eser - Türkçe İngilizce Sözlük

eser

"eser" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
eser work i.
He gave me the complete works of Plato as a birthday present.
Bana doğum günümde Platon'un tüm eserlerini hediye etti.

More Sentences
Genel
eser effort i.
This book is his best effort to date.
Bu kitap, onun bugüne kadarki en iyi eseri.

More Sentences
eser vestige i.
This tradition is the vestige of the ancient cult.
Bu gelenek kadim tarikatın eseri.

More Sentences
eser baby i.
The new prototype is the designer's newest baby.
Yeni prototip tasarımcının en yeni eseri.

More Sentences
eser creation i.
Fantomah is the unique creation of writer-artist Fletcher Hanks.
Fantomah, yazar-sanatçı Fletcher Hanks'in eşsiz eseridir.

More Sentences
eser piece i.
He wrote most of his pieces in French.
Eserlerinin çoğunu Fransızca yazdı.

More Sentences
eser opus i.
I would like to thank everyone involved and hope that this magnum opus will be a success.
Katılan herkese teşekkür ediyor ve bu büyük eserin başarılı olmasını umuyorum.

More Sentences
eser monument i.
Some of the Roman monuments in Italy still survive.
İtalya'da Roma dönemi eserlerinden bazıları hala ayakta.

More Sentences
eser trace i.
There is no trace of subsidiarity in this report.
Bu raporda yerindelikten eser yoktur.

More Sentences
eser artifact i.
The scientist tried to keep the artefact for himself but was caught.
Bilim adamı eseri kendine saklamaya çalıştıysa da yakalandı.

More Sentences
eser artefact i.
The ancient artifacts in the museum are from the Middle East.
Müzede bulunan antik eserler Orta Doğu'ya aittir.

More Sentences
Hukuk
eser work i.
He gave me the complete works of Plato as a birthday present.
Bana doğum günümde Platon'un tüm eserlerini hediye etti.

More Sentences
eser work i.
He gave me the complete works of Plato as a birthday present.
Bana doğum günümde Platon'un tüm eserlerini hediye etti.

More Sentences
Teknik
eser work i.
He gave me the complete works of Plato as a birthday present.
Bana doğum günümde Platon'un tüm eserlerini hediye etti.

More Sentences
eser vestige i.
This tradition is the vestige of the ancient cult.
Bu gelenek kadim tarikatın eseri.

More Sentences
Medikal
eser trace s.
There is no trace of subsidiarity in this report.
Bu raporda yerindelikten eser yoktur.

More Sentences
Gıda
eser trace s.
There is no trace of subsidiarity in this report.
Bu raporda yerindelikten eser yoktur.

More Sentences
Genel
eser work of art i.
eser achievement i.
eser consequence i.
eser shadow i.
eser performance i.
eser production i.
eser dash i.
eser handiwork i.
eser streak i.
eser mark i.
eser ghost i.
eser impress i.
eser effect i.
eser strain i.
eser sign i.
eser track i.
eser tincture i.
eser piece of writing i.
eser ouvrage i.
eser shaping i.
eser system i.
eser accomplishment N.
Biyoloji
eser vestigium i.
Müzik
eser sketch i.

"eser" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
oyularak yapılmış eser carving i.
ilmi eser treatise i.
üçlü eser trilogy i.
beş dizelik bölümler halinde yazılmış eser pentastich i.
eser sözleşmeleri contracts for work and labor i.
klasik eser classic i.
yazılı eser writing i.
eser hırsızlığı plagiary i.
emekle yapılmış eser lucubration i.
eski eser relic i.
bilimsel eser treatise i.
küçük eser opuscule i.
telifli eser copyrighted work i.
eser hırsızlığı plagiarism i.
eser hırsızı plagiarist i.
çok renkli eser polychrome i.
tarihi eser kaçakçılığı historical artifact smuggling i.
eser sahibi author i.
emay işi eser enamel i.
tarihi eser historical artifact i.
pastoral eser pastoral i.
kalıpla basılmış eser stereotype i.
tarihi eser historical artifacts i.
en önemli eser piece de resistance i.
eser miktar trace amount i.
tarihi eser kaçakçılığı historical artifacts smuggling i.
tarihi eser historical building i.
eser hırsızlığı yapma plagiarizing i.
eser hırsızlığı yapma plagiarising i.
edebi eser literary work i.
korsan eser knock-off i.
birinci derece tarihi eser first-degree historical monument i.
taklit eser imitation i.
eski eser classic i.
edebi eser literary work i.
olunan zaman veya mekandan farklı bir zamanı ve mekanı işleyen bir eser karşısında anlatılan yerde veya zamanda olunmadığının bilinmesine rağmen okurun istemli bir şekilde kendisini orada ve o anda imiş gibi hissederek eseri anlamaya çalışması the willing suspension of disbelief i.
kabartmalı eser anaglyph i.
oyma eser carving i.
öksüz eser orphan work i.
mimari eser architectural work i.
mimari eser architectural work of art i.
ticari amaçla yazılan yazı-eser custom-written paper i.
konservatör (tarihi eser korunması işlerini yürüten kişi) conservator i.
ücret karşılığı yapılan eser work made for hire i.
edebi eser literary output i.
kabartmalı ya da oymalı eser koleksiyoncusu cameist i.
yunan stenografisiyle yazılmış eser tachygraph i.
dama tahtası desenine benzeyen ürün ya da eser chequerwork i.
eski eser relik [obsolete] i.
vakit geçirmelik eser toy i.
sanatsal değeri olmayan eser trash i.
ilmi eser yazarı treatiser [obsolete] i.
ilmi eser tretis [obsolete] i.
gece saatlerinde çok yoğun çalışarak üretilen edebi eser elucubration i.
(bir edebi eser için) gece saatlerinde çok yoğun çalışma elucubration [obsolete] i.
okunacak eser literature i.
usta bir kimse tarafından mimarlık, edebiyat gibi alanlarda ortaya konmuş en önemli eser master work i.
(yazım, sanat veya dekorasyonda) tuhaf veya gülünç bir eser whimsey i.
afyon çiçeği üzerine yazılmış bilimsel eser meconology i.
özellikle toprağın içinde, toprak üstünde veya denizin dibinde yaşayıp çıplak gözle görülebilen ve genellikle 2 mm'den uzun olan hayvanlar üzerine yazılmış bilimsel eser megafauna i.
orta victoria döneminin estetik standartlarına sahip eser mid-victorian i.
gıdayla ilgili bilimsel eser bromography i.
harika şeyler anlatan eser mirabilary [obsolete] i.
gizli olmayıp yazılabilen eser metni monitor i.
ilmi eser lucubration i.
ilmi eser üreten kimse lucubrator i.
nitelikli eser üreten kimse lucubrator i.
nitelikli eser lucubration i.
üzerine yoğun emek harcanan eser lucubration i.
coğrafya üzerine bilimsel eser geography i.
geometri üzerine bilimsel eser geometry i.
jeoloji üzerine bilimsel eser geology i.
gnomonik bir bilimsel eser gnomonology i.
(sanatçı, eser sahibi ve benzerine ait) imza chop i.
başka birinin adı altında edebi eser yazan kimse ghost i.
gotik eser gothic i.
bir bilimin, sanatın, disiplinin veya uygulamanın temelleriyle ilgilenen bilimsel eser veya kitap grammar i.
tarihi eser history piece i.
tarihe dayalı yazılmış veya sahnelenmiş eser historical i.
balıklar üzerine yazılmış eser ichthyology i.
ikonografi ile ilgili eser iconography i.
immünoloji üzerine yazılmış bilimsel eser immunology i.
farklı içerikleri güzel şekilde bir araya getiren eser dish i.
yazılı eser yaratma composition i.
yazılı eser üretme composition i.
tasasız ve nüktedan bir karakteri anlatan eser drollery i.
özgün eser besteleyen kimse fantasist i.
özgün eser besteleyen kimse fantast i.
çam ağaçları üzerine yazılmış bilimsel eser pinetum i.
eserin türünü belirtmek için eser başına eklenen alıntı inscription i.
bütün bir konuyu ele alan ilmi eser pandect i.
eser serisi panel i.
pagan tanrıları üzerine yazılmış eser pantheon i.
yazılı eser üretme penning i.
(yayımlanmış eser) beşli seri pentalogy i.
arkeolojik alanı yok ederek tarihi eser toplayan kimse pothunter i.
tarihi eser avcısı pothunter i.
iki yayıncının ortaklaşa bastığı eser co-edition i.
müstehcen eser filth i.
beşli eser five i.
küçük çaplı edebi eser opuscle i.
kendisinden kopyalar üretilen resim veya eser original i.
özgün eser originality i.
petroloji konulu bilimsel eser petrology i.
petroloji üzerine yazılmış eser petrology i.
basılı eser print i.
telif hakkına sahip eser print i.
yayımlanmış eser publication i.
bir dizi hareketli ve dağınık olay içeren eser veya yapım romp i.
yazılı eser nüshası script i.
yazılı eser scrivening i.
yazılı eser scrivenery i.
(yeteneksiz yazar elinden çıkan) kötü eser scribblement i.
eser miktar shadow i.
eser sahibi sire i.
ucuz duygusallık içeren eser slush i.
yayıncıya talep olmaksızın gönderilmiş eser slush i.
ünlü eser famous work i.
bir film veya dizinin uyarlandığı orijinal kitap, oyun veya başka bir eser source material i.
şiir veya estetiği üzerine yazılmış eser poetic i.
(eser, kitap) belgeli mülkiyet tarihi provenance i.
natürmort gibi durağan eser still life i.
edebi eser okuyamamama subliteracy i.
eser basımında ön sipariş yöntemi subscription i.
insan bilgisinin bir sentezi olan eser summa i.
kapsamlı skolastik eser dizisi summa i.
çok başarılı eser superhit i.
orkestra için bestelenmeyen senfoni benzeri eser symphony i.
bilimsel eser system i.
ilmi eser system i.
müzeye eklenen eser accession i.
(eser) biyografi türü biography i.
tragedya eser tragedy i.
paleontoloji alanında yazılmış eser paleontology i.
eser taklitçisi pasticheur i.
paleontolojik eser palaeontology i.
farklı kaynaklardan alınan içerikler, parçalar veya motiflerle oluşturulan eser pasticcio i.
pastoral eser yazarı pastoralist i.
(eser) çalmak lift f.
eser hırsızlığı yapmak plagiarize f.
eser hırsızlığı yapmak plagiarise f.
tarihi eser görüntüsü vermek historicize f.
eski eser görüntüsü vermek historicise f.
tarihi eser kaçırmak smuggle historical artifacts f.
eser yaratmak compose f.
eski eser görüntüsü vermek historicize f.
tarihi eser görüntüsü vermek historicise f.
(eser) yazmak make f.
(bir edebi eser için) gece saatlerinde çok yoğun çalışmak elucubrate [obsolete] f.
birinin eser sahibi olduğunu kabul etmek mother f.