bozuk - Turco Inglés Diccionario
Historia

bozuk



Significados de "bozuk" en diccionario inglés turco : 101 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
bozuk out of order adj.
bozuk spoilt adj.
bozuk broken adj.
bozuk ruined adj.
General
bozuk disorder n.
bozuk disordered adj.
bozuk on the fritz adj.
bozuk knackered adj.
bozuk gone adj.
bozuk bum adj.
bozuk spoilt adj.
bozuk broken down adj.
bozuk disappointed adj.
bozuk vicious adj.
bozuk upset adj.
bozuk in bad order adj.
bozuk distorted adj.
bozuk out of work adj.
bozuk perverse adj.
bozuk haywire adj.
bozuk putrefacient adj.
bozuk touched adj.
bozuk malfunctioning adj.
bozuk disarranged adj.
bozuk doric adj.
bozuk stale adj.
bozuk flyblown adj.
bozuk abusive adj.
bozuk ruined adj.
bozuk embroiled adj.
bozuk dished adj.
bozuk unsound adj.
bozuk addle adj.
bozuk depraved adj.
bozuk sick adj.
bozuk irregular adj.
bozuk heavy adj.
bozuk unwholesome adj.
bozuk deranged adj.
bozuk imperfect adj.
bozuk bad adj.
bozuk out of commission adj.
bozuk faulty adj.
bozuk kaput adj.
bozuk wrong adj.
bozuk off adj.
bozuk villainous adj.
bozuk tanked adj.
bozuk dirty adj.
bozuk damaged adj.
bozuk rancid adj.
bozuk tainted adj.
bozuk putrid adj.
bozuk putrefactive adj.
bozuk amiss adj.
bozuk hipshot adj.
bozuk sinister adj.
bozuk rotten adj.
bozuk foul adj.
bozuk broken adj.
bozuk defective adj.
bozuk out of order adj.
bozuk nonoperative adj.
bozuk nonoperating adj.
bozuk bumpy adj.
bozuk corrupted adj.
bozuk corrupt adj.
bozuk decayed adj.
bozuk dead adj.
bozuk flawy adj.
bozuk hard-set adj.
bozuk cock-a-hoop adj.
bozuk out-of-action adj.
bozuk out-of-gear adj.
bozuk degenerate adj.
bozuk dud adj.
bozuk marked-up adj.
bozuk kaputt adj.
Colloquial
bozuk flotsam and jetsam
Idioms
bozuk on the fritz
bozuk on the blink
bozuk out of wack
bozuk out of whack
bozuk worse for wear
Slang
bozuk cactus
bozuk lemon
bozuk schwill
bozuk beat all to hell
Trade/Economic
bozuk defective
Technical
bozuk spurious
bozuk dead
Computer
bozuk corrupted
bozuk corrupt
bozuk down
Linguistics
bozuk broken
Archaic
bozuk polt
British Slang
bozuk cattled
bozuk clapped out
bozuk knacked
bozuk knackered
bozuk nackered

Significados de "bozuk" con otros términos en diccionario inglés turco: 350 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ağzı bozuk abusive adj.
morali bozuk depressed adj.
General
ile araları bozuk olmak be at variance with v.
bozuk olmak (makine/aygıt) be out of order v.
bozuk olmak (mide) be upset v.
bozuk çalmak be angry v.
morali bozuk olmak be at a low ebb v.
morali bozuk olmak feel low v.
bozuk çalmak be displeased v.
arası bozuk olmak be in bad with v.
morali çok bozuk olmak be at rock bottom v.
morali bozuk olmak feel down v.
morali bozuk olmak feel depressed v.
akordu bozuk olmak be out of tune v.
akordu bozuk olmak be out of key v.
çeşmeye bozuk para atmak throw a coin into the fountain v.
keyfi bozuk olmak be in a bad mood v.
bozuk para çantası purse n.
sağlığı bozuk bad health n.
bozuk para coin n.
bozuk şive jargon n.
bozuk ahlaklı kişi dissolute person n.
bozuk para çantası change purse n.
bozuk para bit n.
sağlığı bozuk poor in health n.
bozuk para fractional currency n.
bozuk arazide yapılmış geçit causeway n.
bozuk ahlaklılık dissoluteness n.
ağzı bozuk tip ribald n.
sağlığı bozuk broken health n.
düzeni bozuk out of order n.
dengesi bozuk ya da sapık kişi sickie n.
bozuk hat bad line n.
bozuk para fractional money n.
bozuk para change n.
bozuk hat poor line n.
bozuk para loose cash n.
bozuk yemek rotten food n.
bozuk zemin rough surface n.
bozuk zemin uneven surface n.
bozuk zemin uneven ground n.
bozuk kayıt bad record n.
bozuk kayıt poor record n.
bozuk alan damaged area n.
bozuk disk crashed disk n.
bozuk mal culls n.
bozuk hava foul air n.
bozuk para chicken-feed n.
başı bozuk civilian n.
morali bozuk doldrums n.
bozuk para divisional coin n.
bozuk ağız filth n.
bozuk yumurta rotten egg n.
bozuk yumurta spoiled egg n.
bozuk araba a broken down car n.
bozuk düzen corrupt order n.
bozuk düzen corrupt system n.
bozuk para small change n.
bozuk para mintage n.
gümüş bozuk para silver coinage n.
tribünlerden sahaya atılan bozuk para a coin thrown from the stands n.
bozuk para koleksiyonculuğu coin collecting n.
bozuk para koleksiyoncusu coin collector n.
bozuk imla cacography n.
sütü bozuk adam bounder n.
bozuk para chicken feed n.
bozuk diyalekt doric n.
bozuk latince dog latin n.
bozuk süt spoiled milk n.
bozuk para çantası coin purse n.
pileli bozuk para çantası pleated coin purse n.
bozuk para bütünleme makinesi coin cashing machine n.
bozuk paralık coin holder n.
cepte taşınan bozuk para pocket change n.
niyeti bozuk having an evil intention adj.
sağlığı bozuk unhealthy adj.
morali bozuk dejected adj.
ahlakı bozuk morally corrupt adj.
imlası bozuk misspelled adj.
sathı bozuk unsurfaced adj.
morali bozuk blue adj.
künyesi bozuk disreputable adj.
morali bozuk downhearted adj.
morali bozuk in the doldrums adj.
morali bozuk teed off adj.
ağzı bozuk foulmouthed adj.
morali bozuk on the downbeat adj.
bozuk (yol/kaldırım) rough adj.
ağzı bozuk blackguardly adj.
ağzı bozuk scurrilous adj.
façası bozuk seamy adj.
ahlakı bozuk depraved adj.
bozuk (yiyecek/içecek) spoiled adj.
ağzı bozuk vituperative adj.
akli dengesi bozuk unbalanced adj.
sinirleri bozuk unstrung adj.
bozuk (yiyecek vb) spoilt adj.
ağzı bozuk ribald adj.
bozuk (hava) intemperate adj.
morali bozuk down adj.
morali bozuk desponding adj.
en bozuk wonkiest adj.
bozuk ahlaklı dissolute adj.
morali bozuk depressed adj.
sinirleri bozuk nervy adj.
ahlakı bozuk vicious adj.
morali bozuk demoralized adj.
sütü bozuk base adj.
morali bozuk despondent adj.
sinirleri bozuk overwrought adj.
bozuk (mide) upset adj.
daha bozuk wonkier adj.
morali bozuk downcast adj.
ayarı bozuk out of order adj.
düzeni bozuk off-key adj.
akordu bozuk out of tune adj.
sütü bozuk ignoble adj.
façası bozuk seamier adj.
façası bozuk seamiest adj.
morali bozuk dispirited adj.
bozuk plak gibi like a broken record adj.
kalitesi bozuk poor quality adj.
bozuk ve düzensiz herky jerky adj.
(hava) bozuk dirty adj.
ağzı bozuk coarse-mouthed adj.
ağzı bozuk foul-spoken adj.
morali bozuk low-spirited adj.
ağzı bozuk loud-mouthed adj.
endazesi bozuk ill-proportioned adj.
ağzı bozuk foul-mouthed adj.
akidesi bozuk unbelieving adj.
biçimi bozuk out of shape adj.
şekli bozuk deformed adj.
senkronizasyonu bozuk/bozulmuş out of synch adj.
ağzı bozuk abusive adj.
bozuk/kirli hale gelmiş (düzen vb) defiled adj.
morali bozuk demoralised adj.
kanı bozuk base adj.
kanı bozuk mean adj.
kanı bozuk of bad stock/family adj.
ağzı bozuk sweary adj.
akli dengesi bozuk mentally unstable adj.
ağzı bozuk abuseful adj.
ağzı bozuk abuseful adj.
morali bozuk abattu adj.
morali bozuk bir şekilde despondently adv.
bozuk bir biçimde distortedly adv.
bozuk bir şekilde defectingly adv.
ağzı bozuk bir şekilde abusively adv.
bozuk bir şekilde corruptly adv.
morali bozuk bir şekilde despondingly adv.
düzeni bozuk in disorder adv.
ağzı bozuk bir şekilde ribaldly adv.
bozuk düzenli olarak uncoordinatedly adv.
bozuk düzenle incoordinately adv.
morali bozuk bir şekilde depressedly adv.
bozuk şey a screw loose
kötü el yazısı, bozuk imla cac-
Phrases
bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir even a stopped watch is right twice a day
bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir even a broken watch is right twice a day
bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir even a broken watch is right twice a day
bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir even a stopped watch is right twice a day
bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir even a stopped watch is right twice a day
bozuk saat bile günde iki kere doğruyu gösterir even a broken watch is right twice a day
Proverb
bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterirmiş even a stopped/broken clock is right twice a day
Colloquial
bozuk para gibi harcamak wipe the floor with
bozuk olmak be off
bozuk ingilizce broken english
bozuk para chickenfeed
bozuk para chump change
araları çok bozuk olmak be at loggerheads
bozuk para small change
araları bozuk at loggerheads
morali bozuk in low spirits
arası bozuk at odds
morali bozuk down in the mouth
aramız bozuk we are on the outs
(bana vereceğin) bozuk paran var mı? can you spare a dime?
Idioms
morali bozuk down
keyfi bozuk olmak feel under the weather
araları bozuk olmak be at loggerheads
bozuk çalmak be out of sorts
sütü bozuk dirty dog
hamuru bozuk dirty dog
bozuk para gibi harcanmış up the spout
mayası bozuk rotten to the core
arası bozuk olmak be estranged from
morali bozuk down in the dumps
morali bozuk cast down
bozuk aksanla konuşmak murder the queen's english
morali bozuk olmak feel blue
morali bozuk olmak feel cheap
bozuk para gibi harcanmak get chewed up and spit out
morali bozuk olmak have one's tail down
morali bozuk olmak be under the weather
arası bozuk olmak be in bad odour with
bozuk plak gibi hep aynı şeyleri tekrarlamak sound like a broken record
arası bozuk olmak be in bad odour with somebody
arası bozuk olmak be in bad odor with somebody
(makine) bozuk olmak be on the fritz
(makine) bozuk olmak be on the blink
morali bozuk in low cotton
biriyle arası bozuk olmak have a run-in with someone
(biriyle) arası bozuk olmak be at loggerheads with someone
arası açık/bozuk olmak be in bad odour with somebody (british)
arası açık/bozuk olmak be in bad odor with somebody (american)
morali bozuk out of sorts
aşırı morali bozuk as sick as a parrot
aşırı morali bozuk sick as a parrot
aşırı morali bozuk sick as a pig
aşırı morali bozuk as sick as a pig
Speaking
moralim bozuk i feel blue
bozuk değilse kurcalama if it's not broke don't fix it
bozuk değilse kurcalama if it ain't broke don't fix it
üzerimde hiç bozuk yok i don't have any change on me
morali bozuk gibiydi she looked kind of sad
biraz moralim bozuk i'm a bit down
bozuk paranız var mı? do you have any change?
bozuk paran var mı? do you have any change?
telefonum bozuk my phone is broken
Slang
(televizyon vb) bozuk on the blink
şekli bozuk (parasız kimse) penniless
şekli bozuk (parasız kimse) broke
bozuk karakterli rotten egg
ağzı bozuk pottymouth
ucuz bir yerde bozuk sushi yenmesi sonucu ortaya çıkan mide rahatsızlığı sushi sickness
morali bozuk swole
morali bozuk swoll
damarı bozuk bad seed
Trade/Economic
bozuk ürün spoilage
bozuk para small change
bozuk çapraz kurlar broken cross rates
ayarı bozuk sikke light coin
bozuk para fractional money
bozuk ürün defective product
1971 öncesine ait ingiliz bozuk parası sixpence
Law
kalitesi bozuk bad
Technical
bozuk kalma süresi down time
bozuk iş defective work
aşırı bozuk ayna over weathered face
biçimi bozuk deformed
bozuk teker izi defective disk track
bozuk blok adresleme bad-block map
bozuk kesim adresleme bad-sector mapping
işlemeyen bozuk inoperative
bozuk alan damaged area
gönyesi bozuk out of square
ayarı bozuk out of adjustment
bozuk baltalık unproductive coppice
bozuk sıvı imperfect fluid
iç bükeyliği bozuk shallow
bozuk yüzey disturbed metal
bozuk sac defective sheet
bozuk tel cuppy wire
bozuk üflenmiş badly blown
dengesi bozuk unbalanced
Computer
bozuk sektör bad sector
bozuk klasör bad folder
bozuk biçim bad format
bozuk sütun bad column
bozuk yol bad route
bozuk spı paketleri bad spi packets
ccb bozuk ccb corrupted
bozuk plcobj bad plcobj
dosya için bozuk uzantı bad extension for file
bozuk ortam bad media
bozuk anahtar bad key
bozuk küme bad cluster
bozuk akış türü bad stream type
bozuk nesne bad object
bozuk kesim bad sector
bozuk dosya bad file
bozuk şema bad schema
bozuk tablo sütunu bad table column
bozuk os türü bad os type
bozuk bağlantı bad connection
bozuk onay değeri bad check value
diskteki bozuk alan bad area of the disk
bozuk ek önyükleme kaydı bad extended boot record
bozuk etki alanı bad domain
bozuk kapsam bad scope
bozuk yerpaylaşım bad overlay
bozuk akış verisi bad stream data
bozuk tür bad type
bozuk veri paketi bad data packet
bozuk veritabanı bad database
bozuk dll corrupted dll
bozuk alan disk damaged area
denetim verisi bozuk control data corrupt
bozuk disk crashed disk
bozuk teker izi defective disk track
bozuk bellek alanı defective memory area
bozuk buldu found bad
bilgisayarın bozuk olmadığı süre uptime
bozuk link dead link
bozuk hyperlink broken hyperlink
bozuk dosya corrupted file
bozuk bağlantı link broken
Informatics
bozuk kalma süresi down-time
bozuk kalma süresi down time
bozuk kesim bad sector
bozuk kesimleri kurtarma recovering bad sectors
Electric
bozuk yarı-iletken degenerate semiconductor
Automotive
bozuk yol rough road
bozuk rölanti rough idling
bozuk para tutucu coin holder
bozuk parça dead player
bozuk rölanti rough idle
bozuk yol bumpy road
bozuk yol washboard
Railway
bozuk balast foul ballast
Marine
bozuk sağlık raporu foul bill of health
Mining
değerli taşların içerisindeki bozuk/şekilsiz damar calcedon
Medical
bozuk glikoz toleransı impaired glucose tolerance
genetik hastalığı olan bir organizmadaki bozuk genin başka bir genle değiştirilmesi gene therapy
bozuk besin kaynaklı kan zehirlenmesi sapraemia
gözü bozuk visually impaired
bozuk göz impaired eye
bozuk bağışıklık fonksiyonu impaired immune function
bozuk oral glukoz tolerans testi impaired oral glucose tolerance test
bozuk görme bad sight
bozuk görme bad eyesight
Psychology
taburcu edilmiş (akıl sağlığı bozuk) deinstitutionalised
taburcu edilmiş (akıl sağlığı bozuk) deinstitutionalized
bozuk zihinsel gelişim impaired mental development
ruh sağlığı bozuk olan bireyler persons with mental disorders
Zoology
bozuk kuluçka addled brood
Apiculture
bozuk kuluçka addled brood
bozuk petek burr-comb
Forestry
bozuk baltalık degraded coppice
bozuk koru ormanı degraded high forest
bozuk koru ormanı unproductive high forest
bozuk orman alanları degraded forest lands
Social Sciences
kötü/bozuk aile düzeni dysfunctional family
Linguistics
bozuk eklemleme dysarthria
bozuk söyleyiş dyslalia
bozuk sesletim dysphonia
bozuk oluşum malformation
bozuk kullanım malapropism
bozuk konuşma improper speech
bozuk yapılı ill-formed
British Slang
kafası bozuk browned off
bozuk/bozulmuş mide gippy tummy
bozuk (makine) on the blink
ağzı bozuk potty mouthed
ağzı bozuk potty mouth
(cepteki) bozuk para loose change
bozuk para shrapnel
bozuk para slummy
morali bozuk under the weather