upset - Turco Inglés Diccionario
Historia

upset

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "upset" en diccionario turco inglés : 52 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
upset v. keyfini kaçırmak
upset v. üzmek
upset adj. üzgün
Irregular Verb
upset v. upset - upset
General
upset v. dokunmak
upset v. sinirlendirmek
upset v. allak bullak etmek
upset v. altüst etmek
upset v. bozulmak
upset v. kahretmek
upset v. huylandırmak
upset v. dövmek
upset v. devrilmek
upset v. yenmek (favori rakibi)
upset v. bozmak (mideyi)
upset v. bulandırmak
upset v. alabora etmek
upset v. şişirmek
upset v. berbat etmek
upset v. bozmak
upset v. devirmek
upset v. başaşağı çevirmek
upset v. kızdırmak
upset n. beklenmedik yenilgi
upset n. devirme
upset n. altüst olma
upset n. karışıklık
upset n. alabora olma
upset n. devrilme
upset n. bozgun
upset n. bozulma
upset n. bozukluk
upset n. yenilgi
upset adj. altüst olmuş
upset adj. bozuk
upset adj. devrilmiş
upset adj. sinirli
upset adj. üzüntülü
upset adj. bozuk (mide)
upset adj. bozulmuş
upset adj. bulanmış
upset adj. mutsuz
upset adj. kızgın
Technical
upset demire şekil vermek
upset demiri döverek kalınlaştırmak
upset dövmek
upset yığma
upset çökertme
upset şişik
Mechanic
upset çökertme
upset yığma
Automotive
upset çekiçleyerek çap büyütme

Significados de "upset" con otros términos en diccionario inglés turco: 99 resultado(s)

Inglés Turco
General
be upset v. yenilmek (favori rakip)
be upset v. bozuk olmak (mide)
be upset v. ekşimek
be upset v. ekşimek (mide)
upset a vase v. vazoyu devirmek
be upset v. sinirli olmak
get upset v. huylanmak
be upset v. üzgün olmak
be very upset v. sinirleri altüst olmak
be upset v. altüst olmak
be upset v. alabora olmak
upset one's stomach v. midesini bozmak
be upset v. asabı bozulmak
(plans etc) to be upset v. altüst olmak
upset the balances v. dengeleri bozmak
be very much upset by someone v. çok üzülmek
make upset v. moral bozmak
upset the balance of the nature v. doğanın dengesini bozmak
upset the natural balance v. doğal dengeyi bozmak
upset the nature's balance v. doğanın dengesini bozmak
upset the applecart v. pişmiş aşa soğuk su katmak
upset the applecart v. bir çuval inciri berbat etmek
upset the apple-cart v. pişmiş aşa su katmak
be upset v. allak bullak olmak
make upset v. üzüntüye neden olmak
upset oneself v. kendini üzmek
upset someone's stomach v. midesine kötü gelmek
upset somebody accidentally v. birini yanlışlıkla üzmek
not upset v. üzmemek
get a little upset v. biraz üzülmek
a stomach upset n. mide bozukluğu
stomach upset n. mide bozukluğu
upset stomach n. mide bozulması
upset stomach n. mide fesadı
a nervous upset n. asap bozukluğu
upset end n. şişirilmiş uç
not worth getting upset over adj. üzülmeye değmez
Phrases
are you upset with me? bana kızgın mısın?
Proverb
a little stone may upset a large cart ummadık taş baş yarar
Colloquial
let them be upset bırak üzülsünler
upset about -den dolayı üzgün olmak
Idioms
a little stone can upset a large cart ummadık taş baş yarar
upset the apple-cart bir planı bozmak
upset the apple-cart bir çuval inciri berbat etmek
upset the applecart bir şeyi mahvetmek/içine etmek
upset the applecart pişmiş aşa su katmak
upset the applecart bir çuval inciri berbat etti
get upset over the least little thing en ufak/küçük şeye bile üzülmek
upset someone's plans planlarını bozmak
be rather upset/angry oldukça üzgün/kızgın olmak
Speaking
i feel so upset kendimi çok mutsuz hissediyorum
don't upset the apple-cart sisteme karşı gelme
don't upset me üzme beni
would i ever upset you hiç seni üzer miyim
don't upset yourself kendini üzme
you'd better not upset me beni üzmesen iyi olur
you'd better not upset me canımı sıkmazsan iyi olur
I don't want to upset you seni üzmek istemiyorum
I don't want to upset you, but seni üzmek istemem, ancak
what news recently upset you? son zamanlarda hangi haber sizi üzdü?
what are you getting so upset for? niçin bu kadar kızıyorsun ki?
what are you getting so upset for? neden bu kadar sinirleniyorsun ki?
what are you getting so upset for? niye bu kadar kızıyorsun ki?
what are you getting so upset for? neden bu kadar kızıyorsun ki?
what are you getting so upset for? niye bu kadar sinirleniyorsun ki?
what are you getting so upset for? niçin bu kadar sinirleniyorsun ki?
did he sound upset? sesi üzgün müydü?
it wasn't my intention to upset you niyetim sizi üzmek değildi
you don't have to be upset üzülmene gerek yok
you don't have to be upset üzülmenize gerek yok
i've upset you sizi üzdüm
i have never been this upset hiç bu kadar üzgün olmamıştım
i didn't wanna upset you seni üzmek istememiştim
don't be upset üzülme
don't be upset moralini bozma
when I'm upset üzgünken
when you're upset üzgünken
nothing could upset me beni̇ hiçbir şey üzemezdi̇
you make me very upset beni çok üzüyorsun
you really make me upset beni çok üzüyorsun
you look upset üzgün görünüyorsun
i didn't mean to upset you niyetim sizi üzmek değildi
i've upset you seni üzdüm
Slang
get very upset at something bir şeye çok sinirlenmek
Trade/Economic
upset price asgari fiyat
upset price açık artırmada satıcının koyduğu asgari fiyat
upset price asgari satış fiyatı
upset price müzayede taban fiyatı
Law
upset the conviction hükmü/kararı bozmak
Technical
upset forging açık kalıpla yığarak dövme
upset test şişirme deneyi
upset forging şişirme dövmesi
hot-upset forging sıcak dövme
upset welding basınçlı alın kaynağı
Mechanic
upset forging şişirme
upset forging açık kalıpla yığarak dövme
Automotive
upset forging yığma dövme
Medical
stomach upset mide rahatsızlığı
Gastronomy
stomach upset mide bulantısı