hurt - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hurt

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"hurt" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
hurt f. kalbini kırmak
hurt f. acımak
hurt f. yaralamak
hurt f. acıtmak
hurt f. ağrımak
hurt f. rencide etmek
hurt f. incitmek
Irregular Verb
hurt f. hurt - hurt
General
hurt f. zarar görmek
hurt f. zedelemek (bir uzvu)
hurt f. küstürmek
hurt f. kırmak
hurt f. rencide etmek
hurt f. zarar vermek (bir uzva)
hurt f. canını yakmak
hurt f. can yakmak
hurt f. acı vermek
hurt f. yaralamak (ruhen)
hurt f. yaralamak (bir uzvu)
hurt f. acıtmak
hurt f. yanmak
hurt f. incitmek (bir uzvu)
hurt f. gücüne gitmek
hurt f. batmak
hurt f. üzmek
hurt f. yakmak
hurt f. ağrıtmak
hurt f. bir uzva zarar vermek
hurt f. kırmak (ruhen)
hurt f. ağrı vermek
hurt f. kalbini kırmak
hurt f. zarar vermek
hurt f. kederlendirmek
hurt f. canını acıtmak
hurt f. ziyan vermek
hurt f. kırılmak
hurt i. bere
hurt i. ağrı
hurt i. acı
hurt i. sızı
hurt i. yara
hurt i. hasar
hurt i. zarar
hurt i. ızdırap
hurt i. ziyan
hurt i. üzüntü
hurt s. yaralı
hurt s. kırgın
hurt s. acı (ruhsal)
hurt s. gücenik
hurt s. incitici
hurt s. gücenmiş
hurt s. incik
hurt s. rencide
hurt s. kırık
Technical
hurt yaralamak
hurt incitmek
hurt acıtmak
Places
hurt virginia eyaletinde yerleşim yeri

"hurt" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 136 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
be hurt f. kırılmak
get hurt f. yaralanmak
General
(for something) to hurt f. zoruna gitmek
be hurt f. içerlemek
be hurt f. gücenmek
be hurt f. rencide olmak
be hurt f. incinmek
be hurt f. zedelenmek
be hurt f. zarar gelmek
be hurt f. canı yanmak
be hurt f. kırılmak
feel hurt f. hatırı kalmak
get hurt f. canı yanmak
get hurt f. yara almak
get hurt f. bir tarafını incitmek
hurt a lot f. çok acıtmak
hurt a lot f. çok acımak
hurt deeply f. incitmek
hurt deeply f. ciğerine işlemek
hurt deeply f. acısı içine işlemek
hurt deeply f. acısı yüreğine çökmek
hurt deeply f. acısı yüreğine işlemek
hurt deeply f. kalbini kırmak
hurt deeply f. acısı içine çökmek
hurt deeply f. vurmak
hurt feelings f. horlamak
hurt feelings f. hor görmek
hurt one’s pride f. gururunu incitmek
hurt one's ankle f. bileğini incitmek
hurt one's ankle/wrist f. bileğini incitmek
hurt one's ankle/wrist f. bileği incinmek
hurt one's feelings f. gücendirmek
hurt one's feelings f. hatırını kırmak
hurt oneself f. kendini yaralamak
hurt oneself f. kendini incitmek/yaralamak
hurt oneself spite another f. gavura kızıp oruç yemek
hurt somebody's feelings f. hor görmek
hurt somebody's feelings f. rencide etmek
hurt somebody's feelings f. horlamak
hurt somebody's feelings being sarcastic f. iğnelemek
hurt somebody's pride f. onuruna dokunmak
hurt someone f. birisini kırmak
hurt someone f. birini kırmak
hurt someone unintentionally f. birini istemeden kırmak
hurt someone's feelings f. birini incitmek
hurt someone's pride f. birinin gururunu kırmak
hurt the feelings f. gönül kırmak
hurt the feelings of f. gücendirmek
hurt the feelings of f. hatırını kırmak
hurt to the quick f. can evinden vurulmak
injure/hurt/wound one's pride f. gururunu zedelemek
kiss away the hurt f. ağrıyı öpücükle geçirmek
not hurt f. acımamak
badly hurt s. ağır yaralı
easily hurt s. çabuk etkilenen
hurt to the quick s. can evinden vurulmuş
Phrasals
hurt for someone or something bir şeye can atmak
hurt for someone or something arzulamak
hurt for someone or something yanıp tutuşmak
hurt for someone or something hasretini çekmek
hurt for something bir şey için yanıp tutuşmak
Phrases
can't hurt your chances şansını değerlendirmiş olursun
don't cry before you are hurt ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma
Proverb
little (hard) work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
little hard work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
little work never hurt anyone biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez
sticks and stones can break my bones but words can never hurt me istediğin kadar konuş söyle beni yaralayamazsın
sticks and stones may break my bones but hard words cannot hurt me istediğin kadar konuş söyle beni yaralayamazsın
sticks and stones will break my bones but words will never hurt me istediğin kadar konuş söyle beni yaralayamazsın
what you don't know can't hurt you bilmediklerin seni üzmez
what you don't know can't hurt you bilmediğin şeyden sana zarar gelmez
what you don't know won't hurt you bilmediğin şeyden sana zarar gelmez
what you don't know won't hurt you bilmediklerin seni üzmez
Colloquial
doesn't hurt to ask sormakta bir sakınca yok
hurt so bad in one's heart yüreği yanmak
hurt so bad in one's heart içi acımak
somebody hurt her birisi onu incitmiş
try to hurt oneself kendine zarar vermeye çalışmak
Idioms
don't cry before you are hurt ortada fol yok yumurta yokken telaş yapma
hurt someone's feelings birinin hislerini incetmek
hurt someone's feelings birinin hislerini incitmek
hurt someone's feelings birinin duygularını incitmek
it can't hurt bir zararı olmaz
it can't hurt bir zararı dokunmaz
it can't hurt bir zararı yok
it doesn't hurt to ask sormakta bir sakınca yok
it doesn't hurt to ask sormakta beis yok
not hurt a flea karıncayı bile incitmemek
not hurt a flea bir sineği bile incitememek
not hurt a fly karıncayı bile incitmemek
put the hurt on someone birine zarar vermek
wouldn't harm/hurt a fly karıncayı bile incitmez
wouldn't harm/hurt a fly sineği bile incitmez
wouldn't hurt a fly karıncayı bile incitemez
Speaking
are you hurt? yaralandın mı?
did she hurt herself? bir yerini mi incitti?
did somebody hurt you? birisi sana zarar mı verdi?
don't hurt me kırma beni
don't hurt my feelings kırma beni
don't hurt us canımızı yakma
don't let them hurt your feelings seni incitmelerine izin verme
get hurt pretty bad oldukça kötü yaralanmak
her legs hurt bacakları ağlıyor
how could i hurt you? canını nasıl yakabilirim ki?
how'd you hurt your leg? bacağını nasıl incittin?
I hope no one's hurt umarım kimse incinmez
I'm sorry if I hurt you seni kırdıysam özür dilerim
It doesn't hurt to ask sormakta bir sakınca yok
i am not here to hurt you size zarar vermeye gelmedim
i don't want him to be hurt onun incinmesini istemiyorum
i don't want to hurt you seni incitmek istemiyorum
i don't want you to get hurt senin incinmeni istemiyorum
i don't wish to hurt you seni incitmek istemiyorum
i hurt my ankle bileğimi incittim
i hurt my knee dizimi yaraladım
i hurt my knee dizimi incittim
i will never do anything to hurt you asla seni incitecek bir şey yapmayacağım
i won't hurt you sana zarar vermeyeceğim
i would never hurt you ben seni asla incitmezdim
it wouldn't hurt zararı olmaz
my feet hurt ayaklarım acıyor
nobody got hurt kimseye bir şey olmadı
please don't hurt me lütfen canımı yakma
that wouldn't hurt my feelings bu benim duygularımı incitmez
that wouldn't hurt my feelings buna bozulmam
we didn't come here to hurt you buraya sana zarar vermeye gelmedik
what you don't know won't hurt you bilmediklerin seni incitmez
where does it hurt? neresi acıyor?
would not hurt a fly çok yumuşak
would not hurt a fly karıncayı bile incitmez
would not hurt a fly sineği bile öldürmez
would not hurt a fly mülayim
wouldn't even hurt an ant karıncayı bile incitmemek
wouldn't hurt a fly karıncayı bile incitmez
you can't hurt me beni incitemezsin
Slang
hurt locker çileli/acı dolu dönem veya yer