impress - Türkçe İngilizce Sözlük

impress

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

impress — Definition

Anlamı ve Tanımı:
etkilemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪmˈprɛs/ – BrE /ɪmˈprɛs/)
Terim Türü:
Fiil: impress (impresses – impressed – impressing)
Bir kişi üzerinde güçlü ve kalıcı izlenim bırakmayı anlatır; algısal etki taşır. Latince imprimere, “iz bırakmak” anlamından psikolojik etkiye evrilmiştir.
Eş Anlamlılar:
influence
Zıt Anlamlılar:
bore

"impress" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 65 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
impress f. hayran bırakmak
His exceptional skills and dedication impress everyone.
Olağanüstü becerileri ve adanmışlığı herkesi hayran bırakıyordu.

More Sentences
impress f. etkilemek
The Spanish course has really impressed me.
İspanyolca kursu beni gerçekten etkiledi.

More Sentences
impress f. iz bırakmak
Genel
impress f. hayran bırakmak
His exceptional skills and dedication impress everyone.
Olağanüstü becerileri ve adanmışlığı herkesi hayran bırakıyordu.

More Sentences
impress f. etkilemek
The Spanish course has really impressed me.
İspanyolca kursu beni gerçekten etkiledi.

More Sentences
impress f. vurgulamak
The teacher used visual aids to impress the importance of the topic.
Öğretmen konunun önemini vurgulamak maksadıyla görsel araçlardan faydalandı.

More Sentences
impress i. iz
impress i. tesir
impress i. nişan
impress i. mühür
impress i. etkileme
impress i. eser
impress i. etki
impress i. damga
impress i. kalıp
impress i. yönlenme
impress i. ayırt edici nitelik
impress i. öne çıkan özellik
impress i. kamu kullanımı için el koyma
impress i. haczetme
impress i. zapt etme
impress i. kamu hizmetine sunma
impress i. amblem
impress i. sembol
impress i. arma
impress i. rozet
impress f. zorla askere almak
impress f. kamulaştırmak
impress f. el koymak
impress f. sıkıştırmak
impress f. aklına sokmak
impress f. baskı yapmak
impress f. basmak (damga)
impress f. damgalamak
impress f. zorlamak
impress f. tesir etmek
impress f. kafasına sokmak
impress f. basmak
impress f. göz doldurmak
impress f. ön ödeme yapmak
impress f. önden ödemek
impress f. önceden ödemek
impress f. avans vermek
impress f. güçlü duygular uyandırmak
impress f. dikkat çekmek
impress f. öne çıkmak
impress f. (gayret) sarf etmek
impress f. (çaba) harcamak
impress f. (güç) kullanmak
impress f. hareket uygulamak
impress f. hamle yapmak
impress f. olumlu izlenim yaratmak
impress f. güçlü izlenim yaratmak
impress f. yoğun tesir yaratmak
impress f. bastırmak
Hukuk
impress f. tesir etmek
impress f. zımni tröstü uygulamaya koymak
impress f. (eşit hukuk koşullarında oluşan) yediemin kurumunu uygulamaya koymak
impress f. haciz uygulamak
impress f. ipotek almak
Bilgisayar
impress i. (office suite'te) sunum grafik programı
Elektrik
impress f. (devreye harici kaynaktan) elektromotif kuvvet uygulamak
impress f. (devreye harici kaynaktan) gerilim uygulamak
Tekstil
impress f. (kumaş) dokunmadan önce boyamak
Psikoloji
impress f. izlendirmek

"impress" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 81 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
impress [obsolete] i. avans verme
impress money i. askerlik harçlığı
impress [obsolete] i. önden ödeme
impress [obsolete] i. ön ödeme
impress money i. (zorla askere alınan kimselere ödenen) para miktarı
impress [obsolete] i. önceden ödeme
impress by f. etkilenmek (bir şeyden veya kişiden)
impress with f. etkilenmek (bir şeyden veya kişiden)
impress on f. vurgulamak
impress up f. aklına sokmak
impress on f. aklına sokmak
impress a stamp f. pul yapıştırmak
impress a seal f. mühür basmak
impress with confidence f. güven telkin etmek
impress an idea on someone f. birine bir fikri aşılamak
impress an idea on someone f. birine bir fikri empoze etmek
impress an idea upon someone f. birine bir fikri empoze etmek
impress an idea upon someone f. birine bir fikri aşılamak
fail to impress f. etkileyememek
impress (on) f. vurgulamak
impress (on) f. üstünde durmak
impress (on) f. baskı uygulamak
Öbek Fiiller
impress with f. -ile etkilemek
impress by f. -ile etkilemek
impress as f. olarak etkilemek
impress something into something f. bir şeyi bir şeye basmak/bastırmak
impress an idea upon someone f. (ısrarla/üstünde önemle durarak) anlatmaya çalışmak
impress on f. vurgulamak
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birine) vurgulamak
impress on f. '-e baskı yapmak
impress upon f. benimsetmek
impress upon f. '-e baskı yapmak
impress on f. benimsetmek
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birinin) aklına sokmak
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birine) vurgulamak
impress on f. kafasına yerleştirmek
impress upon f. kafasına yerleştirmek
impress upon f. iyice öğretmek
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birine) empoze etmek
impress on f. iyice öğretmek
impress upon f. aşılamak
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birinin) kafasına yerleştirmek
impress on f. empoze etmek
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birine) aşılamak
impress upon f. empoze etmek
impress something on something f. bir şeyi bir şeye basmak/bastırmak
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birinin) kafasına yerleştirmek
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birine) iyice öğretmek
impress something upon something f. bir şeyi bir şeye basıp/bastırıp izini çıkarmak
impress on f. '-e izini çıkarmak
impress something on something f. bir şeyi bir şeye basıp/bastırıp izini çıkarmak
impress something upon something f. bir şeyi bir şeye basmak/bastırmak
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birine) benimsetmek
impress something upon something f. bir şeye bir şeyin izini çıkarmak
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birinin) aklına sokmak
impress upon f. -e basmak
impress upon f. vurgulamak
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birine) empoze etmek
impress upon f. '-e izini çıkarmak
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birine) aşılamak
impress (something) on (someone) f. (bir şeyi birine) iyice öğretmek
impress something on something f. bir şeye bir şeyin izini çıkarmak
impress on f. -e basmak
impress (something) upon (someone) f. (bir şeyi birine) benimsetmek
impress on f. aşılamak
impress into f. -e basmak/bastırmak
impress (someone) as (something) f. (birini bir şey) olarak kendine hayran bırakmak
impress someone by something f. birini bir şeyle etkilemek
impress someone by something f. birini bir şeyle hayran bırakmak
impress (someone) with (something) f. (birini bir şeyle) etkilemek
impress by (something) f. (bir şeyle) hayran bırakmak
impress by (something) f. (bir şeyle) etkilemek
impress (someone) as (something) f. (birini bir şey) olarak etkilemek
impress (someone) with (something) f. (birini bir şeyle) kendine hayran bırakmak
Deyim
impress on f. (birinin) kafasına yerleştirmeye çalışmak
Konuşma
we thought it would impress him expr. bunun onu etkileyeceğini düşündük
Siyasal
impress a seal f. mühür basmak
Bilgisayar
impress servers i. ımpress sunucuları
Askeri
impress gang i. zorla toplanan asker bölüğü
impress gang i. zorla asker toplama bölüğü
impress gang i. (savaş gemileri için denizcileri zorla orduya almak üzere görevlendirilen) erkek grubu