print - Türkçe İngilizce Sözlük

print

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

print — Definition

Anlamı ve Tanımı:
basmak, baskı, yazdırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /prɪnt/ – BrE /prɪnt/)
Terim Türü:
İsim: print (prints); Fiil: print (prints – printed – printing)
Metni veya görüntüyü fiziksel ortama aktarmayı tanımlayan fiil ve isimdir. Latince premere (“bastırmak”) kökünden türemiştir. Yayıncılık, tasarım ve dijital üretimde çıktı alma süreçlerini ifade etmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
publish, imprint
Zıt Anlamlılar:
erase

"print" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 101 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
print i. baskı
This was the author's first work in print.
Bu, yazarın baskıya verilen ilk eseriydi.

More Sentences
print f. yazdırmak
Press control p and wait for the printer to print the document.
p kontrolüne basın ve yazıcının belgeyi yazdırmasını bekleyin.

More Sentences
print f. basmak
A photograph used to be printed in dark rooms.
Fotoğraf karanlık odalarda basılırdı.

More Sentences
Genel
print i. iz
A small animal must have left these prints.
Bu izleri ufak bir hayvan bırakmış olmalı.

More Sentences
print i. matbaa harfleri
Most newspapers have poor print quality.
Çoğu gazetenin matbaa harflerinin kalitesi düşüktür.

More Sentences
print i. basılmış yazı
I can't read small print.
Küçük basılmış yazıları okuyamıyorum.

More Sentences
print i. parmak izi
A dog’s nose print is as detailed as a human fingerprint and can be used to identify them.
Bir köpeğin burun izi, insan parmak izi kadar ayrıntılıdır ve onları tanımlamak için kullanılabilir.

More Sentences
print i. baskı deseni
The gun has rose prints on its butt.
Silahın dip kısmında gül şeklinde baskı deseni mevcut.

More Sentences
print i. basılı resim
The paint is cheap because it is a print.
Basılı resim olduğu için boyası ucuzdur.

More Sentences
print f. damgalamak
The king printed his symbol on the hot wax.
Kral, sembolünü sıcak balmumunun üzerine damgaladı.

More Sentences
print f. desen basmak
Her t-shirt was printed with some kind of map.
Tişörtüne bir tür harita deseni basılmıştı.

More Sentences
print f. bastırmak
Sami went to the office to get his ID printed.
Sami kimliğini bastırmak için ofise gitti.

More Sentences
Teknik
print f. yayınlamak
The newspaper printed the president's speech on the first page.
Gazete cumhurbaşkanının konuşmasını ilk sayfada yayınladı.

More Sentences
Bilgisayar
print i. baskı
This was the author's first work in print.
Bu, yazarın baskıya verilen ilk eseriydi.

More Sentences
print f. bastırmak
Sami went to the office to get his ID printed.
Sami kimliğini bastırmak için ofise gitti.

More Sentences
print f. basmak
A photograph used to be printed in dark rooms.
Fotoğraf karanlık odalarda basılırdı.

More Sentences
print f. yazdırmak
Press control p and wait for the printer to print the document.
p kontrolüne basın ve yazıcının belgeyi yazdırmasını bekleyin.

More Sentences
print f. yazmak
Print your address under the page.
Adresinizi sayfanın altına yazın.

More Sentences
Matbaa
print i. baskı
This was the author's first work in print.
Bu, yazarın baskıya verilen ilk eseriydi.

More Sentences
print f. basmak
A photograph used to be printed in dark rooms.
Fotoğraf karanlık odalarda basılırdı.

More Sentences
Genel
print i. gravür (resim)
print i. nüsha
print i. gazete
print i. bası
print i. basma kalıbı
print i. tab
print i. kalıp
print i. dergi
print i. tabı
print i. taşbaskı (resim)
print i. matbua
print i. damga
print i. baskı endüstrisi
print i. zihinsel izlenim
print i. kabartma baskı
print i. maça yuvası
print i. maça başı
print i. patende buz üzerinde bırakılan işaret
print i. matbaacılık
print i. basılı eser
print i. gazete kağıdı
print i. telif hakkına sahip eser
print i. baskı uygulanan kumaş
print i. serigrafi ürünü
print i. baskılı kumaştan yapılan ürün
print i. filmin dijital formattaki kopyası
print i. boyalı ve desenli kumaş
print i. okunaklı el yazısı
print i. bitişik olmayan el yazısı
print i. ayak izi
print f. matbaada basmak
print f. tabetmek
print f. matbaacılık yapmak
print f. baskı yapmak (dergi vb)
print f. işlemek (beynine)
print f. yayımlamak
print f. matbaa harfleriyle yazmak
print f. damga vurmak
print f. tab etmek
print f. yayınlatmak
print f. klişeden kağıda geçirmek
print f. matbaa harfleri ile yazı yazmak
print f. iz yapmak
print f. baskı ile işaretlemek
print f. damgalatmak
print f. baskıya duyarlı olmak
print f. kağıt hedefini delmek
print f. dijitalden yazılı formata dönüştürmek
print f. (elektronik bileşen) üretmek
print f. 3d yazıcı ile imal etmek
print f. parmak izi oluşturmak
print f. (bilgiyi) yazıcı aracılığıyla teslim etmek
print s. basılan
print s. çoğaltılan
print s. basılı medyaya ilişkin
Medya
print i. yazılı basım
Teknik
print i. basma kumaş
print i. emprime
print f. kumaşa desen yapmak
Bilgisayar
print i. basma
print i. döküm alma
print i. yazıcıdan dökme
print i. yazdırma
print i. yazdıracak
print i. yazıcıdan çıktı alma
print f. okunaklı alfanümerik veya grafik formatta (veri) üretmek
print expr. kağıda dök
print expr. yazdır
print expr. yazdırılsın mı
Tekstil
print i. emprime
Tütün
print i. damga
print i. marka
print i. mühür
Fotoğrafçılık
print i. fotoğraf
print i. negatiften yapılmış resim
print f. negatiften fotoğraf tabetmek
print f. negatiften fotoğraf basmak
Matbaa
print i. bası
print i. tab
print f. tab etmek
print f. yazıcının işini takip etmek

"print" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
print buffer i. baskı hafızası
blue print i. plan
print shop i. matbaa
print out i. bilgisayar çıktısı
first print i. alt baskı
answer print i. birinci kopya
ozalid print i. ozalit baskısı
pigment print i. pigment baskı
print shop i. yazıcı hizmeti veren dükkan
cotton print i. basma
wax print i. balmumu baskısı
potato print i. patates baskı
potato print i. patates baskısı
print house i. baskıhane
roman print i. latin harfleri
the small print i. okunamayacak kadar küçük basılmış bölüm
print production i. görsel iletişim ürünleri
foot print i. ayak izi
print production i. basılı ürünler
print art i. baskı sanatı
print shop i. basımevi
hoof print i. toynak izi
color print i. renkli baskı
print dictionary i. basılı sözlük
shoe print i. ayakkabı izi
boot print i. bot izi
palm print i. avuç içi izi
palm print i. avuç izi
cow print i. inek deseni
voice print i. ses izi
bureau print i. (abd'de) postaya yapıştırılmadan önce iptal edilmiş posta pulu
fine print i. anlaşılması zor bilgi
fine print i. küçük puntolu baskı
fine print i. belgede yer alan kısıtlamalar bölümü
fine print i. belgede küçük puntolarla yazılı bölüm
fine print i. detaylı bilgi
print-out i. bilgisayardan çıktısı alınan materyal
print shop i. baskı veya grafiklerin satıldığı dükkan
print seller i. gravür satan kimse
print out f. yazıcıdan çıktı almak
be out of print f. kitap yayımcısında mevcut olmamak
be out of print f. kitapçılarda bulunmamak
print out f. çıkarmak
print in f. yazmak
be out of print f. kitabın baskısı tükenmiş olmak
print on f. damgalamak
be in print f. kitapçılarda bulunmak
print out f. yazdırmak
be in print f. kitap yayımcısında mevcut olmak
print poster f. afiş basmak
make somebody print f. bastırmak
print out f. çıktı almak
print out f. bilgisayar çıktısı almak
print off f. negatiften çıkarmak
print a newspaper f. gazete basmak
fail to print an item f. haber atlamak
print business cards f. kart basmak
print a photograph f. fotoğraf basmak
blue-print f. planlamak
blue-print f. tasarlamak
print the money f. para basmak
print counterfeit money f. sahte para basmak
out of print s. mevcudu bitmiş
out of print s. baskısı tükenmiş
out of print s. baskısı kalmamış
out of print s. tükenmiş
in print s. basılı
out of print s. baskısı tükenmiş (kitap)
floral-print s. çiçek baskılı
print-related s. baskı/yazıcı ile ilgili
in blue-print stage zf. hazırlık devresinde
in print [dialect] expr. net ve düzenli bir şekilde
in print [dialect] expr. harfi harfine
Öbek Fiiller
rush something into print f. baskıya yetiştirmek
print something out f. bir şeyin çıktısını almak
print something up f. bir şey yazdırmak
put something in (to) print f. baskıya vermek
put something in (to) print f. (yayınlamak amacıyla) basmak
print something in something f. bir şeyi/yazıyı bir yayının içinde basmak
print (something) in (something else) f. (bir şeyi belirli bir şeyin/bölümün/alanın) içine matbaa harfleriyle yazmak
print (something) in (something else) f. fiziksel bir yayının içerisine dahil etmek
print something in something f. bir şeyi belirli bir yerin/kutucuğun içine büyük matbaa harfleriyle yazmak
print something in something f. bir şeyi belirli bir bölümün/alanın içine büyük matbaa harfleriyle yazmak
print something in something f. bir şeyi/yazıyı bir yayının içinde yayınlamak
print (something) in (something else) f. fiziksel bir yayının içerisinde basmak
print something in something f. bir şeyi/yazıyı bir yayının içine dahil etmek
print (something) in (something else) f. fiziksel bir yayının içerisinde yer almak
print up f. bastırmak (bir bakı makinesinde)
print up f. yazdırmak
rush (something) to print f. (bir şeyi) aceleyle baskıya yetiştirmek
rush (something) to print f. (bir şeyi) aceleyle bastırmak
İfadeler
a license to print money i. kısa sürede zengin olma yolu
a license to print money i. köşeyi dönme fırsatı
out of print s. baskısı tükenmiş
Deyim
small print i. bir belgenin satır aralarındaki önemli noktalar
fine print i. bir belgenin satır aralarındaki önemli noktalar
a licence to print money [uk/australia] i. paraya para dedirtmeyen iş
a licence to print money [uk/australia] i. kolay yoldan para kazandıran iş
a licence to print money [uk/australia] i. para basmanın yolu/yöntemi
a licence to print money [uk/australia] i. kolay kar sağlayan iş
a licence to print money [uk/australia] i. kısa yoldan köşeyi döndüren iş
the fine print i. gözden kaçması muhtemel ayrıntı
the fine print i. ince ayrıntı
the fine print i. satır araları
the fine print i. ayrıntı
read the small print f. bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek
read the small print f. satır aralarını okumak
read the small print f. ayrıntısıyla okumak
read the fine print f. ayrıntısıyla okumak
read the fine print f. satır aralarını okumak
read the fine print f. bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek
be a licence to print money (brit) f. kısa yoldan köşeyi döndürmek
be a license to print money (us) f. paraya para dedirtmemek
be a licence to print money (brit) f. paraya para dedirtmemek
be a license to print money (us) f. kısa yoldan köşeyi döndürmek
get into print f. yazılı bir eseri ilk kez bastırıp yayınlamak
get into print f. yazılı bir eseri yayınlamak
get into print f. yazılı bir şeyi bastırmak
rush (something) into print f. (bir şeyi) aceleyle bastırmak
rush (something) into print f. (bir şeyi) aceleyle baskıya yetiştirmek
be a licence to print money f. çok para getiren bir iş olmak
be a licence to print money f. para bastıracak bir iş olmak
put in print f. baskıya vermek
put (something) in print f. (bir şeyi gazeteye) basmak
put (something) in print f. (bir şeyi) yayımlamak
put in print f. (yayınlamak amacıyla) basmak
Ticaret/Ekonomi
blue print board i. bina dışına konulmuş reklam panosu
print shop i. baskı dükkanı
blue print board i. bina dışı reklam panosu
print on demand i. talep üzerine baskı
print unbacked money f. karşılıksız para basmak
out of print s. baskısı tükenmiş
Hukuk
finger print i. parmak izi
ten-print i. on parmağın tümümün parmak izi çıktısı
small print i. dikkatsiz okuyucular için tuzak niteliğinde olan, küçük puntolarla basılmış sözleşme maddesi
Kurum/Kuruluş
general directorate of mint and stamp print house i. darphane ve damga matbaası genel müdürlüğü
Sanayi
print unions i. basım birliği
Medya
print run i. tiraj
print media i. yazılı basın
visual and print media i. görsel ve yazılı basın
print ads i. basılı reklam
Reklam
print advertisement i. yazılı reklam
Teknik
print position i. yazma konumu
print works i. basma atölyesi
blue print machine i. ozalit makinesi
print format i. yazı deseni
memory print i. bellek basımı
first print i. ön baskı
blotch print i. geniş yüzey baskısı
print barrel i. yazma fıçısı