work out - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

work out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"work out" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
work out f. işe yaramak
General
work out f. antrenman yapmak
work out f. hesaplamak
work out f. çözmek
work out f. idman yapmak
work out f. başarılı olmak veya iyi bir şekilde sonuçlanmak (plan/proje vb)
work out f. karar vermek
work out f. gelişmek
work out f. halletmek
work out f. düzenlemek (bir plan vb'ni)
work out f. vücut egzersizi yapmak
work out f. yerinden çıkmak (makine parçası)
work out f. tasarlamak
work out f. başarılı olmak
work out f. anlamaya çalışmak
work out f. sonuçlanmak
work out f. çözmek (problemi/sorunu)
work out f. hesap etmek
work out f. hazırlamak (bir plan vb'ni)
work out f. çözümlemek
work out f. çözüm üretmek
work out f. (makine parçası) yerinden çıkmak
work out f. istenildiği gibi olmak
work out f. (maden ocağı) işletmek
work out f. vücut çalışmak
work out f. spor yapmak
work out f. vücut geliştirme yapmak
work out f. vücut geliştirmek
Trade/Economic
work out hesap etmek

"work out" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be unable to work out f. içinden çıkamamak
be unable to work (something) out f. işin içinden çıkamamak
throw someone out of work f. birinin işsiz kalmasına sebep olmak
put somebody out of work f. avare etmek
work out at f. denk gelmek
be unable to work something out f. içinden çıkamamak
work something out of f. bir şeyi bir yerden çıkarmak
work out at f. gelmek (belirli bir miktara)
work something out f. bir şeyi bir yerden çıkarmak
work out at to f. gelmek (belirli bir miktara)
be out of work f. işsiz olmak
work something out f. hesaplamak
work out the kinks f. bir plan veya sistemdeki ufak tefek pürüzleri düzeltmek
carry out a work or a study f. çalışmada bulunmak
carry out a work or a study f. çalışma yürütmek
work out the cost f. maliyet çıkarmak
work out the cost f. maliyeti çıkarmak
work out the meaning of something f. mana çıkarmak
fall out of work f. işsiz kalmak
work out the bugs f. herhangi bir sürece ya da ürüne etki eden ufak problemleri çözmek
work out of somewhere f. bir yeri merkez alarak çalışmak
person out of work i. işsiz
out of work s. bozuk
out of work s. boşta
out of work s. işsiz
out-of-work s. işsiz
well-work-out s. işe yaramış
Phrases
out of work işsiz
out of work işsiz güçsüz
Colloquial
work it out üzerinde çalışmak
work it out halletmek
try to work a few things out birkaç şeyi çözmeye çalışmak
Idioms
lazy and out of work boş gezenin boş kalfası
work one's guts out çok çalışmak
work one's guts out hayvan gibi çalışmak
work one's guts out eşek gibi çalışmak
go out to work çalışma hayatına başlamak
go out to work işe başlamak
work out for one's own salvation kendini kurtarmak
things work themselves out her şey kendi kendine düzelir
things work themselves out işler kendiliğinden yoluna girer
have one's work cut out yapacak zor bir işi olmak
have one's work cut out zor bir görevi olmak
work one's guts out canını dişine takarak çalışmak
work one's guts out canla başla çalışmak
work itself out sorun/problem) kendiliğinden/kendi kendine çözülmek
work itself out sorun/problem) kendiliğinden/kendi kendine çözüme ulaşmak
work out all right yolunda gitmek
one's work is cut out for one yapılması gerekenler belli
work things out problemleri çözerek durumu düzeltmek
work things out sorunları hallederek yoluna koymak
work someone out birini çözmek
work flat out canla başla çalışmak
Speaking
everything will work out all right her şey düzelecek
everything will work out for the best her şey düzelecek
things will work out her şey yoluna girecek
everything will work out her şey yoluna girecek
things will work out for the best her şey düzelecek
things will work out her şey düzelecek
everything will work out her şey düzelecek
everything will work out all right her şey yoluna girecek
everything will work out for the best her şey yoluna girecek
things will work out all right her şey düzelecek
things will work out all right her şey yoluna girecek
things will work out for the best her şey yoluna girecek
we can work this out bunu halledebiliriz
in the event that things don't work out işlerin yolunda gitmemesi durumunda
in the event that things don't work out işlerin aksaması durumunda
i'm sure we can work this out eminim bunu halledebiliriz
you'll have your work cut out for you işin zor
you'll have your work cut out for you umudu kessen iyi olur
you'll have your work cut out for you ümidi kessen iyi olur
we could work something out bir çıkış yolu bulabiliriz
we could work something out bir yol bulabiliriz
things didn't work out bir şeyler yürümedi
I got out of work late işten geç çıktım
Trade/Economic
work out compound interest faize faiz yürütülmesi
out of work işsiz
out cycle work dış iş devrimi
out cycle work dış iş hacmi
Technical
out work tamir
Sport
coaches out of work boştaki teknik direktörler