upset - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

upset

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"upset" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 50 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
upset f. keyfini kaçırmak
upset f. üzmek
upset s. üzgün
Irregular Verb
upset f. upset - upset
General
upset f. sinirlendirmek
upset f. bozmak
upset f. dokunmak
upset f. bozmak (mideyi)
upset f. devirmek
upset f. allak bullak etmek
upset f. altüst etmek
upset f. bozulmak
upset f. kahretmek
upset f. huylandırmak
upset f. dövmek
upset f. devrilmek
upset f. berbat etmek
upset f. yenmek (favori rakibi)
upset f. başaşağı çevirmek
upset f. alabora etmek
upset f. şişirmek
upset f. bulandırmak
upset i. bozgun
upset i. bozulma
upset i. bozukluk
upset i. alabora olma
upset i. devrilme
upset i. altüst olma
upset i. karışıklık
upset i. yenilgi
upset i. beklenmedik yenilgi
upset i. devirme
upset s. bozulmuş
upset s. altüst olmuş
upset s. bozuk
upset s. devrilmiş
upset s. sinirli
upset s. üzüntülü
upset s. mutsuz
upset s. bozuk (mide)
upset s. bulanmış
Technical
upset demiri döverek kalınlaştırmak
upset dövmek
upset yığma
upset şişik
upset çökertme
upset demire şekil vermek
Mechanic
upset çökertme
upset yığma
Automotive
upset çekiçleyerek çap büyütme

"upset" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 98 sonuç

İngilizce Türkçe
General
(plans etc) to be upset f. altüst olmak
be upset f. bozuk olmak (mide)
be upset f. yenilmek (favori rakip)
be upset f. ekşimek
be upset f. allak bullak olmak
be upset f. ekşimek (mide)
be upset f. sinirli olmak
be upset f. üzgün olmak
be upset f. altüst olmak
be upset f. asabı bozulmak
be upset f. alabora olmak
be very much upset by someone f. çok üzülmek
be very upset f. sinirleri altüst olmak
get a little upset f. biraz üzülmek
get upset f. huylanmak
make upset f. moral bozmak
make upset f. üzüntüye neden olmak
not upset f. üzmemek
upset a vase f. vazoyu devirmek
upset one's stomach f. midesini bozmak
upset oneself f. kendini üzmek
upset somebody accidentally f. birini yanlışlıkla üzmek
upset someone's stomach f. midesine kötü gelmek
upset the applecart f. pişmiş aşa soğuk su katmak
upset the applecart f. bir çuval inciri berbat etmek
upset the apple-cart f. pişmiş aşa su katmak
upset the balance of the nature f. doğanın dengesini bozmak
upset the balances f. dengeleri bozmak
upset the natural balance f. doğal dengeyi bozmak
upset the nature's balance f. doğanın dengesini bozmak
a nervous upset i. asap bozukluğu
a stomach upset i. mide bozukluğu
stomach upset i. mide bozukluğu
upset end i. şişirilmiş uç
upset stomach i. mide fesadı
upset stomach i. mide bozulması
not worth getting upset over s. üzülmeye değmez
Phrases
are you upset with me? bana kızgın mısın?
Proverb
a little stone may upset a large cart ummadık taş baş yarar
Colloquial
let them be upset bırak üzülsünler
upset about -den dolayı üzgün olmak
Idioms
a little stone can upset a large cart ummadık taş baş yarar
be rather upset/angry oldukça üzgün/kızgın olmak
get upset over the least little thing en ufak/küçük şeye bile üzülmek
upset someone's plans planlarını bozmak
upset the applecart pişmiş aşa su katmak
upset the applecart bir şeyi mahvetmek/içine etmek
upset the applecart bir çuval inciri berbat etti
upset the apple-cart bir planı bozmak
upset the apple-cart bir çuval inciri berbat etmek
Speaking
did he sound upset? sesi üzgün müydü?
don't be upset moralini bozma
don't be upset üzülme
don't upset me üzme beni
don't upset the apple-cart sisteme karşı gelme
don't upset yourself kendini üzme
I don't want to upset you seni üzmek istemiyorum
I don't want to upset you, but seni üzmek istemem, ancak
i didn't mean to upset you niyetim sizi üzmek değildi
i didn't wanna upset you seni üzmek istememiştim
i feel so upset kendimi çok mutsuz hissediyorum
i have never been this upset hiç bu kadar üzgün olmamıştım
it wasn't my intention to upset you niyetim sizi üzmek değildi
i've upset you seni üzdüm
i've upset you sizi üzdüm
nothing could upset me beni̇ hiçbir şey üzemezdi̇
what are you getting so upset for? niye bu kadar sinirleniyorsun ki?
what are you getting so upset for? neden bu kadar kızıyorsun ki?
what are you getting so upset for? niçin bu kadar sinirleniyorsun ki?
what are you getting so upset for? niye bu kadar kızıyorsun ki?
what are you getting so upset for? neden bu kadar sinirleniyorsun ki?
what are you getting so upset for? niçin bu kadar kızıyorsun ki?
what news recently upset you? son zamanlarda hangi haber sizi üzdü?
when I'm upset üzgünken
when you're upset üzgünken
would i ever upset you hiç seni üzer miyim
you don't have to be upset üzülmenize gerek yok
you don't have to be upset üzülmene gerek yok
you look upset üzgün görünüyorsun
you make me very upset beni çok üzüyorsun
you really make me upset beni çok üzüyorsun
you'd better not upset me beni üzmesen iyi olur
you'd better not upset me canımı sıkmazsan iyi olur
Slang
get very upset at something bir şeye çok sinirlenmek
Trade/Economic
upset price asgari fiyat
upset price müzayede taban fiyatı
upset price asgari satış fiyatı
upset price açık artırmada satıcının koyduğu asgari fiyat
Law
upset the conviction hükmü/kararı bozmak
Technical
hot-upset forging sıcak dövme
upset forging şişirme dövmesi
upset forging açık kalıpla yığarak dövme
upset test şişirme deneyi
upset welding basınçlı alın kaynağı
Mechanic
upset forging açık kalıpla yığarak dövme
upset forging şişirme
Medical
stomach upset mide rahatsızlığı
Gastronomy
stomach upset mide bulantısı