affect - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

affect

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"affect" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
affect f. etkilemek
General
affect f. gibi davranmak
affect f. etkilemek
affect f. hoşlanmak
affect f. değiştirmek
affect f. duygulandırmak
affect f. bozmak
affect f. sevmek
affect f. duyguları etkilemek
affect f. poz yapmak
affect f. gibi görünmek
affect f. numarası yapmak
affect f. üzmek
affect f. yalancıktan yapmak
affect f. takınmak
affect f. koymak
affect f. tutmak
affect f. sarsmak
affect f. zarar vermek (hastalık)
affect f. etki yapmak
affect f. etki etmek
affect f. taslamak
affect i. duygulanım
affect i. kontrolsüz duygu
affect i. duygu boşalması
affect i. arzu
affect i. heyecan
affect i. duygusal uyumsuzluk
Technical
affect dokunmak
affect tesir etmek
affect etkimek
Medical
affect etkilemek
Psychology
affect duygu
affect duygulanım
affect duygulamak
affect duygulandırmak

"affect" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
General
affect adversely f. kötü yönde etkilemek
affect adversely f. kötü etkilemek
affect adversely f. olumsuz etkilemek
affect adversely f. kötü şekilde etkilemek
affect adversely f. olumsuz yönde etkilemek
affect each other f. etkileşmek
affect each other f. birbirini etkilemek
affect ignorance f. bilmezlikten gelmek
affect ignorance f. cahillik taslamak
affect in a negative way f. olumsuz anlamda etkilemek
affect in a negative way f. olumsuz yönde etkilemek
affect in a negative way f. olumsuz etkilemek
affect negatively f. kötü yönde etkilemek
affect negatively f. olumsuz anlamda etkilemek
affect negatively f. kötü etkilemek
affect negatively f. olumsuz etkilemek
affect negatively f. olumsuz yönde etkilemek
affect negatively f. kötü şekilde etkilemek
affect one's honour f. haysiyetine dokunmak
affect one's quality f. kalitesini düşürmek
affect positively f. olumlu etkilemek
affect positively f. olumlu yönde etkilemek
affect positively f. olumlu bir şekilde etkilemek
affect positively f. olumlu biçimde etkilemek
affect unfavorably f. kötü yönde etkilemek
affect unfavorably f. kötü şekilde etkilemek
affect with panic f. panik olmak
directly affect the decision f. kararı doğrudan etkilemek
have one's curse take affect f. ahı tutmak
blunted affect i. duygusal sığlık
siberian cold front (to affect) i. sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası
Idioms
affect ignorance bilmiyormuş gibi yapmak
affect ignorance cahillik taslamak
Speaking
how does it affect me? beni nasıl etkiler?
how does it affect me? beni nasıl etkiliyor?
Politics
affect a payment ödeme yapma
blunted affect duygusal kısıtlılık
Technical
not affect the function etkilemez
Psychology
affect block duygu bloğu
affect dysregulation normal tepki verememe bozukluğu
affect dysregulation normal tepki gösterememe
affect dysregulation duygusal bozukluk
affect fantasy duygu fantazisi
affect hunger duygu açlığı
appropriate affect uygun duygulanım
appropriate affect uygun duygu
arousal-affect model uyarılma-duygu modeli
blunted affect duygu sığlığı
blunted affect duygulanım küntlüğü
flat affect tekdüze duygulanım
inappropriate affect uygunsuz duygu
inappropriate affect uygunsuz duygulanım
labile affect değişken duygulanım
labile affect oynak duygulanım
labile affect oynak duygu
primitive affect discharge ilkel duygulanım boşalımları
strangulated affect duygu boğulması
transposition of affect duygu transpozisyonu