original - Türkçe İngilizce Sözlük

original

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

original — Definition

Anlamı ve Tanımı:
özgün, asıl
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈrɪdʒənəl/ – BrE /əˈrɪdʒɪnəl/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim
İlk ortaya çıkan veya taklit olmayan durumu niteleyen sözcüktür. Origin kökünden türemiştir. Sanat ve düşünce anlatılarında yaratıcılık anlamına gelir

"original" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 58 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
original s. özgün
The designers couldn't come up with any original ideas.
Tasarımcılar özgün bir fikir bulamadılar.

More Sentences
original s. orijinal
I am broadly in agreement with the rapporteur, certainly with regard to the Commission's original proposal.
Komisyon'un orijinal önerisi konusunda raportörle genel olarak aynı fikirdeyim.

More Sentences
original s. asıl
The original artist of this artwork is still unknown.
Bu sanat eserinin asıl sanatçısı hala bilinmiyor.

More Sentences
original i. asıl
They didn't give me the original documents.
Bana belgelerin asıllarını vermediler.

More Sentences
Genel
original i. başlangıç
I am also pleased to see that little has been changed from the original objectives of reform.
Reformun başlangıçtaki hedeflerinden çok az şey değiştirildiğini görmekten de memnuniyet duyuyorum.

More Sentences
original i. şahsiyet
You are an original masterpiece.
Çok müstesna bir şahsiyetsin.

More Sentences
original i. orijinal
Could the same correction be made to the Spanish version, as it is different from the original?
Orijinalinden farklı olduğu için aynı düzeltme İspanyolca versiyon için de yapılabilir mi?

More Sentences
original i. değişik
Marc is an original man; he is always different.
Marc değişik bir adamdır; her zaman farklı biri.

More Sentences
original s. değişik
Marc is an original man; he is always different.
Marc değişik bir adamdır; her zaman farklı biri.

More Sentences
original s. orijinal
I am broadly in agreement with the rapporteur, certainly with regard to the Commission's original proposal.
Komisyon'un orijinal önerisi konusunda raportörle genel olarak aynı fikirdeyim.

More Sentences
original s. ilk
The original meaning of this word is different.
Bu kelimenin ilk anlamı farklıdır.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
original s. asıl
The original artist of this artwork is still unknown.
Bu sanat eserinin asıl sanatçısı hala bilinmiyor.

More Sentences
Hukuk
original s. asıl
The original artist of this artwork is still unknown.
Bu sanat eserinin asıl sanatçısı hala bilinmiyor.

More Sentences
Genel
original i. organizatör
original i. orijinal kimse
original i. asıl nüsha
original i. kaynak
original i. ilginç tip
original i. özgün canlı
original i. asıl metin
original i. bir şeyin ilk biçimi
original i. kopyalanan model
original i. kopyalanan desen
original i. kopyalanan arketip
original i. asıl baskı
original i. ilk baskı fotoğraftakiler
original i. resimdekiler
original i. kendisinden kopyalar üretilen resim veya eser
original i. yenilikçi
original i. yenilik yapan kimse
original i. mucit
original i. eksantrik kimse
original i. asıl baskı olan posta pulu
original i. tuhaf kimse
original i. meraklı kimse
original i. karakter
original s. kopya olmayan
original s. asli
original s. el değmemiş
original s. yaratıcı
original s. düzenleyen
original s. başlangıçtaki
original s. hakiki
original s. esas
original s. yeni
original s. gerçek
original s. zati
original s. kendine özgü
original s. menşeye ait
original s. kökensel
Ticaret/Ekonomi
original i. orijinal kopyası
original s. aslı
Eski Kullanım
original i. ebeveynlik
original i. soy
original i. nesil
original i. ana-babalık
original i. yazar
original i. yaratıcı

"original" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
original sin i. ilk günah
original text i. asli nüsha
original turkish people in turkey i. anadolu türkü
original turkish people in turkey i. türkmen
original capital i. ana sermaye
original sin i. doğuştan olan günah
original copy i. esas kopya
original inhabitants i. yerliler
original contract i. esas mukavele
exact copy of the original i. aslının aynı
true and exact copy of the original document i. aslının aynısı
true copy of the original i. aslının aynı
true and exact copy of the original document i. aslının aynı
exact copy of the original i. aslının aynısı
true copy of the original i. aslının aynısı
original identity i. özgün kimlik
true copy of the original i. aslı gibidir
the original and the copy i. aslı ve fotokopisi
original purpose i. asıl amaç
original sin i. ölümcül hata
original sin i. büyük yanlış
be a true copy of the original f. aslının aynısı olmak
be an exact copy of the original f. aslının aynısı olmak
be original f. özgün olmak
return to the original owner f. asıl sahibine geri vermek
return to the original owner f. asıl sahibine iade etmek
restore to the original state f. orijinal durumuna getirmek
very original s. çok orijinal
published as original (paper/article) s. aslı gibi basılan
printed as original s. aslı gibi basılan
issued as original s. aslı gibi basılan
same as original s. aslının aynı
same as original s. aslının aynısı
in the original position zf. yerli yerinde
in accordance with the original text zf. aslına uygun
og (original) kısalt. orijinal
og (original) kısalt. asıl
İfadeler
appropriate to the original expr. aslına uygundur
Deyim
original character i. orijinal karakter
original character i. ilk halindeki özellikler
original character i. özgün nitelikler
original character i. asıl/kaynak metnin özellikleri
Konuşma
you still haven't answered my original question expr. asıl soruma cevap vermedin
Ticaret/Ekonomi
original bill i. ilk biçimindeki senet
original cost i. tik maliyet
original ship’s commercial i. asıl manifesto
original cost i. orijinal maliyet
original issue stock i. şirketin ilk ortaklarına verilen hisse senedi
original markup i. ilk satış karı
original repayment period i. başlangıçtaki geri ödeme süresi
value as in original policy i. kıymet
original issue discount debt i. ilk ihraç ıskontolu borç
original acquisition i. asli iktisap
original capital i. asıl sermaye
original cost i. iktisap maliyeti
original entry i. defterlere geçirilecek gerçek kayıtlar
original manifest i. asıl manifesto
available original tranche b commitment i. kullanılabilir orijinal b dilimi taahhüdü
original tranche b advance i. orijinal b dilimi avansı
original data i. ilk el veriler
original manifest i. orijinal manifesto
original maturity i. ilk ihraç tarihindeki vade
original process i. dava dilekçesini içeren tebligat
original cost i. fiili maliyet
an advance under the original tranche b i. orijinal b dilimi kapsamındaki bir avans
original capital i. ana sermaye
original entry i. (defterlere geçen) gerçek kayıt
original capital i. başlangıç sermayesi
original inhabitants i. asıl sakinler
original inhabitants i. asıl oturanlar
original manuscript i. asıl nüsha
original bill i. ciro edilmeden satılan poliçe
original copy i. esas kopya
original insurer i. esas sigortacı
original cost i. gerçek maliyet
original issue stock ilk i. hisse senetleri
original cost i. hakiki maliyet
original capital i. ilk sermaye
original share i. ilk hisse senedi
original charter i. ilk imtiyaz
original capital i. kuruluş sermayesi
original manuscript i. orijinal metin
depreciated original cost i. muhasebe değeri
original receipt i. orijinal makbuz
original invoice i. orijinal fatura
original price i. menşe fiyatı
original inspector i. asıl denetçi
original auditor i. asıl denetçi
original signature i. ıslak imza
original signed document i. ıslak imzalı belge
original balance i. ilk bakiye
original capital i. esas sermaye
original share i. sermaye hisse senedi
the original receipt for payment i. harcın yatırıldığına dair makbuz aslı
the original payment receipt i. harcın yatırıldığına dair makbuz aslı
original bill i. cirodan önce alınıp satılan poliçe
original entry i. gerçek kayıt
original copy i. asıl nüsha
original copy i. asli nüsha
original capital i. orijinal sermaye
original capital i. başlangıç sermayesi
original issue stock i. şirket hissedarlarına verilen ilk hisse senetleri
original capital i. hakiki sermaye
original bill i. cirodan önce satılan poliçe
original copy i. birinci nüsha
original bill i. cirodan önce satılan senet
original acquisition i. dolaysız iktisap
original acquisition i. aslen iktisap
original invoice i. gerçek fatura
original invoice i. hakiki fatura
original entry i. deftere geçirilecek gerçek kayıt
depreciated original cost i. amorti olmuş esas maliyet
depreciated original cost i. amortize edilmiş gerçek maliyet
book of original entry i. ilk giriş kaydının yapıldığı defter
original member i. asıl üye
original investment i. kuruluş sermayesi
original investment i. başlangıç sermayesi
original purchaser i. ilk alıcı
original ltv ratio i. orijinal dkk oranı
original equipment manufacturer (oem) i. orijinal malzeme üreticisi
original design manufacturer i. özgün tasarım üreticisi
original design manufacturer i. özgün tasarım imalatçısı
original design manufacturing i. orijinal tasarım imalatı
original invoice i. fatura aslı
original document i. belgenin aslı
original budget i. orijinal bütçe
present the original receipt f. dekont ibraz etmek
same as the original expr. aslı gibidir
same as original expr. aslının aynıdır
true copy of the original expr. aslı gibidir
same as original expr. aslının aynısıdır
true copy of the original expr. aslının aynısıdır
same as original expr. aslı gibidir
i certify this to be a true copy of the original expr. aslı görülmüştür (ibaresi)
i certify this to be a true copy of the original expr. aslının aynısıdır (ibaresi)
Hukuk
original jurisdiction i. ilk yargı yetkisi
original action i. asıl dava
original possession i. asli zilyetlik
original of judgment i. kararın aslı
original state i. itibar emri
original of deed i. senedin aslı
original jurisdiction i. bidayet mahkemesi yargı hakkı
original acquisition i. aslen iktisap
original jurisdiction i. ilk mahkeme yetkisi
original jurisdiction i. alt mahkemenin yargı yetkisi
original copy i. asli nüsha
original evidence i. orijinal kanıt
original evidence i. esas delil
original evidence i. orijinal delil
original evidence i. esas kanıt