plane - Türkçe İngilizce Sözlük

plane

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plane — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düzlem, uçak
Okunuş (IPA):
(AmE /pleɪn/ – BrE /pleɪn/)
Terim Türü:
İsim: plane (planes)
Geometrik yüzeyi ve hava taşıtını tanımlayan çok anlamlı kelimedir. Latince planum kökünden evrilen yapı, düz yüzey fikrini merkez alır. Matematik, havacılık ve teknik anlatımlarda bağlama göre farklı uzmanlık alanlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
aircraft, level
Zıt Anlamlılar:
roughness

"plane" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 64 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plane i. düzlem
A plane in geometry is two-dimensional, you can draw anything you want on it.
Geometride bir düzlem iki boyutludur, üzerine istediğinizi çizebilirsiniz.

More Sentences
plane i. uçak
My fleet consists of thirteen planes.
Filom on üç uçaktan oluşuyor.

More Sentences
plane i. çınar
Consider putting a few plane trees in your garden.
Bahçenize birkaç çınar ağacı koymayı bir düşünün.

More Sentences
plane f. düzlemek
Genel
plane i. planya
Buy a hand plane and shape this wood with it, please.
Bir el planyası alın ve bu ahşabı onunla şekillendirin lütfen.

More Sentences
plane i. uçak
My fleet consists of thirteen planes.
Filom on üç uçaktan oluşuyor.

More Sentences
plane i. düz (yüzey)
Bring me a plane canvas, I'll teach you how to paint it.
Bana düz bir tuval getir, sana nasıl resim yapılacağını öğreteyim.

More Sentences
plane f. planya ile düzeltmek
He took my advice and planed the wood.
Tavsiyemi dinledi ve tahtayı planya ile düzeltti.

More Sentences
Otomotiv
plane i. düzlem
A plane in geometry is two-dimensional, you can draw anything you want on it.
Geometride bir düzlem iki boyutludur, üzerine istediğinizi çizebilirsiniz.

More Sentences
Havacılık
plane i. uçak
My fleet consists of thirteen planes.
Filom on üç uçaktan oluşuyor.

More Sentences
Medikal
plane i. düzlem
A plane in geometry is two-dimensional, you can draw anything you want on it.
Geometride bir düzlem iki boyutludur, üzerine istediğinizi çizebilirsiniz.

More Sentences
Matematik
plane i. düzlem
A plane in geometry is two-dimensional, you can draw anything you want on it.
Geometride bir düzlem iki boyutludur, üzerine istediğinizi çizebilirsiniz.

More Sentences
Genel
plane i. kanat
plane i. derece
plane i. tayyare
plane i. satıh
plane i. müsavi
plane i. safha
plane i. seviye
plane i. rende
plane i. müstevi
plane i. el planyası
plane i. çınar ağacı
plane i. bağlam
plane i. konu düzlemi
plane f. uçmak (motorsuz)
plane f. düzeltmek
plane f. rendelemek
plane f. uçar gibi gitmek (suyun yüzünde)
plane f. planyalamak
plane f. tıraşlamak
plane f. sistirelemek
plane f. süzülmek
plane f. rende ile düzeltmek
plane f. düzleştirmek
plane f. pürüzsüzleştirmek
plane f. çıkıntı yapmadan düz çizgi halinde uzanmak
plane f. uçakla yolculuk yapmak
plane s. düzlemsel
Teknik
plane i. ahşap yüzey şekillendirme aleti
plane i. yüzey plakası
Bilgisayar
plane i. sıralı kod noktası dizisi
İnşaat
plane i. düzey
plane i. yüzey
plane s. düz
Ağaç İşleri
plane i. marangoz rendesi
Havacılık
plane i. uçakta temel destek yüzeyi
Denizcilik
plane i. bir teknenin tam hızla ilerlerken gövdesinin ön kısmının su yüzeyiyle teması kesilecek ölçüde kalkma
plane i. yatay dümen
plane f. (deniz uçağı) hidrostatik kuvvet yerine hidrodinamik ve aerodinamik kuvvetle suda ilerlemek
plane f. (tekne) su yüzeyinde sekmek
plane f. (denizaltı) bir seviyeden diğerine geçmek
Maden
plane i. üzerinde vagonların taşındığı eğimli yol
Medikal
plane i. plan
plane i. (cerrahi anestezide) aşama
Anatomi
plane i. organın ya da vücut bölümünün yerini belirten hayali düzlem
Matematik
plane s. düz
Kimya
plane s. yassı
Botanik
plane i. batı çınarı
plane i. kuzey amerika'nın doğu ve orta kesimlerinden meksika'ya kadar çok geniş bir alanda yetişen bir çınar
Tarım
plane i. çayır sürgüsü
Felsefe
plane i. teosofide varoluş alanı
Coğrafya
plane i. düzlük
Sanat
plane i. uzamsal yönü ve konumu olan iki boyutlu yüzey alanı

"plane" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
plane tree i. çınar
Genel
plane table i. plançete
plane tree i. çınar ağacı
transport plane i. nakliye uçağı
passenger plane i. yolcu uçağı
jet plane i. jet uçağı
pursuit plane i. avcı uçağı
through plane i. direkt uçak
fighter plane i. avcı uçağı
carpenter's plane i. küstere
jack plane i. marangoz rendesi
jet plane i. tepkili uçak
plane curves i. düzlem eğriler
plane table i. düz masa
inclined plane i. eğri yüzey
ground plane i. yatay düzlem
mail plane i. posta uçağı
jet plane i. jet
scout plane i. keşif uçağı
training plane i. eğitim uçağı
reconnaisance plane i. gözcü uçağı
combat plane i. muharebe uçağı
woodworking plane i. maket rende
half plane i. yarıdüzlem
datum plane i. referans düzlemi
dado plane i. düz kürsü taşı
meteorological plane i. meteoroloji uçağı
low wing plane i. alçak kanatlı uçak
plane figure i. düzlem şekil
narrow plane i. düztaban
inclined plane i. eğik düzlem
land plane i. kara uçağı
propeller plane i. pervaneli uçak
charter plane i. kiralanmış ucuz tarifeli uçak
plane geometry i. düzlem geometrisi
plane trigonometry i. düzlem trigonometri
slant plane i. eğik yüzey
slant plane i. eğik satıh
light plane i. hafif uçak
plane cargo i. hava kargosu
plane cargo i. uçak kargosu
plane-wave reflection coefficients i. düzlem dalga yansıma katsayıları
ground plane i. yer düzlemi
plane crash i. uçak düşmesi
plane crash i. uçağın düşmesi
executive plane i. yönetici uçağı
first plane available i. bulduğum ilk uçak
first plane available i. müsait/kalkacak olan ilk uçak
rescue plane i. kurtarma uçağı
the tail section of the plane i. uçağın kuyruk kısmı
a small plane i. küçük bir uçak
paper plane i. kağıt uçak
paper plane i. kağıttan uçak
chair-o-plane i. zincirli döner salıncak
plane crash i. uçak kazası
giant plane tree i. dev çınar
meridian plane i. meridyen düzlemi
hijacked plane i. kaçırılan uçak
hijacked plane i. kaçırılmış uçak
diving plane i. denizaltı su kanadı
wrecked plane i. uçak enkazı
plane leaf i. çınar yaprağı
stunt plane i. akrobasi uçağı
walking plane i. yürüyen uçak
aerobatic plane i. gösteri uçağı
aerobatic plane i. akrobasi uçağı
beading plane i. silmelerde boncuk motifi yapmak için kullanılan marangoz tezgahı
mesial plane i. iki taraflı simetrik bir hayvanı sağ ve sol yarı olmak üzere ikiye bölen orta düzlem
median plane i. iki taraflı simetrik bir hayvanı sağ ve sol yarı olmak üzere ikiye bölen orta düzlem
mother plane i. başka hava aracını taşıyan, havalanmasını sağlayan veya kumanda eden uçak
pontoon plane i. deniz uçağı
plane scale i. düzlemsel seyir ölçeği
plane sailing i. rahat ilerleme
plane spotter i. hobi olarak uçak gözlemciliği ve fotoğrafçılığı yapan kimse
plane of flotation i. sıvının yatay yüzeyi içinde yüzen cismi kestiği düzlem veya çizgi
scabbard plane i. ince plaka
scabbard plane i. kontrplak
scabbard plane i. ince tahta
perspective plane i. izdüşüm düzlemi
perspective plane i. iki boyutlu yüzey
go by plane f. uçakla gitmek
build a model plane f. uçak maketi yapmak
build a model plane f. maket uçak yapmak
miss the plane f. uçağı kaçırmak
miss a plane f. uçak kaçırmak
carry gun on plane f. uçakta silah taşımak
parachute out of a plane f. uçaktan paraşütle atlamak
take a plane trip f. uçak seyahati yapmak
be spotted by a plane f. (kazazedeler için kullanılır) bir uçak tarafından fark edilmek
survive the plane crash f. uçak kazasından sağ kurtulmak
catch the plane f. uçuşu/uçağı yakalamak
catch the plane f. uçuşa yetişmek
catch the plane f. uçağa yetişmek
buy a plane f. bir uçak almak
die in a plane crash f. uçak kazasında ölmek
have a plane to catch f. uçağa yetişmesi gerekmek
board the plane f. uçağa binmek
fly a plane f. uçak uçurmak
jump out of the plane f. uçaktan atlamak
fly a plane f. uçak kullanmak
fly a plane f. uçak uçurmak
jump out of a plane f. uçaktan atlamak
get on the plane f. uçağa binmek
on the same plane zf. aynı derecede
on the same plane zf. aynı düzeyde
by plane zf. uçakla
in plane zf. düz
in plane zf. düz durumda
after a plane crash like this zf. böyle bir uçak kazasından sonra
Öbek Fiiller
plane away f. planya ile düzleştirmek
plane something down f. planya ile düzleştirmek
plane something off f. rendeleyerek/planya ile yumruları/çentikleri düzleştirmek
plane down f. törpülemek
plane down f. zımparalamak
plane off f. zımparalayarak düzeltmek
plane off f. zımparalamak
plane down f. zımparalayarak düzeltmek
plane down f. aşındırmak
plane down f. dümdüz etmek
plane off f. zımparalayarak/aşındırarak pürüzsüz hale getirmek
plane off f. aşındırıp yok etmek
plane down f. rodaj yapmak
plane down f. pürüzsüz hale getirmek
plane down f. aşındırıp yok etmek
Konuşma Dili
front end of the plane i. uçağın ön tarafı
plane to istanbul i. istanbul’a giden uçak
make the plane crash f. uçağı düşürmek
jump out the plane f. uçaktan atlamak
Konuşma
we couldn't help the plane being late! expr. uçağın gecikmesi bizim kabahatimiz değildi!
has the plane landed yet? expr. uçak henüz inmedi mi?
I'll take the next plane expr. bir sonraki uçağa bineceğim
have you ever flown in a plane? expr. hiç uçağa bindin mi/uçakta uçtun mu?
train is slower than plane expr. tren uçaktan daha yavaştır
we went there by plane expr. biz oraya uçak ile gittik
we went there by plane expr. biz oraya uçakla gittik
Ticaret/Ekonomi
cargo plane i. kargo uçağı
through plane i. direkt uçak
Sanayi
smooth plane i. ahşap planya
smoothing plane i. ahşap planya
Turizm
cargo plane i. kargo uçağı
Teknik
shear plane i. makaslama düzlemi
plane flow i. iki boyutlu akım
crystallographic plane i. kristalografik düzlem
coaxial plane i. eksendeş düzlem
steel plane i. çelik rende
charter plane i. kiralık ucuz tarifeli uçak
aqua plane i. su kayağı
tangent plane i. teğet düzlem
plane flexure i. eğilme düzlemi
sinusoidal plane i. sinüzoidal düzlem