zorlanmak - Turco Inglés Diccionario

zorlanmak

Significados de "zorlanmak" en diccionario inglés turco : 20 resultado(s)

Turco Inglés
General
zorlanmak sweat v.
zorlanmak slog on v.
zorlanmak slog away v.
zorlanmak slog v.
zorlanmak eat crow v.
zorlanmak seil v.
zorlanmak stew v.
zorlanmak stick v.
zorlanmak stiver [dialect] v.
Phrasals
zorlanmak foul up v.
Colloquial
zorlanmak be put to it v.
zorlanmak put to it v.
Idioms
zorlanmak have a bumpy ride v.
zorlanmak have a bumpy ride v.
zorlanmak be hard put to do something v.
zorlanmak be put to it v.
zorlanmak go out of one's depth v.
zorlanmak be in a spot of bother v.
zorlanmak be hard put v.
zorlanmak be hard put to v.

Significados de "zorlanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 48 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gerilerek zorlanmak (kaslar) strain v.
General
ayakta durmakta zorlanmak have difficulty in standing v.
anlamakta zorlanmak have difficulty to understand v.
istifaya zorlanmak be forced to resign v.
çok zorlanmak have great difficulty in v.
(bir şeyi yapmada) zorlanmak have difficulty in v.
rekabete zorlanmak be forced to compete v.
karar vermekte zorlanmak have difficulty in deciding v.
bir şey yapmaya zorlanmak be forced into doing something v.
varlığını sürdürmekte zorlanmak totter v.
virajda zorlanmak understeer v.
gereksiz zorlanmak overstretch v.
(söyleyecek söz) bulmakta zorlanmak fumble v.
çok zorlanmak agonise (agonize) v.
Phrasals
ağırlığını taşımakta zorlanmak groan under v.
(bir şeyde) zorlanmak struggle with (something) v.
(bir şeyi) düzgün söylemekte zorlanmak trip over (something) v.
Colloquial
(bir şeyi) yapmakta zorlanmak have a job v.
(bir şeyi) yapmakta zorlanmak have a (hard/difficult) job doing/to do something v.
-i bulmakta zorlanmak be stuck for v.
(bir şey) bulmakta zorlanmak be stuck for (something) v.
(bir şey yapmakta) zorlanmak struggle to (do something) v.
yapmakta zorlanmak struggle to do v.
aşırı zorlanmak drown v.
Idioms
istifaya zorlanmak get the boot v.
(bir şeyi yapmakta) zorlanmak be hard-pressed v.
ayık kalmakta giderek zorlanmak fade fast v.
bilincini açık tutmakta giderek zorlanmak fade fast v.
maddi açıdan zorlanmak feel the crunch v.
dışkısını yapmada zorlanmak strain at stool v.
dışkısını yapmada zorlanmak strain at (one's) stool v.
kötü hava koşullarında zorlanmak make bad weather of it v.
bir şeyin ağırlığını taşımakta zorlanmak groan under the weight of something v.
(bir şeyin) ağırlığını taşımakta zorlanmak groan under (someone or something) v.
istemediğin bir şeyi yapmaya zorlanmak have a gun to your head v.
bir yeri terk etmeye zorlanmak run out of town v.
emekli olmaya zorlanmak be put out to grass v.
seçim yapmakta zorlanmak be spoiled for choice v.
çok sayıda olumlu seçenek arasından seçmekte zorlanmak be spoiled for choice v.
seçim yapmakta zorlanmak be spoilt for choice v.
çok sayıda olumlu seçenek arasından seçmekte zorlanmak be spoilt for choice v.
(bir şeyi) yapmakta zorlanmak have a job doing/to do something v.
telaffuz etmekte zorlanmak trip over (one's) tongue v.
devam etmekte zorlanmak miss a beat v.
Trade/Economic
pazar bulmakta zorlanmak have difficulty in finding a market v.
rekabette zorlanmak have difficulty competing against v.
Slang
vazgeçmeye zorlanmak kiss off v.
kayıp olarak görmeye zorlanmak kiss off v.