affect - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

affect

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"affect" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
affect f. etkilemek
affect i. tesir etmek
General
affect f. gibi davranmak
affect f. sevmek
affect f. duyguları etkilemek
affect f. poz yapmak
affect f. gibi görünmek
affect f. numarası yapmak
affect f. üzmek
affect f. yalancıktan yapmak
affect f. takınmak
affect f. koymak
affect f. tutmak
affect f. sarsmak
affect f. zarar vermek (hastalık)
affect f. etki etmek
affect f. taslamak
affect f. hoşlanmak
affect f. değiştirmek
affect f. duygulandırmak
affect f. bozmak
affect f. etkilemek
affect f. etki yapmak
affect f. (ruhuna/duygularına) dokunmak
affect f. duygularına hitap etmek
affect f. yeğ tutmak
affect f. gibi gözükmek
affect f. taslamak
affect f. tavrını takınmak
affect f. halini almak
affect f. şekline bürünmek
affect f. kılığına bürünmek
affect f. (bitki/hayvan) (bir bölgede) bulunmak/yaşamak/yetişmek
affect f. imrenmek
affect f. gözü tutmak
affect f. hoşuna gitmek
affect f. hoşlanmak
affect i. kontrolsüz duygu
affect i. duygu boşalması
affect i. duygusal uyumsuzluk
affect i. arzu
affect i. heyecan
affect i. duygulanım
affect i. duygu
affect i. his
affect i. ihtiras
Technical
affect etkimek
Medical
affect etkilemek
Psychology
affect duygu
affect duygulanım
affect duygulamak
affect duygulandırmak

"affect" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
General
affect ignorance f. cahillik taslamak
affect with panic f. panik olmak
have one's curse take affect f. ahı tutmak
affect ignorance f. bilmezlikten gelmek
affect one's honour f. haysiyetine dokunmak
affect negatively f. olumsuz etkilemek
affect adversely f. kötü etkilemek
affect adversely f. kötü şekilde etkilemek
affect negatively f. kötü şekilde etkilemek
affect unfavorably f. kötü şekilde etkilemek
affect negatively f. kötü etkilemek
affect one's quality f. kalitesini düşürmek
affect negatively f. kötü yönde etkilemek
affect unfavorably f. kötü yönde etkilemek
affect adversely f. kötü yönde etkilemek
directly affect the decision f. kararı doğrudan etkilemek
affect adversely f. olumsuz yönde etkilemek
affect negatively f. olumsuz yönde etkilemek
affect in a negative way f. olumsuz etkilemek
affect adversely f. olumsuz etkilemek
affect in a negative way f. olumsuz yönde etkilemek
affect positively f. olumlu yönde etkilemek
affect positively f. olumlu etkilemek
affect positively f. olumlu biçimde etkilemek
affect positively f. olumlu bir şekilde etkilemek
affect negatively f. olumsuz anlamda etkilemek
affect in a negative way f. olumsuz anlamda etkilemek
affect each other f. etkileşmek
affect each other f. birbirini etkilemek
blunted affect i. duygusal sığlık
siberian cold front (to affect) i. sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası
affect blend i. yüzün bir kısmının bir duyguyu ifade ederken diğer kısmının başka bir duyguyu ifade etmesi
Idioms
affect ignorance f. bilmiyormuş gibi yapmak
affect ignorance cahillik taslamak
Speaking
how does it affect me? expr. beni nasıl etkiler?
how does it affect me? expr. beni nasıl etkiliyor?
Politics
affect a payment ödeme yapma
blunted affect duygusal kısıtlılık
Technical
not affect the function etkilemez
Psychology
blunted affect duygu sığlığı
strangulated affect duygu boğulması
affect fantasy duygu fantazisi
affect block duygu bloğu
primitive affect discharge ilkel duygulanım boşalımları
transposition of affect duygu transpozisyonu
inappropriate affect uygunsuz duygu
appropriate affect uygun duygu
affect hunger duygu açlığı
labile affect oynak duygu
labile affect değişken duygulanım
flat affect tekdüze duygulanım
blunted affect duygulanım küntlüğü
inappropriate affect uygunsuz duygulanım
appropriate affect uygun duygulanım
labile affect oynak duygulanım
arousal-affect model uyarılma-duygu modeli
affect dysregulation duygusal bozukluk
affect dysregulation normal tepki verememe bozukluğu
affect dysregulation normal tepki gösterememe