üzmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

üzmek



"üzmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
üzmek upset f.
üzmek sadden f.
üzmek distress f.
General
üzmek desolate f.
üzmek cast down f.
üzmek excruciate f.
üzmek agitate f.
üzmek make one's heart bleed f.
üzmek sadden f.
üzmek grind f.
üzmek disgruntle f.
üzmek put out f.
üzmek affect f.
üzmek grind down f.
üzmek hit f.
üzmek vex f.
üzmek pother f.
üzmek worry f.
üzmek trouble f.
üzmek break up f.
üzmek disquiet f.
üzmek mope f.
üzmek aggrieve f.
üzmek fret f.
üzmek depress f.
üzmek deject f.
üzmek grieve f.
üzmek lacerate f.
üzmek disappoint f.
üzmek disturb f.
üzmek pain f.
üzmek bother f.
üzmek spite f.
üzmek distress f.
üzmek discomfort f.
üzmek chagrin f.
üzmek irk f.
üzmek hatchel f.
üzmek shake f.
üzmek gall f.
üzmek harrow f.
üzmek afflict f.
üzmek perturb f.
üzmek lead somebody a dance f.
üzmek lead someone a dance f.
üzmek get down f.
üzmek embitter f.
üzmek hurt f.
üzmek weigh on f.
üzmek dampen f.
üzmek tristitiate [obsolete] f.
Phrasals
üzmek put about f.
üzmek act up
üzmek push over
Colloquial
üzmek bum out f.
üzmek break one's heart
Idioms
üzmek make the heart bleed f.
üzmek make someone's gorge rise
üzmek lay a finger on
üzmek stab in the back
Archaic
üzmek chagrin f.
üzmek tempest f.

"üzmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

Türkçe İngilizce
General
birisini çok fazla eleştirerek üzmek cut someone to the quick f.
çok üzmek tear one's heart out f.
kendini üzmek upset oneself f.
birini/bir şeyi dert ederek kendini üzmek trouble oneself about someone or something f.
birini yanlışlıkla üzmek upset somebody accidentally f.
Phrasals
aşırı üzmek tear apart f.
çok üzmek tear up f.
kendi kendini üzmek worry oneself about
Colloquial
(birini) çok üzmek worry to death
Idioms
birisini sinirlendirmek/üzmek pull someone's chain f.
boş yere kendini üzmek get one's knickers in a knot f.
birini çok üzmek make someone sick f.
birini üzmek be hard on someone f.
birini çok üzmek make someone sick at heart f.
birisini sinirlendirmek/üzmek yank somebody's chain f.
birisini sinirlendirmek/üzmek pull somebody's chain f.
boş yere kendini üzmek get one's knickers in a twist f.
birisini üzmek ruffle someone's feathers f.
birisini çok üzmek pull someone apart f.
birisini çok üzmek pull apart f.
çok üzmek pull on the heartstrings f.
beni incitmek/kırmak/üzmek pahasına at my expense expr.
kendi kendini üzmek work oneself up
Speaking
seni üzmek istemiyorum I don't want to upset you
seni üzmek istemiyorum I don't want to make you sad
seni üzmek istemem, ancak I don't want to upset you, but
niyetim sizi üzmek değildi it wasn't my intention to upset you
seni üzmek istememiştim i didn't wanna upset you
niyetim sizi üzmek değildi i didn't mean to upset you
Slang
birisini sinirlendirmek/üzmek jerk someone's chain f.
birisini sinirlendirmek/üzmek yank someone's chain f.