
collar beef v. eti yuvarlak biçimde sarıp pişirmeden önce iple bağlamak
horse collar v. (birini) boynundan yakalamak
horse-collar v. (birini) boynundan tutup çekmek
horse-collar v. (birini) boynundan yakalamak
horse-collar v. (birini) başından tutmak
horse collar v. (birini) yakasından kavramak
horse collar v. (birini) başından tutmak
horse collar v. (birini) boynundan tutup çekmek
horse-collar v. (birini) yakasından kavramak
blue-collar adj. işçilerle ilgili
blue-collar adj. işçi sınıfına ait
blue-collar adj. mavi yaka
white-collar adj. memur
white-collar adj. beyaz yaka
white-collar adj. beyaz yakalı
white-collar adj. beyaz yakalılar grubuna ait
white-collar adj. kol gücü yerine kafa gücünü kullanarak çalışan (kimse)
white-collar adj. büroda çalışan
white-collar adj. ofiste çalışan
blue-collar adj. mavi yakalı
blue-collar adj. mavi yakalı çalışanlara özgü
blue-collar adj. gösterişli olmayıp güvenilir ve çalışkan olan
blue-collar adj. sıradan kimselere hitap eden
blue-collar adj. yavan
blue-collar adj. sıradan zevkleri olan
brass-collar adj. bir siyasi partiden şaşmayan
brass-collar adj. bir siyasi parti hangi adayı çıkarırsa çıkarsın ona oy veren
Idioms
pink-collar n. pembe-yaka
pink-collar n. kadınlarla özdeşleştirilen işler
righteous collar n. adil tutuklama
a righteous collar n. adil tutuklama
black-collar workers n. siyah yakalılar
black-collar worker n. sürekli siyah giyen, genelde özenti insan
black-collar workers n. sürekli siyah giyen, genelde özenti insanlar
black-collar workers n. siyah yakalı işçiler
black-collar worker n. siyah yaka
black-collar worker n. siyah yakalı işçi
black-collar workers n. siyah yaka
black-collar worker n. siyah yaka
righteous collar n. kurallara uygun gözaltı
a righteous collar n. haklı tutuklama
a righteous collar n. meşru gözaltı
righteous collar n. haklı gözaltı
a righteous collar n. kurallara uygun gözaltı
black-collar worker n. sürekli siyah giyinen, genelde yaratıcı alanlarda çalışan yapmacık kişi
righteous collar n. meşru gözaltı
black-collar worker n. siyah yakalı işçi
black-collar workers n. siyah yakalı işçi
black-collar workers n. sürekli siyah giyinen, genelde yaratıcı alanlarda çalışan yapmacık kişi
righteous collar n. haklı tutuklama
a righteous collar n. haklı gözaltı
blue collar n. emekçi
blue-collar staff n. emekçi
blue-collar staff n. bedensel iş göre işçi
blue-collar worker n. mavi yakalı
blue-collar worker n. emekçi
blue-collar worker n. mavi yaka
blue-collar staff n. işçi
blue collar n. bedensel iş
blue collar n. işçi sınıfına ilişkin
blue collar n. beden işçisi
blue-collar staff n. mavi yakalı çalışan/personel
blue collar n. işçi
blue-collar staff n. işçi sınıfı çalışanı
blue-collar staff n. beden işçisi
blue-collar staff n. mavi yakalı
blue collar n. mavi yaka
blue collar n. mavi yakalı
white-collar staff n. beyaz yakalı personel
white-collar staff n. ofis çalışanı
white-collar staff n. büroda çalışan
white-collar staff n. beyaz yakalı
white-collar staff n. memur
be hot under the collar v. çok sinirlenmek
be hot under the collar v. barut kesilmek
be hot under the collar v. küplere binmek
hot under the collar v. heyecanlanmak
hot under the collar v. kaygılanmak
feel someone's collar v. tutuklamak
get hot under the collar v. öfkelenmek
get hot under the collar v. kızmak
get hot under the collar v. öfkesi burnunda olmak
get hot under the collar v. çok sinirli olmak
get hot under the collar v. çok sinirlenmek