plan - Türkçe İngilizce Sözlük

plan

plan — Definition

Anlamı ve Tanımı:
plan, tasarlamak
Okunuş (IPA):
(AmE /plæn/ – BrE /plæn/)
Terim Türü:
İsim: plan (plans); Fiil: plan (plans – planned – planning)
Geleceğe yönelik düzenlenmiş eylem dizisini ve bu düzenlemeyi yapma eylemini tanımlar. Fransızca plan kökünden evrilen yapı, düzlem ve tasarım fikrine dayanır. Proje yönetimi, strateji geliştirme ve gündelik organizasyonda temel kavram olarak kullanılır.
Eş Anlamlılar:
scheme, design
Zıt Anlamlılar:
improvisation

"plan" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plan i. plan
We will talk about the company's annual plan in the meeting.
Toplantıda şirketin yıllık planını konuşacağız.

More Sentences
plan f. planlamak
Planning the new software will take time.
Yeni yazılımın planlanması zaman alacaktır.

More Sentences
plan f. tasarlamak
Is it true they're planning to raise the minimum wage?
Asgari ücreti artırmayı tasarladıkları doğru mu?

More Sentences
Genel
plan i. niyet
I wasn't planning to do that.
Öyle bir niyetim de yoktu.

More Sentences
plan i. tasarı
I can't think of a better plan.
Daha iyi bir tasarı düşünemiyorum.

More Sentences
plan i. plan
We will talk about the company's annual plan in the meeting.
Toplantıda şirketin yıllık planını konuşacağız.

More Sentences
plan i. harita
The police used a road plan of the city to blockade the escape routes of the robbers.
Polis, soyguncuların kaçış yollarını engellemek için şehrin yol haritasını kullandı.

More Sentences
plan i. planlamak
Her plan was to become a doctor, but she ended up in banking.
Doktor olmayı planlıyordu ama bankacı oldu.

More Sentences
plan f. planlamak
Planning the new software will take time.
Yeni yazılımın planlanması zaman alacaktır.

More Sentences
plan f. düzenlemek
Its function involves creating various marketing strategy and planning promotional campaigns.
İşlevi, çeşitli pazarlama stratejileri oluşturmayı ve promosyon kampanyaları düzenlemeyi içerir.

More Sentences
plan f. plan yapmak
Of course, there have been plans before, including the Mitchell plan.
Elbette Mitchell planı da dahil olmak üzere daha önce de planlar yapıldı.

More Sentences
plan f. düşünmek
Are you perhaps planning to take a similar initiative at European Union level?
Avrupa Birliği düzeyinde de benzer bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?

More Sentences
plan f. tasarlamak
Is it true they're planning to raise the minimum wage?
Asgari ücreti artırmayı tasarladıkları doğru mu?

More Sentences
Teknik
plan i. plan
We will talk about the company's annual plan in the meeting.
Toplantıda şirketin yıllık planını konuşacağız.

More Sentences
Genel
plan i. maksat
plan i. fikir
plan i. kroki
plan i. usul
plan i. tertip
plan i. yol
plan i. tarz
plan i. tasavvur
plan i. tasar
plan i. düşünce
plan i. şema
plan i. proje
plan i. tasan
plan i. taslak
plan i. tasarlama
plan i. program
plan i. göz ile nesne arasında görüş hattına dik duran düzlem
plan i. kabartmalı heykellerde tasarımdaki belirli figürleri yükselten düzlem
plan i. başarma yöntemi
plan i. prosedür
plan i. yol yordam
plan i. ödeme planı
plan i. ödeme yöntemi
plan i. niyetlenmek
plan f. tertiplemek
plan f. kurmak
plan f. niyetlenmek
plan f. planını çizmek
plan f. plan kurmak
plan f. plan çizmek
plan f. projesini yapmak
plan f. (ekonomik veya sosyal) düzenlemeler yapmak
Teknik
plan i. proje
plan i. taslak
Mekanik
plan i. makinenin üstten görünümü
Mimarlık
plan i. bina planı
İnşaat
plan i. konum planı
plan i. vaziyet planı
Dilbilim
plan i. tasarım
Osmanlıca
plan i. tasavvur

"plan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
plan schedule i.
The establishment of this schedule of financial payments required a great deal of effort, in particular by Parliament.
Bu mali ödeme planının oluşturulması, özellikle Parlamento tarafından büyük çaba sarf edilmesini gerektirmiştir.

More Sentences
plan plan i.
The firemen examined the building's plans before starting evacuation.
İtfaiyeciler tahliyeye başlamadan önce binanın planlarını inceledi.

More Sentences
Genel
plan blueprint i.
The police asked for a blueprint for the school.
Polisler okulun bir planını istedi.

More Sentences
plan scheme i.
We supported the scheme to rebuild the shelter.
Barınağı yeniden inşa etme planını destekledik.

More Sentences
plan device i.
His proposal was only a device to mislead them.
Adamın önerisi onları yanıltmaya yönelik bir plandan ibaretti.

More Sentences
plan map i.
Before resuming the excavations, we need the archaeological map of the area.
Kazılara yeniden başlamadan önce bölgenin arkeolojik planına ihtiyacımız var.

More Sentences
plan programme i.
Simply follow the programme as laid out.
Planı olduğu gibi takip edin.

More Sentences
plan plan i.
The firemen examined the building's plans before starting evacuation.
İtfaiyeciler tahliyeye başlamadan önce binanın planlarını inceledi.

More Sentences
plan layout i.
I think this layout is very good.
Bence bu plan çok iyi.

More Sentences
plan chart i.
They finalized the seating chart for the wedding.
Düğün için oturma planına son şeklini verdiler.

More Sentences
plan plot i.
Investigators foiled a plot to hijack an airplane.
Müfettişler bir uçak kaçırma planını engellediler.

More Sentences
plan system i.
It was high time for her all systems goused for a brighter future.
Daha parlak bir gelecek için tüm planlarını oluşturmasının tam zamanıydı.

More Sentences
plan strategy i.
The small country had minor changes to its traditional military strategy.
Bu küçük ülkenin geleneksel askeri askeri planına ufak değişiklikler olmuştu.

More Sentences
Siyasal
plan chart i.
They finalized the seating chart for the wedding.
Düğün için oturma planına son şeklini verdiler.

More Sentences
Teknik
plan plan i.
The firemen examined the building's plans before starting evacuation.
İtfaiyeciler tahliyeye başlamadan önce binanın planlarını inceledi.

More Sentences
plan chart i.
They finalized the seating chart for the wedding.
Düğün için oturma planına son şeklini verdiler.

More Sentences
plan plot i.
Investigators foiled a plot to hijack an airplane.
Müfettişler bir uçak kaçırma planını engellediler.

More Sentences
plan system i.
It was high time for her all systems goused for a brighter future.
Daha parlak bir gelecek için tüm planlarını oluşturmasının tam zamanıydı.

More Sentences
plan blueprint i.
The police asked for a blueprint for the school.
Polisler okulun bir planını istedi.

More Sentences
plan layout i.
I think this layout is very good.
Bence bu plan çok iyi.

More Sentences
Tekstil
plan layout i.
I think this layout is very good.
Bence bu plan çok iyi.

More Sentences
Gıda
plan chart i.
They finalized the seating chart for the wedding.
Düğün için oturma planına son şeklini verdiler.

More Sentences
Askeri
plan device i.
His proposal was only a device to mislead them.
Adamın önerisi onları yanıltmaya yönelik bir plandan ibaretti.

More Sentences
Genel
plan blue print i.
plan conspectus i.
plan platform i.
plan design i.
plan intention i.
plan project i.
plan designment i.
plan arrangement i.
plan cadre i.
plan program i.
plan policy i.
plan diagram i.
plan scenario i.
plan course i.
plan drawing i.
plan proposal i.
plan idea i.
plan envisagement i.
plan setup i.
plan schema i.
plan make-up i.
plan casting i.
plan recipe i.
plan excogitation i.
plan lay i.
plan method i.
plan game i.
plan institute [obsolete] i.
plan conception i.
plan pack [obsolete] i.
plan plat i.
plan plat [obsolete] i.
plan cogitation [obsolete] i.
plan dodge i.
plan scd (schedule) i.
plan schematic i.
plan sked i.
plan steven [dialect] i.
plan systematics i.
Konuşma Dili
plan bill of goods i.
Ticaret/Ekonomi
plan proposition i.
Sanayi
plan wireframe i.
Teknik
plan plat i.
Medikal
plan plane i.
Matematik
plan identity i.
Tütün
plan survey i.
Müzik
plan choregraphy i.
Kısaltma
plan sched (schedule) i.
Argo
plan dart [australia] i.

"plan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
arka plan background i.
yerine getirmek (plan vb'ni) implement f.
Genel
ön plan preplan i.
halkın tepkisini öğrenmek için bir plan hakkında verilen ön haber trial balloon i.
iyi hazırlanmış (plan) mature i.
plan yapan kimse plotter i.
nazım plan yasası city planning law i.
master plan master plan i.
nazım plan tespiti determination of urban plan i.
geri plan rear i.
plan yapan kişi planner i.
geniş plan long shot i.
gizli plan secret plan i.
geri tepen plan boomerang i.
plan yapan kimse planner i.
ana plan master plan i.
plan yapma scheming i.
plan yönetimi plan management i.
plan kağıdı blueprint paper i.
sosyal plan social plan i.
ön plan forefront i.
arka plan frame i.
ayrıntılı plan blueprint i.
plan tahtası planning board i.
yakın plan çekim close shot i.
geniş plan master shot i.
gizli plan plot i.
yıllık plan annual plan i.
plan aşaması plan phase i.
haftalık plan weekly plan i.
temel plan basic plan i.
bütün plan entire plan i.
bütün plan whole plan i.
ikinci plan second plan i.
ayrıntılı plan detailed plan i.
geçici plan working plan i.
ön plan foreground i.
genel plan general plan i.
baş plan big close-up i.
uzun vadeli plan long-range plan i.
yanlış plan incorrect plan i.
orta plan middle shot i.
tarihi arka plan historical background i.
tarihsel arka plan historical background i.
taslak plan draft plan i.
soyut plan abstract plan i.
anahtar plan key plan i.
işlevsel arka plan functional background i.
karşı plan counterplan i.
yedek plan plan b i.
yedek plan back up plan i.
geri plan background i.
arka plan background i.
ayrıntılı plan detail i.
arka plan bilgisi veren kimse backgrounder i.
yakın plan close-up i.
ön plan pre-plan i.
arka plan ışığı background light i.
arka plan müziği background music i.
bağımsız plan independent schedule i.
arka plan bilgisi background knowledge i.
doğal afetlerde hayvanların korunması için oluşturulan plan animal disaster plan i.
arka plan taslağı background outline i.
tarihsel arka plan historical background i.
kafeterya çalışanlarının seçebileceği ek faydalara ilişkin plan cafeteria plan i.
sonuca ulaşmak için yapılan plan, bulunan çare tactic i.
taslak plan cedule [obsolete] i.
plan çizelgesi cedule [obsolete] i.
yedek plan backup i.
amaçlanan süreç için yapılan plan ticket i.
arka plan base i.
(resmi ve halka açık olarak) plan bildirme unveiling i.
olası sonucu açısından değerlendirilen plan veya seçenek bet i.
hain plan malengine [obsolete] i.
cüretkar plan daring plan i.
akıllıca plan wisdom i.
hayali plan windmill [obsolete] i.
orta çağ avrupasında duvar halılarında kullanılan bol ve küçük çiçekli arka plan millefleur i.
geçici plan workup i.
aldatıcı plan bubble i.
güvenilmez plan bubble i.
arka plan hinterland i.
ayrıntılı plan model i.
kötü tasarlanmış plan mooncalf i.
arka plan oluşturan karton mount i.
temel plan ground plan i.
ilk plan ground plan i.
hileli plan guile i.
fazla plan kurma overplanning i.
aşırı plan yapma overplanning i.
kötü niyetli plan imagination [obsolete] i.
imkansız plan destekçiliği impossibilism i.
gerçekleşmeyecek siyasi plan impossibilism i.
imkansız plan impossibilism i.
olmayacak plan impossibilism i.
kötü veya yasadışı amaca ulaşmak için yapılan gizli plan connivence i.
aylık plan monthly plan i.
yakın plan çekim closeup i.
tutamaç veya arka plan olarak kullanılan ve çeşitli malzemelerden çıkarılan şekil veya tasarım cutout i.
kontra plan counter project i.
alternatif plan counterplan i.
kontra plan counterproject i.
bir plan için gerekli kaynakların yeterli olup olmadığını belirleyen faaliyet planı değerlendirme kriteri feasibility test i.
evrensel ölçüm için önerilen plan pantometry [dated] i.
iskoçya reformist kilisesinde bağışlardan yeterli pay almayı sağlayan bir plan plat [obsolete] i.
zayıf plan sandcastle i.
son plan final plan i.
taslakların derlenerek son hale getirildiği plan final plan i.
ilk plan foregame i.
hain plan practice i.
hain plan practise i.
hain plan practice i.
eski plan predeliberation i.
aldatıcı plan rort i.
arka plan wallpaper i.
gizli plan scheme i.
(plan vb.) suya düşme spout i.
plan taslağı projet i.
işe yaramaz plan project [dated] i.
plan program insanı projector i.
arka plan detayları furniture i.
plan yapmak chart f.
düzenlemek (bir plan vb'ni) work out f.
kafasında plan kurmak incubate f.
plan çıkarmak chart f.
hazırlamak (kötü bir plan) brew f.
yapmak (plan) hatch f.
kurmak (plan, tuzak vb'ni) lay f.
hazırlamak (bir plan vb'ni) work out f.
plan yapmak make a plan f.
plan yapmak design f.
plan yapmak scheme f.
plan üzerinde işaretlemek plot f.
plan çizmek plan f.
kabaca plan yapmak draft f.
bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek work out the kinks f.
istenilen sonucu vermemek (plan) miscarry f.
gizli plan kurmak compass f.
plan yapmak plan f.
yapmak (plan) set something on foot f.
plan kurmak plan f.
önceden plan yapmak plan ahead f.
gelecek için plan yapmak plan for future f.
plan bozulmak (plan) fall through f.
plan bozulmak (plan) fail f.
plan bozulmak (plan) founder f.
plan hazırlamak prepare a plan f.
plan hazırlamak draw up a plan f.
kararlılık, niyet, plan bildiren gelecek zaman yardımcı fiili shall f.
plan oluşturmak develop a plan f.