| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | arrangement i. | aranjman | ||
|
That's the arrangement. Aranjman bu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | arrangement i. | düzenleme | ||
|
This is, then, an arrangement I should like to recommend to everyone. O halde bu, herkese tavsiye etmek istediğim bir düzenlemedir. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | arrangement i. | ayarlama | ||
|
He had to make arrangements for the funeral. Cenaze için ayarlamalar yapmak zorunda kaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | arrangement i. | aranjman (çiçek için) | ||
|
We offer floral arrangements for all occasions. Tüm ortamlara özel çiçek aranjmanları sunuyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | arrangement i. | düzen | ||
|
She was not satisfied with the sleeping arrangements. Uyku düzeninden memnun değildi. More Sentences |
||||
| Genel | arrangement i. | anlaşma | ||
|
It has an arrangement to cooperate with Eurostat, but the potential of this is not being adequately exploited. Eurostat ile bir işbirliği anlaşması yapmıştır, fakat potansiyeli tam olarak kullanılmamaktadır. More Sentences |
||||
| Genel | arrangement i. | düzenleme | ||
|
This is, then, an arrangement I should like to recommend to everyone. O halde bu, herkese tavsiye etmek istediğim bir düzenlemedir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | arrangement i. | anlaşma | ||
|
It has an arrangement to cooperate with Eurostat, but the potential of this is not being adequately exploited. Eurostat ile bir işbirliği anlaşması yapmıştır, fakat potansiyeli tam olarak kullanılmamaktadır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | arrangement i. | düzenleme | ||
|
This is, then, an arrangement I should like to recommend to everyone. O halde bu, herkese tavsiye etmek istediğim bir düzenlemedir. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | arrangement i. | düzenleme | ||
|
This is, then, an arrangement I should like to recommend to everyone. O halde bu, herkese tavsiye etmek istediğim bir düzenlemedir. More Sentences |
||||
| Sanat | ||||
| Sanat | arrangement i. | düzenleme | ||
|
This is, then, an arrangement I should like to recommend to everyone. O halde bu, herkese tavsiye etmek istediğim bir düzenlemedir. More Sentences |
||||
| Müzik | ||||
| Müzik | arrangement i. | aranjman | ||
|
That's the arrangement. Aranjman bu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | arrangement i. | dizge | ||
| Genel | arrangement i. | sıralama | ||
| Genel | arrangement i. | düzenleyiş | ||
| Genel | arrangement i. | intizam | ||
| Genel | arrangement i. | uzlaşma | ||
| Genel | arrangement i. | tanzim | ||
| Genel | arrangement i. | yerleştirme | ||
| Genel | arrangement i. | sıra | ||
| Genel | arrangement i. | plan | ||
| Genel | arrangement i. | diziliş | ||
| Genel | arrangement i. | hazırlık | ||
| Genel | arrangement i. | kombinezon | ||
| Genel | arrangement i. | tertip | ||
| Genel | arrangement i. | sözleşme | ||
| Genel | arrangement i. | tesviye | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | arrangement i. | düzenleşim | ||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | arrangement i. | dizilim | ||
| İnşaat | arrangement i. | örgü | ||
| Edebiyat | ||||
| Edebiyat | arrangement i. | uyarlama | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | arrangement i. | düzenleyim | ||