make-up - Türkçe İngilizce Sözlük

make-up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

make-up — Definition

Anlamı ve Tanımı:
makyaj, yapı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmeɪkʌp/ – BrE /ˈmeɪkʌp/)
Terim Türü:
İsim: make-up (uncountable)
Kozmetik ürünleri ya da bir şeyin bileşimini tanımlar. Make up fiilinin isimleşmiş biçimidir. Güzellik ve kimlik anlatılarında dış görünüşü tanımlamak için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
cosmetics, composition
Zıt Anlamlılar:
naturalness

"make-up" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make-up i. yapı
We could not have a clearer reflection of this than the make-up of the Convention on the future of Europe.
Bunun Avrupa'nın geleceğine ilişkin Konvansiyon'un yapısından daha net bir yansıması olamazdı.

More Sentences
make-up i. makyaj
I am not wearing any make-up right now.
Şu anda makyajım yok.

More Sentences
make-up i. düzen
The make-up of the team is the reason we're losing.
Kaybetmemizin nedeni takımın düzeni.

More Sentences
Eğitim
make-up i. bütünleme sınavı
I got 80/100 on the make-up.
Bütünleme sınavında 100 üstünden 80 aldım.

More Sentences
Genel
make-up i. kişilik
make-up i. terkip
make-up i. bileşim
make-up i. maya
make-up i. yapım
make-up i. uydurma hikaye
make-up i. plan
make-up i. telafi çalışması
make-up i. doğa
make-up i. süs
make-up i. mizanpaj
make-up i. tasarım
make-up i. yaradılış
make-up i. makyaj malzemesi
make-up i. yurt
make-up i. tertip
make-up i. yapılış
make-up i. huy
make-up i. düzenleme
make-up s. uzlaşma veya barışmaya ait
make-up s. uzlaşma veya barışma ile ilişkili
Matbaa
make-up i. sayfa düzeni

"make-up" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
make-up room i. makyaj odası
make-up base i. makyaj bazı
make-up remover i. makyaj temizleyicisi
eye make-up i. göz makyajı
make-up artist i. makyajcı
make-up examination i. bütünleme
make-up news i. uydurma haber
make-up news i. şişirme haber
heavy make-up i. ağır makyaj
make-up man i. erkek makyöz
make-up man i. erkek güzellik uzmanı
make-up table i. makyaj masası
woman make-up artist i. kadın makyöz
woman make-up artist i. kadın makyöz
make-up artist i. makyör
make-up artist i. makyöz
make-up artist i. makyaj sanatçısı
make-up bag i. makyaj çantası
apply make-up f. makyaj yapmak
fail the final exam and need to sit for the make-up exam f. bütünlemeye kalmak
take one's make-up off f. makyajını silmek
remove one's make-up f. makyajını temizlemek
take off the make-up f. makyaj temizlemek
take the make-up off f. makyajını temizlemek
put on make-up f. boyanmak
take the make-up off f. makyajını silmek
put on make-up f. makyaj yapmak
take one's make-up off f. makyajını temizlemek
remove the make-up from f. makyajını temizlemek
take off one's make-up f. makyajını silmek
remove the make-up from f. makyajını silmek
remove the make-up f. makyaj temizlemek
remove one's make-up f. makyajını silmek
wear make-up f. makyaj yapmak
touch up her make-up f. makyajını tazelemek
reapply make-up f. makyajını tazelemek
without make-up s. boyasız
with make-up s. makyajlı
in psychological make-up zf. psikoljik bünye itibarıyla
Teknik
make-up air handling unit i. harici hava işleme ünitesi
make-up water i. tamamlama suyu
make-up water treatment plant i. katma suyu hazırlama tesisi
make-up water tank i. katma suyu tankı
make-up water treatment plant i. katma suyu arıtma tesisi
make-up water conditioning i. katma suyu şartlandırması
make-up water line i. katma suyu hattı
make-up water system i. katma suyu tesisi
make-up water pump i. katma suyu pompası
make-up feed water i. katma suyu
boiler feed make-up i. kazan katma suyu
make-up water i. katma suyu
cooling water make-up i. soğutma suyu takviyesi
circulating water make-up i. soğutma suyu ilavesi
make-up base i. makyaj astarı
Otomotiv
make-up mirror i. makyaj aynası
Demiryolu
make-up rail i. kupon ray
Havacılık
baggage make-up area i. bagaj toplama (uçaktan terminale) alanı
Eğitim
make-up examination i. bütünleme sınavı
make-up exam i. mazeret sınavı
make-up exam i. telafi sınavı
fail a course but have the right to a make-up examination f. bütünlemeye kalmak
fail a course but have the right to a make-up f. bütünlemeye kalmak
Çevre
make-up water i. ilave su
Sanat
make-up artist i. makyajcı
Argo
make-up freak i. makyaj manyağı
make-up freak i. makyaj delisi