foul - Turco Inglés Diccionario

foul

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

foul — Definition

Significado:
pis, kural dışı
Pronunciación (IPA):
(AmE /faʊl/ – BrE /faʊl/)
Categoría gramatical:
Sıfat; İsim: foul (fouls); Fiil: foul (fouls – fouled – fouling)
Sinónimo:
dirty, illegal
Antónimos:
fair, clean

Significados de "foul" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
foul n. faul
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
foul adj. iğrenç
The dirty clothes left a foul odor in the air of the locker room.
Kirli giysiler soyunma odasının havasında iğrenç bir koku bıraktı.

More Sentences
foul adj. pis
Do you know the world is a foul sty?
Dünyanın pis bir ahır olduğunu biliyor musun?

More Sentences
foul n. kurallara aykırı hareket
foul v. pisletmek
General
foul v. faul yapmak
The soccer player was fouled while trying to hit the ball.
Futbolcuya topa vurmaya çalışırken faul yapıldı.

More Sentences
foul v. kirletmek
The toxic wastes from a factory have fouled near rivers.
Bir fabrikanın zehirli atıkları yakınındaki nehirleri kirletiyordu.

More Sentences
foul v. kirletmek
The toxic wastes from a factory have fouled near rivers.
Bir fabrikanın zehirli atıkları yakınındaki nehirleri kirletiyordu.

More Sentences
foul adj. kirli
The air in this room is foul.
Bu odanın havası kirli.

More Sentences
foul adj. kötü
Why does this meat have a foul smell?
Bu etin neden kötü bir kokusu var?

More Sentences
foul adj. bozuk
You have a really foul mouth!
Ağzın çok bozuk!

More Sentences
foul adj. kötü
Why does this meat have a foul smell?
Bu etin neden kötü bir kokusu var?

More Sentences
foul adj. olumsuz
The flight was canceled due to foul weather.
Olumsuz hava koşulları nedeniyle uçuş iptal edildi.

More Sentences
foul adj. kirli
The air in this room is foul.
Bu odanın havası kirli.

More Sentences
foul adj. iğrenç
The dirty clothes left a foul odor in the air of the locker room.
Kirli giysiler soyunma odasının havasında iğrenç bir koku bıraktı.

More Sentences
foul adj. kötü
Why does this meat have a foul smell?
Bu etin neden kötü bir kokusu var?

More Sentences
Automotive
foul n. faul
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
Sport
foul n. faul
The spectators got upset when the ball was foul.
Top faul olunca seyirciler sinirlendi.

More Sentences
General
foul n. dolaşma
foul n. pislik
foul n. çarpışma
foul n. kir
foul n. karışma
foul n. zor durum
foul n. günah
foul n. suikast
foul n. tıkama
foul n. kaplama
foul n. belge nüshası
foul n. belge taslağı
foul v. çarpmak (gemi)
foul v. pislenmek
foul v. bulaştırmak
foul v. bindirmek (gemi)
foul v. dolaşmak
foul v. karıştırmak
foul v. bozmak
foul v. ile karışmak
foul v. çatmak
foul v. tıkamak
foul v. dolaştırmak
foul v. kirlenmek
foul v. yosun bağlamak
foul v. leke sürmek
foul v. lekelemek
foul v. yakalamak
foul v. tıkanmak
foul v. kaplanmak
foul v. (hayvan, köpek) dışkı yapmak
foul v. tuvaletini yapmak
foul adj. hain
foul adj. karışmış
foul adj. dolaşık
foul adj. tiksindirici
foul adj. hilebaz
foul adj. açık saçık
foul adj. birbirine karışmış (ip vb)
foul adj. fena
foul adj. tıkanmış
foul adj. murdar
foul adj. hilekar
foul adj. ayıp
foul adj. kaba
foul adj. kabaca
foul adj. çirkin
foul adj. kurallara aykırı
foul adj. menfur
foul adj. küfürlü
foul adj. kokuşmuş
foul adj. (hava) kötü
foul adj. fani
foul adj. dolaşmış
foul adj. fırtınalı
foul adj. berbat kokan
foul adj. iğrenç kokulu
foul adj. kötü kokan
foul adj. tıkalı
foul adj. pisliğe bulanmış
foul adj. kuralları ihlal eden
foul adj. onursuz
foul adj. alçak
foul adj. haysiyetsiz
foul adj. kuralları çiğneyen
foul adj. korkunç
foul adj. nahoş
foul adj. rahatsız edici
foul adj. irrite edici
foul adj. üzücü
foul adj. asabi
foul adj. aksi
foul adj. elverişsiz
foul adj. bolca düzeltme yapılmış
foul adj. hatalarla dolu
foul adj. çamurlu
foul adj. tiksindirici
foul adj. ahlaksız
foul adj. etik dışı
foul adj. aşağılık
foul adj. sağanak yağışlı
foul adj. şiddetli
foul adj. tehlikeli
foul adj. tıkayıcı
foul adj. engelleyici
foul adj. ket vuran
foul adj. şiddetli
foul adj. sert
foul adj. vahşi
foul adj. çer çöp dolu
foul adj. ıvır zıvır dolu
foul adj. aşırı kirli
foul adj. pasaklı
foul adj. leş yiyen
foul adj. kaba gıdalar tüketen
foul adv. çirkin biçimde
foul adv. adaletsiz bir şekilde
foul adv. adil olmayan bir şekilde
foul adv. faul bölgesine
foul adv. faul çizgisine doğru
Trade/Economic
foul adj. kusurlu
Technical
foul n. pis su kanalı
foul v. çarpmak
foul v. dokunmak
foul v. midye bağlamak
Marine
foul n. çaparız
foul v. (gemi gövdesini) yabancı maddelerle kaplamak
foul v. (tekne) ile çarpışmak
foul adj. gambalı
foul adj. (yosun, midye ile) sarılı
foul adj. (yosun, midye ile) kabuk bağlamış
Gastronomy
foul adj. lezzetsiz
foul adj. tadı kötü
foul adj. (gıda) bozulmuş
foul adj. (gıda) küflenmiş
foul adj. berbat
foul adj. tatsız
Sport
foul n. kural dışı hareket
foul v. (birine) faul yapmak
foul adj. kural dışı
Baseball
foul n. (beyzbolda) faul vuruşu
foul n. faul bölgesine düşen top
foul v. (topu) faul çizgisi dışına göndermek
foul v. topu faul çizgisi dışına atmak
foul adj. faul çizgisinin dışında olan
Printery
foul adj. (prova) son değişiklikler yapılmadan çekilen
foul adj. (prova) hatalı
foul adj. (harf haznesi) hatalı karakterleri olan
Archaic
foul adj. rengi atmış
Ornithology
foul adj. (tüy) farklı renkte
foul adj. (tüy) istisnai renkte
foul adj. (tüy) dikkat çekici renkte olan

Significados de "foul" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
foul play n. hatalı oyun
foul up n. karışıklık
foul smell n. ağır/kötü koku
foul play n. suikast
foul air n. grizu
foul breath n. ağız kokusu
foul play n. cinayet
foul odour n. rahatsız edici koku
foul play n. hainlik
foul play n. faul
foul play n. kurallara aykırı oyun
foul air n. bozuk hava
foul air n. pis hava
foul water n. kirli su
foul water n. pis su
being foul-mouthed n. küfürbazlık
a foul-weather friend n. kara gün dostu
foul-weather friend n. kötü gün dostu
foul-weather friend n. kara gün dostu
foul-air flue n. kirli hava kanalı
foul language n. küfürlü konuşma
foul-up n. gaf
foul-up n. büyük hata
foul-up n. aptalca hata
foul speech n. küfürlü konuşma
foul-up n. mekanik arıza
foul-up n. muğlaklık
foul-up n. kaos
foul proof n. düzeltilmemiş nüsha
foul proof n. taslak
foul-up n. iş bilmez kimse
foul-up n. karışıklık
foul-up n. mekanik arıza
foul-up n. beceriksiz kimse
foul-up n. karışıklık
foul-up n. beceriksiz kimse
foul copy n. düzeltmeli nüsha
foul copy n. taslak
foul-up n. niteliksiz kimse
foul-up n. telafisi zor hata
foul-up n. geri dönüşü olmayan hata
foul line n. bowling faul çizgisi
foul-up n. keşmekeş
foul-up n. acemi kimse
foul-up n. ölümcül hata
foul-up n. bulanıklık
foul-up n. muğlaklık
foul-up n. iş bilmez kimse
foul-up n. acemi kimse
foul line n. (bowling oyununda) atıcının geçmemesi gereken çizgi
foul play n. kural ihlali
foul-up n. niteliksiz kimse
foul up v. karıştırmak
fall foul v. ters düşmek
fall foul v. çatışmak
foul up v. kirletmek
foul up v. rezil etmek
commit a foul v. hata yapmak
foul up v. bozmak
play somebody foul v. hainlik etmek
foul up v. tıkanmak
foul up v. tıkamak
foul up v. dolaştırmak
fall foul v. zıt düşmek
foul up v. karmakarışık olmak
fall foul of v. ile çatışmak
fall foul of a rule v. kuralı çiğnemek
fall foul of the rule v. kuralı ihlal etmek
foul-mouthed adj. küfürbaz
foul-spoken adj. ağzı bozuk
foul-spoken adj. küfürbaz
foul-smelling adj. leş gibi
foul-mouthed adj. ağzı bozuk
foul-smelling adj. berbat kokan
foul-smelling adj. kötü kokulu
foul-smelling adj. kötü kokan
foul-smelling adj. iğrenç kokulu
foul-tempered adj. atarlı
foul-tasting adj. tatsız
foul-tasting adj. (tat) berbat
foul-tempered adj. tepesi atmış
foul [dialect] [uk] adj. soğuk
foul-tasting adj. lezzetsiz
foul [dialect] [uk] adj. mesafeli
foul-tempered adj. suratsız
foul-tempered adj. somurtkan
foul-tasting adj. tadı kötü
foul [dialect] [uk] adj. samimiyetsiz
foul-tempered adj. huysuz
foul-tempered adj. kızgın
foul [obsolete] adj. biçimi bozulan
foul-tempered adj. sinirli
Phrasals
foul someone or something up v. birinin/bir şeyin düzenini bozmak
foul out v. basketbolda faul hakkını doldurup oyundan atılmak
foul someone or something up v. birini/bir şeyi karmakarışık etmek
foul out v. basketbolda faul alanında dışarı çıkacak olan topa havada vurup rakip oyuncunun eline geçirmek
foul someone or something up v. birini/bir şeyi perişan etmek
foul up v. kafası karışmak
foul up v. batırmak
foul up v. çöktürmek
foul up v. düşürmek
foul up v. zorlanmak
foul up v. alçaltmak
foul up v. çökeltmek
foul up v. zora düşmek
foul up v. allak bullak olmak
Proverb
fair is foul, foul is fair! her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır!
Colloquial
party foul n. terbiyesizlik
party foul n. münasebetsizlik
foul mouth n. küfürbaz kişi
foul mouth n. küfürlü konuşan kişi
foul mouth n. ağzı bozuk kişi
foul mouth n. ağzından küfür eksik olmayan kişi
party foul n. sosyal bir ortamda/toplum içerisinde kabul edilemez davranış
party foul n. kötü davranış
party foul n. ayıp
party foul n. görgüsüzlük
foul mouth n. küfürlü konuşmayı alışkanlık haline getirmiş kişi
party foul n. çirkin davranış
foul mood n. huysuzluk
foul mood n. sinirlilik
foul mood n. hırçınlık
foul ball n. faul çizgisinin dışında vurulan top
foul ball n. faul vuruş
foul-up n. düzensizlik
foul-up n. dağınıklık
foul-up n. curcuna
foul-up n. keşmekeş
foul up v. bozmak
foul up v. berbat etmek
foul up v. perişan etmek
foul up v. içine etmek
fall foul of v. biriyle/bir şeyle başı derde girmek
fall foul of v. biriyle/bir şeyle başı belaya girmek
fall foul of v. biriyle/bir şeyle ters düşmek
foul mouth adj. ağzı bozuk
foul mouth adj. küfürbaz
Idioms
foul play n. hainlik
foul play n. kalleşlik
foul play n. birisinin arkasından iş çevirme
play someone foul v. hainlik etmek
fall foul of v. başı derde girmek
fall foul of v. başı belaya girmek
fall foul of someone v. birisi ile başı derde girmek
fall foul of someone v. birisiyle ihtilafa düşmek
fall foul of someone v. birisi ile ters düşmek
foul up v. içine etmek
foul up v. eline yüzüne bulaştırmak
foul up v. berbat etmek
foul up v. çorba etmek