etkilemek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

etkilemek



"etkilemek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 95 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
etkilemek affect f.
etkilemek influence f.
etkilemek impress f.
General
etkilemek penetrate f.
etkilemek act upon f.
etkilemek empierce f.
etkilemek redound on f.
etkilemek stamp on f.
etkilemek act f.
etkilemek sway f.
etkilemek prepossess f.
etkilemek tip f.
etkilemek reach f.
etkilemek militate f.
etkilemek grip f.
etkilemek imprint f.
etkilemek thrill f.
etkilemek redound up f.
etkilemek impress f.
etkilemek enthral f.
etkilemek impinge on f.
etkilemek impose upon f.
etkilemek work f.
etkilemek overwhelm f.
etkilemek condition f.
etkilemek impose on f.
etkilemek lead f.
etkilemek fascinate f.
etkilemek enamor f.
etkilemek touch f.
etkilemek impinge upon f.
etkilemek operate f.
etkilemek enamour f.
etkilemek impinge f.
etkilemek pierce f.
etkilemek import f.
etkilemek strike f.
etkilemek set f.
etkilemek have a bearing on f.
etkilemek dictate f.
etkilemek act on f.
etkilemek move f.
etkilemek concern f.
etkilemek smite f.
etkilemek turn f.
etkilemek impose f.
etkilemek catch up f.
etkilemek enthrall f.
etkilemek spellbind f.
etkilemek affect f.
etkilemek bring something to bear f.
etkilemek govern f.
etkilemek influence f.
etkilemek effect f.
etkilemek prejudice f.
etkilemek possess f.
etkilemek have effect f.
etkilemek exercise effect f.
etkilemek have an impact on f.
etkilemek have an effect upon f.
etkilemek have an impact upon f.
etkilemek have an effect on f.
etkilemek take effect f.
etkilemek work on f.
etkilemek motive f.
etkilemek inform f.
etkilemek impact f.
etkilemek exert an influence on f.
etkilemek exert an influence over f.
etkilemek noodle f.
etkilemek capture f.
etkilemek reach f.
etkilemek redound f.
etkilemek tell f.
etkilemek till [obsolete] f.
etkilemek tincture f.
etkilemek attinge [obsolete] f.
etkilemek predispose f.
etkilemek enthrill f.
etkilemek leaven f.
Phrasals
etkilemek pass on f.
etkilemek stand upon f.
etkilemek touch on f.
etkilemek come to f.
etkilemek impinge upon f.
etkilemek impinge on f.
etkilemek get to f.
etkilemek get to f.
Idioms
etkilemek carry (someone) off their feet f.
etkilemek knock them in the aisles [old-fashioned] f.
etkilemek strike a note f.
Law
etkilemek enure f.
Technical
etkilemek influence f.
Medical
etkilemek affect f.
Slang
etkilemek knock over f.

"etkilemek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 175 sonuç

Türkçe İngilizce
General
duyguları etkilemek affect f.
olumlu bir şekilde etkilemek prepossess f.
ergot mantarı bulaşmak/etkilemek ergotize f.
çok etkilemek overpower f.
iyi etkilemek redound f.
bir şey başka bir şeyin sonucunu etkilemek tilt the balance f.
olumsuz etkilemek affect negatively f.
aleyhte etkilemek bias f.
hafif etkilemek tincture f.
kötü şekilde etkilemek affect adversely f.
kötü etkilemek affect adversely f.
kötü etkilemek influence negatively f.
kötü etkilemek influence adversely f.
kötü şekilde etkilemek influence adversely f.
kötü şekilde etkilemek affect unfavorably f.
kötü etkilemek affect negatively f.
kötü şekilde etkilemek influence negatively f.
kötü şekilde etkilemek influence unfavorably f.
kararını etkilemek influence one's decision f.
kötü şekilde etkilemek affect negatively f.
toplumu etkilemek influence the society f.
kötü yönde etkilemek influence adversely f.
kötü yönde etkilemek affect adversely f.
kötü yönde etkilemek affect negatively f.
kötü yönde etkilemek affect unfavorably f.
kötü yönde etkilemek influence unfavorably f.
kötü yönde etkilemek influence negatively f.
başkalarını etkilemek için tehlikeli hareketler yapmak hotdog f.
derinden etkilemek influence deeply f.
kötü etkilemek blight f.
(giyimiyle/tavırlarıyla vb) etkilemek cut a dash f.
-i çok etkilemek bear down on f.
dışarıdan etkilemek cross-fertilize f.
-i etkilemek impinge on f.
birbirini etkilemek interact f.
fikrini etkilemek bias f.
etkilemek (bir kimseyi belirli bir şekilde) bias f.
kararı doğrudan etkilemek have direct influence on the decision f.
kararı doğrudan etkilemek directly affect the decision f.
kararı doğrudan etkilemek directly influence the decision f.
fazlasıyla etkilemek strike f.
olumsuz yönde etkilemek affect adversely f.
olumsuz yönde etkilemek affect negatively f.
olumsuz etkilemek affect in a negative way f.
olumsuz etkilemek affect adversely f.
olumsuz yönde etkilemek affect in a negative way f.
olumsuz etkilemek influence negatively f.
olumsuz yönde etkilemek influence negatively f.
olumlu etkilemek affect positively f.
olumlu yönde etkilemek affect positively f.
olumlu biçimde etkilemek influence positively f.
olumlu etkilemek influence positively f.
olumlu biçimde etkilemek affect positively f.
olumlu yönde etkilemek influence positively f.
olumlu bir şekilde etkilemek affect positively f.
dışarıdan etkilemek cross-fertilise f.
olumsuz anlamda etkilemek affect in a negative way f.
olumsuz anlamda etkilemek affect negatively f.
olumsuz anlamda etkilemek impair f.
birbirini etkilemek affect each other f.
büyük ölçüde etkilemek overimpress f.
aşırı etkilemek overimpress f.
(duygularını) etkilemek get f.
birisini çok etkilemek ve heyecanlandırmak wow f.
yakından (ve olumsuz) etkilemek regard f.
yeniden etkilemek reimpress f.
yeniden etkilemek reimprint f.
bir şekilde etkilemek tryst [scottish] f.
(hastalık) etkilemek attaint f.
güçlü bir şekilde etkilemek hold f.
kötü etkilemek unseason [obsolete] f.
etkilemek (düşünceleri, zevkleri) upend f.
aniden ve kuvvetle etkilemek zap f.
çekiciliğiyle etkilemek beglamour f.
çekiciliğiyle etkilemek beglamor f.
derinden etkilemek begulf f.
kötü etkilemek jolt f.
etkilemek için abartılı davranan grandstander i.
etkilemek anlamı veren ön ek be- ök.
Phrasals
çok etkilemek choke up f.
bütünü etkilemek count towards something f.
birini bir şeyle etkilemek/büyülemek charm someone with something f.
etrafı etkilemek ripple through something f.
olarak etkilemek impress as f.
toplamı etkilemek count towards something f.
-ile etkilemek impress with f.
-ile etkilemek impress by f.
kötü etkilemek get to f.
kötü etkilemek get to f.
birini bir şeyle etkilemek beguile someone with something f.
birini/bir şeyi etkilemek impinge upon someone or something f.
birini/bir şeyi etkilemek impinge on someone or something f.
biriyle/bir şeyle birini etkilemek intrigue someone with someone or something f.
duygusal olarak etkilemek take away f.
birini etkilemek zoom someone out f.
(birini/bir şeyi) etkilemek spill over on (someone or something) f.
(birini/bir şeyi) etkilemek spill over onto (someone or something) f.
(birini) sürekli duygusal olarak etkilemek pinch at (someone) f.
Colloquial
(birini) müthiş etkilemek knock somebody dead f.
kötü etkilemek eat up f.
iyi etkilemek do any good f.
insanları etkilemek için tehlikeli işler/gösteriler yapmak hot dog f.
(birini) etkilemek get (one) right here f.
birini derinden etkilemek get one right here f.
birini bir yerinden (kalbinden, midesinden) etkilemek get one right here f.
(birini) olumsuz etkilemek istememek mean (one) no harm f.
(birini) olumsuz etkilemek istememek not mean (one) any harm f.
(birini) derinden etkilemek do things to (one) f.
insanları etkilemek için tehlikeli işler/gösteriler yapan kişi hot dog i.
Idioms
derinden etkilemek tear the heartstrings f.
derinden etkilemek tug the heartstrings f.
derinden etkilemek pull at the heartstrings f.
derinden etkilemek pull on the heartstrings f.
derinden etkilemek tear one's heartstrings f.
derinden etkilemek tug one's heartstrings f.
derinden etkilemek pull at one's heartstrings f.
derinden etkilemek pull on one's heartstrings f.
gürültülü biçimde tekrarlayarak etkilemek ding (anything) in one's ears f.
birini etkilemek stand one in hand f.
kişisel olarak etkilemek come home f.
bir olayın sonucunu etkilemek turn the scales f.
bir olayın sonucunu etkilemek tip the scales f.
birini hayatı boyunca unutamayacağı bir şekilde etkilemek mark someone for life f.
birini çok etkilemek have someone under one's spell f.
birisini çok etkilemek knock somebody off their feet f.
birini çok etkilemek have someone in one's spell f.
birini derinden etkilemek hit someone hard f.
bir olayın sonucunu etkilemek turn the balance f.
bir olayın sonucunu etkilemek tip the balance f.
derinden etkilemek/sarsmak knock somebody sideways (brit) f.
derinden etkilemek strike home with f.
derinden etkilemek rip someone's heart out f.
her iki tarafı da etkilemek cut both ways f.
olumsuz anlamda etkilemek take a toll f.
olumsuz anlamda etkilemek take (quite) a toll (on someone or something) f.
olumsuz anlamda etkilemek take its toll f.
kendi düşünceleri doğrultusunda etkilemek bend to one's will f.
(bir insanı ya da gurubu) etkilemek cut ice with (someone) f.
birine ulaşmak ve etkilemek have someone's ear f.
birini etkilemek veya yardımı almak için ilgisini kazanmak have the ear of somebody f.
çok etkilemek hit someone in the eye (or between the eyes) f.
(birini) etkilemek carry (someone) off their feet f.
(birini) samimi şekilde etkilemek get (one) where (one) lives f.
(birini) etkilemek get (someone's) pulse racing f.
birini derinden etkilemek gets one right here f.
birini bir yerinden (kalbinden, midesinden) etkilemek gets one right here f.
(birini) derinden etkilemek gnaw (at) (someone's) vitals f.
(bir şeyi) olumsuz etkilemek play old harry with (something) f.
(birini) derinden etkilemek pierce (one's) heart f.
birini derinden etkilemek pierce someone's heart f.
(birini) çok etkilemek not be lost on (someone) f.
bir şeyi kötü/olumsuz etkilemek put a crimp in something [us] f.
bir şeyi kötü/olumsuz etkilemek put a crimp on something [us] f.
çok etkilemek feel all the feels f.
Trade/Economic
abd'de federal rezerv bankası'nın ticari bankaların kredi politikalarını etkilemek üzere yaptığı açıklamalar moral suasion i.
Politics
muhafazakar partinin politikalarını kullanarak etkilemek torify f.
muhafazakar partinin politikalarını kullanarak etkilemek toryfy f.
Technical
birbirini etkilemek interact f.
Medical
hastalığın seyrini olumlu anlamda etkilemek favorably alter the course of disease f.
Psychology
hastanın ruhsal durumunu etkilemek amacıyla dış koşullarında yapılan değişikliklere ait veya ilgili alloplastic s.
Botanic
ergot ile etkilemek ergotize f.
ergot ile etkilemek ergotise f.
Archaic
istenen yönde etkilemek tune f.
duygusal olarak etkilemek alter f.
kötü etkilemek annoy f.
Slang
büyülercesine etkilemek knock the socks off f.
birisini etkilemek blow away f.
büyülercesine etkilemek knock someone's socks off f.
büyülercesine etkilemek blow someone's socks off f.
büyülercesine etkilemek blow the socks off f.
çok etkilemek knock out f.
birini çok etkilemek knock someone for six [uk] f.
çevresindekileri etkilemek için çok fazla çaba sarfeden kimse show pony i.
kadınları etkilemek için modifiye edilmiş araba fox trap i.
yanıltmak veya etkilemek için yapılan konuşma veya yazılan yazı malarkey i.